Tag

#kahvaltı

Travel

MASALLAR ROTASI ALSACE

posted by gamzenika_admin 7 Ocak 2021 0 comments

 

Yeni bir yıla girdiğimiz şu günlerde, yeni yıl ruhunun tüm detaylarına varana kadar yaşandığı Alsace Şarap Yolu rotasından bahsetmek istedik. Dört bir yanı üzüm bağları ile kaplı Alsace yoluna bir köyden başlayıp, büyülenip, masalsı düşüncelerinizle öbür köyleri ziyaret edeceksiniz. Evet, tam da söylediğimiz gibi. Adeta bir masalda hissedeceğiniz kadar şirin, özellikle kış aylarında yeni yıl süslemeleri ile görülmeye değer.

Ortaçağ masallarına rengârenk bir yolculuk yapmak için Strazburg’dan başlayıp Colmar’a kadar uzanan Alsace rotasını görmeniz gerekiyor. Kış mevsiminin bu kadar yakıştığı başka bir rota yok desek yeridir.

Peki, Alsace Bölgesi Neresi?

Alsace; Fransa’nın kuzeydoğusunda yer alan ve Ren Nehri boyunca uzanan bölgesi. Ayrıca Fransa’nın Almanya sınırında, Ren Nehri ile sınırlandırılmış bölgesi. Hatta eskiden Almanya’ya ait olan bu bölgede Alman kültür yansımalarını çok fazla göreceksiniz. Yakın tarihte Alsace bölgesindeki tüm şehirler Almanya-Fransa arasında git gel yaşamış, nihayet 20. Yüzyılın 2. Yarısı itibari ile Alsace bölgesi resmi olarak Fransa toprağı olmuş. Gerek dil, mimari yapılar ve kültürel konularda Alman Fransız karışımını görmek mümkün.

Alsace Şarap Yolu

Alsace dünyanın şarapları ile nam salmış bir bölgesi. Alsace şarap yolu da 170 km’lik bir köyler rotası. Rotanın en güzel yanı ise Orta Çağ mimarisinin hakim olması. Birçok kasaba adeta bir masaldan fırlamış gibi süslenmiş evlerle, sokaklarda sizi büyülüyor. Alsace şarap yolunda ilerlerken, üzüm bağlarının arasından, her birinde saatlerce vakit geçirmek istediğiniz kasabalarda durup kaybolacaksınız. Şarap yolu boyunca uzanan üzüm bağları, şarap üretim tesisleri, şarap tadım noktaları hep yolunuz üzerinde olacak. Hem masal diyarında gezip, hem de dünyaca ünlü şarapların tadına bakabilirsiniz.

Alsace rotasında en çok dikkat etmeniz gereken erken yol almak. Her kasaba, her köy öyle muhteşem ki, her birinde uzun uzun vakit geçirmek ve şahane fotoğraflar çekilmek istiyorsanız tura erken başlamalısınız, dileğiniz kadar vakit geçirin.

Peki, Alsace Rotasına Ulaşım Nasıl?

Türkiye’den Alsace’a gitmek için en kolay ulaşım Basel Mulhouse Freiburg Havalimanı’ndan yapılıyor. Tabi bunun yanında, Zürih, Stuttgard veya Frankfurt’a uçup, buradan araç veya otobüs ile de geçmek mümkün. Biz Basel üzerinden gitmeyi tercih ettik. Basel’in en güzel yanı da indiğiniz anda 3 ülkeden birine gidebilecek sınırda olmanız. Basel havalimanından Fransa, Almanya ve İsviçre olmak üzere 3 ülkeye çıkış yapabiliyorsunuz. Eğer araç kiralayacaksanız da Alsace rotası için Fransa tarafından teslim alacağınızı belirtmenizde fayda var.

Alsace Rotası Ne zaman Yapılmalı?

Alsace rotası eminiz ki her mevsim şahanedir. Yemyeşil üzüm bağlarının arasında şahane bir yaz mevsimi gezisi, sonbahar renkleri ile masalsı bir güz gezisi ya da karlar içinde yeni yıl ruhunu yansıtan süslü bir gezi. Açıkçası sizin şartlarınız hangi mevsimde uygun oluyorsa, o mevsim Alsace muhteşem olacaktır. Tabi şunu da söylemeden duramayacağız, Alsace rotası demek, Noel pazarları demek, süslenmiş evler demek, kurabiye gibi köyler kasabalar demek J Noel zamanı Alsace rotası yaparsanız, masal diyarında geziyor gibi hisseder ve çokça mutlu olursunuz. Noel pazarları genellikle Kasım ayının ortalarında başlayıp Aralık aynın sonuna kadar sürüyor.

Alsace Rotasına Kaç Gün Ayıralım Derseniz

Alsace rotası için en az 4 gün ayırmanızı tavsiye ederiz, eğer bizim gibi Basel’den başlayıp ciddi ciddi 3 ülkeye de çıkacaksanız da işin rengi değişir 🙂 10 gün de zor yeter J Sadece Alsace rotası yapılacak ve tadına varılarak gezilecek ise de mutlaka en az 4 gününüz olmalı. Öyle şahane bir rota ki, hızlı gezmek tatmin etmeyecektir. Tadını çıkararak gezmek isteriz diyenlere ise 6 gün yeter 🙂 Tabi bu süreler bizim fikrimiz. Herkesin gezme ve keyif alma şekli farklı. Bu durum, kişilere göre, şartlara göre de değişir elbette.

Gelelim Masal Rotası Alsace’a

Rotayı kendi yaptığımız gezimize göre sıralı olarak yazdık. Alsace rotası dışında Almanya ve İsviçre de yaptığımız için sıralama bu şekilde J Ayrıca araç kiralayarak gezdiğimiz için de istediğimiz şekilde harekete debildik.

İlk durağımız görmek için çok meraklandığımız Colmar olacak.

Colmar

Alsace rotamızın en gözdesi Colmar, ilk durağımız ve hatta son durağımız olarak ikinci kez gitmeye üşenmediğimiz masal diyarı. Masal diyarı Colmar gezimiz sırasında Noel’in izlerini yansıtan pek çok mekân görüyoruz. Kimisinin balkonlarından sarkan ayıcıklar, kiminin yılbaşı süsleri derken her bir mekânın etkisinde adeta büyülenerek geziyoruz. Sokaklar arasında kaybolurken, süslenmiş Alsace evleri bizi büyülüyor.

Colmar, Alsace rotasının başkenti olarak geçiyor. Özellikle Noel zamanı inanılmaz bir kalabalık ile rotanın gözdesi. Kanalları, rengarenk Alsace evleri, envai çeşit süsleme ile sizi büyüleyen evler, sokaklar.. Hepsi Colmar’a bir daha gelmek için bir sebep olabilir.

Colmar’da gerçekten anlamlı bir gezi yapmak isterseniz hem gündüz hem de gecesini görmelisiniz. En az 1 gece konaklamalı olarak Colmar gezisi planlarsanız şahane olacaktır. Kaldığımız otel, Hotel Arc En Ciel, araç varsa şehir merkezine yakın sayılır. Link için tıklayın;

http://www.hotel-arc-en-ciel-colmar.fr/en/

 

Colmar Gezilecek Yerler

  • Fontaine Schwendi: Meydanda bulunan çeşme.
  • Petite Venice: Küçük Venedik denilen bu yer, kanal boyu gezeceğiniz rengaremk evlerin olduğu bölge.
  • Özgürlük Heykeli: Colmar girişinde bulunan ve çok tanıdık olan özgürlük heykelini, dönüş yolunda tekrar uğradığımızda görmüştük. ABD’nin simgesi olan heykel neden Colmar’da pekte anlam veremedik J Meğer heykeltıraş Colmar’lıymış J
  • Koifhus : Gotik bir Rönesans binası
  • Place de la Catedrale: Kasabanın ortasında bulunan ihtişamlı Katedral.

Colmar’dan Neler Almalı?

Birçok hediyelik eşya dükkânı arasından en sevdiğinizi seçip, kışa ve yeni yıla uygun şahane objeler alabilirsiniz. Özellikle sevdiklerimiz, kar küreleri, konuşan gingerbread oyuncaklar, gingerbread temalı anahtarlık, kapı süsü. Bizim en çok sevdiğimiz de gittiğimiz ülkelerden kartpostallar alıp tablo yapmak. Colmar’da da harika kartpostallar bulduk. Bunların yanında Bretzel ve diğer sevdiğiniz patisserie ürünleri de son gün alıp götürebilirsiniz, neden olmasın J

Colmar’da keşfettiğimiz ucuzluk pazarı gibi bir dükkân vardı. Hediyelik alınabilecek envai çeşit ürün var. Türkiye’deki Japon Pazarı gibi düşünülebilir. C’est Deux Euros, son dakika keşfettiğimiz ve bir sürü ürün aldığımız ucuz dükkân olarak not edin.

Colmar’da yeme-içme için tercih ettiğimiz mekânlar; (Alsace Lezzet Durakları Kocaeli Life Yazımız İçin Tıklayın) 

http://kocaelilife.com/alsace-lezzet-duraklari-h5173.htm

Brasserie Les Tanneurs Colmar ; Alsace’a özel Flammekueche denemek için en doğru mekanlardan biri diyebiliriz.

Poulaillon Colmar ; Sürekli bahsettiğimiz ve Fransa’da doyamadığımız  meşhur Patisserie’lerden bir tanesi Poulaillon. Colmar sokaklarında, masalların arasında kaybolurken bir kahve molası verip, yanında da güzel bir Almanya Berliner’i yemek isterim derseniz doğru yerdesiniz.

J.J. Murphy Irısh Pub Colmar; Colmar’da akşam saatlerinde keyifli bir mekâna gidip bir şeyler içmek isterim derseniz de hemen meydan da bulunan Murphy Pub oldukça keyifli bir köşe pub😊 İlginç dizaynı ile dikkatleri çekiyor.

Patisserie Gilg ; Çok sevdiğimiz patisserielerden bir tanesi de Colmar’a girişte keşfettiğimiz ve açlıktan 2 kruvasan aldığımız Gilg oluyor. Rengârenk makaronlar ve mini pastalar ile süslenmiş vitrinine vurulup içeri girmemek mümkün değil.

Gilg’de imza tatlardan bahsedecek olursak, özellikle ekler pastası ve makaronları çok konuşulanlar arasında. Bizim favorimiz de kahveli ekler ve makaronlar oldu. Ekler pastalar tazecikti. Kruvasanlardan da sade ve çikolatalı denedik, oldukça taze ve lezzetliydi. Ayrıca Alsace’ın meşhur keki Kougelhopf da burada denenebilir. Colmar’a ilk girdiğimiz anda keşfettiğimiz Gilg, Colmar’a veda ederken de makaron paketleyerek ayrıldığımız son nokta oldu 😊 Makaron almak istediğinizde uğramalısınız.

Kurabiye gibi rengârenk süslenmiş evleri ve masal kitabının en sevilen masalı olan Colmar’a veda ederken, bir daha geleceğimizi umuyoruz.

Eguisheim

Colmar’a en çok benzetilen, 2013 yılında Fransa’nın en güzel köyü seçilen Eguisheim, çiçeklerle süslenmiş renkli evleri ile diğerlerine göre daha küçük ve sevimli bir köy. Çember şeklinde tasarlanmış köyde, yürüyüp başa döndüğünüzde şaşırmayın J Alsace rotasının tescilli güzeli Eguisheim’i de adım adım gezerken, Arnavut kaldırımlı sokaklarında, her an daha iyi bir fotoğraf karesi olamaz derken, yeni bir güzel manzara ile anılarınıza şahane fotoğraflar ekleyeceksiniz.

 

Kaysersberg

Orta çağdan kalma kalesi ve Ren Nehrinin iki yakasını birbirine bağlayan tarihi köprüsü ile masallardan fırlamış gibi. Kaysersberg, İmparator’un Dağı anlamına geliyor ki adı gibi dağların arasında kalmış bir masal diyarı.

Weiss Nehri kıyısında, dağların eteğine kurulmuş Kaysersberg’e sabah çok erken saatlerde gidip şirin bir pastanede Fransız kahvaltısı ile güne başlamayı düşündük. Köye girdiğimiz anda bu köyün diğerlerine göre çok değişik bir havası olduğunu da düşündük. Hem dağların eteğinde oluşu, hem tepede eski bir kalesinin olması film karelerinden çıkmış bir hava veriyor. Köye girişimiz de maceralıydı J Sabah mahmurluğu ve çok erken saatte kimselerin de olmayışı ile ters yöne girdik biraz bilinçli J Aman Tanrım, meğer ne çok kişi varmış J Ne sinirlenmeler, ne tepkiler, Fransızlar kural insanları. Sakin sakin kuralına uygun aracımızı park edip güzel kahvaltımıza döndük.

Her gittiğimiz köyde patisserielere uğramadan dönmediğimizden burada da geleneği bozmadık. Erken saatlerde açık bulduğumuz L’Enfarine Kaysersberg’de kruvasanlar, çeşit çeşit bretzeller ve pomme ve kougelhopf Fransız kekleri, her biri özenle hazırlanmış pek çok ürün, kahvaltı için oldukça cezbedici.

Tahıllı Bretzel, kougelhopf ve kruvasan ile birlikte kahvemizi alıp, şirin fırın cafede güzel bir kahvaltı yapıp enerjimizi depoluyoruz. Böylece Kaysersberg’de keyifli bir tur yapmak için hazırız 😊

Kaysersberg için bir dip not, rotanın en çok ziyaret edilen 2. Köyü arasında yer alması. Bizim fikrimiz Kaysersberg için güzel bir zaman ayırmanız.

 

Riquewihr

Alsace köyleri arasında tarihi dokusunu en çok koruyan olarak bilinen Riquewihr, gerçekten yağlı boya tablosu gibi önünüzde durunca aşık olacaksınız. Şarapları ile ünlü Riquewihr, 2. Dünya savaşını atlatmış ve bu sebeple köy surlarla örülü. Diğer tüm Alsace rotaları gibi burası da çok popüler olduğundan özellikle öğle saatlerinde oldukça kalabalık oluyor. Yine sabah erken gitmenizi, güzel fotoğraflar yakalayabilmek ve daha sakin gezebilmek adına tavsiye ediyoruz. Köyleri gezerken, aracımızı uygun bir yere park edip, köy içinde her yeri adım adım geziyoruz. Böylece, kaçırdığımız bir nokta da olmuyor. Üşenmeden her noktasını didik didik gezip keyfini çıkarmak en güzeli. Arnavut kaldırımlı sokaklarında gezmeye doyamıyoruz.

 

Hunawihr

Rotamız üzerinde bulunan Hunawihr’e çok kısa da olsa uğradık. Özellikle Ribeauville ve Riquewihr rotasına gideceksiniz yolunuzun üzerinde bu şirin köye de uğramanızı tavsiye ederiz. Çok küçük bşir köy olan Hunawihr tepede yalnız başına duran St. Jacques le Majeur kilisesin etrafında üzüm bağları manzarası ile daha farklı bir görünüme sahip. Hunawihr köyünü 7.yy’da Hunon kurmuş ve kasabaya karısı Hune’nin adını vermiş. Şirin sokakları, renkli evleri, farklı manzarası ile geçerken de olsa bir uğramanızı öneririz. Diğer köylere göre de oldukça sakin ve sessiz bir köy.

Ribeauville

Bir yanda Vosges Dağları, bir yanda üzüm bağları ile bir tablo köy daha karşınızda. Ribeauville 15. Yüzyıldan 18. Yüzyıla uzanan tarihi dokusu, bu tarihlerden bugünlere gelen ahşap evleri ile Alsace rotasının en gözde köylerinden bir tanesi. Tarihi kuleleri, çeşmeleri, Ortaçağ döneminden kalma evleri ile her yıl bu rotada pek çok turist ağırlıyor. Ribeauville’de, Saint Ulrich Kalesi, Girsberg Kalesi ve Haut-Ribeaupierre Kalesi özellikle görmeniz gereken yerler listesinde yer alıyor. Dağ yolunda bulunan yürüyüş yolundan ilerleyip, şahane Alsace manzaralı bu kaleleri ziyaret edebilrisiniz. Hotel de Ville (Belediye Sarayı), Tours des Bouchers (Kasap Kulesi) ve 1600’lü yıllara ait Maison des Menetriers (Kemancıların Evi) görülmeye değer diğer tarihi mekânlar. Küçük bir köyde o kadar çok ziyaret noktası var ki, iyi zaman ayırmanız faydalı olacak.

Grand Rue caddesinde, pek çok hediyelik eşya dükkânı var. Mutlaka uğrayın. Ayrıca Riesling şarabı ile ünlü Ribeauville’de şarap keyfi için Wistub Zum’a uğrayabilirsiniz. Hem de yöresel tatlara bakma şansınız olacaktır.

 

Obernai

Çiçeklerle süslenmiş ahşap evleri ve her biri başka bir güzelliğe çıkan taş sokakları ile Alsace bölgesinin bir başka masal diyarı olan Obernai’deyiz.

Kasabanın en büyük kilisesi St. Peter ve Paul görülmesi gereken tarihi mekânların başında geliyor. Aynı zamanda kasabanın tek sinagogu olan Obernai Sinagogu da görülmeli.

Tour d’Enceinte kulesi kasabanın etrafını çevreliyor.

Oberkirch Kalesi kuleleri 18. Yüzyıla ait ve kulelere çıkmak için bir köprü yapılmış. Vaktiniz varsa kulelere çıkıp bir seyir yapabilirsiniz.

Etoile Meydanı’nda Obernai’nin en renkli, en süslü evlerini görmeniz mümkün. Obernai evleri de Alsace evleri gibi ahşaptan yapılmış. 1300-1700 tarihleri arasında inşa edildikleri biliniyor. Kolon ve kirişleri ahşap olan evlerin duvarları balçık ile sıvanıyor. Üzerine rengârenk boyamalar ile de oluyor size Alsace evleriJ

Etoile Meydanı’nda ihtişamlı görüntüsü ile atlıkarıncayı da görürseniz çok şanslısınız. Yeni yıl ruhunun tam olarak bu noktada yaşandığını söyleyebiliriz. Kendimizi bir masal kitabının içinde hissettiren bu görüntüde birçok fotoğraf çekiyoruz.

Beffroi Meydanında bulunan, kasabanın koruyucusu olduğuna inanılan Odile için inşa edilmiş anıtsal çeşmeyi de görmelisiniz. Aynı meydanda kasabanın saat ve çan kulesi olan Kapellturm bulunuyor. Burası aynı zamanda yöresel Pazar alanı ve Noel zamanı da Noel pazarları kuruluyor. Noel zamanı kasabanın en yoğun meydanı diyebiliriz.

Obernai’de bir kahve molası ve yine vazgeçemediğimiz patisserie ürünler ile iyice dinleneceğiz. Caddenin göbeğinde bulunan Patisserie Schaeffer Reck Obernai, tatlıları ile gündemde. Özellikle Ekler ve Tiramisu favoriler arasında. Malzemeler öyle bol kullanılmış ve kalite öyle belli ki, silip süpürüyoruz adeta 😊 Yanında kahvemizle, değmeyin keyfimize. Tam da kahvemizi yudumlarken, camdan bakınca lapa lapa yağan kar mutluluğumuzu katlıyor.

Bu mutlulukla rotamızın son durağı Strazburg için yola koyuluyoruz.

 

Strazburg

Alsace bölgesinin başkenti Strazburg Fransa’nın kuzeydoğusunda bulunan, nüfus bakımından 7. Büyük şehri. Strazburg Fransa ve Almanya sınırında bulunduğundan, Fransız-Alman kültürünü bir arada görebileceğiniz bir şehir. Ortaçağ mimarisinin hakim olduğu şehirde İll Nehri boyunca uzanan şahane köprü manzaraları, ahşaptan yapılmış ve süslenmiş evler, çiçeklerle kaplı bahçe ve parklar görmek içinizi açacak.

Gezilecek yerleri, şahane kafeteryaları, hediyelik eşya dükkânları, kafanızı dinleyeceğiniz park ve meydanları ile Strazburg görmeye değer bir şehir. Alsace rotasını gezerken de en çok şehir hissini alacağınız bir şehir burası. Diğer rotalarda daha çok köy ve kasabalar içinde kaybolacağınızdan, şehir havasının ayrı tadını da çıkarmanızı tavsiye ederiz.

Strazburg’da görmeden dönmeyin dediğimiz yerler; Notre Dome Katedrali, Petite France, Les Pount Couverts (Üstü kapalı köprüler), Gutenberg Meydanı, Rohan Sarayı, Alsas Müzesi.

Vauban Barajı üzerinde bulunan köprüye çıkarak 3 adet kulesi bulunan Ponts Couverts’i mutlaka görün. Şahane bir manzara sunuyor.

Strazburg’da nerede kalalım sorusuna güzel bir otel tavsiyesi de vermek isteriz, şehir merkezine oldukça yakın ve çok konforlu otelimiz Nemea Appart’hotel https://en.nemea-appart-hotel.com/

Kış ayında yapılan dolu dolu bir seyahatte, yorgunluk atabileceğiniz, havuz keyfi yapabileceğiniz, şahane bir tercih olacaktır.

Strazburg’da neler yenir derseniz; patisserie ürünlerinin envai çeşidini denemeden dönmeyin deriz. Strasburg gezimizin favori patisserielerinden bir tanesi pek çok şubesi olan Burgard oluyor. Aslında sabah kahvaltısı niyetiyle muhteşem sandviçler için uğradığımız Burgard’dan bretzel de almadan çıkamıyoruz. Alıp çantamıza atıp, acıkınca yeriz deyip depolama yapıyoruz. Bir de marmelatlı kurabiyelerden alıp, tatlı işini de çözmüş oluyoruz.

Burgard vitrinde özenle hazırlanmış sandviçleri görebilirsiniz. Bunun yanında, sizin başka bir sandviç tercihiniz varsa, hemen önünüzdeki sandviç malzemelerinden kendi seçiminizi oluşturmanız mümkün. GTon balıklı ve fesleğen soslu sandviç efsaneydi. Bretzellere zaten sözümüz yok. Marmelatlı Berliner ise tam bir lokmalık 😊

Bir de Strazburg’da güzel bir akşam yemeği planı yapmanızı öneririz. Biz, Notre Dame Katedralinin hemen yakınında bulunan şahane restoran Aux Armes De Strasburg’da bir akşam yemeği planı yaptık. Tercihlerimiz, özel mantı taneleri ve ekmek parçaları ile birlikte sunulan kremalı tavuk haşlama yemeği ve Viyana’da bir benzerini yediğimiz (tabi asla bir Plachutta olamayacak hiçbiri 😊) et haşlama yanında fırın patates ile geliyor. Yemeklerimizin yanında kremalı salatalık ve havuç da geldi. Ekmek servisi de olması sulu yemekleri bandıra bandıra yeme geleneğimizi de bozmadı 😊

Mekânın dizaynına bayıldık. Şehrin göbeğinde olması ise büyük bir avantaj. Kırmızı beyaz pötikarelerle süslenen masalar, Noel zamanlarından kalma süslemeler, personellerin sıcak karşılaması ile bizden tam not aldı. Gerek hizmet kalitesi gerek fiyat performansı açısından çok memnun kaldık.

Starzburg’u keyif dolu bir gezi ve şahane lezzet durakları ile hatırlayıp, bir daha gelmeyi diliyoruz 🙂

 

Yapmadan DÖN-ME-YİN!

Colmarı’ı hem gece hem gündüz görmeden,

Colmar sokaklarında kaybolmadan,

Ren Nehri’ne doğru hayaller kurmadan,

Kaysersberg’de bir gün geçirmeden,

Bretzel çeşitlerini denemeden,

Kruvasanların tadına bakmadan,

Flammenkuchen yemeden,

Kougelhopf yemeden,

Gingerbread almadan,

Makaronları tatmadan,

Alsace köylerinin hepsini gezmeden DÖN-ME-YİN!

 

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: @gamzenika

 

 

 

Seyr-i Miss Sapanca
Food

İZMİT’İN EN İYİ KAHVALTI MEKANLARI

posted by gamzenika_admin 7 Ekim 2020 0 comments

 

Sonbahar keyfini doyasıya yaşadığımız bugünlerde, şöyle sıcacık mekânlarda kahvaltıya gitsek ne güzel olur dedik. İzmit’in en güzel kahvaltı mekânlarını sizin için derledik.

En güzel lezzetlerin sofranıza gelmiş halini sizlerle buluşturan şirin mekânlarda kendinizi evinizde hissedeceksiniz.

Seçtiğimiz Lezzet Durakları, mekânlara tek tek gidilerek, tadım yapılıp, özel röportaj, bilgi alma, fotoğraf çekme şeklinde oluşturulmuştur. Bahsi geçen mekânlara yapacağınız gastronomi turunda güvenle deneyimleyebilir ve arkadaşlarınıza da tavsiye edebilirsiniz.

 

Sevgiden Gelen Lezzetler

Mis gibi bir kahvaltıyı, sevgiyle hazırlayan tatlı girişimci Sevgi Giden Gürel. Yolu sevgiden geçenlerin uğrak mekânı. Adını da tatlı işletmecisi Sevgi abladan alıyor. Aslında hikâye şöyle başlıyor. Dededen kalma bir köy evinde kendilerine yaptıkları köy lezzetlerini neden başkaları ile de paylaşmamayım derken, köy evi oluyor sana bir kahvaltı mekânı. Talepler arttıkça, ünü şehrin dışına taştıkça, Sevgi hanım durmuyor ve bahçede bir düzenleme yapıyor. Bahçeye, tam bir köy kahvaltısı sunumu yapılacak kurulum yapıyor. Ağaçların arasında masalar, üzüm çardakları, renkli çiçekler, süslü ağaçlar, bir de hemen aşağıdan gelen kuzu, horoz sesleri derken tam bir köy havası yaşanıyor.

Bugünler de kahvaltının yanı sıra evlere servis ek çok ürün için de sipariş alıyor. Haftalık menü iletip, çalışan kadınların imdadına yetişiyor. Evinin tüm yemek ihtiyacını Sevgi Hanım’dan karşılayan pek çok aile var. Eli öyle lezzetli ki, bir başlayan bir daha bırakamıyor.

Peki, gelelim Sevgiden Gelen Lezzetlerin harika köy kahvaltısına;

Standart kahvaltılık ürünler dışında mekânın imza ürünleri şöyle; mıhlama, kabak mücver, yumurta kapama, pişi, köy böreği, çi börek, erik suyu, kuşburnu marmeladı.

Bir de unutmadan, kahvaltı sofralarında çaylar kuzinede sıcacık servis etmenizi bekliyor 🙂 Çayım nerede diye panik olmayın sakın, kuzineden kendiniz alıyorsunuz 🙂

Sevgiyle harmanlanmış köy kahvaltısı

Sevgiyle harmanlanmış köy kahvaltısı

Sevgi Hanım, İzmit’te takdir edilecek kadın girişimcilerden bir tanesi. Yaptığı leziz yemeklerin namı şehrin dışına kadar taşmış durumda. Hal böyle olunca da bazen siparişlere yetişemiyor bile.

Sevgiden Gelen Lezzetler ’de köy kahvaltısı dışında enfes ürünler var. Mantı bu ürünlerin başında geliyor. Son zamanlarda sebzeli mantı çeşitleri de mantı menüsünü epey renklendirmiş. Mantıda kullanılan yoğurdun süzme yoğurt olması da işin rengini değiştiriyor. Buram buram kalite 🙂

Ayrıca, o hafta menüde hangi yemekler varsa, akşam veya öğle saatlerinde rezervasyon yaptırıp yemeğe de gidebiliyorsunuz. Çi börek için özel olarak gidenlerin sayısı da az değil.

Hem köy havası almak, hem de muhteşem köy lezzetlerini tatmak isterseniz doğru adrestesiniz. Sevgi hanımın, sevgisini katarak hazırladığı sofraya mutlaka misafir olun. Yazın bahçenin kışın da köy evinin tadını çıkartın.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Saraylı, Saraylı Cad. No:51, 41650 Gölcük/Kocaeli

Telefon: 0530 789 89 99

Seyr-i Miss

Sapanca’nın Mahmudiye Köyü’ne doğru tırmanıyoruz. Yeşilin, doğanın içinde kıvrıla kıvrıla çıkan biraz yokuşlu bir yol. Yolun sonunda şirin bir bahçe kapısı bizi karşılıyor. Bahçeden içeri girdiğinizde sanki çok farklı bir dünyaya giriş yapmış gibi bir masalda hissediyorsunuz kendinizi. Bahçe içinde oluşturulmuş taş patikadan masalara doğru ilerledikçe, çeşit çeşit meyve ağacını gerinizde bırakıp manzaraya aşık oluyorsunuz. Öyle yukarı çıkmışız ki, Sapanca Gölü manzarası da hemen karşımızda. Bahçeye yayılmış kahvaltı masaları, pötikareli masa örtüleri, masaların üzerinde isminize yazılmış küçük notlar mekânın tatlı mı tatlı detayları. Evinizin bahçesinde kahvaltı yapıyormuşçasına yayılabileceğiniz kocaman bir yeşil bahçe burası. Adı gibi de mis gibi bir seyir noktası. Buranın tatlı bir hikâyesi var. Dedelerden kalma köy evini bir zaman sonra bir kahvaltı mekânı olarak tasarlayan tatlı işletmeci kardeşler, zamanla kapasite yeterli olmayınca, öne doğru bahçe mutfak ve güzel de bir teras kuruyorlar. Terastan da efsane bir manzara sizi karşılıyor.

Mekânın en dikkat çeken özelliği ise, her işi uzmanının yapıyor olması. Mutfağın yanında küçük bir bahçe var ki, ziraat mühendisi kardeşin en doğal haliyle kahvaltı için hasat ettiği ürünler yetişiyor.

Organik çöpler için ise bir dönüşüm mekanizması ayarlanmış ve burada da organik gübre oluşumu sağlanıyor.

Bir de el emeği, göz nuru yapılmış ürünler için satış noktası bulunuyor. Yediğiniz ürünleri çok beğendiyseniz alıp eve götürme şansınız da var. Reçeller, turşular ve envai çeşit el emeği ürünler. Göz nuru dediklerimiz ise Mahmudiye Köyü’nün girişimci kadınlarına bir iş imkânı gibi sunulmuş. Yaptıklarınızı koyun tezgâha bir geliriniz olsun diye düşünmüşler.

Ahşap köy evinden esinlenip kurulmuş Seyr-i Miss sadece bir kahvaltı mekânı. Ayrıca sadece hafta sonları hizmet veriyor. Yaz aylarında bahçede mis gibi bir kahvaltı yapabilir, serin ve yağmurlu günler de terastan Sapanca Gölü manzarası eşliğinde hafta sonunuzu keyiflendirebilirsiniz. Bununla birlikte bahçede bulunan çocuk parkı da çocuklu aileler için tam bir kurtarıcı. Sanki evinizde kahvaltı ediyorsunuz gibi çocukları bırakıp keyfinize bakabilirsiniz.

Peki, Seyr-i Miss’in muhteşem hafta sonu kahvaltısında neler var?

Standart serpme kahvaltı, peynir tabağı, 3 çeşit zeytin, patates kızartması, tereyağ pişi, sigara böreği, sucuklu yumurta, ev yapımı reçel çeşitleri, bahçeden toplanıp hazırlanmış söğüş salata, şakşuka, acuka. Oldukça zengin bir serpme kahvaltı menüsü ve bahçede tadı bambaşka.

Muhteşem Sapanca Manzarası eşliğinde doğada kahvaltı keyfi

Muhteşem Sapanca Manzarası eşliğinde doğada kahvaltı keyfi

Siz de Sapanca Gölü’nün muhteşem manzarasında, kendinizi evinizin bahçesinde hissetmek ve keyifli bir hafta sonu kahvaltısı yapmak istiyorsanız Seyr-i Miss’i ziyaret edin.

Hava şartlarına göre hizmete kapalı olabildiğinden, telefon etmeden mekâna gitmenizi önermiyoruz.

Gitmeden önce mutlaka arayın,

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Mahmudiye Köyü No: 7 Çiçek Sokak Sakarya Sapanca Türkiye, 54600 Sapanca Mahmudiye/Sakarya

Telefon: 0532 595 05 56

Parpalia

İzmit’ten Yuvacık barajının şahane manzaralarını seyrederek Aytepe yürüyüş parkurlarına kadar geldikten sonra, sis bulutu içinden Aytepe’ye doğru gideceksiniz. Tabelalardan Parpalia’ı takip ederseniz işiniz daha kolay.

Parpalia’ya vardığınızda 1050 rakımda kendinizi zirveye çıkmış hissediyorsunuz. Sislerin arasında şahane bir manzara sizi bekliyor. Aytepe’de el yapımı ahşap evlerden oluşan otel konsepti ile tamamen doğanın içinde konaklama şansını da yakalayacaksınız. Hem otel hem de restoran olarak hizmet veren Parpalia’da kendinizi köyünüzde hissedebilirsiniz. Alan öyle geniş ve öyle yeşil ki, meyve ağaçları arasında kaybolabilirsiniz. Şansınız varsa da en doğalından meyvelerin tadına bakabilme şansınız olacak. Alt bahçede bulunan elma, armut ağaçlarının yakınlarında çocukluğunuzda hissettirecek, uçuran bir de salıncak var. Hamak, salıncak ve çocuk parkı imkânlarıyla, günübirlik gelen misafirler için de eğlenceli vakit geçirme imkânı sağlıyor.

Peki, gelelim Parpalia’nın serpme köy kahvaltısına;

Beyaz peynir, kaşar peyniri, zeytin, reçel, bal, tereyağ, acuka, sigara böreği, patates tava, domates salatalık söğüş, kızarmış ekmek, kiremitte köy peyniri, sahanda yumurta, süt ve meyve suyu.

Şahane Manzara Eşliğinde Köy Kahvaltısı

Şahane Manzara Eşliğinde Köy Kahvaltısı

Parpalia’nın en güzel yanlarından bir tanesi de, çeşitli aktivitelerde konaklama imkânı ile birlikte değerlendirilecek doğal bir mekân olması. Özellikle doğa severlerin tercih ettiği Parpalia’da, jip safari, atv safari ve trekking grupları hem konaklama hem de restoran hizmetlerinden faydalanıyor. Bunun yanında doğada pilates kampı için de tercih edenler de yok değil J Bizim gitme sebebimiz olan pilates kampı için oldukça elverişli bir alan. Kocaman ve yemyeşil bahçesine matlarınızı serip şahane bir pilates tecrübesi yaşayabilirsiniz. Hemen yakınında bulunan doğa yürüyüş alanları da akşamüzeri yürüyüş yapmak isteyenler için elverişli noktalar.

Parpalia’da hava şartlarına göre iç mekân restoran alanı olarak kullanılıyor. Burada da şömine başında keyifli vakit geçirebilirsiniz.

Talebinize göre akşam canlı müzik keyfi yapabilir, içeride şömine, dışarıda ateş başında müziğin keyfini çıkarabilirsiniz.

Yapacağınız doğa aktivitelerinde hem keyifle konaklamak hem de şahane serpme köy kahvaltısı, zengin alacarte menüsü ile doğanın kalbinde, midenizi şenlendirmek için Parpalia tüm misafirperverliği ile sizleri bekliyor.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

 

Adres: Aytepe Mah. Servetiye Camii Köyü D:40, 41100 Yuvacık – Başiskele/Kocaeli

Telefon: 0532 437 20 93

Serpmeköy Trabzon Köy Kahvaltısı

İzmit’te yaşayıp, merkezi bir yerde kahvaltı yapmak çokta yaptığımız bir aktivite değildir. Bununla birlikte ne zaman kahvaltı hazırlamaya üşensek soluğu Serpmeköy’de buluruz. Bir Karadenizli olarak, hem Karadeniz ürünlerinden güzel bir kahvaltı hem evimize yakın lokasyon mekânı cazip kılan noktalardan bazıları.

Serpmeköy’ün sevdiğimiz yanı da her ürünün meşhur olduğu şehirden geliyor olması. Türkiye’nin dört bir yanından gelen lezzetler ile hazırlanan bir şölen.

Peki, Serpmeköy kahvaltısında neler var neler yok?

Kuymak, tereyağında yumurta, Trabzon köy tereyağı, Bayburt çiçek balı, Trabzon telli peyniri, Sürmene tulumu, Erzincan tulumu, Konya tulumu, Isparta klasik beyaz peynir, Rize kavurma dilimi, Manisa kiraz biberi, siyah zeytin, domates-salatalık söğüş, lütenitsa, Mualla’nın reçeli ve sınırsız demleme Tirebolu çayı J

2 kişilik standart serpme köy kahvaltısı haricinde tercih edebileceğiniz başka seçenekler de var.

İzmit Merkez'de Karadeniz Kahvaltısı

İzmit Merkez’de Karadeniz Kahvaltısı

Etli Serpmeköy Kahvaltısı, kahvaltı tabağı, tereyağında yumurtalı kahvaltı tabağı, menemenli kahvaltı tabağı ve kuymaklı kahvaltı tabağı. Sevdiğiniz çeşitlerle birlikte hafif bir kahvaltı da yapabilirsiniz.

Kahvaltımı yaptım, şöyle bir atıştırmak istiyorum derseniz de güzel seçenekler var. Yörelerine uygun olarak Akçaabat köftesi, Kayseri mantısı, Çerkez mantısı-Psi Haluj (patatesli).

Leziz kahvaltınızı yaptınız, hepsinin tadı damağınızda mı kaldı J Üzülmeyin. Serpmeköy satış reyonunda tüm ürünleri bulabilirsiniz. Evinizde de şehirlerden gelen lezzetlerle, mükellef sofralar kurabilirsiniz.

İşletmenin mottosu şöyle: en doğalları özenle toplanır-sofranıza gelebilmek için özenle hazırlanırlar-en doğal halleriyle sofranıza konuk olurlar.

En doğal ürünlerin özenle hazırlanıp sofranıza gelmesini istiyorsanız Serpmeköy doğru adres. Türkiye’nin dört bir yanından gelen lezzetlerin tadına varmak için mutlaka uğrayın,

Uğrarsanız bizi de hatırlayan.

Adres: Yenişehir, Demokrasi Cad. 68/A, 41050 İzmit/Kocaeli

Telefon: (0262) 311 23 61

 

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: @gamzenika

 

 

FoodTravel

KAZ DAĞLARINDA İTALYAN GECESİ

posted by gamzenika_admin 20 Mart 2020 0 comments

KAZ DAĞLARINDA İTALYAN GECESİ

İzmit’ten başlayan yolculuğumuz, sakin ve huzurla devam ederken, müziğin sesini açıp boş yolun tadını çıkarıyoruz. Sabahın erken saatleri olduğundan hem serin hem de hemen kahvaltı yapma isteğimiz olmuyor. Vakit geçip karnımız zil çalmaya başlayınca, yol üzerinde bir mekanda durup kahvaltı yapıyoruz. Kahvaltı sonrası, kahve keyfini de yaparak yola devam ediyoruz.

3 saatin sonunda otelimize giden ağaçlıklı yoldayız. Yola girdiğimiz anda, hafta sonunu dinlenmekle geçirmek için çok iyi bir tercih yaptığımızı anlıyoruz. Kaz Dağları’nın eşsiz doğasında ruhunuzu dinlendirmek için Ramada Resort Kaz Dağları, tercih edilecek en güzel otellerden bir tanesi. Bavullarımızı hızlıca odamıza bırakıp, oteli keşfetmek üzere çıkıyoruz. Akşam için oldukça fazla vaktimiz var. Her zaman dediğimiz gibi, erken çıkan erken yol alır J Hem havuz keyfi, hem de Ramada aktiviteleri için bolca zamanımız olmasına seviniyoruz.

Ramada Resort için kısa bir bilgilendirme verecek olursak, kendilerini şöyle anlatıyorlar;

Ramada Resort Kazdağları Thermal & Spa, havadaki oksijen bolluğu bakımından dünyada ikinci olan Kazdağlarının eteklerindedir ve Ege Denizine 2 km. mesafede yer almaktadır. 5 yıldızlı, Yeşil Yıldız ve Yeşil Anahtar sahibi tesisimiz; Kuzey Ege bölgesinin ilk ve tek uluslararası zincirine bağlı otelidir. Aynı zamanda Ramada Zincirinin dünyadaki ilk termal otelinde dağ-deniz-oksijen-termal’i bir arada bulabilirsiniz. Tıklayınız

Havuz keyfimizi yapıp, güneşin tadını çıkarıyoruz. Hemen akabinde otel çevresini keşfe çıkacağız.

Yaptığımız mini keşifte, otelin arkasında bulunan Mini Club çocuk oyun alanı, Eko Garden, tavuk kümesi, koyun keçi çiftliklerini keşfediyoruz.

. Hem çocuklar hem de yetişkinler için tam bir keyif alanı diyebiliriz. Çiftliklerden gelen sesler eşliğinde Eko Garden turu yapabilirsiniz. Şansınız varsa bahçıvana denk gelip, hoş sohbetine de eşlik edersiniz.

Eko Garden

Eko Garden’da ne yetişiyorsa Ramada mutfakta yiyorsunuz. Tarladan çatala uygulamasının en güzel örneği .

Patlıcan, karalahana, domates, salatalık ve daha pek çok ürün. Envai çeşit ürün içinde kayboluyorsunuz. Biz keşfimizi yaparken de bahçıvanla karşılaşıyoruz. Hatta şöyle ki, az sonra başlayacak olan workshop için otlarını toplamaya gelmiş. Mini hasat yapılıp, tadımlık ürünler de alındıktan sonra Eko Garden keşfimiz de tamam .

Kaz Dağları Otları ile Workshop

Eko Garden’da hasat edilen Kaz Dağları otları ile harika bir workshop başlıyor. Şefimiz tüm tarifleri en ince ayrıntısına kadar anlatıyor ve biz de notlarımızı alıyoruz.

Sirken Otlu Piliç Kavurma; Öncelikli olarak yüksek ateş şart. Lezzetlendirmek için de tatlı ekşi sos kullanılıyor. Çok fazla baharat kullanılmıyor. Otun tadının daha çok anlaşılması sağlanıyoruz. Az tuz ilavesi ve yüksek ateşte kavurma ile sirken otlu piliç kavurma hazır J Çok beğendik, tavsiye ederiz.

Meyveli Semizotu Salatası; Köy peyniri, nar ekşisi, nektarin ile yapılan salata hem çok hafif hem de çok lezzetli.

KAZ DAĞLARI

Bu muhteşem doğaya gelmişken, biraz Kaz Dağları’ndan bahsedelim.

Kaynak: Öngen Country

Kaz Dağları, havadaki oksijen oranının fazlalığıyla dünya ikincisi bir bölgedir. Bu gerçek, bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Özellikle, Altınoluk, Küçükkuyu ve Yeşilyurt Köyü Bölgesinde oksijen oranının fazlalığı net bir şekilde hissedilir.

Kaz Dağlarında tam 47 çeşit endemik bitki türü vardır. (Yani dünyada başka hiçbir yerde bulunmayan türler ) Örneğin, Kazdağı’ nın en önemli endemik bitkilerinden biri Kazdağı köknarıdır. M.Ö.1200 yılındaki Truva savaşında kullanılan tahta at, Kazdağı Köknarından yapılmıştır. Fatih Sultan Mehmet, Midilli Adasını, 1460 yılında, Kazdağı Köknarından yaptırdığı donanma ile fethetmiştir. Zengin su kaynakları, şelaleleri ve pınarları ilen mitolojide ve tarihte bin pınarlı İda olarak adlandırılır. Aynı zamanda zengin bir fauna varlığını ( hayvan türleri ) barındırır. Kazdağları’ nda yürüyüş yaparken, her an önünüze dünyalar güzel bir karaca çıkabilir. Sincaplar çevrenizde oynaşır.

Tarihte “TANRILAR VE AŞKLAR DAĞI İDA” olarak geçen KAZDAĞLARI, tam 4.000 yıllık bir yaşam serüvenine sahiptir. Troyalılara, Lidyalılara, Hititlere, Romalılara, Selçuklulara ve Osmanlılara yurt olmuştur. Bölgede, tüm uygarlıklardan kalan izlere rastlamak mümkün. Dünyanın ilk güzellik yarışması burada yapıldı. Paris, elindeki altın elmayı uzatarak Afrodit’ i, dünyanın ilk güzellik kraliçesi ilan etti.

ÖNGEN COUNTRY

Öngen Country’e adım attığınız anda Kaz Dağları’nın tarihi ve doğal güzelliklerini görüyorsunuz. Uzun ve biraz meşakkatli yoldan sonra, arabadan indiğimiz anda sanki dünyadan çok uzak bir yere gelmiş gibi hissediyoruz. Havanın yumuşaklığını, kuşların sesini, rüzgârın dokunuşunu size aktarabilmek isterdim. Kaz Dağları’nın yamacında bulunan otel hemen bitişiğinde bulunan yürüyüş parkurlarında trekking yapabilir ve muhteşem doğanın tadını çıkarabilirsiniz.

Ruhunuzu ve bedeninizi yenilemek istiyorsanız hem dağ, hem deniz keyfinin tadını Öngen Country’de çıkarabilirsiniz.

Bizim için ise Öngen Country;  havuz başında, dağların arasında, deniz manzarası eşliğinde, yıldızların altında muhteşem bir İtalyan Gecesi demek.

Henüz yemek hazırlıkları yapılıp, havuz başından çatal kaşık sesleri kulağımıza gelirken, biz üst katta deniz manzarasının ve gün batımının keyfini kahve ile çıkarıyoruz. Akşam yemeği için ise oldukça heyecanlıyız. Çünkü aşağıda emek emek bir çalışma söz konusu. Yavaş yavaş, fotoğraflar çekerek masamıza doğru ilerliyoruz.

Gecenin mimarı İtalyan Chef Geovani öncelikli olarak açılış konuşmasını yapıyor ve menü ile ilgili detayları veriyor.

Menümüz;

  • Paşaeli 6N Kırmızı Karakız&Merlot üzümleri 2016, 6 ay Amerikan ve meşe fıçı
  • Ispanaklı Gnocchi
  • Özel Soslu Mantarlı Bonfile
  • Tiramisu

Şefimizin, masa başında birebir sunumları eşliğinde muazzam bir akşam yemeği yaşıyoruz. Hem sohbet hem de İtalyan Lezzetleri çok tatlı gidiyor. Tatlı demişken J Menüde bulunan ttatlı yerine buz içerisinde çilek yedik J Neden mi J Şefimiz Tiramisu için mascarpone peyniri bulamayınca, ben bu tatlıyı yapamam dedi ve ciddi ciddi yapmadı J Buna çok şaşırmış olsakta, öyle güzel açıkladı ve menüde bulunan her şey öyle lezzetli, sohbet öyle keyifliydi ki, kimsenin neden tatlımız yoktu diye sormak içinden gelmedi J

Güldük, eğlendik ve yeni insanlar tanıdık.

Kaz Dağları’nın mistik havasında, yıldızların altında, muhteşem doğanın kucağında tarifsiz bir İtalyan Gecesiydi.

Yazıyı yazmamın üzerinden çok uzun zaman geçip, mevsimler değişmiş olsa da aynı duygularla orada yaşamış hissettim. Bu seyahatime eşlik eden arkadaşım Oya’ya da buradan sevgilerimi iletmek ve bunu da hatıralar defterime kaydetmek kendimce görevimdir. Çünkü maalesef bazı hatıraların tekrarı yoktur, An’da kalırlar.

Doğayla kalın, sevgiyle kalın.

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: GamzenikA

 

 

FoodTravel

SAFRANBOLU BARTIN AMASRA LEZZET DURAKLARI

posted by gamzenika_admin 16 Aralık 2019 0 comments

KARADENİZ’DEN LEZZET DURAKLARI

 

Karadeniz’in şirin şehri Bartın ve bunun yanında tarihi dokusu hiç değişmeyen güzeller güzeli Safranbolu.. Safranbolu’nun safran kokusu, mistik yapısı, tarihi dokusu ve şirin düzenine hayran olurken, Bartın’da doğanın her haline şahit olduk. Karadeniz’in insana kendisini hayran bırakan güzelliklerini keşfederken, vaktimizin yettiği lezzet duraklarını da ziyaret edip sizler için kaleme aldık.

SAFRANBOLU

Kristal Cam Teras

Safranbolu turizmine katkıda bulunmak amacıyla Tokatlı Kanyonu üzerinde yerden 80 metre yükseklikte ve 11 metre genişliğinde yapılan Kristal Teras (Cam seyir terası), 75 ton ağırlığı taşıyabiliyor. Roketatar mermisiyle dahi kırılmayan cam seyir terası, her biri 750 kilogram taşıyabilecek kapasiteye sahip gözenekler, 3 cm kalınlığında 3 parça camdan oluşuyor. Yaklaşık 400 kişiyi taşıma kapasitesine sahip olan 100 metrekareden oluşan terasta eşsiz Tokatlı Kanyonu manzarasını izleyebiliyorsunuz.

Kristal Cam Teras’a gelmişken, eşsiz kanyon manzarasına karşı bir kahve molası vermeden olmaz. Türk kahvesi Osmanlı şerbeti eşliğinde ikram ediliyor. Osmanlı şerbeti içeriği; zencefil, karanfil, limon, kırmızı erik.

Safranbolu’ya 8 km uzaklıkta bulunan Kristal Cam Teras’ı ve kanyonu ziyaret ettiğinizde mutlaka mekânda bir kahve molası verin.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: İncekaya Cd., 78600 Tokatlı/Safranbolu/Karabük, Türkiye

Açılış saati: 07:00

Telefon: +90 370 725 19 00

İki Kaşık Safranbolu

Tarihi Safranbolu’nun kalbinde bulunan İki Kaşık Restoran, Safranbolu’nun tarihi dokusuna uygun olarak yeniden dekore edilerek restoran hizmeti vermeye başlamış. İki Kaşık Restoranın mottosu ise; ev  rahatlığında, restoran konforunda.. Motto böyle olunca da özellikle kahvaltı için tercih edelim diye düşünüyoruz.

Safranbolu’ya, kahvaltı saatini epey geçirmiş ve öğleden sonra gitmiş olmamız sebebi ile kararsız kalmış olsak da İki Kaşık’ta soluğu alıyoruz. Biz, kahvaltı yapmadan güne devam edemeyenlerdeniz😊 Saat kaç olursa olsun, kahvaltı yapılmalı ki, akşam da güzel yemeklerin sırası gelsin.

Daha girişte, görevlilerin karşılaması, gürler yüzü, sıcaklığı bizi cezbediyor. Sipariş almaya geldiklerinde, çok da umudumuz olmaksızın kahvaltı hizmeti alıp alamayacağımızı soruyoruz. Evet cevabının en güzellerinden birini veriyorlar 😊

Hiç abartmayacağım, İki Kaşık’ta mükellef bir kahvaltı sofrası, hem de öğleden sonra saat 15:00’te, sınırsız bir güler yüzle sunuluyor.

İki kişilik serpmek kahvaltıda Safranbolu’ya özgü neler mi var?

Bildiğimiz bir kahvaltı dışında özellikle fark yaratan hangi ürünler olduğundan bahsetmek isterim.

Hicran: Adını Osmanlı’da aşk acısını ifade eden hicran kelimesinden alıyor. Pul biber, bal ve çeşitli baharatlarla hazırlanıyor.

Humus: Nohut, tahin ve bal karışımı.

Sarı Çiçek: Safranbolu dağlarındaki sarı çiçekten adını alıyor. Yoğurt ve çeşitli baharatlar kullanılarak hazırlanan sarı çiçek benim favorimdi 😊 Kahvaltı için çok leziz bir tat.

Tüm kahvaltılık ürünler tazecik, sunumlar başarılı. Güveçte pişirilmiş yumurtanın cezbeden sesi, günün hangi saatinde olursanız olun kahvaltı keyfi yaşamanızı sağlayacak. Yöreye özel pofuduk ekmeklerin ise yedikçe yediren bir tarafı var aman dikkat edin😊

Bizim için Safranbolu’da kahvaltı deneyimi olarak bahsedebileceğimiz İki Kaşık, çorba, salata, yemek çeşitleri ve özenle hazırlanan özel menüleri ile misafirlerine kaliteli hizmetler sunuyor.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın,

Adres: Babasultan, Tan Sokak 1/A, 78600 Safranbolu/Karabük, Türkiye

Açılış saati: 09:00

Telefon: +90 546 282 89 19

Arasta Kahvesi

Arasta Kahvesi, 350 yıllık tarihi Safranbolu çarşısının içinde yer alan otantik bir kahve evi.

Közde kahvenin akla gelen ilk adreslerinden biri olan Arasta kahvesi, kahvenin pişirilme aşamasından sunumuna kadar ahenkli bir seremoni yaşatıyor. Girişte bulunan köz alanında yavaş yavaş pişen kahvelerimiz, damla sakızı özütü, Osmanlı şerbeti ve Safranbolu lokumu eşliğinde sunuluyor. Havanın soğuk olmasına istinaden, fincanlara sıcak su konup getiriliyor ki, soğutmasın. Kahvenizi yudumlarken sağınız solunuz Safranbolu’nun güzel evleri, çarşının huzur veren havası ve huzuru size eşlik ediyor.

Safranbolu’nun en iyi kahvecilerinden Arasta Kahvesinde Türk kahvesi içmeden ve tarihi çarşının otantik havasını tadını çıkarmadan dönmeyin.

Öyle bir mekân ki, kahveni kitabını al ve gel keyfine bak…

Uğrarsanız bizi de hatırlayın,

Adres: Çeşme, Celal Bayar Cd., 78600 Safranbolu/Karabük, Türkiye

Telefon: +90 370 725 33 33

BARTIN

Dalyan Balık Evi

Karadeniz’de nereye giderseniz gidin, balık ve deniz ürünleri peşinizi bırakmayacak. Eğer balık seviyorsanız, çarşıda, pazarda, köyde, kentte balık görecek ve hadi bu akşam da balık yiyelim diyeceksiniz. Bir Karadenizli olarak, balık seviyorum ve keyifle yiyorum. Bartın’a kadar gelmişken de balık ve balık ürünlerini denemeden dönmek olmazdı.

Dalyan Balık evi, taze balık çeşitleri ve şirin döşenmiş mekân konsepti ile dikkat çekiyor. Akşam saatlerinde mekânda yer bulmak oldukça zor. Yer buldum derken saat geç olduğunda balık bulamayabilirsiniz. Özellikle çalışan ve evde balık pişirmek istemeyenlerin sıklıkla tercih ettiği bir mekân Dalyan Balık Evi. Bizim için Dalyan’ın imza tadı Balık Çorbası 😊 Akşam içiniz kıyılırken şöyle sıcacık bir balık çorbası hiç de fena olmuyor. Balık çorbası dendiğinde her ne kadar biraz önyargılı olunsa da, Dalyan bu işin hakkını vermiş. Çok beğendim.

Dalyan Balık Evi’nde, balık sezonu açıldığında çiğ balık satışları da başlıyor.

Güler yüzlü hizmeti, hijyenik mutfakları ve şirin konseptleri ile oldukça güzel bir balık restoranı.

Mutlaka gidin ve özellikle balık çorbası deneyin,

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Gölbucağı, Bülent Ecevit Blv. No:66, 74100 Bartın Merkez/Bartın,

Telefon: +90 378 227 39 78

AMASRA

İnkum Terrace Amasra

Amasra’ya giderseniz İnkum Terrace manzarası eşliğinde mutlaka kahvaltı yapın diye pek çok kişiden tavsiye alacaksınız. Evet, biz de öyle yaptık. Aslına bakarsanız biz çok çok iyi bir hizmet ile karşılaşmayacağımızı bildiğimiz halde, manzarası ve o güzelim mavi beyaz otel konseptine vurulup kahvaltıya gittik.

İnkum Terrace, Amasra’nın özellikle yaz sezonlarında pek çok misafirini ağırladığı, bilindik konaklama yerlerinden bir tanesi. Fakat sezon kapandıktan sonra da hem konaklama hem de kahvaltı hizmeti devam ediyor. Buralara kadar gelmişken uğramadan olmaz deyip, sabahın erken saatlerinde kahvaltı için geliyoruz. Mavi beyaz deniz manzaralı mekâna dışardan bakmak güzel. Fakat hizmet kalitesi konusunda sanırım biz talihsiz bir zamana denk geldik. Mekânın, akşamki programdan kalmış çalışanları ve ortamı ile pek de hoşumuza gitmeyen bir kahvaltı tecrübesi oldu. Bilenler, bilir. Gerçekten keyif veren bir manzara ve ortam var. Fakat, aldığımız kahvaltı hizmetini de objektif değerlendirmemiz gerekir.

Bir de söylemeden geçemeyeceğim. Hani şu çok bayıldığımız mavi/beyaz minik ev konseptleri var ya😊neden mavi diye düşünürken öğrendik ki, mavi özellikle akrep gibi haşerelerin içeri girmesine engel olan bir renkmiş. Bu sebeple böyle güzel bir görüntü sağlanıp, konaklamada rahatlık sağlanması düşünülmüş😊Düşüncelerinden dolayı, tam not 😊

Umarım bir sonraki gidişimizde yanıldığımızı düşünecek güzel bir hizmet ile karşılanırız.

Uğrarsanız bir de bu açıdan bakın, bizi de hatırlayın 😊

Adres: İskele Mah., 2 Orman İçi Dinlenme Yeri, 74110 İnkum/Bartın Merkez/Bartın, Türkiye

Telefon: +90 378 238 56 57

Türkan Hanım’ın Yeri Amasra

Siz de benim gibi kadın girişimcilerin, cesaret dolu hikayelerini seviyorsanız, Türkan Hanım’ı mutlaka ziyaret etmelisiniz. Amasra’da nerede kahvaltı yapılır sorusunun şüphesiz ilk cevabı Türkan Hanım’ın Yeri’dir. Güler yüzlü hizmeti, samimi ortamı ile tüm misafirleri cezbeden keyifli bir ortam sunmaktadır.

Türkan Hanım’ın Yeri serpme kahvaltıda neler mi var? Patates Cipsi, Kaşarlı Yumurta, Menemen, Sigara Böreği, Köy Peyniri, Teneke Peyniri, Otlu Peyniri, Kaşar Peyniri, Yeşil Zeytin, Siyah Zeytin, Zeytin Salatası, Acıka, Domates, Salatalık, Biber, Roka, Maydanoz, Kaymak, Tereyağ, Reçel Çeşitleri, Çay.

Eğer kahvaltı değil aperatif bir şeyler yemek isteriz derseniz, Gözleme Çeşitleri, Sucuk, Mantı, Porsiyon Köfte, Tost, Hamburger, Erişte, Makarna menüde bulunan ürünler.

Biz kahvaltı sonrası gittiğimizden gözleme yemeyi tercih ettik. Gözleme yanında güzel bir salata ve çay eşliğinde geldi. Ama her şeyden önemlisi Türkan Hanım’ın tüm misafirleri ile bizzat ilgilenmesi.

Leziz gözlemesi ve 40 yıllık samimi sohbeti ile Türkan Hanım bizim kalbimizi fethetti. Amasra’ya yolunuz düşerse mutlaka uğrayın.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Kum, Selahattin Eyüce Cd., 74300 Amasra/Bartın, Türkiye

Çalışma saatleri: 24 saat açık

Telefon: +90 378 315 21 31

Kahve Evi Amasra

Amasra’da şirin mi şirin kahve evi arıyorsanız, közde kahvesi ile size adeta bir şölen yaşatacak, Kahve Evi’ni tercih etmelisiniz. Dışarı kurulmuş, deniz manzaralı masaları ile, hemen yanıbaşınızda közde kahveniz pişiyor. Pişerken yayılan kahve kokusu sizi mest ederken bir yandan Amasra manzarasının keyfini çıkarıyorsunuz.

Mekanda ayrıca akşamları canlı müzik de oluyor. Oldukça keyifli, güzel bir mekan.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Kaleiçi, Çekiciler Sk., 74300 Amasra/Bartın, Türkiye

Açılış saati: 10:00

Mustafa Amca’nın Yeri

Bilinen 3000 yıllık tarihinde verimli ormanlarından eşyalar, denizinden çıkardığı balıkları da misafirine ikram edenlerin yaşadığı yerdir diye bahsedilir Amasra’dan. Ve şöyle devam eder; Amasra, denizden alınıp karaya verilen, doğadan alınıp insana verilen nimetlerin Kalesidir.

Dolayısıyla, Amasra’ya gittiğiniz zaman mutlaka bir akşam programınız canlı balık ile akşam yemeği olmalı.

Amasra’nın Çekiciler Çarşısı’nda bulunan köhne bir balık lokantasında kendini yetiştiren Mustafa Amca, burada edinmeye başladığı engin tecrübelerini Küçük Liman kıyısında açtığı Canlı Balık Restaurant’ta devam ettirmiş. 1992 yılında rahmetli olduktan sonra çocukları ve torunları, Mustafa Amcadan miras aldıkları tecrübe ve kaliteli hizmet anlayışı ile faaliyetlerini sürdürüp bu günlere getirmişler. İlk adı olan “CANLI BALIK RESTAURANT”ı 1945 yılında kazanan mekân, ismini 2003 yılında rahmetli Mustafa AYYILDIZ’ın adını yaşatmak için “MUSTAFA AMCA’NIN YERİ CANLI BALIK RESTAURANT” olarak değiştirmiş.

Amasra’da mevsimine uygun en taze balığı yemek istiyorsanız doğru adrestesiniz. Her mevsim, taze balık ve deniz ürünleri ile Karadeniz’in balık kültürünü misafirlerine sunuyor. Bunun yanında meşhur Amasra Salatası da mekânın olmazsa olmaz lezzeti. Salata deyip geçmeyin. Amasra salatası adeta bir çiçek bahçesi. Mevsimine göre 25/30 çeşit üründen yapılan katlı bir çiçek bahçesi. Salatanın her katında tazecik ürünler var.

Tercihimiz şefin tavsiyesi ile barbun ve mezgit oluyor. Tazecik balıklar buraya özel pişirimiyle, ağzımıza layık.

Güzel bir akşam yemeği sonrası, Amasra’nın meşhur ballı fındıklı manda yoğurdu ile tatlı bir sürpriz yapıyoruz. Hem çok hafif hem de balık sonrası tatlı isteğimize çok iyi geliyor.

Mustafa Amca’nın Yeri, Amasra’da keyifli bir akşam yemeği için tercih edilecek nezih bir mekân.

Restoranda, konumu gereği, özellikle yaz akşamlarında adeta bir gün batımı karnavalı yaşanıyor.

Eşsiz Amasra manzarası, taze balık ve deniz ürünleri ile Amasra’ya giderseniz mutlaka uğramanız gereken bir mekân.

Özellikle sezonda Mustafa Amca’nın Yeri’nde yer bulmak imkânsız. Hafta sonu telefonla rezervasyon almıyorlar. Dolayısıyla erken gidip manzaralı yerleri kapmanız gerekiyor.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Kum, Küçük Liman Cd. No 8, 74300 Amasra/Bartın, Türkiye

Açılış saati: 12:00

Telefon: +90 378 315 26 06

 

Bölgeye Geldiğinizde Yapmayan Dönmeyin!

  • Kristal Teras’ta manzaraya karşı kahve içmeden,
  • Ters Ev’i ziyaret edip ilginç fotoğraflar çekmeden,
  • Safranbolu Demirciler Çarşısı’nı görmeden,
  • Safranbolu lokumlarının tadına bakıp, yanınıza almadan,
  • Safranbolu’ya özgü mis kokulu sabunlar almadan,
  • İki Kaşık’ta kahvaltı yapmadan,
  • Mugada Beach manzarasını görmeden,
  • Dünya’da sadece Amerika California ve Bartın Güzelcehisar’da bulunan lav sütunlarını görmeden,
  • Safranbolu’ya giden ağaçlı yolu görmeden,
  • Balamba Tabiat Parkı’nda doğa yürüyüşü yapmadan,
  • Bartın tarih ve kültürünü tüm detayları ile anlatan Bartın Kent Müzesi’ni ziyaret etmeden,
  • Amasra’da balık ve ballı fındıklı manda yoğurdu yemeden,
  • DÖN-ME-YİN !!!

 

Yazı: Gamze Kır Sapancı

Instagram: GamzenikA

 

FoodTravel

RİZE LEZZET DURAKLARI

posted by gamzenika_admin 23 Eylül 2019 0 comments

Karadeniz seyahatimiz boyunca her şehrin lezzet duraklarını keşfettik. Yeşilin her tonunu görebileceğiniz Karadeniz şehirlerinde, yöresel yemeklerin tadına varırken, doğanın muhteşem dinginliğinde huzur bulduk.

Karadeniz Bölgesi’nin Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Rize, zümrüt yeşili yaylaları, gür ormanları, tertemiz havası ve damakları şenlendiren lezzetleri ile ülkemizin nadide şehirlerinden bir tanesidir.

Rize gezisi boyunca doğal molalar vermek istediğimizde keşfettiğimiz mekânlar, bizim için en iyileri.

Rize Lezzet Durakları, mekânlara tek tek gidilerek, tadım yapılıp, özel röportaj, bilgi alma, fotoğraf çekme şeklinde oluşturulmuştur. Rize’ye yapacağınız gastronomi turunda güvenle deneyimleyebilir ve arkadaşlarınıza da tavsiye edebilirsiniz.

 

OSMANLI RESTORAN ÇAMLIHEMŞİN

Ardeşen’e bağlı Fırtına Deresi üzerine kurulmuş Osmanlı Restoran, yemek hizmetinin yanı sıra zipline, salıncak gibi hizmetler de veren özel bir tesis. 1997 yılından bugünlere, kaliteli hizmet anlayışı çerçevesinde tüm doğaseverlere muhteşem hizmetler sunuyor. 400 yıllık tarihi taş köprünün altından akan buz gibi berrak ve köpüklü sularıyla Fırtına Deresi yanında bulunan mekân, yemek yerken doğadaki huzuru da tatmanızı sağlıyor.

Fırtına Deresi yakınlarında nerede ne yemeliyim, zipline nerede yapmalıyım diye hiç düşünmenize gerek yok. En doğru adres Osmanlı Restoran olacaktır.

Osmanlı Restoranda eşsiz Karadeniz lezzetlerini deneyebilirsiniz.

Özellikle muhlama, karalahana sarması, mısır ekmeği, laz böreği (tatlı) denemeden dönülmez.

Restorana 13 km uzaklıkta bulunan Alabalık çiftliğinde yetişen balıklar tamamen doğal havuzlarda, toprak ile temas ederek yetişiyor. Karadeniz lezzetleri dışında Osmanlı Restoran’ın kendi çiftliğinde yetiştirdiği Alabalık mutlaka denenmeli.

Peki Osmanlı Restoran Menüde Neler Var?

Serpme Köy Kahvaltı: 95 TL (2 KİŞİLİK)

Kahvaltı Tabağı: 30 TL

Günün Çorbası: 10 TL

Kültür Alabalık: 25 TL

Kırmızı Benekli Alabalık: 50 TL

Organik Alabalık: 40 TL

Izgara Köfte: 30 TL

Muhlama: 25 TL

Dana Eti: 75 TL

Karışık Izgara: 55 TL

Kuzu Şiş: 40 TL

Kuzu Pirzola: 50 TL

Sac Kavurma:

Çayeli Kuru Fasulye: 20 TL

Kavurmalı Pide: 35 TL

Lahana Sarma: 20 TL

Turşu Kavurma: 5 TL

Pilav: 10 TL

Sütlaç: 15 TL

Laz Böreği: 12,5 TL

Hamsili Ekmek: 10 TL

Mısır Ekmeği: 5 TL

Osmanlı Restoran Karadeniz seyahatimiz boyunca hemen hemen her yerde deneyimlediğimiz muhlamanın en güzel yapıldığı yerlerden bir tanesi. Öyle bir uzadı ki J Siz düşünün nasıl keyifle yedik. Bizim en çok sevdiklerimiz ise turşu kavurma, lahana sarması, muhlama, Çayeli fasulyesi ve alabalık oldu. Özellikle kendi çiftliklerinde yetiştirdikleri alabalık, taptaze ve harika bir sunum ile sunuluyor. Özel kapaklı bakır tavalarla gelen alabalık, sıcak sıcak tabaklarınıza servis ediliyor. Balığın yanında mısır ekmeği yemeyi de unutmayın. Çok yakışıyor.

Osmanlı Restoran’ın eşsiz lezzetlerini denedikten sonra, Osmanlı Restoran tabiri ile ‘Yeşil bir dünyaya sürüklenin, gözlerinize yeşili öğretin’ Şimdi sıra zipline keyfinde.

Zipline, yüksek bir noktadan alçak bir noktaya çekilmiş çelik halat vasıtası ile harness giyerek (koşum, tırmanma kemeri, paraşüt yeleği) kendi ağırlığınızla yer çekimi yardımıyla kayma aktivitesine denir. Tekerlekli bir makara çelik halata bağlanarak hızlanma sağlanır. 300 – 400 metrelik bir zipline hattında yaklaşık saate 50-60 km hıza ulaşılır. (Bu hız zipline hattının eğimiyle doğru orantılıdır). Hattın sonunda yaylı bir fren sistemi veya otomatik fren sistemi yardımıyla durdurma sağlanır. Dünyanın en uzun en yüksek ve en hızlı zipline’i Güney Afrika’dadır. Yüksekliği 280 m uzunluğu 2 km, en yüksek hızı saatte 160 km’dir.

Osmanlı Restoran, Fırtına Deresi üzerine kurulmuş zipline ile eşsiz bir deneyim yaşamanızı sağlayacak, denemeden dönmeyin.

Osmanlı Restoran’ın Fırtına Deresi yanında, tarihi taş köprü manzarasına kurulmuş eşsiz doğasında yemek yemeden, zipline yapmadan ve büyük salıncakta sallanmadan dönülmez.

Kendi çiftliklerinde üretilen alabalık çeşitleri ise mutlaka denenmeli.

Güler yüzlü personelleri, yöresel lezzetlerin en güzel sunumlarla sunulduğu ve harika bir gün yaşattığı için Osmanlı Restoran’a ayrıca teşekkür ediyoruz.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

 

Adres: Çamlıhemşin – Ayder Yolu Üzeri Tarihi Köprü Yanı Hoşdere Köyü Arderşen-RİZE

Telefon: (0 464) 752 42 23-752 44 72/(0 532) 677 38 26 – (0 532) 637 54 86

 

ÇİNÇİVA KAHVE, ÇİNÇİVADUR ÇİNÇİVA, RİZE ÇAMLIHEMŞİN

Rize Çamlıhemşin’de adı gibi şen yuvaların köyü olan Şenyuva’da, Fırtına Deresi’nin yanına konumlanmış Çinçiva Kahve, eski bir köy kahvesi aslında. Zaman içinde memleket sevdası ile lezzet mekânına dönüşmüş.

Karadeniz’e özel muhlamanın, karalahana ve mısır ekmeğinin eşsiz tadına varmak istiyorsanız da çok doğru adrestesiniz.

Fırtına Vadisi’nin kalbinde bulunan Çinçiva, Karadeniz lezzetlerine eşsiz bir doğada ulaşmanızı sağlıyor.

Çinçiva kahvede, doğada organik kahvaltı, Karadeniz’e özgü yemekler veya tarihi Çinçiva Köprüsü’ne karşı güzel bir Türk kahvesi deneyimleyebilirsiniz.

Mekâna girdiğinizde en çok dikkatinizi çeken ise tamamen doğal olarak tasarlanmış olması. Ortada bulunan kuzine soğuk günlerde sizi ısıtırken, köyde olmanızı da hissettiriyor. Tavanlara asılı mısır koçanları, antik güğümler Karadeniz havasını birebir yansıtıyor.

Peki Çinçiva menüsünde neler bulunuyor?

KAHVALTI MENÜ

Kaşarlı Omlet: 12,50 TL

Sucuklu kaşarlı omlet: 15 TL

Sahanda Yumurta: 8 TL

Sahanda Sucuklu Yumurta: 15 TL

Kahvaltı Tabağı (Kişi Başı): 25 TL

Kaşar Peynir, Beyaz Peynir, Siyah Zeytin, Yeşil Zeytin, Domates, Salatalık, Bal, Tereyağ 1 adet tereyağında yumurta, 2 Adet Büyük Çay.

Serpme Köy Kahvaltısı: (Kişi Başı) 40 TL

Kaşar Peynir, Beyaz Peynir, Köy Peynir, Tel Peynir, Soslu Has Top Peynir, Soslu Burgu Peynir, Siyah Zeytin, Yeşil Zeytin, Helva, Köy Kaymağı, Köy Tereyağı, Kahvaltılık Biber, Fındık Ezmesi, Domates, Salatalık, Çiçek Balı ve 3 çeşit Ev Yapımı Reçel

Sıcak Olarak: Muhlama Ve Tereyağında Sahanda Yumurta ve Demlik Çay.

YÖRESEL YEMEKLER

Muhlama: (1 Kişilik) 20 TL

Alabalık (Tereyağında): 25 TL

Kaymaklı Patates: 15 TL

Turşu Kavurma:15 TL

Lahana Sarma (etsiz): 10 TL

Kuru Fasulye: 15 TL

Tereyağlı Pilav: 5 TL

Lahana Çorbası: 10 TL

Düğün Kızartması (Kavurma Et): 40 TL

Mısır Ekmeği: (Dilim) 2 TL

 

YÖRESELDEN SIKILANLAR İÇİN J Nasıl düşünceli bir işletme, siz düşünün

Et Sote: 35 TL

Mantar Soslu Antrikot: 35 TL

Kuzu Pirzola: 40 TL

Dana Steak: 40 TL

Izgara Köfte: 25 TL

Tavuk Sote: 20 TL

Köri Soslu Tavuk Sote: 23 TL

Tavuk Şiş: 24 TL

Mantı: 15 TL

Patates Kızartması: 10 TL

Günün Çorbası: 7,50 TL

Adres: Şenyuva Köyü Çamlıhemşin / Rize

Telefon: +90 464 653 30 55

Çinçiva Kahve yaz döneminde 08:00/20:00 saatlerinde, kış döneminde ise hafta içi 08:00/17:00, hafta sonu 08:00/19:00 olarak hizmet veriyor.

Çinçiva Kahve’de karalahana çorbası içmeden, Muhlama, mısır ekmeği ve fırın sütlaç yemeden dönmeyin J Tabi bir de tarihi Çinçiva Köprüsü manzarasında Türk Kahvesi dumanı tüttürmeden J

Uğrarsanız bizi de hatırlayın!

CANCİK RESTORAN VE PANSİYON

Rize Çamlıhemşin’den çıkıp Zil Kale yolculuğumuzu yaptıktan sonra, karşımızda duran yaylalar listesine bakıp güzel bir yaylaya doğru yola koyuluyoruz. Hedefimiz Çat Köyü ve Elevit Yaylası.

Yemyeşil yolları aşıp vardığımız Çat Köyü, bizi yağmur ile karşılıyor. Köy meydanında bulunan Cancik Restoran’a sığınıyoruz. Dere kenarında bulunan Cancik Restoran hem iç mekân hem de dışarıdaki alan ile hizmet veriyor. Ayrıca serender tipi köy evlerinde konaklama imkânı da sağlıyor.

Aile işletmesi olan Cancik, kızları ile hizmet veren çok tatlı bir mekân.

Yağmurun tatlı serinliği, derenin gürül gürül sesi eşliğinde mis gibi bir kahve içtikten sonra Çat Köyü etrafında bulunan tarihi köprüyü keşfe gidiyoruz.

Döndüğümüzde inen sis ve çoğalan yağmur sebebi ile Çat Köyü’nde konaklama kararı alıyoruz. Muhteşem köy evi serenderde konaklamak çok keyifli olacak J

Cancik Restoran’da Karadeniz’e özel lezzetleri denemeden dönülmez. Akşamüzeri karalahana çorbası içip biraz ısınıyoruz. Karadeniz’in en güzel köylerinden birinde kurulmuş Cancik’te tabi ki Karadeniz lezzetlerinin tadına varmak lazım.

Peki Cancik Menüde neler var?

Yöresel Kahvaltı: 30 TL

Çorba: 10 TL

Balık: 18 TL

Köfte: 22 TL

Muhlama: 18 TL

Menemen: 15 TL

Dana Kavurma: 28 TL

Tost: 8 TL

Pilav: 10 TL

Sütlaç: 10 TL

Laz Böreği: 10 TL

Lahana Çorbası: 15 TL

Gece konakladığımız serender, 2 katlı ve 8 kişi kapasiteli. 1 gece konaklama fiyatı 300 TL, eğer siz de Karadeniz’de köy havasını tam olarak hissetmek işitiyorsanız mutlaka serenderde konaklayın. Ahşap köy evleri, yağmur sesi ve odun kokusu eşliğinde harika bir gece sunacak.

Sabah olduğunda yöresel kahvaltı için sabırsızlanıyoruz. Dere manzaralı masa tercih ediyoruz.

Yöreye özel peynirlerle hazırlanan ve muhlamanın eksik olmadığı güzel bir kahvaltı yapıyoruz.

Çat Köyü’nün tertemiz havası, dere kenarında bulunan köy mekânı bizi çok mutlu ediyor.

Çat köyünden dönerken, yöreye özel süs eşyaları, lezzetli köy peynirleri almak isterseniz, Cancik Restoran’ın satış noktası da bulunuyor.

Cancik restoranda karalahana çorbası içmeden Muhlama yemeden ve hatta serenderlerde konaklamadan dönmeyin.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın!

Adres: Çat Köyü, Çat Merkez Köyü Yolu, No:22, Çamlıhemşin, Rize, Türkiye

Telefon: +90 464 654 41 20, +90 538 858 38 65

HÜSREV LOKANTASI RİZE

Rize seyahatimizin önemli rotalarından biri olan Çayeli, kuru fasulyesi ile meşhur. Çayeli’ne gidip Çayeli fasulyesi yemeden dönülmez.

Hüsrev Lokantası ise Çayeli fasulyesinin yenebileceği birkaç lokantadan bir tanesi.

Hüsrev Lokantası’nın hikâyesi 1928 yılına dayanıyor. 1928 yılında açtıkları bir bakkal dükkânı ile bugün Rize’nin en meşhur kuru fasulyecisi konumundalar. 1968 yılında açılan lokanta ‘temiz köfte salonu’ adını alıyor. Bu zaman zarfında Erzurum/İspir seyahati yapan aile üyesi Hacı Fahri Hüsrev, şeker fasulyesini keşfederek dükkânına getiriyor. Tamamen kendi reçetesi ile pişirdiği kuru fasulye Çayeli sınırlarını aşıp, başka diyarlardan gelen misafirlerin de ilgi odağı oluyor.

Hüsrev, Çayeli`nde sahil yolu üzerinde bugün de faaliyetine devam eden mekânda artık 1000 kişiyi aynı anda ağırlayabilecek kapasitede. Sahil yolu üzerinde olması da ulaşılabilirliği kolaylaştırmış. Geçerken uğranacak kadar kolay bir yerde.

Şimdilerde Rize haricinde Ankara ve İstanbul’da şubelerini açmış durumda. “Geleneği bozmadan geliştirerek lezzetlerimizi geleceğe taşımak ve markamızı nesiller boyu devam ettirmek en büyük hedefimiz. Bu yolda bizimle beraberliklerini  hep devam ettiren misafirlerimize minnettarız. “ diyor, Hüsrev Ailesi.

Hüsrev Lokantası her ne kadar kuru fasulyesi ile meşhur olsa da menü oldukça zengin,

Peki Hüsrev Lokantası Menüsünde neler var?

ÇORBALAR

  • Tereyağlı süzme mercimek çorbası
  • Sebzeli çorbaYEMEKLER
  • Hacı hüsrev’in kuru fasulyesi
  • Rize kavurması
  • Kara lahana sarma
  • Kuzu incik haşlama
  • Etli sebzeli güveç
  • Izgara köfte
  • Tavuk ızgara
  • Şefin tabağı (kuru fasulye – pilav – sarma – rize kavurması)
  • Bulgur pilavı
  • Pirinç pilavıSALATA VE YOĞURTLAR
  • Yumurtalı piyaz
  • Mevsim salata
  • Çoban salata
  • Karışık turşu
  • Süzme yoğurt
  • Cacık
  •      TATLILAR
  • Fırın sütlaç
  • Fındıklı tel kadayıf
  • Laz böreği
  • Şekerpare
  • Tahinli kabak tatlısı
  • Sıcak un helvası Çayeli kuru fasulyesinin en güzel hali ile tadılacağı Hüsrev Lokantası’na uğrarsanız bizi de hatırlayın,
  • Zengin menü içeriği, kaliteli hizmet anlayışı ve güler yüzlü personelleri ile Hüsrev Lokantası Rize lezzet duraklarınız arasında mutlaka olmalı. Çayeli kuru fasulyesi denemeden dönmemeli.

Adres: Çayeli Çıkışı Hopa İstikameti Karayolu Üzeri Çayeli / Rize

Telefon: 0 464 532 81 88 – 532 70 37-0 464 532 62 51

 

NİYAZİ USTA HAMSİKÖY

Karadeniz seyahatinizde Maçka varsa mutlaka Hamsiköy’e de gitmeniz gerekiyor. Maçka’nın yemyeşil yollarını aşıp, Hamsiköy’e vardığımızda seyahatimizin en soğuk noktasında olduğumuzu hissediyoruz. Ağustos ayında bu kadar soğuk olacağını tahmin etmemiştik.

Yemyeşil dağların arasına gizlenmiş Hamsiköy’e girip yol boyu devam ettiğinizde ise birçok mekân göreceksiniz ve belki de seçmekte zorlanacaksınız.

Hamsiköy doğal güzelliği yanı sıra sütlacı ile de çok meşhur. Hamsiköy’e gidip sütlacını denemeden dönülmez.

Tabi bunca mekân arasında Hamsiköy’de sütlaç nerede yenir sorusu da beraberinde geliyor.

Hamsiköy sütlacını denemek için bizim seçtiğimiz mekân Niyazi Usta oluyor. Eşsiz Hamsiköy manzarası eşliğinde terastaki yerimizi alıyor. Yalnız Hamsiköy için bahsetmeden geçemeyeceğimiz bir şey de var. İnanılmaz kalabalık. Hem mekânlar çok kalabalık hem de Hamsiköy. Oturmaya yer bulursanız çok şanslısınız. Hatta şöyle ki biz Niyazi Usta’da yer bulana kadar çok bekledik. Var olan yerlerin manzarası olmaması nedeniyle de bu süreç uzadı. Bu zaman diliminde de Niyazi Usta personellerinden çok fazla ilgi gördük. Onca kalabalığa rağmen, size güzel bir yer bulmak için uğraşıp, güler yüzlerinden de ödün vermiyorlar.

Günün sonunda ise Hamsiköy’de sütlaç nerede yenir sorusunun cevabı net: Niyazi Usta.

Dağların arasında kalmış yemyeşil bir köy olan Hamsiköy’de sanırım en güzel manzara noktası da Niyazi Usta’nın terastaki yeri.

Sütlaçlarımızı söyleyip yanında da çay istiyoruz.

Sütlacımız üzerinde bol miktarda fındık ile servis ediliyor. Tadına doyum olmayacak lezzette. Utanmasak birer tane daha yiyeceğiz o kadar güzel.

Muhteşem Hamsiköy Sütlacı 10 TL, çay ise 2 TL.

Tabi Niyazi Usta’da sadece sütlaç mı yenir derseniz, tabi ki hayır. Zengin bir menüsü var. Et kavurma da çok tavsiye edilenler arasında bulunuyor. Ayrıca muhlama, karalahana sarma, karalahana çorba da denenmesi gereken Karadeniz lezzetlerinden.

Eşsiz manzarası, harika sütlacı ile Niyazi Usta, Hamsiköy’de uğramadan dönülmemesi gereken mekânlardan,

Uğrarsanız bizi de hatırlayın

Adres: Hamsiköy Mahallesi, Maçka 61750, Türkiye

Telefon: +90 462 542 63 07

 

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: GamzenikA

 

 

 

 

 

 

 

Life StyleTravel

Sakarya Taraklı Karagöl’e Kamp Attık!

posted by gamzenika_admin 24 Temmuz 2018 0 comments

SAKARYA TARAKLI KARAGÖL’E KAMP ATTIK!

 

Yine binlerce yıldızlı bir doğa otelden merhaba,

Türkiye’de kamp atmak için öyle güzel yerler var ki, keşfettikçe ülkemizin güzelliklerine şükrediyoruz. Hedefimiz Sakarya’ya bağlı Taraklı Köyü’nde bulunan Karagöl. Yine çok fazla bilgi sahibi olmadığımız, sadece birkaç fotoğrafı ile bizi kendisine çağıran bir güzellik. Tabi yine bu sebeple, siz değerli takipçilerimizle paylaşıp, gelmek istediğinizde bilgi sahibi olmanızı istiyoruz.

Taraklı Karagöl

Taraklı Karagöl

Ulaşım:

Taraklı, İzmit Sakarya yolu üzerinden yaklaşık 2 saatlik bir mesafede bulunuyor. Aslında İzmit/Karagöl 150 km olarak  gözükse de, yolun bir kısmının oldukça virajlı ve bozuk olması nedeniyle saat olarak uzatıyor. Taraklı Köyü’ne geldikten sonra pek çok tabelada bozuk satıh uyarısı göreceksiniz. Gerçekten çok yavaş gitmenize neden olacak yol bozukluğu mevcut. Bu sebeple kış mevsiminde Taraklı Yaylası’na çıkılamayacağını düşünüyoruz. Sonradan aldığımız bilgiye göre de kışın karlı havalarda çıkmanın çok zor olduğu yönünde.

Taraklı Karagöl

Taraklı Karagöl

Taraklı Yaylası Karagöl Kamp Alanı Hakkında Bilgiler;

Taraklı Karagöl Kamp Alanı

Taraklı Karagöl Kamp Alanı

  • Ulaşım çok kolay olmasa da gün batımında gelmemize rağmen, muhteşem manzaralar ile karşılaştık. Yol boyu minik dere ve akarsular eşliğinde, yeşillikler arsında gideceksiniz. Gelemir Yaylasının yemyeşil kanallı Zemin görüntüsünü hemen yakınındaki caminin yanından yukarı çıkıp izlemelisiniz. Özellikle buradan Drone çekimi çok güzel olacak. İçdedeler ve Dışdedeler Köyü sonrasında yol epey bozulacak. Ayrıca bir ıssızlık hakim olacak. ama herhangi bir tehlike söz konusu değil.
  • Taraklı Yaylası kamp alanı akşam saatlerinde girişteki güvenlik boştu. Fakat kamp alanında pek çok ailenin kamp yapıyor olması güvenlik ile ilgili soru işaretlerini kafamızdan sildi.
  • Göl çevresinde istediğiniz yere kamp atabiliyorsunuz. Göl manzaralı bir alan seçmenizi öneririz. Akşam saatleri olması nedeniyle seçim zorlaşıyor. Ama yine de çok güzel bir alana kamp attık.
  • Günlük fiyat 10 TL/araç. Böylesi güzel bir manzara için oldukça ucuz. Ayrıca buranın özel mülk olarak kiralandığını da öğreniyoruz. Bu sebeple ücretli kamp alanı.
  • Göl çevresinde herhangi bir konaklama tesisi bulunmuyor. Karavan veya çadır gibi kendi imkanlarınız ile konaklayabiliyorsunuz.
  • Telefon/İnternet erişimi sınırlı. Bizim kullandığımız şebeke hiç çekmiyordu.
  • Yakın çevrede alışveriş yapılabilecek herhangi bir bakkal market mevcut değil. alacaklarınızı şehirde tamamlamayı unutmayın.
  • Kamp alanında ateş yakmak serbest.
  • Göl çevresinde odun toplanabilecek ağaçlık alanlar var. Fakat ne yazık ki insanlar bulduğu ağaçları kesmeye başlamış . Odun ihtiyacınızı da merkezi bir yerden karşılayabilirsiniz.
  • WC bulunuyor. Sabun ve peçetenizi almayı unutmayın.
  • Buz gibi akan soğuk temiz su mevcut.
  • Yaz mevsimi olmasına rağmen akşam saatleri mevsim normallerinin altında. Özellikle gece için kalın giysilerinizi ve uyku tulumlarınızı unutmayın.
  • Kamp alanında çok fazla köpek var. Hatta sürü halinde geziyorlar. Gece çadır alanımızı sık sık ziyaret ettiler. fakat herhangi bir problem yaşamadık.
  • Güvenlik ile ilgili de sorun yaşamadık. Gece saatlerinde gelen bir grubun çok ses yapması dışında rahatsız edici bir durum yoktu. Bununla ilgili, sabah güvenliğe yaptığımız bildirimde, haberleri olduğu taktirde hemen jandarmaya haber verildiğini ve jandarmanın geldiğini söylediler. Sabah saatlerinde de jandarma devriyesine denk geldik.
  • Özellikle hafta sonu çok kalabalık olduğu söyleniyor. Pazar günleri 200 araç ziyareti olduğu söylendi. Buna rağmen genel anlamda ortam çok huzurlu. Çoğunlukla aile grupları var.
  • Gölde balık tutmak serbest. İyi bir yemleme ile çok fazla tatlı su balığı çıktığı söyleniyor.
  • Göl çevresinde yapılabilecek en güzel aktivite ise doğa yürüyüşü. Sabah erken saatlerde uyanıp yürüyüşünüzü yapabilirsiniz.
  • Fotoğraf çekmek için muhteşem doğa manzaraları var. Özellikle yansıma fotoğrafları alabileceğiniz anları kaçırmayın.

Muhteşem doğası ve sessizliği ile çok yakın mesafede bulunan bu güzel kamp alanı için mutlaka zaman ayırın. Göl manzarasında kahvaltı keyfi ve binlerce yıldızlı doğa otelinde uyumak tarifsiz bir mutluluk verecek.

Göl Manzarasında Kahvaltı

Göl Manzarasında Kahvaltı

Pişman olmayacaksınız.

Haydi alın çadırınızı çıkın yola.

Giderseniz bizi de hatırlayın .

Sevgiler.

Bizi ve daha fazla fotoğrafımızı takip etmek için ;

Instagram: @gamzenika

Twitter: @sapancigamze

Photo BY: @akinsapanci

 

Life StyleTravel

CENNETTEN BİR KÖŞE ‘SÜLÜKLÜ GÖL’

posted by gamzenika_admin 10 Mayıs 2018 0 comments

CENNETTEN BİR KÖŞE ‘SÜLÜKLÜ GÖL’

Hafta sonu İzmit’e yakın bir lokasyonda cenneti yaşamaya ne dersiniz? Hadi o zaman rotamızı Sülüklü Göl’e çevirelim.

Sülüklü Göl aslında Bolu’nun Tavşansuyu Köyü’nün sınırları içerinde kalıyor. Fakat aslında Sakarya ile Bolu’nun sınırını belirliyor. Bu sebeple de iki güzel ilimiz tarafından paylaşılmış durumda. İzmit’ten gidiş sağlarken Sakarya Akyazı ilçesinden giden yol üzerinden Dokurcun Köyü’ne vardıktan sonra, 9,5 km’lik toprak yoldan Sülüklü Göl’e çıkıyorsunuz. Yol taş, toprak ve dar bir yol. Fakat yanı başınızda akan derenin sesi ve daha girişte sizi tüm misafirperverliği ile karşılayan doğa bu yolun olumsuz koşullarını görmenize engel oluyor. Yavaş yavaş çıkarken karşınıza sincap çıkabiliyor, hiç görmediğiniz renkli kuşlar görebiliyor ve mis gibi yeşilin kokusunu içinize çekebiliyorsunuz. Yolun sonunda ise sizi bekleyen cenneti gördüğünüzde geldiğinize hiçte pişman olmayacaksınız.

Sülüklü Göl konum itibari ile ormanların arasında kalan doğa harikası bir göl. Uzmanların incelemelerine göre yaklaşık 300 yıl öncesinde Tavşansuyu köyünün yolu buradan geçiyormuş. Tektonik hareketler sonucu yol kesiliyor ve Sülüklü Göl oluşuyor. Göl etrafını saran çam ve kayın ağaçları oldukça uzun olduklarından ormanın ortasında kocaman bir göl görüntüsü ile sizi büyülüyor.

Sülüklü Göl Manzarasında Kahvaltı

Sülüklü Göl Manzarasında Kahvaltı

Sülüklü Göl Hakkında Bilinmesi Gereken Önemli Detaylar;

  • Sülüklü Göl’de herhangi bir satış noktası yok. En son alışveriş yapabileceğiniz nokta Dokurcun Köyü, alacaklarınızı buradan alıp çıkmanız gerekiyor. Dokurcun köyü de yaklaşık 12 km uzaklıkta
  • Sülüklü Göl’e çıkan toprak yol 9,5 km’lik dar ve taşlı bir yol. Yağışlı zamanlarda çıkış biraz zor olsa da çıkışı engelleyen bir olumsuzluk ile karşılaşmadık.
  • Sülüklü Göl’de telefonlar çekmiyor. Bazı GSM operatörlerinin çektiği söyleniyor fakat biz denk gelmedik. Telefonların erişimsiz olması da kafa detoksu yapmanızı sağlayacak, doğanın tadını çıkarın 🙂
  • Sülüklü Göl Milli Park alanı çevresinde kamp kurulabiliyor. Serbest kamp alanı olması nedeniyle herhangi bir ücret ödenmiyor.
  • Mayıs ayında gece çadır şartları çok zorlu olmadı. Hatta hiç üşümedik. Uyku tulumu yeterli olacaktır.
  • Sülüklü Göl milli parka girişte lavabolar mevcut. Çok temiz olmasalar dahi iş görüyorlar.
  • Temiz su tedarik etmeniz için çeşmeler var.
  • Kampta ateş yakmak serbest, doğaya zarar veremeden, kontrollü bir şekilde ateş yakabilirsiniz. Maalesef orman gezimiz sırasında çok fazla ağaç kesildiğine tanık olduk, lütfen bu konuda duyarlı olalım ve doğaya zarar vermeyelim. Köyde odun satışı var ve çok ucuz fiyatlara. 1 çuval odun 12 TL. Ayrıca etrafta bolca kuru dal bulunuyor, ateş yakmak konusunda sıkıntı yaşamazsınız.
  • Sülüklü Göl çevresinde yürüyüş alanı var, fakat kışın yağış sebebiyle yürüyüş parkuru biraz daralmış, sonbaharda gittiğimizde göl çevresinde hemen hemen tam tur yapabilmiştik. Mayıs ayında mümkün olmadı.
  • Sülüklü Göl yukarında bir de yayla var, sanırım 1000 metre yukarıda. Biz henüz keşfedemedik ama gördüğümüz fotoğraflarda harika bir manzara mevcut.
  • Sülüklü Göl’de yabani hayvanlarla ile ilgili biz herhangi bir sorun yaşamadık. Fakat bu demek değil ki yabani hayvanlar yok. Dikkatli olmakta fayda var diye düşünüyorum.
  • Gece çok fazla tüfek sesi duyacaksınız, bu biraz rahatsız edici. Ama gece yarısı oldukça fazla atış sesi duyduk. Maalesef yasaktır tabelaları olmasına rağmen atışa devam ediyorlar.
  • Sülüklü Göl günübirlik piknik yapmak için de ideal bir yer. En azından doğa harikası bir yerde piknik yapmış olmanın tadını çıkarın. Tercih sizin ama tavsiyem kamp kurmaktan yana 🙂
  • Sülüklü Göl’de sülükten çok kurbağa ve balık var J Vakti zamanında göle atılan balıklar sülükleri yemiş ve sülük kalmamış diye söyleniyor.
  • Sülüklü Göl’de balık tutmak yasak.
  • Sülüklü Göl için yeme içmeden bahsedecek olursak, ister yukarı çıkarken sağdaki alabalık tesislerinde yemeğinizi yersiniz, isterseniz kendin pişir kendin ye yaparsınız 🙂 Tercih sizin. Tavsiyeniz nedir derseniz de, tabi ki kendin pişir kendin ye 🙂

Sülüklü Göl’e gerçekten doymak, doğayı doyasıya yaşamak istiyorsanız kesinlikle kamp kurmalısınız. Günübirlik keyif yaşayabilirsiniz fakat doğa ile baş başa çok vakit geçiremezsiniz.

Hadi alın çadırınızı çantanızı, gidin Sülüklü Göl’e. Giderseniz bizi de hatırlayın.

Sevgiler.

Twitter: @sapancigamze

Instagram : @gamzenika

Photo By : @akinsapanci

 

 

 

FoodLife Style

Pazar Mutlulukları

posted by gamzenika_admin 4 Nisan 2017 0 comments

Muhteşem bir pazar gününün sonundan merhaba 🙂 Pazar günü günlerin en tatlısı. Bir gün öncesinde planları tasarlamak gerekiyor diye düşünüyorum. Aksi halde haftanın yorgunluğu ile uykuda kalmak olası . İzmit için sabah kahvaltısı yapılacak pek çok kafeterya olmasına rağmen ev tipi hazırlık ile kahvaltı yapılacak oldukça nezih mekanlarımız da var. 60 Evler Harikalar Diyarı, Seka Park İzmit, Gölcük Yolu Sahili gibi deniz gören mekanlar mevcut.

Bizim bugün tercihimiz Seka Park İzmit’ti. Bol güneş olmasına rağmen rüzgar çok fazlaydı. Bu sebeple deniz kenarını tercih etmedik, içeride çalıkların olduğu bölgeye yerleştik. Harika bir atmosfer vardı. Sakin ve huzurlu bir hava vardı. Pazar klasiği olmasından dolayı oldukça da kalabalıktı.

Pazar günlerinde kahvaltıların özel olması konusunda ısrarcıyım. Yorucu bir haftayı geride bırakmış olmanın mutlu zaferi ile herkes kendini ödüllendirsin. Şehir dışında güzel mekanlar tercih edilebileceği gibi evde hazırlanan şık bir kahvaltı sofrası veya piknik tipi kahvaltı da enerjiyi atmak için uygun olacaktır. Biraz mutluluk biraz huzur tüm haftanın stresini atmamı için destek olacaktır.

Pazar günleri özeldir lütfen değerlendirelim 🙂 Atalım kendimizi temiz havaya.. Toprağa basıp tüm negatif elektriğimizi yollayalım. Biz bugün böyle yaptık. Ve tavsiye ederiz efendim 🙂

Yanımızda neler mi vardı 🙂 Çavdarlı ekmeğimiz, klasik kahvaltılıklar, simit , çay ve çeşitli meyveler. Kitabıma da yeni başladım bu arada . Sunay Akın okuyorum. İstanbul’un Nazım Planı. Daha önce okuduğum Bir Çift Kundura’yı şiddetle tavsiye ederim, pek çok şey öğrendim.

Ve tabi ki fotoğraf makinem de yanımdaydı. Güzel bir kahvaltı sonrası güzel fotoğraflar da çekmek keyifliydi.

Herkese böyle güzel pazar günleri dilerim. Pazar günlerini boş harcamak yerine bol keyifle geçirmek güzel olacaktır. Tabi dinlenmeli bir keyif olması ertesi gün Pazartesi olduğu da unutulmamalı benden söylemesi 🙂

 

Seyr-i Miss Sapanca
FoodLife Style

İZMİT’İN EN İYİ KAHVALTI MEKANLARI

posted by gamzenika_admin 7 Ekim 0202 0 comments

 

Sonbahar keyfini doyasıya yaşadığımız bugünlerde, şöyle sıcacık mekânlarda kahvaltıya gitsek ne güzel olur dedik. İzmit’in en güzel kahvaltı mekânlarını sizin için derledik.

En güzel lezzetlerin sofranıza gelmiş halini sizlerle buluşturan şirin mekânlarda kendinizi evinizde hissedeceksiniz.

Seçtiğimiz Lezzet Durakları, mekânlara tek tek gidilerek, tadım yapılıp, özel röportaj, bilgi alma, fotoğraf çekme şeklinde oluşturulmuştur. Bahsi geçen mekânlara yapacağınız gastronomi turunda güvenle deneyimleyebilir ve arkadaşlarınıza da tavsiye edebilirsiniz.

 

Sevgiden Gelen Lezzetler

Mis gibi bir kahvaltıyı, sevgiyle hazırlayan tatlı girişimci Sevgi Giden Gürel. Yolu sevgiden geçenlerin uğrak mekânı. Adını da tatlı işletmecisi Sevgi abladan alıyor. Aslında hikâye şöyle başlıyor. Dededen kalma bir köy evinde kendilerine yaptıkları köy lezzetlerini neden başkaları ile de paylaşmamayım derken, köy evi oluyor sana bir kahvaltı mekânı. Talepler arttıkça, ünü şehrin dışına taştıkça, Sevgi hanım durmuyor ve bahçede bir düzenleme yapıyor. Bahçeye, tam bir köy kahvaltısı sunumu yapılacak kurulum yapıyor. Ağaçların arasında masalar, üzüm çardakları, renkli çiçekler, süslü ağaçlar, bir de hemen aşağıdan gelen kuzu, horoz sesleri derken tam bir köy havası yaşanıyor.

Bugünler de kahvaltının yanı sıra evlere servis ek çok ürün için de sipariş alıyor. Haftalık menü iletip, çalışan kadınların imdadına yetişiyor. Evinin tüm yemek ihtiyacını Sevgi Hanım’dan karşılayan pek çok aile var. Eli öyle lezzetli ki, bir başlayan bir daha bırakamıyor.

Peki, gelelim Sevgiden Gelen Lezzetlerin harika köy kahvaltısına;

Standart kahvaltılık ürünler dışında mekânın imza ürünleri şöyle; mıhlama, kabak mücver, yumurta kapama, pişi, köy böreği, çi börek, erik suyu, kuşburnu marmeladı.

Bir de unutmadan, kahvaltı sofralarında çaylar kuzinede sıcacık servis etmenizi bekliyor J Çayım nerede diye panik olmayın sakın, kuzineden kendiniz alıyorsunuz 🙂

Sevgi Hanım, İzmit’te takdir edilecek kadın girişimcilerden bir tanesi. Yaptığı leziz yemeklerin namı şehrin dışına kadar taşmış durumda. Hal böyle olunca da bazen siparişlere yetişemiyor bile.

Sevgiden Gelen Lezzetler ’de köy kahvaltısı dışında enfes ürünler var. Mantı bu ürünlerin başında geliyor. Son zamanlarda sebzeli mantı çeşitleri de mantı menüsünü epey renklendirmiş. Mantıda kullanılan yoğurdun süzme yoğurt olması da işin rengini değiştiriyor. Buram buram kalite 🙂

Ayrıca, o hafta menüde hangi yemekler varsa, akşam veya öğle saatlerinde rezervasyon yaptırıp yemeğe de gidebiliyorsunuz. Çi börek için özel olarak gidenlerin sayısı da az değil.

Hem köy havası almak, hem de muhteşem köy lezzetlerini tatmak isterseniz doğru adrestesiniz. Sevgi hanımın, sevgisini katarak hazırladığı sofraya mutlaka misafir olun. Yazın bahçenin kışın da köy evinin tadını çıkartın.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Saraylı, Saraylı Cad. No:51, 41650 Gölcük/Kocaeli

Telefon: 0530 789 89 99

 

Seyr-i Miss

Sapanca’nın Mahmudiye Köyü’ne doğru tırmanıyoruz. Yeşilin, doğanın içinde kıvrıla kıvrıla çıkan biraz yokuşlu bir yol. Yolun sonunda şirin bir bahçe kapısı bizi karşılıyor. Bahçeden içeri girdiğinizde sanki çok farklı bir dünyaya giriş yapmış gibi bir masalda hissediyorsunuz kendinizi. Bahçe içinde oluşturulmuş taş patikadan masalara doğru ilerledikçe, çeşit çeşit meyve ağacını gerinizde bırakıp manzaraya aşık oluyorsunuz. Öyle yukarı çıkmışız ki, Sapanca Gölü manzarası da hemen karşımızda. Bahçeye yayılmış kahvaltı masaları, pötikareli masa örtüleri, masaların üzerinde isminize yazılmış küçük notlar mekânın tatlı mı tatlı detayları. Evinizin bahçesinde kahvaltı yapıyormuşçasına yayılabileceğiniz kocaman bir yeşil bahçe burası. Adı gibi de mis gibi bir seyir noktası. Buranın tatlı bir hikâyesi var. Dedelerden kalma köy evini bir zaman sonra bir kahvaltı mekânı olarak tasarlayan tatlı işletmeci kardeşler, zamanla kapasite yeterli olmayınca, öne doğru bahçe mutfak ve güzel de bir teras kuruyorlar. Terastan da efsane bir manzara sizi karşılıyor.

 

Mekânın en dikkat çeken özelliği ise, her işi uzmanının yapıyor olması. Mutfağın yanında küçük bir bahçe var ki, ziraat mühendisi kardeşin en doğal haliyle kahvaltı için hasat ettiği ürünler yetişiyor.

Organik çöpler için ise bir dönüşüm mekanizması ayarlanmış ve burada da organik gübre oluşumu sağlanıyor.

Bir de el emeği, göz nuru yapılmış ürünler için satış noktası bulunuyor. Yediğiniz ürünleri çok beğendiyseniz alıp eve götürme şansınız da var. Reçeller, turşular ve envai çeşit el emeği ürünler. Göz nuru dediklerimiz ise Mahmudiye Köyü’nün girişimci kadınlarına bir iş imkânı gibi sunulmuş. Yaptıklarınızı koyun tezgâha bir geliriniz olsun diye düşünmüşler.

Ahşap köy evinden esinlenip kurulmuş Seyr-i Miss sadece bir kahvaltı mekânı. Ayrıca sadece hafta sonları hizmet veriyor. Yaz aylarında bahçede mis gibi bir kahvaltı yapabilir, serin ve yağmurlu günler de terastan Sapanca Gölü manzarası eşliğinde hafta sonunuzu keyiflendirebilirsiniz. Bununla birlikte bahçede bulunan çocuk parkı da çocuklu aileler için tam bir kurtarıcı. Sanki evinizde kahvaltı ediyorsunuz gibi çocukları bırakıp keyfinize bakabilirsiniz.

Peki, Seyr-i Miss’in muhteşem hafta sonu kahvaltısında neler var?

Standart serpme kahvaltı, peynir tabağı, 3 çeşit zeytin, patates kızartması, tereyağ pişi, sigara böreği, sucuklu yumurta, ev yapımı reçel çeşitleri, bahçeden toplanıp hazırlanmış söğüş salata, şakşuka, acuka. Oldukça zengin bir serpme kahvaltı menüsü ve bahçede tadı bambaşka.

Siz de Sapanca Gölü’nün muhteşem manzarasında, kendinizi evinizin bahçesinde hissetmek ve keyifli bir hafta sonu kahvaltısı yapmak istiyorsanız Seyr-i Miss’i ziyaret edin.

Hava şartlarına göre hizmete kapalı olabildiğinden, telefon etmeden mekâna gitmenizi önermiyoruz.

Gitmeden önce mutlaka arayın,

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Mahmudiye Köyü No: 7 Çiçek Sokak Sakarya Sapanca Türkiye, 54600 Sapanca Mahmudiye/Sakarya

Telefon: 0532 595 05 56

 

 

Parpalia

İzmit’ten Yuvacık barajının şahane manzaralarını seyrederek Aytepe yürüyüş parkurlarına kadar geldikten sonra, sis bulutu içinden Aytepe’ye doğru gideceksiniz. Tabelalardan Parpalia’ı takip ederseniz işiniz daha kolay.

Parpalia’ya vardığınızda 1050 rakımda kendinizi zirveye çıkmış hissediyorsunuz. Sislerin arasında şahane bir manzara sizi bekliyor. Aytepe’de el yapımı ahşap evlerden oluşan otel konsepti ile tamamen doğanın içinde konaklama şansını da yakalayacaksınız. Hem otel hem de restoran olarak hizmet veren Parpalia’da kendinizi köyünüzde hissedebilirsiniz. Alan öyle geniş ve öyle yeşil ki, meyve ağaçları arasında kaybolabilirsiniz. Şansınız varsa da en doğalından meyvelerin tadına bakabilme şansınız olacak. Alt bahçede bulunan elma, armut ağaçlarının yakınlarında çocukluğunuzda hissettirecek, uçuran bir de salıncak var. Hamak, salıncak ve çocuk parkı imkânlarıyla, günübirlik gelen misafirler için de eğlenceli vakit geçirme imkânı sağlıyor.

Peki, gelelim Parpalia’nın serpme köy kahvaltısına;

Beyaz peynir, kaşar peyniri, zeytin, reçel, bal, tereyağ, acuka, sigara böreği, patates tava, domates salatalık söğüş, kızarmış ekmek, kiremitte köy peyniri, sahanda yumurta, süt ve meyve suyu.

Parpalia’nın en güzel yanlarından bir tanesi de, çeşitli aktivitelerde konaklama imkânı ile birlikte değerlendirilecek doğal bir mekân olması. Özellikle doğa severlerin tercih ettiği Parpalia’da, jip safari, atv safari ve trekking grupları hem konaklama hem de restoran hizmetlerinden faydalanıyor. Bunun yanında doğada pilates kampı için de tercih edenler de yok değil J Bizim gitme sebebimiz olan pilates kampı için oldukça elverişli bir alan. Kocaman ve yemyeşil bahçesine matlarınızı serip şahane bir pilates tecrübesi yaşayabilirsiniz. Hemen yakınında bulunan doğa yürüyüş alanları da akşamüzeri yürüyüş yapmak isteyenler için elverişli noktalar.

Parpalia’da hava şartlarına göre iç mekân restoran alanı olarak kullanılıyor. Burada da şömine başında keyifli vakit geçirebilirsiniz.

Talebinize göre akşam canlı müzik keyfi yapabilir, içeride şömine, dışarıda ateş başında müziğin keyfini çıkarabilirsiniz.

Yapacağınız doğa aktivitelerinde hem keyifle konaklamak hem de şahane serpme köy kahvaltısı, zengin alacarte menüsü ile doğanın kalbinde, midenizi şenlendirmek için Parpalia tüm misafirperverliği ile sizleri bekliyor.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

 

Adres: Aytepe Mah. Servetiye Camii Köyü D:40, 41100 Yuvacık – Başiskele/Kocaeli

Telefon: 0532 437 20 93

 

 

 

 

 

Serpmeköy Trabzon Köy Kahvaltısı

İzmit’te yaşayıp, merkezi bir yerde kahvaltı yapmak çokta yaptığımız bir aktivite değildir. Bununla birlikte ne zaman kahvaltı hazırlamaya üşensek soluğu Serpmeköy’de buluruz. Bir Karadenizli olarak, hem Karadeniz ürünlerinden güzel bir kahvaltı hem evimize yakın lokasyon mekânı cazip kılan noktalardan bazıları.

Serpmeköy’ün sevdiğimiz yanı da her ürünün meşhur olduğu şehirden geliyor olması. Türkiye’nin dört bir yanından gelen lezzetler ile hazırlanan bir şölen.

Peki, Serpmeköy kahvaltısında neler var neler yok?

Kuymak, tereyağında yumurta, Trabzon köy tereyağı, Bayburt çiçek balı, Trabzon telli peyniri, Sürmene tulumu, Erzincan tulumu, Konya tulumu, Isparta klasik beyaz peynir, Rize kavurma dilimi, Manisa kiraz biberi, siyah zeytin, domates-salatalık söğüş, lütenitsa, Mualla’nın reçeli ve sınırsız demleme Tirebolu çayı J

2 kişilik standart serpme köy kahvaltısı haricinde tercih edebileceğiniz başka seçenekler de var.

Etli Serpmeköy Kahvaltısı, kahvaltı tabağı, tereyağında yumurtalı kahvaltı tabağı, menemenli kahvaltı tabağı ve kuymaklı kahvaltı tabağı. Sevdiğiniz çeşitlerle birlikte hafif bir kahvaltı da yapabilirsiniz.

Kahvaltımı yaptım, şöyle bir atıştırmak istiyorum derseniz de güzel seçenekler var. Yörelerine uygun olarak Akçaabat köftesi, Kayseri mantısı, Çerkez mantısı-Psi Haluj (patatesli).

Leziz kahvaltınızı yaptınız, hepsinin tadı damağınızda mı kaldı J Üzülmeyin. Serpmeköy satış reyonunda tüm ürünleri bulabilirsiniz. Evinizde de şehirlerden gelen lezzetlerle, mükellef sofralar kurabilirsiniz.

İşletmenin mottosu şöyle: en doğalları özenle toplanır-sofranıza gelebilmek için özenle hazırlanırlar-en doğal halleriyle sofranıza konuk olurlar.

En doğal ürünlerin özenle hazırlanıp sofranıza gelmesini istiyorsanız Serpmeköy doğru adres. Türkiye’nin dört bir yanından gelen lezzetlerin tadına varmak için mutlaka uğrayın,

Uğrarsanız bizi de hatırlayan.

Adres: Yenişehir, Demokrasi Cad. 68/A, 41050 İzmit/Kocaeli

Telefon: (0262) 311 23 61

 

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: @gamzenika