Tag

#izmit

Travel

MASALLAR ROTASI ALSACE

posted by gamzenika_admin 7 Ocak 2021 0 comments

 

Yeni bir yıla girdiğimiz şu günlerde, yeni yıl ruhunun tüm detaylarına varana kadar yaşandığı Alsace Şarap Yolu rotasından bahsetmek istedik. Dört bir yanı üzüm bağları ile kaplı Alsace yoluna bir köyden başlayıp, büyülenip, masalsı düşüncelerinizle öbür köyleri ziyaret edeceksiniz. Evet, tam da söylediğimiz gibi. Adeta bir masalda hissedeceğiniz kadar şirin, özellikle kış aylarında yeni yıl süslemeleri ile görülmeye değer.

Ortaçağ masallarına rengârenk bir yolculuk yapmak için Strazburg’dan başlayıp Colmar’a kadar uzanan Alsace rotasını görmeniz gerekiyor. Kış mevsiminin bu kadar yakıştığı başka bir rota yok desek yeridir.

Peki, Alsace Bölgesi Neresi?

Alsace; Fransa’nın kuzeydoğusunda yer alan ve Ren Nehri boyunca uzanan bölgesi. Ayrıca Fransa’nın Almanya sınırında, Ren Nehri ile sınırlandırılmış bölgesi. Hatta eskiden Almanya’ya ait olan bu bölgede Alman kültür yansımalarını çok fazla göreceksiniz. Yakın tarihte Alsace bölgesindeki tüm şehirler Almanya-Fransa arasında git gel yaşamış, nihayet 20. Yüzyılın 2. Yarısı itibari ile Alsace bölgesi resmi olarak Fransa toprağı olmuş. Gerek dil, mimari yapılar ve kültürel konularda Alman Fransız karışımını görmek mümkün.

Alsace Şarap Yolu

Alsace dünyanın şarapları ile nam salmış bir bölgesi. Alsace şarap yolu da 170 km’lik bir köyler rotası. Rotanın en güzel yanı ise Orta Çağ mimarisinin hakim olması. Birçok kasaba adeta bir masaldan fırlamış gibi süslenmiş evlerle, sokaklarda sizi büyülüyor. Alsace şarap yolunda ilerlerken, üzüm bağlarının arasından, her birinde saatlerce vakit geçirmek istediğiniz kasabalarda durup kaybolacaksınız. Şarap yolu boyunca uzanan üzüm bağları, şarap üretim tesisleri, şarap tadım noktaları hep yolunuz üzerinde olacak. Hem masal diyarında gezip, hem de dünyaca ünlü şarapların tadına bakabilirsiniz.

Alsace rotasında en çok dikkat etmeniz gereken erken yol almak. Her kasaba, her köy öyle muhteşem ki, her birinde uzun uzun vakit geçirmek ve şahane fotoğraflar çekilmek istiyorsanız tura erken başlamalısınız, dileğiniz kadar vakit geçirin.

Peki, Alsace Rotasına Ulaşım Nasıl?

Türkiye’den Alsace’a gitmek için en kolay ulaşım Basel Mulhouse Freiburg Havalimanı’ndan yapılıyor. Tabi bunun yanında, Zürih, Stuttgard veya Frankfurt’a uçup, buradan araç veya otobüs ile de geçmek mümkün. Biz Basel üzerinden gitmeyi tercih ettik. Basel’in en güzel yanı da indiğiniz anda 3 ülkeden birine gidebilecek sınırda olmanız. Basel havalimanından Fransa, Almanya ve İsviçre olmak üzere 3 ülkeye çıkış yapabiliyorsunuz. Eğer araç kiralayacaksanız da Alsace rotası için Fransa tarafından teslim alacağınızı belirtmenizde fayda var.

Alsace Rotası Ne zaman Yapılmalı?

Alsace rotası eminiz ki her mevsim şahanedir. Yemyeşil üzüm bağlarının arasında şahane bir yaz mevsimi gezisi, sonbahar renkleri ile masalsı bir güz gezisi ya da karlar içinde yeni yıl ruhunu yansıtan süslü bir gezi. Açıkçası sizin şartlarınız hangi mevsimde uygun oluyorsa, o mevsim Alsace muhteşem olacaktır. Tabi şunu da söylemeden duramayacağız, Alsace rotası demek, Noel pazarları demek, süslenmiş evler demek, kurabiye gibi köyler kasabalar demek J Noel zamanı Alsace rotası yaparsanız, masal diyarında geziyor gibi hisseder ve çokça mutlu olursunuz. Noel pazarları genellikle Kasım ayının ortalarında başlayıp Aralık aynın sonuna kadar sürüyor.

Alsace Rotasına Kaç Gün Ayıralım Derseniz

Alsace rotası için en az 4 gün ayırmanızı tavsiye ederiz, eğer bizim gibi Basel’den başlayıp ciddi ciddi 3 ülkeye de çıkacaksanız da işin rengi değişir 🙂 10 gün de zor yeter J Sadece Alsace rotası yapılacak ve tadına varılarak gezilecek ise de mutlaka en az 4 gününüz olmalı. Öyle şahane bir rota ki, hızlı gezmek tatmin etmeyecektir. Tadını çıkararak gezmek isteriz diyenlere ise 6 gün yeter 🙂 Tabi bu süreler bizim fikrimiz. Herkesin gezme ve keyif alma şekli farklı. Bu durum, kişilere göre, şartlara göre de değişir elbette.

Gelelim Masal Rotası Alsace’a

Rotayı kendi yaptığımız gezimize göre sıralı olarak yazdık. Alsace rotası dışında Almanya ve İsviçre de yaptığımız için sıralama bu şekilde J Ayrıca araç kiralayarak gezdiğimiz için de istediğimiz şekilde harekete debildik.

İlk durağımız görmek için çok meraklandığımız Colmar olacak.

Colmar

Alsace rotamızın en gözdesi Colmar, ilk durağımız ve hatta son durağımız olarak ikinci kez gitmeye üşenmediğimiz masal diyarı. Masal diyarı Colmar gezimiz sırasında Noel’in izlerini yansıtan pek çok mekân görüyoruz. Kimisinin balkonlarından sarkan ayıcıklar, kiminin yılbaşı süsleri derken her bir mekânın etkisinde adeta büyülenerek geziyoruz. Sokaklar arasında kaybolurken, süslenmiş Alsace evleri bizi büyülüyor.

Colmar, Alsace rotasının başkenti olarak geçiyor. Özellikle Noel zamanı inanılmaz bir kalabalık ile rotanın gözdesi. Kanalları, rengarenk Alsace evleri, envai çeşit süsleme ile sizi büyüleyen evler, sokaklar.. Hepsi Colmar’a bir daha gelmek için bir sebep olabilir.

Colmar’da gerçekten anlamlı bir gezi yapmak isterseniz hem gündüz hem de gecesini görmelisiniz. En az 1 gece konaklamalı olarak Colmar gezisi planlarsanız şahane olacaktır. Kaldığımız otel, Hotel Arc En Ciel, araç varsa şehir merkezine yakın sayılır. Link için tıklayın;

http://www.hotel-arc-en-ciel-colmar.fr/en/

 

Colmar Gezilecek Yerler

  • Fontaine Schwendi: Meydanda bulunan çeşme.
  • Petite Venice: Küçük Venedik denilen bu yer, kanal boyu gezeceğiniz rengaremk evlerin olduğu bölge.
  • Özgürlük Heykeli: Colmar girişinde bulunan ve çok tanıdık olan özgürlük heykelini, dönüş yolunda tekrar uğradığımızda görmüştük. ABD’nin simgesi olan heykel neden Colmar’da pekte anlam veremedik J Meğer heykeltıraş Colmar’lıymış J
  • Koifhus : Gotik bir Rönesans binası
  • Place de la Catedrale: Kasabanın ortasında bulunan ihtişamlı Katedral.

Colmar’dan Neler Almalı?

Birçok hediyelik eşya dükkânı arasından en sevdiğinizi seçip, kışa ve yeni yıla uygun şahane objeler alabilirsiniz. Özellikle sevdiklerimiz, kar küreleri, konuşan gingerbread oyuncaklar, gingerbread temalı anahtarlık, kapı süsü. Bizim en çok sevdiğimiz de gittiğimiz ülkelerden kartpostallar alıp tablo yapmak. Colmar’da da harika kartpostallar bulduk. Bunların yanında Bretzel ve diğer sevdiğiniz patisserie ürünleri de son gün alıp götürebilirsiniz, neden olmasın J

Colmar’da keşfettiğimiz ucuzluk pazarı gibi bir dükkân vardı. Hediyelik alınabilecek envai çeşit ürün var. Türkiye’deki Japon Pazarı gibi düşünülebilir. C’est Deux Euros, son dakika keşfettiğimiz ve bir sürü ürün aldığımız ucuz dükkân olarak not edin.

Colmar’da yeme-içme için tercih ettiğimiz mekânlar; (Alsace Lezzet Durakları Kocaeli Life Yazımız İçin Tıklayın) 

http://kocaelilife.com/alsace-lezzet-duraklari-h5173.htm

Brasserie Les Tanneurs Colmar ; Alsace’a özel Flammekueche denemek için en doğru mekanlardan biri diyebiliriz.

Poulaillon Colmar ; Sürekli bahsettiğimiz ve Fransa’da doyamadığımız  meşhur Patisserie’lerden bir tanesi Poulaillon. Colmar sokaklarında, masalların arasında kaybolurken bir kahve molası verip, yanında da güzel bir Almanya Berliner’i yemek isterim derseniz doğru yerdesiniz.

J.J. Murphy Irısh Pub Colmar; Colmar’da akşam saatlerinde keyifli bir mekâna gidip bir şeyler içmek isterim derseniz de hemen meydan da bulunan Murphy Pub oldukça keyifli bir köşe pub😊 İlginç dizaynı ile dikkatleri çekiyor.

Patisserie Gilg ; Çok sevdiğimiz patisserielerden bir tanesi de Colmar’a girişte keşfettiğimiz ve açlıktan 2 kruvasan aldığımız Gilg oluyor. Rengârenk makaronlar ve mini pastalar ile süslenmiş vitrinine vurulup içeri girmemek mümkün değil.

Gilg’de imza tatlardan bahsedecek olursak, özellikle ekler pastası ve makaronları çok konuşulanlar arasında. Bizim favorimiz de kahveli ekler ve makaronlar oldu. Ekler pastalar tazecikti. Kruvasanlardan da sade ve çikolatalı denedik, oldukça taze ve lezzetliydi. Ayrıca Alsace’ın meşhur keki Kougelhopf da burada denenebilir. Colmar’a ilk girdiğimiz anda keşfettiğimiz Gilg, Colmar’a veda ederken de makaron paketleyerek ayrıldığımız son nokta oldu 😊 Makaron almak istediğinizde uğramalısınız.

Kurabiye gibi rengârenk süslenmiş evleri ve masal kitabının en sevilen masalı olan Colmar’a veda ederken, bir daha geleceğimizi umuyoruz.

Eguisheim

Colmar’a en çok benzetilen, 2013 yılında Fransa’nın en güzel köyü seçilen Eguisheim, çiçeklerle süslenmiş renkli evleri ile diğerlerine göre daha küçük ve sevimli bir köy. Çember şeklinde tasarlanmış köyde, yürüyüp başa döndüğünüzde şaşırmayın J Alsace rotasının tescilli güzeli Eguisheim’i de adım adım gezerken, Arnavut kaldırımlı sokaklarında, her an daha iyi bir fotoğraf karesi olamaz derken, yeni bir güzel manzara ile anılarınıza şahane fotoğraflar ekleyeceksiniz.

 

Kaysersberg

Orta çağdan kalma kalesi ve Ren Nehrinin iki yakasını birbirine bağlayan tarihi köprüsü ile masallardan fırlamış gibi. Kaysersberg, İmparator’un Dağı anlamına geliyor ki adı gibi dağların arasında kalmış bir masal diyarı.

Weiss Nehri kıyısında, dağların eteğine kurulmuş Kaysersberg’e sabah çok erken saatlerde gidip şirin bir pastanede Fransız kahvaltısı ile güne başlamayı düşündük. Köye girdiğimiz anda bu köyün diğerlerine göre çok değişik bir havası olduğunu da düşündük. Hem dağların eteğinde oluşu, hem tepede eski bir kalesinin olması film karelerinden çıkmış bir hava veriyor. Köye girişimiz de maceralıydı J Sabah mahmurluğu ve çok erken saatte kimselerin de olmayışı ile ters yöne girdik biraz bilinçli J Aman Tanrım, meğer ne çok kişi varmış J Ne sinirlenmeler, ne tepkiler, Fransızlar kural insanları. Sakin sakin kuralına uygun aracımızı park edip güzel kahvaltımıza döndük.

Her gittiğimiz köyde patisserielere uğramadan dönmediğimizden burada da geleneği bozmadık. Erken saatlerde açık bulduğumuz L’Enfarine Kaysersberg’de kruvasanlar, çeşit çeşit bretzeller ve pomme ve kougelhopf Fransız kekleri, her biri özenle hazırlanmış pek çok ürün, kahvaltı için oldukça cezbedici.

Tahıllı Bretzel, kougelhopf ve kruvasan ile birlikte kahvemizi alıp, şirin fırın cafede güzel bir kahvaltı yapıp enerjimizi depoluyoruz. Böylece Kaysersberg’de keyifli bir tur yapmak için hazırız 😊

Kaysersberg için bir dip not, rotanın en çok ziyaret edilen 2. Köyü arasında yer alması. Bizim fikrimiz Kaysersberg için güzel bir zaman ayırmanız.

 

Riquewihr

Alsace köyleri arasında tarihi dokusunu en çok koruyan olarak bilinen Riquewihr, gerçekten yağlı boya tablosu gibi önünüzde durunca aşık olacaksınız. Şarapları ile ünlü Riquewihr, 2. Dünya savaşını atlatmış ve bu sebeple köy surlarla örülü. Diğer tüm Alsace rotaları gibi burası da çok popüler olduğundan özellikle öğle saatlerinde oldukça kalabalık oluyor. Yine sabah erken gitmenizi, güzel fotoğraflar yakalayabilmek ve daha sakin gezebilmek adına tavsiye ediyoruz. Köyleri gezerken, aracımızı uygun bir yere park edip, köy içinde her yeri adım adım geziyoruz. Böylece, kaçırdığımız bir nokta da olmuyor. Üşenmeden her noktasını didik didik gezip keyfini çıkarmak en güzeli. Arnavut kaldırımlı sokaklarında gezmeye doyamıyoruz.

 

Hunawihr

Rotamız üzerinde bulunan Hunawihr’e çok kısa da olsa uğradık. Özellikle Ribeauville ve Riquewihr rotasına gideceksiniz yolunuzun üzerinde bu şirin köye de uğramanızı tavsiye ederiz. Çok küçük bşir köy olan Hunawihr tepede yalnız başına duran St. Jacques le Majeur kilisesin etrafında üzüm bağları manzarası ile daha farklı bir görünüme sahip. Hunawihr köyünü 7.yy’da Hunon kurmuş ve kasabaya karısı Hune’nin adını vermiş. Şirin sokakları, renkli evleri, farklı manzarası ile geçerken de olsa bir uğramanızı öneririz. Diğer köylere göre de oldukça sakin ve sessiz bir köy.

Ribeauville

Bir yanda Vosges Dağları, bir yanda üzüm bağları ile bir tablo köy daha karşınızda. Ribeauville 15. Yüzyıldan 18. Yüzyıla uzanan tarihi dokusu, bu tarihlerden bugünlere gelen ahşap evleri ile Alsace rotasının en gözde köylerinden bir tanesi. Tarihi kuleleri, çeşmeleri, Ortaçağ döneminden kalma evleri ile her yıl bu rotada pek çok turist ağırlıyor. Ribeauville’de, Saint Ulrich Kalesi, Girsberg Kalesi ve Haut-Ribeaupierre Kalesi özellikle görmeniz gereken yerler listesinde yer alıyor. Dağ yolunda bulunan yürüyüş yolundan ilerleyip, şahane Alsace manzaralı bu kaleleri ziyaret edebilrisiniz. Hotel de Ville (Belediye Sarayı), Tours des Bouchers (Kasap Kulesi) ve 1600’lü yıllara ait Maison des Menetriers (Kemancıların Evi) görülmeye değer diğer tarihi mekânlar. Küçük bir köyde o kadar çok ziyaret noktası var ki, iyi zaman ayırmanız faydalı olacak.

Grand Rue caddesinde, pek çok hediyelik eşya dükkânı var. Mutlaka uğrayın. Ayrıca Riesling şarabı ile ünlü Ribeauville’de şarap keyfi için Wistub Zum’a uğrayabilirsiniz. Hem de yöresel tatlara bakma şansınız olacaktır.

 

Obernai

Çiçeklerle süslenmiş ahşap evleri ve her biri başka bir güzelliğe çıkan taş sokakları ile Alsace bölgesinin bir başka masal diyarı olan Obernai’deyiz.

Kasabanın en büyük kilisesi St. Peter ve Paul görülmesi gereken tarihi mekânların başında geliyor. Aynı zamanda kasabanın tek sinagogu olan Obernai Sinagogu da görülmeli.

Tour d’Enceinte kulesi kasabanın etrafını çevreliyor.

Oberkirch Kalesi kuleleri 18. Yüzyıla ait ve kulelere çıkmak için bir köprü yapılmış. Vaktiniz varsa kulelere çıkıp bir seyir yapabilirsiniz.

Etoile Meydanı’nda Obernai’nin en renkli, en süslü evlerini görmeniz mümkün. Obernai evleri de Alsace evleri gibi ahşaptan yapılmış. 1300-1700 tarihleri arasında inşa edildikleri biliniyor. Kolon ve kirişleri ahşap olan evlerin duvarları balçık ile sıvanıyor. Üzerine rengârenk boyamalar ile de oluyor size Alsace evleriJ

Etoile Meydanı’nda ihtişamlı görüntüsü ile atlıkarıncayı da görürseniz çok şanslısınız. Yeni yıl ruhunun tam olarak bu noktada yaşandığını söyleyebiliriz. Kendimizi bir masal kitabının içinde hissettiren bu görüntüde birçok fotoğraf çekiyoruz.

Beffroi Meydanında bulunan, kasabanın koruyucusu olduğuna inanılan Odile için inşa edilmiş anıtsal çeşmeyi de görmelisiniz. Aynı meydanda kasabanın saat ve çan kulesi olan Kapellturm bulunuyor. Burası aynı zamanda yöresel Pazar alanı ve Noel zamanı da Noel pazarları kuruluyor. Noel zamanı kasabanın en yoğun meydanı diyebiliriz.

Obernai’de bir kahve molası ve yine vazgeçemediğimiz patisserie ürünler ile iyice dinleneceğiz. Caddenin göbeğinde bulunan Patisserie Schaeffer Reck Obernai, tatlıları ile gündemde. Özellikle Ekler ve Tiramisu favoriler arasında. Malzemeler öyle bol kullanılmış ve kalite öyle belli ki, silip süpürüyoruz adeta 😊 Yanında kahvemizle, değmeyin keyfimize. Tam da kahvemizi yudumlarken, camdan bakınca lapa lapa yağan kar mutluluğumuzu katlıyor.

Bu mutlulukla rotamızın son durağı Strazburg için yola koyuluyoruz.

 

Strazburg

Alsace bölgesinin başkenti Strazburg Fransa’nın kuzeydoğusunda bulunan, nüfus bakımından 7. Büyük şehri. Strazburg Fransa ve Almanya sınırında bulunduğundan, Fransız-Alman kültürünü bir arada görebileceğiniz bir şehir. Ortaçağ mimarisinin hakim olduğu şehirde İll Nehri boyunca uzanan şahane köprü manzaraları, ahşaptan yapılmış ve süslenmiş evler, çiçeklerle kaplı bahçe ve parklar görmek içinizi açacak.

Gezilecek yerleri, şahane kafeteryaları, hediyelik eşya dükkânları, kafanızı dinleyeceğiniz park ve meydanları ile Strazburg görmeye değer bir şehir. Alsace rotasını gezerken de en çok şehir hissini alacağınız bir şehir burası. Diğer rotalarda daha çok köy ve kasabalar içinde kaybolacağınızdan, şehir havasının ayrı tadını da çıkarmanızı tavsiye ederiz.

Strazburg’da görmeden dönmeyin dediğimiz yerler; Notre Dome Katedrali, Petite France, Les Pount Couverts (Üstü kapalı köprüler), Gutenberg Meydanı, Rohan Sarayı, Alsas Müzesi.

Vauban Barajı üzerinde bulunan köprüye çıkarak 3 adet kulesi bulunan Ponts Couverts’i mutlaka görün. Şahane bir manzara sunuyor.

Strazburg’da nerede kalalım sorusuna güzel bir otel tavsiyesi de vermek isteriz, şehir merkezine oldukça yakın ve çok konforlu otelimiz Nemea Appart’hotel https://en.nemea-appart-hotel.com/

Kış ayında yapılan dolu dolu bir seyahatte, yorgunluk atabileceğiniz, havuz keyfi yapabileceğiniz, şahane bir tercih olacaktır.

Strazburg’da neler yenir derseniz; patisserie ürünlerinin envai çeşidini denemeden dönmeyin deriz. Strasburg gezimizin favori patisserielerinden bir tanesi pek çok şubesi olan Burgard oluyor. Aslında sabah kahvaltısı niyetiyle muhteşem sandviçler için uğradığımız Burgard’dan bretzel de almadan çıkamıyoruz. Alıp çantamıza atıp, acıkınca yeriz deyip depolama yapıyoruz. Bir de marmelatlı kurabiyelerden alıp, tatlı işini de çözmüş oluyoruz.

Burgard vitrinde özenle hazırlanmış sandviçleri görebilirsiniz. Bunun yanında, sizin başka bir sandviç tercihiniz varsa, hemen önünüzdeki sandviç malzemelerinden kendi seçiminizi oluşturmanız mümkün. GTon balıklı ve fesleğen soslu sandviç efsaneydi. Bretzellere zaten sözümüz yok. Marmelatlı Berliner ise tam bir lokmalık 😊

Bir de Strazburg’da güzel bir akşam yemeği planı yapmanızı öneririz. Biz, Notre Dame Katedralinin hemen yakınında bulunan şahane restoran Aux Armes De Strasburg’da bir akşam yemeği planı yaptık. Tercihlerimiz, özel mantı taneleri ve ekmek parçaları ile birlikte sunulan kremalı tavuk haşlama yemeği ve Viyana’da bir benzerini yediğimiz (tabi asla bir Plachutta olamayacak hiçbiri 😊) et haşlama yanında fırın patates ile geliyor. Yemeklerimizin yanında kremalı salatalık ve havuç da geldi. Ekmek servisi de olması sulu yemekleri bandıra bandıra yeme geleneğimizi de bozmadı 😊

Mekânın dizaynına bayıldık. Şehrin göbeğinde olması ise büyük bir avantaj. Kırmızı beyaz pötikarelerle süslenen masalar, Noel zamanlarından kalma süslemeler, personellerin sıcak karşılaması ile bizden tam not aldı. Gerek hizmet kalitesi gerek fiyat performansı açısından çok memnun kaldık.

Starzburg’u keyif dolu bir gezi ve şahane lezzet durakları ile hatırlayıp, bir daha gelmeyi diliyoruz 🙂

 

Yapmadan DÖN-ME-YİN!

Colmarı’ı hem gece hem gündüz görmeden,

Colmar sokaklarında kaybolmadan,

Ren Nehri’ne doğru hayaller kurmadan,

Kaysersberg’de bir gün geçirmeden,

Bretzel çeşitlerini denemeden,

Kruvasanların tadına bakmadan,

Flammenkuchen yemeden,

Kougelhopf yemeden,

Gingerbread almadan,

Makaronları tatmadan,

Alsace köylerinin hepsini gezmeden DÖN-ME-YİN!

 

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: @gamzenika

 

 

 

Seyr-i Miss Sapanca
Food

İZMİT’İN EN İYİ KAHVALTI MEKANLARI

posted by gamzenika_admin 7 Ekim 2020 0 comments

 

Sonbahar keyfini doyasıya yaşadığımız bugünlerde, şöyle sıcacık mekânlarda kahvaltıya gitsek ne güzel olur dedik. İzmit’in en güzel kahvaltı mekânlarını sizin için derledik.

En güzel lezzetlerin sofranıza gelmiş halini sizlerle buluşturan şirin mekânlarda kendinizi evinizde hissedeceksiniz.

Seçtiğimiz Lezzet Durakları, mekânlara tek tek gidilerek, tadım yapılıp, özel röportaj, bilgi alma, fotoğraf çekme şeklinde oluşturulmuştur. Bahsi geçen mekânlara yapacağınız gastronomi turunda güvenle deneyimleyebilir ve arkadaşlarınıza da tavsiye edebilirsiniz.

 

Sevgiden Gelen Lezzetler

Mis gibi bir kahvaltıyı, sevgiyle hazırlayan tatlı girişimci Sevgi Giden Gürel. Yolu sevgiden geçenlerin uğrak mekânı. Adını da tatlı işletmecisi Sevgi abladan alıyor. Aslında hikâye şöyle başlıyor. Dededen kalma bir köy evinde kendilerine yaptıkları köy lezzetlerini neden başkaları ile de paylaşmamayım derken, köy evi oluyor sana bir kahvaltı mekânı. Talepler arttıkça, ünü şehrin dışına taştıkça, Sevgi hanım durmuyor ve bahçede bir düzenleme yapıyor. Bahçeye, tam bir köy kahvaltısı sunumu yapılacak kurulum yapıyor. Ağaçların arasında masalar, üzüm çardakları, renkli çiçekler, süslü ağaçlar, bir de hemen aşağıdan gelen kuzu, horoz sesleri derken tam bir köy havası yaşanıyor.

Bugünler de kahvaltının yanı sıra evlere servis ek çok ürün için de sipariş alıyor. Haftalık menü iletip, çalışan kadınların imdadına yetişiyor. Evinin tüm yemek ihtiyacını Sevgi Hanım’dan karşılayan pek çok aile var. Eli öyle lezzetli ki, bir başlayan bir daha bırakamıyor.

Peki, gelelim Sevgiden Gelen Lezzetlerin harika köy kahvaltısına;

Standart kahvaltılık ürünler dışında mekânın imza ürünleri şöyle; mıhlama, kabak mücver, yumurta kapama, pişi, köy böreği, çi börek, erik suyu, kuşburnu marmeladı.

Bir de unutmadan, kahvaltı sofralarında çaylar kuzinede sıcacık servis etmenizi bekliyor 🙂 Çayım nerede diye panik olmayın sakın, kuzineden kendiniz alıyorsunuz 🙂

Sevgiyle harmanlanmış köy kahvaltısı

Sevgiyle harmanlanmış köy kahvaltısı

Sevgi Hanım, İzmit’te takdir edilecek kadın girişimcilerden bir tanesi. Yaptığı leziz yemeklerin namı şehrin dışına kadar taşmış durumda. Hal böyle olunca da bazen siparişlere yetişemiyor bile.

Sevgiden Gelen Lezzetler ’de köy kahvaltısı dışında enfes ürünler var. Mantı bu ürünlerin başında geliyor. Son zamanlarda sebzeli mantı çeşitleri de mantı menüsünü epey renklendirmiş. Mantıda kullanılan yoğurdun süzme yoğurt olması da işin rengini değiştiriyor. Buram buram kalite 🙂

Ayrıca, o hafta menüde hangi yemekler varsa, akşam veya öğle saatlerinde rezervasyon yaptırıp yemeğe de gidebiliyorsunuz. Çi börek için özel olarak gidenlerin sayısı da az değil.

Hem köy havası almak, hem de muhteşem köy lezzetlerini tatmak isterseniz doğru adrestesiniz. Sevgi hanımın, sevgisini katarak hazırladığı sofraya mutlaka misafir olun. Yazın bahçenin kışın da köy evinin tadını çıkartın.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Saraylı, Saraylı Cad. No:51, 41650 Gölcük/Kocaeli

Telefon: 0530 789 89 99

Seyr-i Miss

Sapanca’nın Mahmudiye Köyü’ne doğru tırmanıyoruz. Yeşilin, doğanın içinde kıvrıla kıvrıla çıkan biraz yokuşlu bir yol. Yolun sonunda şirin bir bahçe kapısı bizi karşılıyor. Bahçeden içeri girdiğinizde sanki çok farklı bir dünyaya giriş yapmış gibi bir masalda hissediyorsunuz kendinizi. Bahçe içinde oluşturulmuş taş patikadan masalara doğru ilerledikçe, çeşit çeşit meyve ağacını gerinizde bırakıp manzaraya aşık oluyorsunuz. Öyle yukarı çıkmışız ki, Sapanca Gölü manzarası da hemen karşımızda. Bahçeye yayılmış kahvaltı masaları, pötikareli masa örtüleri, masaların üzerinde isminize yazılmış küçük notlar mekânın tatlı mı tatlı detayları. Evinizin bahçesinde kahvaltı yapıyormuşçasına yayılabileceğiniz kocaman bir yeşil bahçe burası. Adı gibi de mis gibi bir seyir noktası. Buranın tatlı bir hikâyesi var. Dedelerden kalma köy evini bir zaman sonra bir kahvaltı mekânı olarak tasarlayan tatlı işletmeci kardeşler, zamanla kapasite yeterli olmayınca, öne doğru bahçe mutfak ve güzel de bir teras kuruyorlar. Terastan da efsane bir manzara sizi karşılıyor.

Mekânın en dikkat çeken özelliği ise, her işi uzmanının yapıyor olması. Mutfağın yanında küçük bir bahçe var ki, ziraat mühendisi kardeşin en doğal haliyle kahvaltı için hasat ettiği ürünler yetişiyor.

Organik çöpler için ise bir dönüşüm mekanizması ayarlanmış ve burada da organik gübre oluşumu sağlanıyor.

Bir de el emeği, göz nuru yapılmış ürünler için satış noktası bulunuyor. Yediğiniz ürünleri çok beğendiyseniz alıp eve götürme şansınız da var. Reçeller, turşular ve envai çeşit el emeği ürünler. Göz nuru dediklerimiz ise Mahmudiye Köyü’nün girişimci kadınlarına bir iş imkânı gibi sunulmuş. Yaptıklarınızı koyun tezgâha bir geliriniz olsun diye düşünmüşler.

Ahşap köy evinden esinlenip kurulmuş Seyr-i Miss sadece bir kahvaltı mekânı. Ayrıca sadece hafta sonları hizmet veriyor. Yaz aylarında bahçede mis gibi bir kahvaltı yapabilir, serin ve yağmurlu günler de terastan Sapanca Gölü manzarası eşliğinde hafta sonunuzu keyiflendirebilirsiniz. Bununla birlikte bahçede bulunan çocuk parkı da çocuklu aileler için tam bir kurtarıcı. Sanki evinizde kahvaltı ediyorsunuz gibi çocukları bırakıp keyfinize bakabilirsiniz.

Peki, Seyr-i Miss’in muhteşem hafta sonu kahvaltısında neler var?

Standart serpme kahvaltı, peynir tabağı, 3 çeşit zeytin, patates kızartması, tereyağ pişi, sigara böreği, sucuklu yumurta, ev yapımı reçel çeşitleri, bahçeden toplanıp hazırlanmış söğüş salata, şakşuka, acuka. Oldukça zengin bir serpme kahvaltı menüsü ve bahçede tadı bambaşka.

Muhteşem Sapanca Manzarası eşliğinde doğada kahvaltı keyfi

Muhteşem Sapanca Manzarası eşliğinde doğada kahvaltı keyfi

Siz de Sapanca Gölü’nün muhteşem manzarasında, kendinizi evinizin bahçesinde hissetmek ve keyifli bir hafta sonu kahvaltısı yapmak istiyorsanız Seyr-i Miss’i ziyaret edin.

Hava şartlarına göre hizmete kapalı olabildiğinden, telefon etmeden mekâna gitmenizi önermiyoruz.

Gitmeden önce mutlaka arayın,

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Mahmudiye Köyü No: 7 Çiçek Sokak Sakarya Sapanca Türkiye, 54600 Sapanca Mahmudiye/Sakarya

Telefon: 0532 595 05 56

Parpalia

İzmit’ten Yuvacık barajının şahane manzaralarını seyrederek Aytepe yürüyüş parkurlarına kadar geldikten sonra, sis bulutu içinden Aytepe’ye doğru gideceksiniz. Tabelalardan Parpalia’ı takip ederseniz işiniz daha kolay.

Parpalia’ya vardığınızda 1050 rakımda kendinizi zirveye çıkmış hissediyorsunuz. Sislerin arasında şahane bir manzara sizi bekliyor. Aytepe’de el yapımı ahşap evlerden oluşan otel konsepti ile tamamen doğanın içinde konaklama şansını da yakalayacaksınız. Hem otel hem de restoran olarak hizmet veren Parpalia’da kendinizi köyünüzde hissedebilirsiniz. Alan öyle geniş ve öyle yeşil ki, meyve ağaçları arasında kaybolabilirsiniz. Şansınız varsa da en doğalından meyvelerin tadına bakabilme şansınız olacak. Alt bahçede bulunan elma, armut ağaçlarının yakınlarında çocukluğunuzda hissettirecek, uçuran bir de salıncak var. Hamak, salıncak ve çocuk parkı imkânlarıyla, günübirlik gelen misafirler için de eğlenceli vakit geçirme imkânı sağlıyor.

Peki, gelelim Parpalia’nın serpme köy kahvaltısına;

Beyaz peynir, kaşar peyniri, zeytin, reçel, bal, tereyağ, acuka, sigara böreği, patates tava, domates salatalık söğüş, kızarmış ekmek, kiremitte köy peyniri, sahanda yumurta, süt ve meyve suyu.

Şahane Manzara Eşliğinde Köy Kahvaltısı

Şahane Manzara Eşliğinde Köy Kahvaltısı

Parpalia’nın en güzel yanlarından bir tanesi de, çeşitli aktivitelerde konaklama imkânı ile birlikte değerlendirilecek doğal bir mekân olması. Özellikle doğa severlerin tercih ettiği Parpalia’da, jip safari, atv safari ve trekking grupları hem konaklama hem de restoran hizmetlerinden faydalanıyor. Bunun yanında doğada pilates kampı için de tercih edenler de yok değil J Bizim gitme sebebimiz olan pilates kampı için oldukça elverişli bir alan. Kocaman ve yemyeşil bahçesine matlarınızı serip şahane bir pilates tecrübesi yaşayabilirsiniz. Hemen yakınında bulunan doğa yürüyüş alanları da akşamüzeri yürüyüş yapmak isteyenler için elverişli noktalar.

Parpalia’da hava şartlarına göre iç mekân restoran alanı olarak kullanılıyor. Burada da şömine başında keyifli vakit geçirebilirsiniz.

Talebinize göre akşam canlı müzik keyfi yapabilir, içeride şömine, dışarıda ateş başında müziğin keyfini çıkarabilirsiniz.

Yapacağınız doğa aktivitelerinde hem keyifle konaklamak hem de şahane serpme köy kahvaltısı, zengin alacarte menüsü ile doğanın kalbinde, midenizi şenlendirmek için Parpalia tüm misafirperverliği ile sizleri bekliyor.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

 

Adres: Aytepe Mah. Servetiye Camii Köyü D:40, 41100 Yuvacık – Başiskele/Kocaeli

Telefon: 0532 437 20 93

Serpmeköy Trabzon Köy Kahvaltısı

İzmit’te yaşayıp, merkezi bir yerde kahvaltı yapmak çokta yaptığımız bir aktivite değildir. Bununla birlikte ne zaman kahvaltı hazırlamaya üşensek soluğu Serpmeköy’de buluruz. Bir Karadenizli olarak, hem Karadeniz ürünlerinden güzel bir kahvaltı hem evimize yakın lokasyon mekânı cazip kılan noktalardan bazıları.

Serpmeköy’ün sevdiğimiz yanı da her ürünün meşhur olduğu şehirden geliyor olması. Türkiye’nin dört bir yanından gelen lezzetler ile hazırlanan bir şölen.

Peki, Serpmeköy kahvaltısında neler var neler yok?

Kuymak, tereyağında yumurta, Trabzon köy tereyağı, Bayburt çiçek balı, Trabzon telli peyniri, Sürmene tulumu, Erzincan tulumu, Konya tulumu, Isparta klasik beyaz peynir, Rize kavurma dilimi, Manisa kiraz biberi, siyah zeytin, domates-salatalık söğüş, lütenitsa, Mualla’nın reçeli ve sınırsız demleme Tirebolu çayı J

2 kişilik standart serpme köy kahvaltısı haricinde tercih edebileceğiniz başka seçenekler de var.

İzmit Merkez'de Karadeniz Kahvaltısı

İzmit Merkez’de Karadeniz Kahvaltısı

Etli Serpmeköy Kahvaltısı, kahvaltı tabağı, tereyağında yumurtalı kahvaltı tabağı, menemenli kahvaltı tabağı ve kuymaklı kahvaltı tabağı. Sevdiğiniz çeşitlerle birlikte hafif bir kahvaltı da yapabilirsiniz.

Kahvaltımı yaptım, şöyle bir atıştırmak istiyorum derseniz de güzel seçenekler var. Yörelerine uygun olarak Akçaabat köftesi, Kayseri mantısı, Çerkez mantısı-Psi Haluj (patatesli).

Leziz kahvaltınızı yaptınız, hepsinin tadı damağınızda mı kaldı J Üzülmeyin. Serpmeköy satış reyonunda tüm ürünleri bulabilirsiniz. Evinizde de şehirlerden gelen lezzetlerle, mükellef sofralar kurabilirsiniz.

İşletmenin mottosu şöyle: en doğalları özenle toplanır-sofranıza gelebilmek için özenle hazırlanırlar-en doğal halleriyle sofranıza konuk olurlar.

En doğal ürünlerin özenle hazırlanıp sofranıza gelmesini istiyorsanız Serpmeköy doğru adres. Türkiye’nin dört bir yanından gelen lezzetlerin tadına varmak için mutlaka uğrayın,

Uğrarsanız bizi de hatırlayan.

Adres: Yenişehir, Demokrasi Cad. 68/A, 41050 İzmit/Kocaeli

Telefon: (0262) 311 23 61

 

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: @gamzenika

 

 

FoodTravel

KAZ DAĞLARINDA İTALYAN GECESİ

posted by gamzenika_admin 20 Mart 2020 0 comments

KAZ DAĞLARINDA İTALYAN GECESİ

İzmit’ten başlayan yolculuğumuz, sakin ve huzurla devam ederken, müziğin sesini açıp boş yolun tadını çıkarıyoruz. Sabahın erken saatleri olduğundan hem serin hem de hemen kahvaltı yapma isteğimiz olmuyor. Vakit geçip karnımız zil çalmaya başlayınca, yol üzerinde bir mekanda durup kahvaltı yapıyoruz. Kahvaltı sonrası, kahve keyfini de yaparak yola devam ediyoruz.

3 saatin sonunda otelimize giden ağaçlıklı yoldayız. Yola girdiğimiz anda, hafta sonunu dinlenmekle geçirmek için çok iyi bir tercih yaptığımızı anlıyoruz. Kaz Dağları’nın eşsiz doğasında ruhunuzu dinlendirmek için Ramada Resort Kaz Dağları, tercih edilecek en güzel otellerden bir tanesi. Bavullarımızı hızlıca odamıza bırakıp, oteli keşfetmek üzere çıkıyoruz. Akşam için oldukça fazla vaktimiz var. Her zaman dediğimiz gibi, erken çıkan erken yol alır J Hem havuz keyfi, hem de Ramada aktiviteleri için bolca zamanımız olmasına seviniyoruz.

Ramada Resort için kısa bir bilgilendirme verecek olursak, kendilerini şöyle anlatıyorlar;

Ramada Resort Kazdağları Thermal & Spa, havadaki oksijen bolluğu bakımından dünyada ikinci olan Kazdağlarının eteklerindedir ve Ege Denizine 2 km. mesafede yer almaktadır. 5 yıldızlı, Yeşil Yıldız ve Yeşil Anahtar sahibi tesisimiz; Kuzey Ege bölgesinin ilk ve tek uluslararası zincirine bağlı otelidir. Aynı zamanda Ramada Zincirinin dünyadaki ilk termal otelinde dağ-deniz-oksijen-termal’i bir arada bulabilirsiniz. Tıklayınız

Havuz keyfimizi yapıp, güneşin tadını çıkarıyoruz. Hemen akabinde otel çevresini keşfe çıkacağız.

Yaptığımız mini keşifte, otelin arkasında bulunan Mini Club çocuk oyun alanı, Eko Garden, tavuk kümesi, koyun keçi çiftliklerini keşfediyoruz.

. Hem çocuklar hem de yetişkinler için tam bir keyif alanı diyebiliriz. Çiftliklerden gelen sesler eşliğinde Eko Garden turu yapabilirsiniz. Şansınız varsa bahçıvana denk gelip, hoş sohbetine de eşlik edersiniz.

Eko Garden

Eko Garden’da ne yetişiyorsa Ramada mutfakta yiyorsunuz. Tarladan çatala uygulamasının en güzel örneği .

Patlıcan, karalahana, domates, salatalık ve daha pek çok ürün. Envai çeşit ürün içinde kayboluyorsunuz. Biz keşfimizi yaparken de bahçıvanla karşılaşıyoruz. Hatta şöyle ki, az sonra başlayacak olan workshop için otlarını toplamaya gelmiş. Mini hasat yapılıp, tadımlık ürünler de alındıktan sonra Eko Garden keşfimiz de tamam .

Kaz Dağları Otları ile Workshop

Eko Garden’da hasat edilen Kaz Dağları otları ile harika bir workshop başlıyor. Şefimiz tüm tarifleri en ince ayrıntısına kadar anlatıyor ve biz de notlarımızı alıyoruz.

Sirken Otlu Piliç Kavurma; Öncelikli olarak yüksek ateş şart. Lezzetlendirmek için de tatlı ekşi sos kullanılıyor. Çok fazla baharat kullanılmıyor. Otun tadının daha çok anlaşılması sağlanıyoruz. Az tuz ilavesi ve yüksek ateşte kavurma ile sirken otlu piliç kavurma hazır J Çok beğendik, tavsiye ederiz.

Meyveli Semizotu Salatası; Köy peyniri, nar ekşisi, nektarin ile yapılan salata hem çok hafif hem de çok lezzetli.

KAZ DAĞLARI

Bu muhteşem doğaya gelmişken, biraz Kaz Dağları’ndan bahsedelim.

Kaynak: Öngen Country

Kaz Dağları, havadaki oksijen oranının fazlalığıyla dünya ikincisi bir bölgedir. Bu gerçek, bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Özellikle, Altınoluk, Küçükkuyu ve Yeşilyurt Köyü Bölgesinde oksijen oranının fazlalığı net bir şekilde hissedilir.

Kaz Dağlarında tam 47 çeşit endemik bitki türü vardır. (Yani dünyada başka hiçbir yerde bulunmayan türler ) Örneğin, Kazdağı’ nın en önemli endemik bitkilerinden biri Kazdağı köknarıdır. M.Ö.1200 yılındaki Truva savaşında kullanılan tahta at, Kazdağı Köknarından yapılmıştır. Fatih Sultan Mehmet, Midilli Adasını, 1460 yılında, Kazdağı Köknarından yaptırdığı donanma ile fethetmiştir. Zengin su kaynakları, şelaleleri ve pınarları ilen mitolojide ve tarihte bin pınarlı İda olarak adlandırılır. Aynı zamanda zengin bir fauna varlığını ( hayvan türleri ) barındırır. Kazdağları’ nda yürüyüş yaparken, her an önünüze dünyalar güzel bir karaca çıkabilir. Sincaplar çevrenizde oynaşır.

Tarihte “TANRILAR VE AŞKLAR DAĞI İDA” olarak geçen KAZDAĞLARI, tam 4.000 yıllık bir yaşam serüvenine sahiptir. Troyalılara, Lidyalılara, Hititlere, Romalılara, Selçuklulara ve Osmanlılara yurt olmuştur. Bölgede, tüm uygarlıklardan kalan izlere rastlamak mümkün. Dünyanın ilk güzellik yarışması burada yapıldı. Paris, elindeki altın elmayı uzatarak Afrodit’ i, dünyanın ilk güzellik kraliçesi ilan etti.

ÖNGEN COUNTRY

Öngen Country’e adım attığınız anda Kaz Dağları’nın tarihi ve doğal güzelliklerini görüyorsunuz. Uzun ve biraz meşakkatli yoldan sonra, arabadan indiğimiz anda sanki dünyadan çok uzak bir yere gelmiş gibi hissediyoruz. Havanın yumuşaklığını, kuşların sesini, rüzgârın dokunuşunu size aktarabilmek isterdim. Kaz Dağları’nın yamacında bulunan otel hemen bitişiğinde bulunan yürüyüş parkurlarında trekking yapabilir ve muhteşem doğanın tadını çıkarabilirsiniz.

Ruhunuzu ve bedeninizi yenilemek istiyorsanız hem dağ, hem deniz keyfinin tadını Öngen Country’de çıkarabilirsiniz.

Bizim için ise Öngen Country;  havuz başında, dağların arasında, deniz manzarası eşliğinde, yıldızların altında muhteşem bir İtalyan Gecesi demek.

Henüz yemek hazırlıkları yapılıp, havuz başından çatal kaşık sesleri kulağımıza gelirken, biz üst katta deniz manzarasının ve gün batımının keyfini kahve ile çıkarıyoruz. Akşam yemeği için ise oldukça heyecanlıyız. Çünkü aşağıda emek emek bir çalışma söz konusu. Yavaş yavaş, fotoğraflar çekerek masamıza doğru ilerliyoruz.

Gecenin mimarı İtalyan Chef Geovani öncelikli olarak açılış konuşmasını yapıyor ve menü ile ilgili detayları veriyor.

Menümüz;

  • Paşaeli 6N Kırmızı Karakız&Merlot üzümleri 2016, 6 ay Amerikan ve meşe fıçı
  • Ispanaklı Gnocchi
  • Özel Soslu Mantarlı Bonfile
  • Tiramisu

Şefimizin, masa başında birebir sunumları eşliğinde muazzam bir akşam yemeği yaşıyoruz. Hem sohbet hem de İtalyan Lezzetleri çok tatlı gidiyor. Tatlı demişken J Menüde bulunan ttatlı yerine buz içerisinde çilek yedik J Neden mi J Şefimiz Tiramisu için mascarpone peyniri bulamayınca, ben bu tatlıyı yapamam dedi ve ciddi ciddi yapmadı J Buna çok şaşırmış olsakta, öyle güzel açıkladı ve menüde bulunan her şey öyle lezzetli, sohbet öyle keyifliydi ki, kimsenin neden tatlımız yoktu diye sormak içinden gelmedi J

Güldük, eğlendik ve yeni insanlar tanıdık.

Kaz Dağları’nın mistik havasında, yıldızların altında, muhteşem doğanın kucağında tarifsiz bir İtalyan Gecesiydi.

Yazıyı yazmamın üzerinden çok uzun zaman geçip, mevsimler değişmiş olsa da aynı duygularla orada yaşamış hissettim. Bu seyahatime eşlik eden arkadaşım Oya’ya da buradan sevgilerimi iletmek ve bunu da hatıralar defterime kaydetmek kendimce görevimdir. Çünkü maalesef bazı hatıraların tekrarı yoktur, An’da kalırlar.

Doğayla kalın, sevgiyle kalın.

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: GamzenikA

 

 

FoodGenelTravel

BOZCAADA YEREL TATLAR FESTİVALİ 2018

posted by gamzenika_admin 20 Temmuz 2019 0 comments

 

BOZCAADA YEREL TATLAR FESTİVALİ 2018

Bozcaada Yerel Tatlar ve Lezzet Festivali’ne bu yıl (2018) Gamzenika/Gurmex iş birliği ile biz de katılıyoruz.

Şirin Rum evleri, Arnavut kaldırımlı sokakları, turkuaz denizi, muhteşem üzüm bağları, tatlı rüzgârı ve en içten haliyle karşılıyor bizi Bozcaada.

Bozcaada’ya ulaşmak için, ister aracınızla ister otobüs ile Çanakkale’ye gidip, Geyikli’den feribota binmeniz gerekiyor. Feribot yolculuğu başladıktan sonra, hayallere dalıp, anakaradan kopuyorsunuz.

Bu yıl yerel tatlar festivali adalı kadınların el lezzetleri ile şenleniyor. Bu sebeple daha bir merakla katılıyoruz. Bunun yanında programda ünlü şeflerin workshopları da var. Sıkı bir festival programı bizi bekliyor.

Cuma akşamı İzmit’ten otobüs ile yola koyulduktan sonra Cumartesi sabahın erken saatlerinde feribota biniyoruz. Sıcacık bir Eylül güneşi ile feribot yolculuğumuz harika. Adaya ayak basar basmaz ilk işimiz otelimize yerleşmek. Elit Butik Otel, Bozcaada’nın Arnavut kaldırımlı sokaklarında yürüyerek ulaşabileceğiniz merkezi bir konumda. Bizi bekleyen otel sahibi Nilay Hanım, sıcacık bir gülümseme ile karşılıyor. Odamıza yerleştikten sonra hemen kahvaltı alanına geçiyoruz. Otelimizin bahçesi yemek ve kahvaltı alanı olarak kullanılıyor. Festivale yakışır bir kahvaltı sofrası ile karşı karşıyayız. Bunca yoldan sonra çok iyi geliyor. El yapımı çıtır kabak reçeli, el yapımı incir reçeli en çok dikkatimizi çeken kahvaltı ürünleri. Hem tatları güzel hem de sunumları. Bununla birlikte cevizli kek bir harika. Nilay Hanım’ın keyifli sohbeti eşliğinde güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra festival alanına doğru yola koyuluyoruz.

Bozcaada’yı bilenler bilir. Her yer birbirine çok yakın mesafede. Her yere yürüyerek gitmek ve şehirlerde yaşanan trafik derdinden kurtulmak ada hayatında en sevdiğimiz. Festival, Bozcaada meydanında bulunan kale içerisinde, stantlar oldukça kalabalık. Tüm kadın emekçiler yerlerini almışlar. Peki yerel tatlar festivalinde neler var bir bakalım J

Bozcaada’ya dair tüm yerel lezzetleri görmek bizi inanılmaz mutlu ediyor. Pişi, zeytinyağlı dolma, çiğ dolma, otlu bulgur pilavı, etli sarma, kabak döşeme, patlıcan döşeme, kuskuslu kuzu kapama, tavşan yahni, nohut ekmeği, asma yaprağında keçi peyniri, kulak mantı, sahan mantı, patlıcanlı börek, mangalda sardalya, baklava ve mafiş deneyeceğimiz lezzetler J Hepsine nasıl yetişeceğiz ve nasıl yapacağız diye düşünürken, beğendiklerimizden tekrar tekrar yediğimiz de olmadı değil J

Söz konusu Bozcaada olunca balıksız bir festival düşünülemezdi sanırım. İlk olarak balık standını ziyaret ediyoruz. Mangalda sardalye üretimi başlamış. Henüz erken olduğundan balık standında çok hareketlilik yok diye düşünürken, gizlenmiş balık standında uzun kuyruklar oluşmaya başlıyor. Mangalda olunca çıtır çıtır balığın tadı başka. Doymamak için ekmeksiz deniyoruz.

Festivalin en güzel yanı, stantların sıra sıra dizilip porsiyonlamanın önceden yapılmış olması. Sizler sadece sıraya girip tadım yapıyorsunuz. Dolayısıyla hızlıca ilerliyor.

En çok sevdiklerimiz ise; kulak mantı, kuskuslu kuzu kapama, patlıcanlı börek ve baklava oluyor. Diğer lezzetleri de çok seviyoruz ama en beğendiklerimiz bunlar.

Biz tadım yaparken bir yandan ünlü şeflerin workshopları da başlıyor. Hepsine yetişmeye çalışıyoruz, oldukça kalabalık olduğundan biraz zorlanmıyor değiliz.. Workshoplarda en çok dikkatimizi çeken koruk suyu oluyor J Koruk suyu; yıldız anason, şeker, lime ve fesleğen ile yapılıyor. Harika bir kokteyl. Duyan geliyor ve ciddi bir sıra oluşuyor J Bir yandan çalan müzikler eşliğinde devam eden tadım süreci keyifli bir şekilde devam ediyor. Her ürünü içimize sinerek ve doyumsayarak tadıyoruz. Hepsi birbirinden güzel yerel tatlar için Bozcaada kadınlarına bir kez daha teşekkür ediyorum J İnanılmaz güzel lezzetlerdi.

Heredot’un “Tanrı Bozcaada’yı insanlar uzun ömürlü olsun diye yaratmış” dediği, Ege’nin bu güzelim adasında muhteşem bir tatil ve lezzet şöleni sizleri bekliyor.

Çamlıbağ Şarap Evi

İlk durağımız Çamlıbağ Şarap Evi. Akşama doğru henüz acıkmamışken, yemek öncesi bir şarap tadımı oldukça keyifli olacaktır diye düşünüyoruz. Çamlıbağ’a giderseniz Kadir Bey’i bulmanızı ve özellikle de tadım yapacaklar için Kadir Bey’den tavsiyeler almalarını öneririz. Biz hiçbir fikir söylemeden, tadımı ona bıraktık ve gerçekten güler yüzlü, içten karşılaması ile bizi çok memnun etti.

Buraya geldiğinizde Çamlıbağ’a dair ne varsa denemek bilmek isterim derseniz Çamlıbağ Tadım tercih etmelisiniz. Bu tadım ile tam 9 tane şarap tatmış olacaksınız. 9 çeşit üründe neler var derseniz; Cabarnet Sauvignon, Merlot, Cabarnet Sauvignon&Kuntra, Merlot&Kuntra, Kuntra Özel Rezerv, Karalahna, Kuntra, Roze, Vasilaki. 9’lu tadım sunum 20 TL. Haricinde kadeh şarap tercih ederseniz 15 cl kader 10/20 TL değişiyor. Şişe fiyatları ise 30/80 TL. Peynir tabağı 20 TL ve Türk kahvesi 5 TL. Şarap yanında vazgeçilmez peynir tabağı mutlaka tercih etmelisiniz. Ayrıca Çamlıbağ’a özel kızarmış kraton ekmekler peynirle birlikte çok leziz.

Çamlıbağ bize göre Bozcaada’nın en samimi mekânlarından bir tanesi. Dışarı alanda, resimlerle süslenmiş alanın oturma yerleri ile sıralanıp, kütük sehpaların kullanılması mekâna mistik bir hava veriyor. O kadar çok talep var ki, yer olmadığından sırada bekleyenleri de görüyoruz. Bozcaada için uğramadan dönülmeyecek yerlerin başında gelen Çamlıbağ, hem güler yüzlü hizmeti hem enfes şarapları ile gönülleri fethediyor.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Cumhuriyet Mah. Emniyet Sok. No:3, Bozcaada, Çanakkale, Türkiye

Telefon: +90 286 697 80 55, +90 286 697 00 58

Kardinal Bağ Evi

Kardinal Bağ evi, hem konaklama hem de özellikle kahvaltısı ile tavsiye edeceğimiz muhteşem bir mekân. Bağ evi olması sebebi ile yeşillikler içerisinde huzur dolu vakit geçirmenizi sağlayacak güzel bir yer. Biz Kardinal Bağ Evi’ni kahvaltı için tercih ediyoruz. Yine otelimizden yürüme mesafesi olan bağ evi, pek çok güzelliğe şahit olduğumuz yollardan geçiyor. Mekân içerisindeki konaklama alanları ve şirin mi şirin bahçe mutfağı var. Zaten mutfağa adım attığınız anda huzur buluyorsunuz. Mutfağın ortasında bulunan tezgâhta açık büfe olarak sergilenen kahvaltılıklar cezbedici. Dilediğiniz kahvaltı tabağını keyifle hazırlayabileceğiniz sunum materyalleri de hemen yanında. Sıcak ürünler için ise güler yüzlü işletmecimiz her an yanımızda J Pişi (ama balon pişi olmalı) Bozcaada’nın vazgeçilmezi olduğundan puf pişilerimizi pişirmeye başlıyorlar. Ymaç Bey balon pişi ustası J Bir de Kardinal Tava yumurta çok meşhur J Soğan, maydanoz ve kaşar peyniri ile yapıyorlar. Biz bayıldık. Tavsiye ederiz. Yeşillik ve sebzelerin hepsi bahçeden tazecik toplanıyor. Reçeller ev yapımı, enfes. Bahçedeki ağaç altlarından birinde yerimizi alıyoruz ve doğanın içinde keyifle kahvaltımızı yapıyoruz. Kahvaltı sonrasının olmazsa olmazı Türk Kahvesi yanında da Kardinal Bozcaada’ya özel kakaolu bir kurabiye geliyor. Adını Kara Fatma koymuşlar J Oldukça leziz. Bağ evinde en çok dikkatimizi çeken, bahçe süslemede kullanılan fıçı masa konsept detayları, bisiklet, hamak gibi keyif içerikli görseller. Burada konaklamak çok keyifli olacaktır. Erken rezervasyon yaparsanız oda bulma şansınız olabilir. Aksi halde inanılmaz bir talep var, yer bulamayabilirsiniz. Ayrıca kahvaltıya gelmek isterseniz de mutlaka rezervasyon yaptırın.

Evinizde kahvaltı yapıyormuş gibi hissedip, kahvaltının eşsiz keyfini yaşamak istiyorsanız Kardinal Bağ Evi’ne mutlaka uğrayın,

Uğrarsanız bizi de hatırlayın J

Adres: Kocamis Deresi Mevkii No:28, Bozcaada, Bozcaada 17680, Türkiye

Telefon: +90 533 604 82 82, +90 286 697 04 11

Çınaraltı Bozcaada

Çınaraltı Cafe Cumhuriyet Meydanı sağınızda kalacak şekilde yukarıya doğru yürüdüğünüzde önünüze çıkan Çınar ağacının altında hizmet veriyor. Küçük dükkânın içinde 5-6 masalık bir oturma alanı var, çınar ağacının gölgesinde ise 50-60 kişilik daha oturma yerleri bulunuyor. Her daim kalabalık göreceğiniz Bozcaada klasiği Çınaraltı ister kahvaltı ister çay kahve içmelik keyifli bir mekân.

Bozcaada’ya gidip Çınaraltı’da damla sakızlı Türk kahvesi içmeden dönmeyen yoktur sanırım. Tabi sadece Türk kahvesi değil, mükellef organik kahvaltısı da bilinen Çınaraltı Cafe, adeta bir Bozcaada klasiği olmuş. Adını asırlık çınar ağacından alan Çınaraltı Cafe, yorgunluk atmak için çaya kahveye uğrayanlarla dolup taşarken, bir de organik kahvaltısı ile ünlenmiş. Organik Çınaraltı kahvaltıda çok özlediğimiz ev börekleri, gözlemeler, poğaçalar en doğal haliyle sunuluyor. Patlıcanlı börek ce dere otlu poğaça ise midemizi en çok fethedenler arasında. Peynirli gözleme de hem porsiyon hem de lezzet olarak çok başarılı.Çınaraltı’nın olmazsa olmazı ise damla sakızlı Türk kahvesi. Menü olarak istediğiniz takdirde çikolatalı sigara, acı badem likörü ve kendi yaptıkları fındıklı tarçınlı kurabiye ile servis ediyorlar. Çınaraltı Bozcaada’nın sahibi Fahri Bey’in ev sahipliği, güler yüzü ve hoş sohbeti enfes lezzetler ile buluşuyor.

Tatlı olarak damla sakızlı muhallebi de bizim özel olarak tavsiyemiz.

Adres: Çınarçarşı Cad. Bozcaada, Bozcaada, Bozcaada 17680 Türkiye

Telefon: +90 286 697 81 33

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Çiçek Pastanesi Bozcaada

Çiçek Pastanesi, Rizeli bir ailenin uzun yıllar önce ada da açtığı pastane. İçeri girince duvarlar da mısraları okurken fırından yeni çıkmış bademli kurabiye ve damak çatlatanı mutlaka deneyin. Bir yandan klasik müzik dinlerken bir yandan fırından sıcacık çıkmış kurabiye kokusunu içinize çekeceksiniz. Duvarlarında bulunan şiirler, resimler ve fotoğraflar eşliğinde, evinize götürmek üzere kurabiyelerinizi paket yaptırabilirsiniz.

Bademli kurabiye ve damak çatlatan bizim favorimiz. Kilogram fiyatı 75 TL.

Çiçek Pastanesi, Bozcaada’nın en güzel kahvaltı mekânlarından da bir tanesi.

Çiçek pastanesinde bulunan enfes ekmek çeşitleri; Somun ekmek, Francala, Tava Ekmeği, Geleneksel ekşi mayalı ekmek, Esmer köy ekmeği, Çavdar ekmeği, Kepekli ekmek, Sandviç ekmek, Tost ekmek, Tam buğday ekmeği, on tahıllı ekmek, mısır ekmeği, dere otlu mısır ekmeği.

Ekmek çeşitlerinin yanı sıra simit, poğaçalar, açmalar, börekler, pizzalar, paskalyalar, çörekler, kekler, yaş pastalar ve sütlü tatlılar olmak üzere daha birçok çeşit mevcut.

Adres: Rum Mahallesi, Atatürk Caddesi, Bozcaada, Bozcaada Türkiye

Telefon: +90 286 697 82 26

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Bo’boz Bozcaada

Bozcaada dönüşünde acıkma ihtimaline karşı atıştırmalık ararken keşfettiğimiz Bo’boz Bozcaada, efsane sandviç çeşitleri ile karşılıyor bizi. Kendi sandviçini kendin yap konsepti ile de sevdiğin malzemeleri seçip dilediğin sandviçi yapabiliyorsun. Bozcaada’da gün batımı keyfi yapacak olanlar için hem peynir tabağı şarap, hem de sandviç paketleri de yapıyorlar. Dolayısıyla atıştırmalık isteyen herkese hitap ediyor. Zengin sandviç menüsü ile ister plajda ister gezerken keyifle yiyebilirsiniz.

Bo’boz sandviçleri;

Kalbim Ege’de Kaldı; Keçi peyniri, çeçil peyniri, acuka, kuru domates, köz biber, yeşil biber, roka, kıvırcık 23 TL

Ezine Güzeli; Ezine beyaz peynir, acuka, cevizli tereyağı, domates, salatalık, yeşil biber, kıvırcık 19 TL

Ecnebi; Roast Beef, Karamelize soğan, otlu krem peynir, cheddar sos, cevizli tereyağı, domates, salatalık, roka 29 TL

Reggie&Jack; Hindi füme, tavuk jambon, acuka, Amerikan salatası, domates, salatalık, kıvırcık 22 TL

Yogi; Bacon, dana jambon, Amerikan salatası, Karamelize soğan, cheddar sos, cevizli tereyağı, domates, yeşil biber, roka 36 TL

Jambon Bob; Dana jambon, Macar salam, Amerikan salatası, otlu krem peynir, kuru domates, salatalık, kıvırcık 28 TL

Plaj Dostu; Macar salam, taze kaşar, Amerikan salatası, cevizli tereyağı, domates, salatalık, yeşil biber, kıvırcık 26 TL

Veganviç; Vegan Salam, Vegan cheddar, Acuka, köz biber, domates, kıvırcık 25 TL

Tonton; Ton balığı, kapari, kornişon, zeytin, karamelize soğan, köz biber, domates, kıvırcık 27 TL

Bo’boz Pikniklik;

Günbatımı Tabağı 2 kişilik 40 TL

Günaydın Tabağı 2 kişilik 26 TL

Günbatımı veya gün doğumu izleyecekseniz, ne yer ne içerim diye düşünmenize hiç gerek yok. Bo’boz imdadınıza yetişecek. Şirin mekânı, hem göze hem mideye hitap eden menü çeşitleri ile piknik severlerin tam aradığı mekân.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Çınar Çarşı cad.No:57\A, Bozcaada, Bozcaada 17680 Türkiye

Paket Servis telefon+ WhatsApp: 0542 6926269/0542 69BOBOZ

E La Pizza

Bozcaada’da İtalyan pizza yemek istiyorsanız, E La Pizza doğru adres olacaktır. Arnavut kaldırımlı ara sokağa kurulmuş kırmızı Pötikare masa örtüleri ile hemen dikkatinizi çekecek şirin bir mekân.

Bizim tercihimiz cevizli pizza oluyor. Cevizli Pizza içeriği; kuru domates, fesleğen sos ve Mozarella ile incecik hamurlu enfes bir pizza olmuş. Cevizli pizzayı her yerde bulamazsınız. Bu sebeple mutlaka denemenizi öneririm.

E La Pizza, pizza ve makarna çeşitleri ile İtalyan mutfağını sevenler için Bozcaada’da güler yüzlü, kaliteli bir hizmet sunuyor. Bunun yanında şarap severler için, şarap ve peynir tabağı şeklinde hafif bir ara öğün yapabilirsiniz.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Cumhuriyet Mah. Lale Sok. Bozcaada, Çanakkale, Türkiye

Telefon: +90 286 697 86 71

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: GamzenikA

 

 

İznik Gün Batımı
FoodTravel

İZNİK LEZZET DURAKLARI

posted by gamzenika_admin 20 Mayıs 2019 0 comments

.

Roma, Selçuklu, Bizans ve Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapmış bu güzel şehir, her yıl özellikle Ekinoks dönemlerinde onlarca fotoğrafçıya da ev sahipliği yapıyor. Tablo misali gün batımları, eşsiz göl manzarası, samimi İznik halkı ile keyfinize keyif katacak hoş bir rota.

Tüm güzellikleri yanında, özellikle İznik Gölü sebebiyle, su ürünlerinin çok meşhur olduğu İznik, ağzınızın tadına hitap edecek, hoş mekânları ile şirin bir ilçe.

İznik Lezzet Durakları, mekânlara tek tek gidilerek, tadım yapılıp, bilgi alma, fotoğraf çekme şeklinde oluşturulmuştur. İznik’e yapacağınız gastronomi turunda güvenle deneyimleyebilir ve arkadaşlarınıza da tavsiye edebilirsiniz.

İznik Lezzet Lokantası Metin Usta

İznik’te ev yemekleri yemek isteyenlerin ilk tercihi Metin Usta olmalı bizce J İznik sokaklarında gezerken, sıcacık selamıyla lokantasına davet ediyor Metin Usta J O zaman açlığımızı fark edip içeri dalıveriyoruz. Tezgâh görselleri o kadar iyi ve ustalar işini öyle aşkla yapıyorlar ki, tok olsak dahi burada yemek yiyeceğiz. Sunumlar çok başarılı, yemekleri tanıtım ise ayrıca başarılı. Bize düşen ne yiyeceğimizi belirlemek ve siparişimizi vermek. Tüm yemeklerden tatmak niyetinde olduğumuzdan, az porsiyonda beğendiğimiz ne varsa sipariş veriyoruz.

Tercihlerimiz;

Dana ciğer tava, bamya, kıymalı kabak patates, cacık, nohutlu pilav ve turşu oluyor. Ciğer tam kıvamında pişirilmiş ve oldukça lezziz, yanında söğüş soğan ve domates ile servis ediliyor. Bamya ise tazecik, özellikle körpe olanlar seçilerek özenle yapılmış, hafif ekşi tadıyla tam kıvamında. Kıymalı kabak patates, Metin ustanın tavsiyesi üzerine seçtiğimiz ve tattıktan sonra severek yediğimiz bir başka güzel lezzet oluyor. Kabak ve patatesin hafif tadı harika bir uyum yakalamış. Cacık ise yoğun kıvamı ve bol salatalık içeriği ile malzemeden kısmadan tam kalite yapılmış mutlaka denenmeli.

Metin usta özellikle ekşi maya ekmeğini de denememizi istiyor ve asla hayır demiyoruz J Söylediği kadar var. Mideyi rahatsız etmeyen ekşi maya ekmeğini, sulu yemeklere bandıra bandıra yiyoruz.

Yemeğin üstüne tatlı yemeden olmaz. Ama şöyle ki biz daha tatlı siparişimizi vermeden, Metin usta sıcak bir kazandibi gönderiyor. Bol tarçın ve bol fındıkla enfes tatlımızı da yedikten sonra, çayımızı da içip midemiz mutlu biz mutlu mekândan ayrılmak üzere kalkıyoruz.

Tabi en çok merak edilen de yediğimiz onca yemeğin kaç para olduğu J Sadece 47 TL ile enfes ev yemekleri yediğimizi de belirtmek isterim J

Yolda yürürken keşfettiğimiz Metin Usta Lezzet Lokantası, hem sıcacık karşılaması, hem de muhteşem ev yemekleri ile gönlümüzde taht kuruyor. Eşi ile birlikte emek emek işlettikleri lokantada tüm yemekleri Metin usta yapıyor. Erkenden hazırlıklarına başladığı lezzetli yemeklerini, özenle lokantasının tezgâhına yerleştirdikten sonra da, siz yoldan geçerken, 40 yıllık ahbabınız gibi bir selam çakıveriyor ki, kendinizi masada oturup siparişlerin gelmesini beklerken buluyorsunuz.

İznik’e giderseniz mutlaka bir öğün Metin Usta’nın eşsiz lezzetlerini denemelisiniz.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın 🙂

Adres: Mahmut Çelebi Mahallesi, Hakkı Sk., 16860 İznik/Bursa

Çamlık Restoran

İznik Göl manzarasının en iyi izlenebildiği noktalardan bir tanesi olan Çamlık Restoran, yıllardır İzniklilere ve İznik’e gelen misafirlerine hizmet veren, köklü bir kurum. Hem motel hem restoran olarak hizmet veren işletme, İznikli bir aile tarafından işletiliyor. Sahil kenarında, göl manzarası eşliğinde, çamların altında ister kahvaltı ister akşam yemeği tercih edecekseniz, huzurlu bir yemek yiyeceksiniz.

Özellikle Ekinoks dönemlerinde, gün batımının en iyi izlenebildiği noktalardan bir tanesi olan Çamlık Restoran her dakika masanıza gelen ve eksiklerinizi tamamlayan güler yüzlü çalışanları ile de sizleri memnun edecek.

Gün batımı eşliğinde keyifli bir akşam yemeği için doğru adrestesiniz. Bizim tercihimiz de eşsiz İznik manzarasında meşhur göl balıklarını deneyimlemek oldu. İznik’in olmazsa olmaz Yayın balığını tadabileceğiniz en iyi mekânlardan biri olan Çamlık Restoran’da, ister yayın şiş, ister yayın tava deneyebilirsiniz. Biz her ikisini de denemek adına sipariş verdik. Yayın şiş, daha hafif ızgara şiş şeklinde yanında salataları ile yayın tava ise panelenerek kızartılıp servis ediliyor. Biz her iki sunumu da beğendik. Salata ve mezeler de oldukça başarılıydı.

Çamlık Restoran Fiyat Listesi şu şekilde;

  • Yayın Şiş; 30 TL
  • Yayın Tava ; 25 TL
  • Köfte ; 20 TL
  • Pirzola ; 30 TL
  • Et Şiş; 25 TL
  • Karışık Et Izgara; 25 TL
  • Tavuk ; 20 TL
  • Meze Çeşitleri; 9 TL

Çamlık Restoranda bir diğer tercihiniz de açık büfe kahvaltı olabilir.

Bizim otel olarak son dakika tercih ettiğimiz Çamlık, sade ama doyurucu sabah kahvaltısı ile de oldukça başarılı. Açık Büfe kahvaltıda kızarmış ekmeklerin sürekli olarak masalara sıcacık ve hızlıca servis edilmesi ise en çok dikkat çekenlerden. Servisin hızı, güler yüzlü hizmet ve müşteri memnuniyet odaklılığı ile İznik’e gideceklerin mutlaka uğraması gereken mekânlardan bir tanesi.

Ayrıca çini çalışmalarının satıldığı da bir satış noktası mevcut.

Giderseniz mutlaka göl manzarasının tadını çıkarın, gün batımı fotoğrafları çekin ve bizi de hatırlatın 🙂

Adres: Sahil Yolu Çamlık Motel, İznik Türkiye

Telefon: +90 224 757 13 62

Karçiçeği Restoran

İznik’te Kebap Nerede Yenir sorusu için bizce ilk cevaplardan bir tanesi Karçiçeği Restoran.

Karçiçeği Restoran’ın eşsiz lezzetlerini tek seferde deneyimlemek isterseniz, nokta atışı yapacağınız tüyoları veriyoruz.  Karılık kebap ve güveçte İskender mutlaka denemeniz gerekenler arasında yer alıyor.

Karışık kebap; Adana, Urfa, Tavuk kanat, fındık lahmacun, tırnaklı pide, köz domates, köz biber, yoğurt, soğan salatası, bulgur pilavı ve lavaş ile birlikte servis ediliyor. Hem göze hem mideye hitap eden karışık kebap, 2 kişi için de oldukça doyurucu porsiyonlarda.

Karçiçeği Restoran’ın özel sunumu ile güveçte İskender ise, mekânın ısrarla denenmesi gereken ürünler listesinde yer alıyor. Güveç ile birlikte sunulması, hem görsel zenginlik hem de güvecin hoş tadını hissettiriyor.

Kebapların yanında gelen sıcacık pofuduk lavaş ekmekler de oldukça başarılı.

Yayık ayran ise kendi yapımları bol köpüklü Karçiçeği ayranı, oldukça lezzetli.

Karçiçeği restoranda fiyatlar da lezzetlere göre oldukça makul.

  • Karışık Kebap: 45 TL
  • Küçük İskender: 17 TL
  • Yayık Ayran: 3 TL

Yemek sonrası çay servisini ihmal etmeyen ve müşteri odaklı çalışan restoran, kebap severler için İznik’te tercih edilebilecek aile restoranlarından bir tanesi.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Selçuk Mah. Kılıçaslan Cad. No:54, 16860 İznik/Bursa

Çalışma Saatleri: 24 saat açık

Telefon: (0224) 757 32 13

Şarlo Mustafa İznzik

Salaş bir mekânda İznik’e özel balık ve türevlerini denemek isterim derseniz Şarlo Mustafa tam da sizlik bir mekan. Ancak şimdiden belirtmek isteriz ki mekân salaş ötesi bir yer. Fakat ayaküstü atıştırmak için birebir. Sarı Balık, yayın balığı, balık sütü, balık çorbası, kızarmış sazan havyarı ile balıkla yapılan her ürünü denemek mümkün. Fiyatlar 10/20 TL arasında değişiyor.

Adres: Çakırca Köyü İç Yolu, Çakırca Mahallesi, 16860 İznik/Bursa, Türkiye

İznikahve

İznik tarihi mekânlar gezimizde Lefke Kapı da merak içinde keşfettiklerimiz arasında. Oldukça güzel de bir tur rehberine denk gelip, Lefke Kapı ile ilgili tarihi detayları öğrenerek gezimize devam ediyoruz. Tabi bu sırada gezimizin hızlı ve bol keşifli olması kafein ihtiyacımızı da hat safhada arttırıyorJ Lefke Kapının hemen karşısında bulunan İznikahve, sempatik dizaynı, şirin konumu ile dikkatimizi çekiyor.

Bahçe içinde bulunan ahşap masa dizaynı, bazı bölümlerde bulunan minder detayları ile dikkan çeken mekânda çay kahve molası verebilirsiniz. Bizim tercimiz mis gibi bir Türk Kahvesi oluyor. Kahvemiz, mekân kadar şirin bir sunum ile geliyor J Kalpli ahşap bir tepsi ile sunulan kahvelerimizin yanında lokumu ve en önemlisi minik bir rulo kağıtta da falı çıkıyor J Kısacık bir kahve molası, bizi mutlu eden sunumlar ve esprili kahve falı ile tatlı anılar listesine ekleniyor.

Neyse halim çıksın falim diyorsanız, Lefke Kapı keşfinizi yaptıktan hemen sonra bir kahve içmeye uğrayın.

Türk Kahvesi 7 TL

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Yeşil Camii Mahallesi, Kılıçaslan Cd. No:194, 16860 İznik/Bursa

Çalışma Saatleri: 08:00/00:00

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: GamzenikA

 

 

KampLife StyleTravel

Keremali Yaylası’na Kamp Attık!

posted by gamzenika_admin 19 Mayıs 2019 0 comments

Merhaba doğa ve kamp severler,

Bu kez kamp rotamızı Keremali Yaylası’na çeviriyoruz.

Keremali Yaylası, Sakarya Akyazı merkezden önce Altındere ve daha sonra Çamlıca istikametine doğru gitmeniz gerekiyor. Çamlıca merkezde Keremali Yayla olarak tabelalar bulunsa da siz yine de bir esnafa danışıp yol tarifi almalısınız. Tabela ve navigasyon ile gittiğimiz bir yolda kaybolup, merkeze geri dönmek zorunda kaldık. Hatta lastiğimiz de patladı ve lastik tamiri de yaptık.

Lastikçiye sorduğumuzda, Çamlıca’dan yaklaşık 12 km’lik zorlu taşlık yoldan yaylaya doğru tırmanışa geçmemizi söyledi. Bu şekilde giden uzun bir yol. Yol üzerinde hiçbir tabela, yayla göstergesi yok. Bu zorlu yolculuk aracınızla 40/45 km’lik hızla yaklaşık olarak 50 dakika sürüyor.

Keremali Yaylası’nın bitmek bilmeyen dağ yolu bizim bir ara umudumuzun da kesilmesine yol açtı. Böyle bir yayla olmadığını bile düşünmeye başlamıştık. Yol boyunca tek bir araç tek bir insan görmedik. Dolayısıyla da kamp atabileceğimiz bir alanın varlığından şüphe ettik. Artık yaklaştığımız zaman bir motor ve 2 kişi gördük ve durup doğru yolda olup olmadığımızı da sorduk. Neyse ki doğru yoldaymışız ve az kalmış 🙂

Yaylaya vardığımızda bizi karşılayan Çamlıca Göleti, yağmurun da etkisi ile pırıl pırıldı. Göl etrafında pek çok çadır olması da bizi mutlu etti. Şehirden bu kadar uzak bir noktada 2 çadırla kamp yapmak çok akıllıca olmayacaktı. Gölün hemen yanında bulunan bir evin balkonu, yağmur sebebiyle kampçılar tarafından kullanıma alınmıştı. Biz de çadırımızı diğer evin önüne kurduk. Yağmur şiddetlendiği anda da balkona sığınma imkânımız vardı.

Yağmur Sonrası Göl Manzarası

Yağmur Sonrası Göl Manzarası

Keremali Yaylası, Keremali Dağları’nın 1543 metre yüksekliğinde bulunan bir yayla. Yaylada bulunan Çamlıca Gölü, boyu 600 metre, eni 100 metre ve derinliği 7/8 metre.

Yaylaya çıktığınızda duyduğunuz tek ses kuş ve kurbağa sesleri. Öyle güzel bir sessizlik var ki, hep söylediğimiz beyin detoksunu yapacaksınız. Mayıs ayında tüm gece sağanak yağmur olmasına rağmen, sabah güneşe uyandık. Doğanın içinde huzur dolu bir kamp macerası yaşamak için Keremali Yaylası listenizde olsun.

Peki Keremali Yaylası’nda Neler Var Neler Yok?

Doğa İçinde Huzur Dolu Bir Kamp Günü

Doğa İçinde Huzur Dolu Bir Kamp Günü

  • Çamlıca Gölü ve yayla etrafında veya yaylada özel konaklama tesisi, kamp tesisi gibi bir alan yok. Ücretsiz serbest bir kamp alanı. İstediğiniz en güzel yere çadırınızı atabilirsiniz. Göl çevresinde yayla evleri var. Fakat ev sahipleri yaz aylarında yaylaya geliyorlar. Bu sebeple yaylada in cin top oynuyor.
  • Keremali etrafında herhangi bir alışveriş olanağı yok, alışverişinizi yaylaya gelmeden önce Akyazı’dan yapmanız gerekiyor.
  • WC imkânı var, fakat inanılmaz kirliydi. Maalesef insanların kötü kullanımı sonucunda, harap edilmiş tuvaletler vardı. Tamamen kötü kullanıma bağlı bir kirlilik.
  • Yaz aylarında yayla sakinleri yaşadığından mescit var, hatta kapısı açık ve içeri girip orada kalan da olmuş belli ki.
  • Çeşme ve temiz su mevcut. Çeşmeden içme suyunuzu da tedarik edebilirisiniz.
  • İnternet verimli çekmiyor. Buraya gideceğiniz zaman mutlaka ailenize önceden haber verin. Ciddi bir endişelenmeye sebep olmayın. Hatta bununla ilgili şahit olduğumuz olayı da aktarmak isterim. Geç saatlerde yaylanın uzaklarından gelen polis alarm seslerine çok bir anlam verememiştik. Gece saat 3 gibi siren sesleri artmaya başladı ve uzaktan ışıkları da belirdi. O saatlerde sadece bizim kamp ateşimiz yandığından olsa gerek, dağlardan göl yanına inen jandarma aracı, bize seslendi J Tabii o saatte bu anlattıklarım pekte hoş olmuyor. Panik halinde bize doğru geldiler ve bir isim söylediler, aradıklarına dair. Biz de, bizim haricimizde pek çok çadır olduğunu ve bir gezi grubunun da burada olduğunu söyledik. O saatte herkes uyurken çadırlara seslendiler ve aradıkları kişiyi buldular. Meğer ailesi ulaşamamış ve AFAD, jandarma ne varsa haber vermiş J Sonrasında telefon görüşmeleri yapıldı ve merak giderildi. Bizim yanımıza kalan gecenin bir yarısı yaşadığımız macera oldu
  • Doğaya zarar vermeden, daha önce ateş yakılmış noktalarda ateş yakma imkânınız var. Hatta civarda çok fazla odun bulma şansınız da var. Biz risk almamak adına odunu yol kenarında oduncudan almıştık fakat ormanlık alanda ciddi odun toplama imkânı olduğunu gördük. Ormanda kesilmiş ve kırılmış pek odun mevcut. Diğer çadırların hepsi civardan odun topladılar.
  • Göl çevresinde harika bir yürüyüş parkuru var. Bazen su içerisinden de geçebildiğiniz, hem yayla evlerini yakından gördüğünüz bu yolda mutlaka yürüyüş yapın.

Keremali Kampında Neler Yapılır, Nelere Dikkat Etmeli?

  • Keremali Yaylası kampında sadece kamp yapmakla yetinmeden, doğa ile baş başa muhteşem vakit geçirebilirsiniz. Yaylanın inanılmaz doğası sizi büyüleyecek. Gündüz yeşili gece ise binlerce yıldızın manzarası muhteşem. Sabah kuş sesleri ile uyanıp doğanın uyanışını izleyebilirsiniz.
  • Mevsim tercihiniz bahar olursa yağmur sonrası açan güneşin göle yansıması ile muhteşem fotoğraflar çekebilirsiniz.
  • Akşam saatlerinde serin olduğundan dolayı uyku tulumlarınızı ve kalın kıyafetlerinizi almayı unutmayın. Gündüz açan güneş ise sizi ısıtacak.
  • Keremali çevresinde mutlaka yürüyüş yapabilirsiniz. Göl çevresindeki yürüyüş alanı fotoğraf çekmek için müthiş manzaralar sunuyor.
  • Gölde balık tutma imkanı varmış fakat biz denemdik. Av mevsimine uygun koşullarda balık tutulabiliyor.
  • Keremali Yaylasında herhangi bir yabani hayvan tehlikesi yaşamadık. Gece çakal sesleri duyuluyor fakat uğramıyorlar 🙂
  • Keremali Yaylası’nda yaptığımız iftarın tadı ise bambaşkaydı. Tüm malzemelerinizi alıp harka sofralar kurup, manzara eşliğinde keyifle yiyebilirisiniz.

    Çadırlarımızı Göl Kenarına Kurduk

    Çadırlarımızı Göl Kenarına Kurduk

Bir kamp rotasının keyfini doyasıya çıkardıktan sonra, sizden gelen sorulara da cevap olmasını temenni ettiğim mini kamp yazım sona eriyor.

Haydi, alın çadırınız, çıkın doğaya 🙂

Beni daha birçok fotoğrafımı takip etmek isterseniz;

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: GamzenikA

 

 

 

FoodTravel

BULGARİSTAN LEZZET DURAKLARI

posted by gamzenika_admin 22 Nisan 2019 0 comments

Balkanların merkezinde yer alan Bulgaristan, oldukça köklü bir tarihe sahiptir. Rumlar, Slavlar, Osmanlılar, Romalılar, Bizanslılar ve Bulgarlara ev sahipliği yapan Bulgaristan şu anda da birçok kültürü içerisinde barındırmaktadır. Asya ile Avrupa arasındaki geçiş noktası Bulgaristan, hala geçmişten gelen kültürel değerlerini yaşatmaktadır.

Bulgaristan’ın en büyük şehirlerinden biri olan Sofya da köklü ve eski bir tarihe sahiptir. Pek çok şehrin aksine, tam bir Bulgar kültürü yansıtan Sofya, 1930 yıllarında göstermiş olduğu modernleşme hareketi ile gelişmiş ve bir Avrupa kenti olarak kabul görmüştür. Şehrin gezilecek noktalarının birbirine yakın olması ve tarihi yapısının çok yönlü olması nedeni ile Türkiye açısından, gezilecek yerler listesinde baş sıralarda yer almaktadır.

Bizim de hafta sonu rotası olarak tercih ettiğimiz Sofya, bizleri beklentimizin çok fazla üzerinde bir Avrupa şehri olarak karşıladı.

Vaktimizin yeterli olduğu ölçüde özellikle dikkatimizi çeken lezzet duraklarında mola verdik. Bulgaristan Lezzet Durakları, mekânlara tek tek gidilerek, tadım yapılıp, bilgi alma, fotoğraf çekme şeklinde oluşturulmuştur. Bulgaristan’a (Sofya/Plovdiv) yapacağınız gastronomi turunda güvenle deneyimleyebilir ve arkadaşlarınıza da tavsiye edebilirsiniz.

1 Leva=3,34 TL

Happy Grill Bar

Sanırım Sofya için en iyi akşam yemeği mekânlarından bir tanesi. Zincir bir işletme olmasına rağmen çizgisini bozmamış. Akşam saatlerinde Vitosha caddesindeki şubesine gittiğimizde rezervasyonsuz zar zor yer bulabiliyoruz. Sigara içilen alanı, teras şeklinde ayırmışlar. Mekân tıklım tıklım. Garsonlar özel olarak şeçilmiş gibi çok kibarlar. Hepsi tek tip kıyafet ile oldukça şık görünüyorlar.

Happy Grill Bar menüsü de oldukça zengin. Her türlü beslenme şekline hitap ediyor olması da tercih edilme sebeplerinden bir tanesi.

Happy Grill Bar Menü

Başlangıçlar;

Yoğurt Soslu Ispanak Topları: Ispanak topları cheddar ve permasan peynirleri ile hazırlanıp, sarımsaklı yoğurt ile servis ediliyor. Fiyat; 6,89 lv

Kiona Topları: Kiona topları cheddar ve permasan peynirleri ile hazırlanıp, domates, zeytin ve yeşil salata yatağında servis ediliyor. Fiyat; 6,99 lv

Chicken popcorn: Özel tavuk topları, sarımsaklı mayonez ile servis ediliyor. Fiyat; 7,49 lv

Happy Popcorn: Happy Grill’e özel special başlangıç menüsü. Özel peynir çeşitleri ile hazırlanan peynir topları, ister reçel ister mayonez sos ile değerlendirilebilir. Fiyat; 7,49 lv

Makarna Çeşitleri

Sebzeli Noodle: Karnabahar, havuç, biber, soğan ile hazırlanan noodle özel Asya sosu ile servis ediliyor. Fiyat; 6,99 lv

Tavuk ve Sebzeli Noodle: Karnabahar, havuç, biber, soğan ile hazırlanan noodle özel Asya sosu ile servis ediliyor. İçerisinde ayrıca tavuk parçaları bulunuyor. Fiyat; 8,89 lv

Deniz Ürünleri ile Harmanlanmış Spagetti: Domates, sarımsak, parmsean ile hazırlanmış spagetti, kalamar ve özel sosu ile servis ediliyor. Fiyat; 10,99 lv

Biftek Çeşitleri

Domuz ve dana biftek çeşitleri, fırın patates ile servis ediliyor. Ayrıca yanında özel biftek sosu bulunuyor. Fiyatlar ise 16,99/29,99 lv arasında değişiyor. Sunumlar oldukça güzel. Özel biftek tahtasında, fırın sebzeler ile sunuluyor.

Risotto Çeşitleri

Sebzeli Risostto: Yumurta, havu., karnabahar ve bezelye ile hazırlanmış risotto. Fiyat; 6,69 lv

Bolonez Soslu Risotto: Özel bolonez sosu ile hazırlanan risotto, permesan peynir süslemesi ile servis ediliyor. Fiyat; 9,99 lv

Deniz Ürünleri ile Risotto: Kalamar, biber, mantar, havuç, yumurta, sarımsak ve somon balığı ile hazırlanan risotto özel soya sosu ile servis ediliyor. Fiyat; 9,99 lv

Tavuklu Risotto: Tavuk, biber, mantar, havuç, yumurta ile hazırlanan risotto özel sarımsak ve soya sosu ile servis ediliyor. Fiyat; 8,69 lv

Deniz ürünleri

Akdeniz Usulü Kalamar: Akdeniz usulü özel kalamar, özel zeytinyağlı sos ile servis ediliyor. Fiyat; 16,99 lev

Ballı Soslu Kalamar: Özel ballı sosu ile servis edilen kalamar. Fiyat; 12,49 lv

Sofya’ya gittiğinizde mutlaka Happy Grill’de bir akşam yemeği yemelisiniz. Muhteşem sunumları ve lezzetleri yemekleri ile tercih edilebilecek en iyi restoranlar arasında.

Uğrarsanız bizi de hatrılayın.

Adres: Georgi Street Rakovski 145, Sofia 1225, Bulgaristan

Tel: +359 88 818 1071

Vino Vino

Sofya keşfimiz sırasında, Alexander Nevski Katedrali ve Opera Evi yakınlarında keşfettiğimiz Vino Vino, romantik bir akşam tercih edenler için oldukça geçerli bir restoran olacaktır. Şirin dizaynı ile yanından geçerken hemen fark edeceğiniz Vino Vino, lezzetli yemekleri ve harika şarapları ile ünlü bir mekân. Ayrıca romantik bir akşam yemeğini canlı müzik ile taçlandırıyor. Hafif müzik eşliğinde harika bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.

İsterseniz içeride isterseniz bahçede oturabileceğiniz mekâna girmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırın.

Amazing Salad: Köz biber, domates, salatalık ve peynir, zeytinyağı sosu ile sunuluyor. Fiyat; 8,8 lv

Sopska Salad: Balkanların meşhur Şopska salatası olmazsa olmaz. Domates, salatalık, biber, soğan ve peynir, zeytinyağı ile sunuluyor. Fiyat; 7,90 lv.

Desire Salad: Kinoa, ıspanak ve armut ballı hardallı sos ile sunuluyor. Fiyat; 9,80 lv.

Modern Salad: Karışık lifli salata, domates, ıspanak, chia ve kinoa ile birlikte harmanlanmış. Fiyat; 9,80 lv.

Garlic Salad: Salatalık, marul, domates, maydanoz, haşlanmış yumurta, sarımsaklı yoğurt ile servis ediliyor. Fiyat; 7,5 lv.

Mantarlı Biftek: Domates ve soğan halkaları ile sunuluyor, Fiyat; 29,90 lv.

Somon: Patates ve avokado sos ile servis ediliyor, Fiyat; 26,80 lv.

Pizza Çeşitleri: 12,80/14,90 lv.

Sofya’da romantik ve şık bir akşam yemeği geçirmek isterseniz Vino Vino tercih edebileceğiniz soft mekânlardan bir tanesi. Ayrıca canlı müzik olması keyfinize keyif katacak.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Georgi Rakovski № 121 | near the National Opera House and the Alexander Nevski Cathedral, Sofia 1000, Bulgaristan

Tel: +359 88 447 4003

Spagetti Kitchen

Merkezi konumu ve modern tasarımı ile şehir turunda dikkatinizi çekecek olan Spagetti Kitchen, isterseniz ayaküstü bir kahve molası isterseniz keyifli bir yemek için tercih edebileceğiniz şık mekânlardan bir tanesi. Şehrin içindeki konumu ile özellikle bahçesinde otururken, hayatın akışına dalıp gideceksiniz.

Adından da anlaşıldığı üzere spagettisi özellikle tercih edilenler arasında. Bunun yanında, şık sunumları ile leziz vejetaryen salataları, şarap yanında tercih edebileceğiniz peynir tabağı, pizza ve et/tavuk yemekleri de tercih edebilecekleriniz arasında.

Fiyatlar da oldukça makul.

Şehrin tadını çıkarabileceğiniz keyifli ortamı ile Spagetti Kitchen bizim için çok keyifli bir mola mekânı oldu. Sofya’ya giderseniz mutlaka uğrayın,

Uğrarsanız bizi de hatırlayın

Adres: 6th Septemvri Str. N9, Sofia 1000 Bulgaristan

Tel: +359 89 056 6666

BackGround

Sofya’nın en işlek caddesi olan Vitosha Caddesi, aynı zamanda pek çok kafeteryaya da ev sahipliği yapıyor. Durup dinlenmek istediğiniz anda pek çok seçeneğiniz olacak. Bunlardan bir tanesi de, Cadde kenarında bulunan ve caddeyi görmeniz için camdan kış bahçesi de bulunan BackGraound. Biz buraya dinlenmek için uğradık, yeşil çay ve kahvelerini denedik. Japon usulü yeşil çayı oldukça iyiydi.

İster çayınızı kahvenizi, işlek caddeyi izlerken yudumlayın, isterseniz öğle veya akşam yemeğinde tercih edin. BackGround, oldukça keyifli bir mekân. Ayrıca çalışanların ilgisi de oldukça güzel.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: bul.Vitosha 14, Sofia 1000, Bulgaristan

Tel: +359 89 789 5325

Rainbow Factory

Sofya’da nerede kahvaltı yapabilirim sorusunun şüphesiz ilk sıradaki cevabı Rainbow Factory. Harika kahvaltı çeşitleri ve atıştırmalıklar ile pek çok turistin de uğrak yeri arasında. Fakat çok tercih edilmesi nedeniyle inanılmaz kalabalık oluyor. Mekân biraz küçük, bu sebeple de bekleme yaşayabilirsiniz.

Hem iç mekân hem de bahçe olarak iki alana ayrılıyor. Bahçede masalar veya minderlerde oturmayı tercih edebilirsiniz. Biz gittiğimizde hava güneşli olduğundan, kahvaltı sonrası bahçenin de tadını çıkardık.

Pek çok kahvaltı çeşidi ile açlıktan kafanız karışabilir.

Geleneksel Bulgar hamuru Mekitsa ile birlikte peynir ve reçel eşliğinde sunulan kahvaltı oldukça doyurucu ve Türk kahvaltısına da çok yakın lezzetler. Mekitsa pişinin Bulgar versiyonu diyebiliriz. Yanında siyah çay da isterseniz, afiyetle bir kahvaltı yapmış olursunuz.

Yumurta sevenlerdenseniz, şanslısınız çünkü omletli kahvaltı seçenekleri de oldukça güzel.

Kahvaltı sonrası, kahvenizi bahçede keyifle içebilirsiniz.

Sofya’da kahvaltı için Rainbow Factory’i tek geçeriz diyebilirim. Hem çok fazla seçenek olması hem de fiyatların oldukça uygun olması.

Sofya’ya yolunuz düşerse mutlaka uğrayın,

Uğrarsanız bizi de hatırlayın

Adres: ul.Veslets 10, Sofia 1000 Bulgaristan

Tel: +359 88 611 6556

Sofra, Plovdiv

Sofya’dan Türkiye’ye dönerken uğradığımız Plovdiv’de, çok acıkmamız nedeniyle vaktimizin de kısıtlı olması, tek bir restorana uğrama şansımız vardı. Bulunduğumuz noktaya yakın ve oldukça popüler olan Sofra tercihimiz oldu. Hatta restoranda, bazı arfkadaşalrımızı tanıyan çalışanalra bile rastladık. Adından da anlaşıldığı üzere Türk yemekleri sunan bir restoran. Cadde üzerinde rengârenk mimari ile dikkat çeken Sofra, oldukça yoğun bir restoran. Gittiğimizde yer olmadığından biraz beklemek zorunda kalmıştık. Fakat bu arada çalışanların ilgisi o kadar güzel ki beklemeye değer bir mekân olduğunu anlıyorsunuz.

Gün içinde Türk yemeklerine duyduğumuz özlem ile kebap çeşitlerini söyleyiveriyoruz J Hem de yanında cacık ile birlikte. Sunumlar oldukça başarılı, lezzetler de bir Avrupa şehrinde olduğunuzu düşünürseniz fena değil J Fiyatlar da makul. Üzerine bir de Türk çayı ikram ediliyor ki, değmeyin keyfimize J

Plovdiv’e uğrarsanız Sofra’ya da mutlaka uğrayın,

Uğrarsanız bizi de hatırlayın,

Adres: Jelezarska 13, Plovdiv 4000, Bulgaristan

Tel: +359 87 628 8245

Oops

Sofya’da atıştırmalık lezzetleri denemek isterseniz, Oops’a uğramadan dönmeyin. Sofya sokak lezzetleri için yol üzeri mekanda ister tavuk döner, isterseniz pizza gibi pek çok lezzetli atıştırmalık deneyimleyebilirsiniz. Özel sosu ile hazırlanmış tavuk döneri çok beğendik. Dürüm şeklinde hazırlanan tavuk döner, oldukça büyük bir porsiyon şeklinde sunuluyor ve doyurucu. Fiyatlar da oldukça uygun. Bir porsiyon tavuk

Eğer pizza sevenlerdeniz, pek çok çeşitte dilim pizzalar fırından yen çıkmış sizi bekliyor olacak.

Oops oldukça yoğun. Sabahtan akşama kadar mekân önünde uzun kuyruklar görebilirsiniz.

Yoğun tempolu şehir turu arasında hissedilen açlık krizlerinde ayaküstü atıştırmak isterseniz Oops’u tercih edebilirsiniz.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: GamzenikA

 

Life StyleTravel

Sakarya Taraklı Karagöl’e Kamp Attık!

posted by gamzenika_admin 24 Temmuz 2018 0 comments

SAKARYA TARAKLI KARAGÖL’E KAMP ATTIK!

 

Yine binlerce yıldızlı bir doğa otelden merhaba,

Türkiye’de kamp atmak için öyle güzel yerler var ki, keşfettikçe ülkemizin güzelliklerine şükrediyoruz. Hedefimiz Sakarya’ya bağlı Taraklı Köyü’nde bulunan Karagöl. Yine çok fazla bilgi sahibi olmadığımız, sadece birkaç fotoğrafı ile bizi kendisine çağıran bir güzellik. Tabi yine bu sebeple, siz değerli takipçilerimizle paylaşıp, gelmek istediğinizde bilgi sahibi olmanızı istiyoruz.

Taraklı Karagöl

Taraklı Karagöl

Ulaşım:

Taraklı, İzmit Sakarya yolu üzerinden yaklaşık 2 saatlik bir mesafede bulunuyor. Aslında İzmit/Karagöl 150 km olarak  gözükse de, yolun bir kısmının oldukça virajlı ve bozuk olması nedeniyle saat olarak uzatıyor. Taraklı Köyü’ne geldikten sonra pek çok tabelada bozuk satıh uyarısı göreceksiniz. Gerçekten çok yavaş gitmenize neden olacak yol bozukluğu mevcut. Bu sebeple kış mevsiminde Taraklı Yaylası’na çıkılamayacağını düşünüyoruz. Sonradan aldığımız bilgiye göre de kışın karlı havalarda çıkmanın çok zor olduğu yönünde.

Taraklı Karagöl

Taraklı Karagöl

Taraklı Yaylası Karagöl Kamp Alanı Hakkında Bilgiler;

Taraklı Karagöl Kamp Alanı

Taraklı Karagöl Kamp Alanı

  • Ulaşım çok kolay olmasa da gün batımında gelmemize rağmen, muhteşem manzaralar ile karşılaştık. Yol boyu minik dere ve akarsular eşliğinde, yeşillikler arsında gideceksiniz. Gelemir Yaylasının yemyeşil kanallı Zemin görüntüsünü hemen yakınındaki caminin yanından yukarı çıkıp izlemelisiniz. Özellikle buradan Drone çekimi çok güzel olacak. İçdedeler ve Dışdedeler Köyü sonrasında yol epey bozulacak. Ayrıca bir ıssızlık hakim olacak. ama herhangi bir tehlike söz konusu değil.
  • Taraklı Yaylası kamp alanı akşam saatlerinde girişteki güvenlik boştu. Fakat kamp alanında pek çok ailenin kamp yapıyor olması güvenlik ile ilgili soru işaretlerini kafamızdan sildi.
  • Göl çevresinde istediğiniz yere kamp atabiliyorsunuz. Göl manzaralı bir alan seçmenizi öneririz. Akşam saatleri olması nedeniyle seçim zorlaşıyor. Ama yine de çok güzel bir alana kamp attık.
  • Günlük fiyat 10 TL/araç. Böylesi güzel bir manzara için oldukça ucuz. Ayrıca buranın özel mülk olarak kiralandığını da öğreniyoruz. Bu sebeple ücretli kamp alanı.
  • Göl çevresinde herhangi bir konaklama tesisi bulunmuyor. Karavan veya çadır gibi kendi imkanlarınız ile konaklayabiliyorsunuz.
  • Telefon/İnternet erişimi sınırlı. Bizim kullandığımız şebeke hiç çekmiyordu.
  • Yakın çevrede alışveriş yapılabilecek herhangi bir bakkal market mevcut değil. alacaklarınızı şehirde tamamlamayı unutmayın.
  • Kamp alanında ateş yakmak serbest.
  • Göl çevresinde odun toplanabilecek ağaçlık alanlar var. Fakat ne yazık ki insanlar bulduğu ağaçları kesmeye başlamış . Odun ihtiyacınızı da merkezi bir yerden karşılayabilirsiniz.
  • WC bulunuyor. Sabun ve peçetenizi almayı unutmayın.
  • Buz gibi akan soğuk temiz su mevcut.
  • Yaz mevsimi olmasına rağmen akşam saatleri mevsim normallerinin altında. Özellikle gece için kalın giysilerinizi ve uyku tulumlarınızı unutmayın.
  • Kamp alanında çok fazla köpek var. Hatta sürü halinde geziyorlar. Gece çadır alanımızı sık sık ziyaret ettiler. fakat herhangi bir problem yaşamadık.
  • Güvenlik ile ilgili de sorun yaşamadık. Gece saatlerinde gelen bir grubun çok ses yapması dışında rahatsız edici bir durum yoktu. Bununla ilgili, sabah güvenliğe yaptığımız bildirimde, haberleri olduğu taktirde hemen jandarmaya haber verildiğini ve jandarmanın geldiğini söylediler. Sabah saatlerinde de jandarma devriyesine denk geldik.
  • Özellikle hafta sonu çok kalabalık olduğu söyleniyor. Pazar günleri 200 araç ziyareti olduğu söylendi. Buna rağmen genel anlamda ortam çok huzurlu. Çoğunlukla aile grupları var.
  • Gölde balık tutmak serbest. İyi bir yemleme ile çok fazla tatlı su balığı çıktığı söyleniyor.
  • Göl çevresinde yapılabilecek en güzel aktivite ise doğa yürüyüşü. Sabah erken saatlerde uyanıp yürüyüşünüzü yapabilirsiniz.
  • Fotoğraf çekmek için muhteşem doğa manzaraları var. Özellikle yansıma fotoğrafları alabileceğiniz anları kaçırmayın.

Muhteşem doğası ve sessizliği ile çok yakın mesafede bulunan bu güzel kamp alanı için mutlaka zaman ayırın. Göl manzarasında kahvaltı keyfi ve binlerce yıldızlı doğa otelinde uyumak tarifsiz bir mutluluk verecek.

Göl Manzarasında Kahvaltı

Göl Manzarasında Kahvaltı

Pişman olmayacaksınız.

Haydi alın çadırınızı çıkın yola.

Giderseniz bizi de hatırlayın .

Sevgiler.

Bizi ve daha fazla fotoğrafımızı takip etmek için ;

Instagram: @gamzenika

Twitter: @sapancigamze

Photo BY: @akinsapanci

 

Life StyleTravel

CENNETTEN BİR KÖŞE ‘SÜLÜKLÜ GÖL’

posted by gamzenika_admin 10 Mayıs 2018 0 comments

CENNETTEN BİR KÖŞE ‘SÜLÜKLÜ GÖL’

Hafta sonu İzmit’e yakın bir lokasyonda cenneti yaşamaya ne dersiniz? Hadi o zaman rotamızı Sülüklü Göl’e çevirelim.

Sülüklü Göl aslında Bolu’nun Tavşansuyu Köyü’nün sınırları içerinde kalıyor. Fakat aslında Sakarya ile Bolu’nun sınırını belirliyor. Bu sebeple de iki güzel ilimiz tarafından paylaşılmış durumda. İzmit’ten gidiş sağlarken Sakarya Akyazı ilçesinden giden yol üzerinden Dokurcun Köyü’ne vardıktan sonra, 9,5 km’lik toprak yoldan Sülüklü Göl’e çıkıyorsunuz. Yol taş, toprak ve dar bir yol. Fakat yanı başınızda akan derenin sesi ve daha girişte sizi tüm misafirperverliği ile karşılayan doğa bu yolun olumsuz koşullarını görmenize engel oluyor. Yavaş yavaş çıkarken karşınıza sincap çıkabiliyor, hiç görmediğiniz renkli kuşlar görebiliyor ve mis gibi yeşilin kokusunu içinize çekebiliyorsunuz. Yolun sonunda ise sizi bekleyen cenneti gördüğünüzde geldiğinize hiçte pişman olmayacaksınız.

Sülüklü Göl konum itibari ile ormanların arasında kalan doğa harikası bir göl. Uzmanların incelemelerine göre yaklaşık 300 yıl öncesinde Tavşansuyu köyünün yolu buradan geçiyormuş. Tektonik hareketler sonucu yol kesiliyor ve Sülüklü Göl oluşuyor. Göl etrafını saran çam ve kayın ağaçları oldukça uzun olduklarından ormanın ortasında kocaman bir göl görüntüsü ile sizi büyülüyor.

Sülüklü Göl Manzarasında Kahvaltı

Sülüklü Göl Manzarasında Kahvaltı

Sülüklü Göl Hakkında Bilinmesi Gereken Önemli Detaylar;

  • Sülüklü Göl’de herhangi bir satış noktası yok. En son alışveriş yapabileceğiniz nokta Dokurcun Köyü, alacaklarınızı buradan alıp çıkmanız gerekiyor. Dokurcun köyü de yaklaşık 12 km uzaklıkta
  • Sülüklü Göl’e çıkan toprak yol 9,5 km’lik dar ve taşlı bir yol. Yağışlı zamanlarda çıkış biraz zor olsa da çıkışı engelleyen bir olumsuzluk ile karşılaşmadık.
  • Sülüklü Göl’de telefonlar çekmiyor. Bazı GSM operatörlerinin çektiği söyleniyor fakat biz denk gelmedik. Telefonların erişimsiz olması da kafa detoksu yapmanızı sağlayacak, doğanın tadını çıkarın 🙂
  • Sülüklü Göl Milli Park alanı çevresinde kamp kurulabiliyor. Serbest kamp alanı olması nedeniyle herhangi bir ücret ödenmiyor.
  • Mayıs ayında gece çadır şartları çok zorlu olmadı. Hatta hiç üşümedik. Uyku tulumu yeterli olacaktır.
  • Sülüklü Göl milli parka girişte lavabolar mevcut. Çok temiz olmasalar dahi iş görüyorlar.
  • Temiz su tedarik etmeniz için çeşmeler var.
  • Kampta ateş yakmak serbest, doğaya zarar veremeden, kontrollü bir şekilde ateş yakabilirsiniz. Maalesef orman gezimiz sırasında çok fazla ağaç kesildiğine tanık olduk, lütfen bu konuda duyarlı olalım ve doğaya zarar vermeyelim. Köyde odun satışı var ve çok ucuz fiyatlara. 1 çuval odun 12 TL. Ayrıca etrafta bolca kuru dal bulunuyor, ateş yakmak konusunda sıkıntı yaşamazsınız.
  • Sülüklü Göl çevresinde yürüyüş alanı var, fakat kışın yağış sebebiyle yürüyüş parkuru biraz daralmış, sonbaharda gittiğimizde göl çevresinde hemen hemen tam tur yapabilmiştik. Mayıs ayında mümkün olmadı.
  • Sülüklü Göl yukarında bir de yayla var, sanırım 1000 metre yukarıda. Biz henüz keşfedemedik ama gördüğümüz fotoğraflarda harika bir manzara mevcut.
  • Sülüklü Göl’de yabani hayvanlarla ile ilgili biz herhangi bir sorun yaşamadık. Fakat bu demek değil ki yabani hayvanlar yok. Dikkatli olmakta fayda var diye düşünüyorum.
  • Gece çok fazla tüfek sesi duyacaksınız, bu biraz rahatsız edici. Ama gece yarısı oldukça fazla atış sesi duyduk. Maalesef yasaktır tabelaları olmasına rağmen atışa devam ediyorlar.
  • Sülüklü Göl günübirlik piknik yapmak için de ideal bir yer. En azından doğa harikası bir yerde piknik yapmış olmanın tadını çıkarın. Tercih sizin ama tavsiyem kamp kurmaktan yana 🙂
  • Sülüklü Göl’de sülükten çok kurbağa ve balık var J Vakti zamanında göle atılan balıklar sülükleri yemiş ve sülük kalmamış diye söyleniyor.
  • Sülüklü Göl’de balık tutmak yasak.
  • Sülüklü Göl için yeme içmeden bahsedecek olursak, ister yukarı çıkarken sağdaki alabalık tesislerinde yemeğinizi yersiniz, isterseniz kendin pişir kendin ye yaparsınız 🙂 Tercih sizin. Tavsiyeniz nedir derseniz de, tabi ki kendin pişir kendin ye 🙂

Sülüklü Göl’e gerçekten doymak, doğayı doyasıya yaşamak istiyorsanız kesinlikle kamp kurmalısınız. Günübirlik keyif yaşayabilirsiniz fakat doğa ile baş başa çok vakit geçiremezsiniz.

Hadi alın çadırınızı çantanızı, gidin Sülüklü Göl’e. Giderseniz bizi de hatırlayın.

Sevgiler.

Twitter: @sapancigamze

Instagram : @gamzenika

Photo By : @akinsapanci

 

 

 

FoodLife Style

Pazar Mutlulukları

posted by gamzenika_admin 4 Nisan 2017 0 comments

Muhteşem bir pazar gününün sonundan merhaba 🙂 Pazar günü günlerin en tatlısı. Bir gün öncesinde planları tasarlamak gerekiyor diye düşünüyorum. Aksi halde haftanın yorgunluğu ile uykuda kalmak olası . İzmit için sabah kahvaltısı yapılacak pek çok kafeterya olmasına rağmen ev tipi hazırlık ile kahvaltı yapılacak oldukça nezih mekanlarımız da var. 60 Evler Harikalar Diyarı, Seka Park İzmit, Gölcük Yolu Sahili gibi deniz gören mekanlar mevcut.

Bizim bugün tercihimiz Seka Park İzmit’ti. Bol güneş olmasına rağmen rüzgar çok fazlaydı. Bu sebeple deniz kenarını tercih etmedik, içeride çalıkların olduğu bölgeye yerleştik. Harika bir atmosfer vardı. Sakin ve huzurlu bir hava vardı. Pazar klasiği olmasından dolayı oldukça da kalabalıktı.

Pazar günlerinde kahvaltıların özel olması konusunda ısrarcıyım. Yorucu bir haftayı geride bırakmış olmanın mutlu zaferi ile herkes kendini ödüllendirsin. Şehir dışında güzel mekanlar tercih edilebileceği gibi evde hazırlanan şık bir kahvaltı sofrası veya piknik tipi kahvaltı da enerjiyi atmak için uygun olacaktır. Biraz mutluluk biraz huzur tüm haftanın stresini atmamı için destek olacaktır.

Pazar günleri özeldir lütfen değerlendirelim 🙂 Atalım kendimizi temiz havaya.. Toprağa basıp tüm negatif elektriğimizi yollayalım. Biz bugün böyle yaptık. Ve tavsiye ederiz efendim 🙂

Yanımızda neler mi vardı 🙂 Çavdarlı ekmeğimiz, klasik kahvaltılıklar, simit , çay ve çeşitli meyveler. Kitabıma da yeni başladım bu arada . Sunay Akın okuyorum. İstanbul’un Nazım Planı. Daha önce okuduğum Bir Çift Kundura’yı şiddetle tavsiye ederim, pek çok şey öğrendim.

Ve tabi ki fotoğraf makinem de yanımdaydı. Güzel bir kahvaltı sonrası güzel fotoğraflar da çekmek keyifliydi.

Herkese böyle güzel pazar günleri dilerim. Pazar günlerini boş harcamak yerine bol keyifle geçirmek güzel olacaktır. Tabi dinlenmeli bir keyif olması ertesi gün Pazartesi olduğu da unutulmamalı benden söylemesi 🙂

 

Life Style

Kartepe, İzmit

posted by gamzenika_admin 18 Ocak 2017 0 comments

Kış günlerinde şehrin keşmekeşinden kurtulmak istiyorsanız Kartepe harika bir seçim olacaktır. Fazla teferruata girmeden sıkı sıkı giyinip biraz sucuk biraz ekmek alıp yollara düşmekte fayda var. Aracınızın kış şartlarına uygun olması da oldukça önemli. Aksi halde epey macera yaşayabilirsiniz:)

Güneşin batışı erken saatlerde olduğundan gün ışığını kaçırmamaya dikkat etmek gerekir. Maşukiye köyünden almak istediklerinizi de alabilirsiniz. Köyde bulunan kasaplar ve ekmek fırını oldukça güzel. Nevaleleri alıp Kartepe doğru yola koyuluyoruz. Yol boyu hiç kar olmamasına üzülerek devam ederken yer yer beyazlıklar karşılıyor bizi.

Zirveye doğru çıktıkça yoğun bir kar tabakası ve pazar günü olması sebebiyle kalabalık mevcut. Kızak ile kayanlar, mangal keyfi yapanlar, çakırkeyif sofralar derken pek çok manzara var. Ailenizle birlikte rahatça gelebileceğiniz ve kar tadı alabileceğiniz güzel yerler. İster doğa ile baş başa ister herhangi bir restoranda manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Özellikle karlı yerlerde mangal keyfini öneririm. Biz bunu tercih ediyoruz. Madem şehirden kaçtık doğanın tadını çıkarmakta fayda var.

Bir kaç kez yolda kalma macerası da yaşayarak kendimize uygun yeri buluyoruz. Mangalımızı yakıp sucuk ekmeklerin tadına vardıktan sonra karda yürüyüş ile bu anı taçlandırıyoruz. Fazla da donmaya gerek yok. Güneş battıktan sonra epey soğuk oluyor. İzmit’e yolu düşenlerin özellikle kış sezonunda Kartepe’yi görmelerini tavsiye ederim. İzmit için oldukça güzel bir fırsat olan Kartepe muazzam bir doğaya ve kış aktivitelerini gerçekleştirmeye olanak sağlayan kayak merkezine de sahip. Güzel bir pazar günü böylece sona eriyor desem de daha bir mekan ziyaretimiz olduğunu düşünürsek enerji toplamaya karar veriyorum.

Mutlu nice pazarlar:)

Seyr-i Miss Sapanca
FoodLife Style

İZMİT’İN EN İYİ KAHVALTI MEKANLARI

posted by gamzenika_admin 7 Ekim 0202 0 comments

 

Sonbahar keyfini doyasıya yaşadığımız bugünlerde, şöyle sıcacık mekânlarda kahvaltıya gitsek ne güzel olur dedik. İzmit’in en güzel kahvaltı mekânlarını sizin için derledik.

En güzel lezzetlerin sofranıza gelmiş halini sizlerle buluşturan şirin mekânlarda kendinizi evinizde hissedeceksiniz.

Seçtiğimiz Lezzet Durakları, mekânlara tek tek gidilerek, tadım yapılıp, özel röportaj, bilgi alma, fotoğraf çekme şeklinde oluşturulmuştur. Bahsi geçen mekânlara yapacağınız gastronomi turunda güvenle deneyimleyebilir ve arkadaşlarınıza da tavsiye edebilirsiniz.

 

Sevgiden Gelen Lezzetler

Mis gibi bir kahvaltıyı, sevgiyle hazırlayan tatlı girişimci Sevgi Giden Gürel. Yolu sevgiden geçenlerin uğrak mekânı. Adını da tatlı işletmecisi Sevgi abladan alıyor. Aslında hikâye şöyle başlıyor. Dededen kalma bir köy evinde kendilerine yaptıkları köy lezzetlerini neden başkaları ile de paylaşmamayım derken, köy evi oluyor sana bir kahvaltı mekânı. Talepler arttıkça, ünü şehrin dışına taştıkça, Sevgi hanım durmuyor ve bahçede bir düzenleme yapıyor. Bahçeye, tam bir köy kahvaltısı sunumu yapılacak kurulum yapıyor. Ağaçların arasında masalar, üzüm çardakları, renkli çiçekler, süslü ağaçlar, bir de hemen aşağıdan gelen kuzu, horoz sesleri derken tam bir köy havası yaşanıyor.

Bugünler de kahvaltının yanı sıra evlere servis ek çok ürün için de sipariş alıyor. Haftalık menü iletip, çalışan kadınların imdadına yetişiyor. Evinin tüm yemek ihtiyacını Sevgi Hanım’dan karşılayan pek çok aile var. Eli öyle lezzetli ki, bir başlayan bir daha bırakamıyor.

Peki, gelelim Sevgiden Gelen Lezzetlerin harika köy kahvaltısına;

Standart kahvaltılık ürünler dışında mekânın imza ürünleri şöyle; mıhlama, kabak mücver, yumurta kapama, pişi, köy böreği, çi börek, erik suyu, kuşburnu marmeladı.

Bir de unutmadan, kahvaltı sofralarında çaylar kuzinede sıcacık servis etmenizi bekliyor J Çayım nerede diye panik olmayın sakın, kuzineden kendiniz alıyorsunuz 🙂

Sevgi Hanım, İzmit’te takdir edilecek kadın girişimcilerden bir tanesi. Yaptığı leziz yemeklerin namı şehrin dışına kadar taşmış durumda. Hal böyle olunca da bazen siparişlere yetişemiyor bile.

Sevgiden Gelen Lezzetler ’de köy kahvaltısı dışında enfes ürünler var. Mantı bu ürünlerin başında geliyor. Son zamanlarda sebzeli mantı çeşitleri de mantı menüsünü epey renklendirmiş. Mantıda kullanılan yoğurdun süzme yoğurt olması da işin rengini değiştiriyor. Buram buram kalite 🙂

Ayrıca, o hafta menüde hangi yemekler varsa, akşam veya öğle saatlerinde rezervasyon yaptırıp yemeğe de gidebiliyorsunuz. Çi börek için özel olarak gidenlerin sayısı da az değil.

Hem köy havası almak, hem de muhteşem köy lezzetlerini tatmak isterseniz doğru adrestesiniz. Sevgi hanımın, sevgisini katarak hazırladığı sofraya mutlaka misafir olun. Yazın bahçenin kışın da köy evinin tadını çıkartın.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Saraylı, Saraylı Cad. No:51, 41650 Gölcük/Kocaeli

Telefon: 0530 789 89 99

 

Seyr-i Miss

Sapanca’nın Mahmudiye Köyü’ne doğru tırmanıyoruz. Yeşilin, doğanın içinde kıvrıla kıvrıla çıkan biraz yokuşlu bir yol. Yolun sonunda şirin bir bahçe kapısı bizi karşılıyor. Bahçeden içeri girdiğinizde sanki çok farklı bir dünyaya giriş yapmış gibi bir masalda hissediyorsunuz kendinizi. Bahçe içinde oluşturulmuş taş patikadan masalara doğru ilerledikçe, çeşit çeşit meyve ağacını gerinizde bırakıp manzaraya aşık oluyorsunuz. Öyle yukarı çıkmışız ki, Sapanca Gölü manzarası da hemen karşımızda. Bahçeye yayılmış kahvaltı masaları, pötikareli masa örtüleri, masaların üzerinde isminize yazılmış küçük notlar mekânın tatlı mı tatlı detayları. Evinizin bahçesinde kahvaltı yapıyormuşçasına yayılabileceğiniz kocaman bir yeşil bahçe burası. Adı gibi de mis gibi bir seyir noktası. Buranın tatlı bir hikâyesi var. Dedelerden kalma köy evini bir zaman sonra bir kahvaltı mekânı olarak tasarlayan tatlı işletmeci kardeşler, zamanla kapasite yeterli olmayınca, öne doğru bahçe mutfak ve güzel de bir teras kuruyorlar. Terastan da efsane bir manzara sizi karşılıyor.

 

Mekânın en dikkat çeken özelliği ise, her işi uzmanının yapıyor olması. Mutfağın yanında küçük bir bahçe var ki, ziraat mühendisi kardeşin en doğal haliyle kahvaltı için hasat ettiği ürünler yetişiyor.

Organik çöpler için ise bir dönüşüm mekanizması ayarlanmış ve burada da organik gübre oluşumu sağlanıyor.

Bir de el emeği, göz nuru yapılmış ürünler için satış noktası bulunuyor. Yediğiniz ürünleri çok beğendiyseniz alıp eve götürme şansınız da var. Reçeller, turşular ve envai çeşit el emeği ürünler. Göz nuru dediklerimiz ise Mahmudiye Köyü’nün girişimci kadınlarına bir iş imkânı gibi sunulmuş. Yaptıklarınızı koyun tezgâha bir geliriniz olsun diye düşünmüşler.

Ahşap köy evinden esinlenip kurulmuş Seyr-i Miss sadece bir kahvaltı mekânı. Ayrıca sadece hafta sonları hizmet veriyor. Yaz aylarında bahçede mis gibi bir kahvaltı yapabilir, serin ve yağmurlu günler de terastan Sapanca Gölü manzarası eşliğinde hafta sonunuzu keyiflendirebilirsiniz. Bununla birlikte bahçede bulunan çocuk parkı da çocuklu aileler için tam bir kurtarıcı. Sanki evinizde kahvaltı ediyorsunuz gibi çocukları bırakıp keyfinize bakabilirsiniz.

Peki, Seyr-i Miss’in muhteşem hafta sonu kahvaltısında neler var?

Standart serpme kahvaltı, peynir tabağı, 3 çeşit zeytin, patates kızartması, tereyağ pişi, sigara böreği, sucuklu yumurta, ev yapımı reçel çeşitleri, bahçeden toplanıp hazırlanmış söğüş salata, şakşuka, acuka. Oldukça zengin bir serpme kahvaltı menüsü ve bahçede tadı bambaşka.

Siz de Sapanca Gölü’nün muhteşem manzarasında, kendinizi evinizin bahçesinde hissetmek ve keyifli bir hafta sonu kahvaltısı yapmak istiyorsanız Seyr-i Miss’i ziyaret edin.

Hava şartlarına göre hizmete kapalı olabildiğinden, telefon etmeden mekâna gitmenizi önermiyoruz.

Gitmeden önce mutlaka arayın,

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Mahmudiye Köyü No: 7 Çiçek Sokak Sakarya Sapanca Türkiye, 54600 Sapanca Mahmudiye/Sakarya

Telefon: 0532 595 05 56

 

 

Parpalia

İzmit’ten Yuvacık barajının şahane manzaralarını seyrederek Aytepe yürüyüş parkurlarına kadar geldikten sonra, sis bulutu içinden Aytepe’ye doğru gideceksiniz. Tabelalardan Parpalia’ı takip ederseniz işiniz daha kolay.

Parpalia’ya vardığınızda 1050 rakımda kendinizi zirveye çıkmış hissediyorsunuz. Sislerin arasında şahane bir manzara sizi bekliyor. Aytepe’de el yapımı ahşap evlerden oluşan otel konsepti ile tamamen doğanın içinde konaklama şansını da yakalayacaksınız. Hem otel hem de restoran olarak hizmet veren Parpalia’da kendinizi köyünüzde hissedebilirsiniz. Alan öyle geniş ve öyle yeşil ki, meyve ağaçları arasında kaybolabilirsiniz. Şansınız varsa da en doğalından meyvelerin tadına bakabilme şansınız olacak. Alt bahçede bulunan elma, armut ağaçlarının yakınlarında çocukluğunuzda hissettirecek, uçuran bir de salıncak var. Hamak, salıncak ve çocuk parkı imkânlarıyla, günübirlik gelen misafirler için de eğlenceli vakit geçirme imkânı sağlıyor.

Peki, gelelim Parpalia’nın serpme köy kahvaltısına;

Beyaz peynir, kaşar peyniri, zeytin, reçel, bal, tereyağ, acuka, sigara böreği, patates tava, domates salatalık söğüş, kızarmış ekmek, kiremitte köy peyniri, sahanda yumurta, süt ve meyve suyu.

Parpalia’nın en güzel yanlarından bir tanesi de, çeşitli aktivitelerde konaklama imkânı ile birlikte değerlendirilecek doğal bir mekân olması. Özellikle doğa severlerin tercih ettiği Parpalia’da, jip safari, atv safari ve trekking grupları hem konaklama hem de restoran hizmetlerinden faydalanıyor. Bunun yanında doğada pilates kampı için de tercih edenler de yok değil J Bizim gitme sebebimiz olan pilates kampı için oldukça elverişli bir alan. Kocaman ve yemyeşil bahçesine matlarınızı serip şahane bir pilates tecrübesi yaşayabilirsiniz. Hemen yakınında bulunan doğa yürüyüş alanları da akşamüzeri yürüyüş yapmak isteyenler için elverişli noktalar.

Parpalia’da hava şartlarına göre iç mekân restoran alanı olarak kullanılıyor. Burada da şömine başında keyifli vakit geçirebilirsiniz.

Talebinize göre akşam canlı müzik keyfi yapabilir, içeride şömine, dışarıda ateş başında müziğin keyfini çıkarabilirsiniz.

Yapacağınız doğa aktivitelerinde hem keyifle konaklamak hem de şahane serpme köy kahvaltısı, zengin alacarte menüsü ile doğanın kalbinde, midenizi şenlendirmek için Parpalia tüm misafirperverliği ile sizleri bekliyor.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

 

Adres: Aytepe Mah. Servetiye Camii Köyü D:40, 41100 Yuvacık – Başiskele/Kocaeli

Telefon: 0532 437 20 93

 

 

 

 

 

Serpmeköy Trabzon Köy Kahvaltısı

İzmit’te yaşayıp, merkezi bir yerde kahvaltı yapmak çokta yaptığımız bir aktivite değildir. Bununla birlikte ne zaman kahvaltı hazırlamaya üşensek soluğu Serpmeköy’de buluruz. Bir Karadenizli olarak, hem Karadeniz ürünlerinden güzel bir kahvaltı hem evimize yakın lokasyon mekânı cazip kılan noktalardan bazıları.

Serpmeköy’ün sevdiğimiz yanı da her ürünün meşhur olduğu şehirden geliyor olması. Türkiye’nin dört bir yanından gelen lezzetler ile hazırlanan bir şölen.

Peki, Serpmeköy kahvaltısında neler var neler yok?

Kuymak, tereyağında yumurta, Trabzon köy tereyağı, Bayburt çiçek balı, Trabzon telli peyniri, Sürmene tulumu, Erzincan tulumu, Konya tulumu, Isparta klasik beyaz peynir, Rize kavurma dilimi, Manisa kiraz biberi, siyah zeytin, domates-salatalık söğüş, lütenitsa, Mualla’nın reçeli ve sınırsız demleme Tirebolu çayı J

2 kişilik standart serpme köy kahvaltısı haricinde tercih edebileceğiniz başka seçenekler de var.

Etli Serpmeköy Kahvaltısı, kahvaltı tabağı, tereyağında yumurtalı kahvaltı tabağı, menemenli kahvaltı tabağı ve kuymaklı kahvaltı tabağı. Sevdiğiniz çeşitlerle birlikte hafif bir kahvaltı da yapabilirsiniz.

Kahvaltımı yaptım, şöyle bir atıştırmak istiyorum derseniz de güzel seçenekler var. Yörelerine uygun olarak Akçaabat köftesi, Kayseri mantısı, Çerkez mantısı-Psi Haluj (patatesli).

Leziz kahvaltınızı yaptınız, hepsinin tadı damağınızda mı kaldı J Üzülmeyin. Serpmeköy satış reyonunda tüm ürünleri bulabilirsiniz. Evinizde de şehirlerden gelen lezzetlerle, mükellef sofralar kurabilirsiniz.

İşletmenin mottosu şöyle: en doğalları özenle toplanır-sofranıza gelebilmek için özenle hazırlanırlar-en doğal halleriyle sofranıza konuk olurlar.

En doğal ürünlerin özenle hazırlanıp sofranıza gelmesini istiyorsanız Serpmeköy doğru adres. Türkiye’nin dört bir yanından gelen lezzetlerin tadına varmak için mutlaka uğrayın,

Uğrarsanız bizi de hatırlayan.

Adres: Yenişehir, Demokrasi Cad. 68/A, 41050 İzmit/Kocaeli

Telefon: (0262) 311 23 61

 

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: @gamzenika