Tag

#gamzenikatürkiye

KampLife Style

AT YAYLASINA KAMP ATTIK!

posted by gamzenika_admin 2 Haziran 2020 0 comments

 

Genel Bilgiler ve Ulaşım

Yolculuğumuz Bolu Yedigöller için başlamışken, son anda karar değiştirip farklı bir rota keşfetmek üzere At Yaylasına doğru yol alıyoruz. Navigasyona yazdığımız anda karmaşık bir rota karşımıza çıkıyor. Keşke her karmaşık yol böyle güzel olsa. Birbirinden güzel köylerinden içinden geçip gidiyoruz. Bazen köylülere sorup bazen de yanlış sokaklara girip, sonunda At Yaylasına varıyoruz. Bir ormana bir de tepeye doğru ilerleyen yol üzerinden tepeye çıkıp, At Yaylasına yukarıdan bakıyoruz. Aşağıda bir gölet, çevresinde insanlar, gün batmak üzere. Orman tarafından girişte ise havanın yağışlı olmasından kaynaklı, çamurlu bir yol var. Aracınızın batmaması için dikkatli olmanızda fayda var. Dikkatlice orman yolundan göl kenarına doğru aracımızı park ediyoruz.

Biraz At Yaylası’ndan bahsedelim; At Yaylası Bolu’nun 10 km kuzeyinde 1150-1250 m yükseltide 1-2 km aralıklarla 7 adet yayladan bir tanesi. Özellikle kirazları ile ünlü olan bu yayla grubunun etrafında meyve bahçeleri vardır ve At Yaylası da adından anlaşılacağı üzere doğada serbest olarak bulunan atların uğrak yeri. At Yaylası’nda doğal yaşam süren 25-30 at olduğu söyleniyor. Bu atların gündüzleri, yaylada bulunan yapay gölete gelerek çeviresinde bir süre durdukları söyleniyor. Biz de çadırımızı kurarken, acaba ataları görür müyüz heyecanını içimizde yaşıyoruz.

Peki, At Yaylası Kamp Yapmak İçin Güvenli mi?

Gittiğimiz anda bizim gibi pek çok kamp severin orada olduğunu görünce güvenilirlik endişesi kafamızdan siliniyor. Hem yanımızda torunlarıyla piknik yapan ve mantar toplayan amca ile yayla hakkında bilgi almak hem içimizi rahatlatıyor hem de biraz tırsıyoruz. Bolulu amcamız, yaylada yaban hayatının aktif olduğunu ve gece sesli olmamamızı ve mutlaka ateş yakmamızı öneriyor. Hava kararmaya başlayınca da mantar toplama işlerini bitirip ailece yayladan ayrılıyorlar. Bu süreçte göl çevresinde bulunan tüm aileler birer birer gidiyor J Tabi biz de endişelenmeye başlıyoruz. Kulağımıza gelen tek ses, yaylaya ilk geldiğimizde baktığımız tepeden gelen bir grup sesi. Yüksek sesle müzik dinliyorlar ve anlaşılan baya eğleniyorlar. Günün sonunda hava kararınca sadece onlar ve biz varız J Bu bizim korkularımıza tuz biber oluyor J Açıkçası hiçbir kamp gecemizde bu kadar yalnız değildik. Çadır gözümüze bir korkunç geliyor. Akşam yemeği hazırlıkları, yemek faslı, ateş başı sohbet derken uykumuz bile yokken çadıra geçiyoruz. İtiraf edelim. Bir süre arabada da kalıyoruz J Aslında herhangi bir yabani hayvan ziyareti de yaşamadık ama endişeli bir gece geçirdik. Sabaha uyanıp, atları da görebilmek umudu ile uyuyoruz.

Güvenli mi sorusuna, yabani hayvanlar açısından ve çevrede başka kampçı olmaması açısından net bir cevap verememekle birlikte biz hiçbir sorun yaşamadık. Ama en korktuğunuz kamp geceniz hangisi derseniz de, şüphesiz, At Yaylası cevabını verirdik.

At Yaylası’nda atları görebilecek miyiz?

Hayvanlara ve özellikle de atlara olan düşkünlüğüm ve hayranlığım sebebi ile At Yaylasında doğada serbest atları görmek hayalimdi. Akşam vardığımızda gözümüz ormanın derinliklerinde hep bekledik ama gelmediler. Sabaha kadar korkudan uyuyamazken de sabah atlar gelirse bu kamp unutulmaz olur diye kendimizi teselli ettik J Ertesi gün, muhteşem gün doğumu, ormanda odun toplama, ateş yakma ve kahvaltı hazırlıkları derken kampın efsane anlarından biri olan kahvaltı keyfimiz sonrası gölet etrafında keyfimizi yaptık. Fakat ne gelen vardı ne giden.. Tam umudumuzu kaybettiğimiz anda, toplanıp gidecekken, ormanın derinliklerinden yeleleri rüzgarda havalanan 2 at çıkageldi.. Gölet etrafında kısa bir tur atıp, su içtiler.. Bize baktılar ve gittiler.. Bizim için mucizevi bir andı.. Ben hayatımda ormanda yaşayan serbest at görmedim.. At Yaylası’nın bizim için yeri bu anlamda ayrıdır. Sanki masal diyarından gelen gizemli 2 at vardı J Çok şanslıyızzzzzzzz.

 

Peki, At Yaylasında Neler Var Neler Yok?

  • Gölet etrafında özel konaklama tesisi, kamp tesisi gibi bir alan yok. Serbest bir kamp alanı. Ücretsiz. İstediğiniz en güzel yere çadırınızı atabilirsiniz.
  • Gölet etrafında herhangi bir alışveriş olanağı yok, alışverişinizi yukarı çıkmadan önce yapmanız gerekiyor.
  • WC, duş yok.
  • Çeşme ve temiz su yok, tedarikli olmanızda fayda var.
  • İnternet çekmiyor. Buraya gideceğiniz zaman mutlaka ailenize önceden haber verin. Ciddi bir endişelenmeye sebep olmayın.
  • Ateş yakma imkânınız var. Hatta civarda çok fazla odun bulma şansınız da var. Hem kendi odunlarımızı yaktık hem de sabah ormandan odun topladık.
  • Gölet etrafında ve ormanın derinliklerine inmeden yürüme imkânı var. Sabah ve akşam yürüyüş rotası yapabilirsiniz.

At Yaylası Kampında Neler Yapılır, Nelere Dikkat Etmeli?

  • At Yaylası kampında sadece kamp yapmakla yetinmeden, doğa ile baş başa muhteşem vakit geçirebilirsiniz. Gün batımında vardığımız yaylada hem gün batımı hem de gün doğumu muhteşem manzaraları görmenizi sağlıyor. Ormanın suya yansıması gibi harika doğallıklar sizi bekliyor.
  • Mevsim tercihiniz ilkbahar ve sonbahar olursa doğa sizi çok daha renkli karşılayacak unutmayın.
  • Mevsim ne olursa olsun, Karadeniz iklimi hâkim olduğundan ve yayla içinde yer alması nedeni ile özellikle akşam saatlerinde oldukça soğuk oluyor. Uyku tulumlarınızı ve kalın kıyafetlerinizi almayı unutmayın.
  • At Yaylası gölet çevresinde mutlaka yürüyüş yapın. Yürüyüşünüze çok derinliklere girmeden ormanı da eklerseniz muazzam bir doğa göreceksiniz.
  • At Yaylası çok bilinen bir Bolu yaylası değil. Bu sebeple de gündüze göre gece kimse yok diyebiliriz. Epey sakin bir kamp düşlüyorsanız, tercih edebilirsiniz.J
  • Yaptığımız yürüyüşlerde Bolu mantarına rastladık. Tabi mantarlar hakkında bilgisi sahibi değilseniz kesinlikle ellemeyin bile. Biz köylülerden yenilebilir olanları gördük fakat toplamadık.

 

Bir kamp rotasının keyfini doyasıya çıkardıktan sonra, sizden gelen sorulara da cevap olmasını temenni ettiğim mini kamp yazım sona eriyor.

Beni daha birçok fotoğrafımı takip etmek isterseniz;

Twitter: @sapancigamze

Instagram: @gamzenika

Photo By: @akinsapanci

Sevgiler,

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

 

 

 

 

 

FoodTravel

KAZ DAĞLARINDA İTALYAN GECESİ

posted by gamzenika_admin 20 Mart 2020 0 comments

KAZ DAĞLARINDA İTALYAN GECESİ

İzmit’ten başlayan yolculuğumuz, sakin ve huzurla devam ederken, müziğin sesini açıp boş yolun tadını çıkarıyoruz. Sabahın erken saatleri olduğundan hem serin hem de hemen kahvaltı yapma isteğimiz olmuyor. Vakit geçip karnımız zil çalmaya başlayınca, yol üzerinde bir mekanda durup kahvaltı yapıyoruz. Kahvaltı sonrası, kahve keyfini de yaparak yola devam ediyoruz.

3 saatin sonunda otelimize giden ağaçlıklı yoldayız. Yola girdiğimiz anda, hafta sonunu dinlenmekle geçirmek için çok iyi bir tercih yaptığımızı anlıyoruz. Kaz Dağları’nın eşsiz doğasında ruhunuzu dinlendirmek için Ramada Resort Kaz Dağları, tercih edilecek en güzel otellerden bir tanesi. Bavullarımızı hızlıca odamıza bırakıp, oteli keşfetmek üzere çıkıyoruz. Akşam için oldukça fazla vaktimiz var. Her zaman dediğimiz gibi, erken çıkan erken yol alır J Hem havuz keyfi, hem de Ramada aktiviteleri için bolca zamanımız olmasına seviniyoruz.

Ramada Resort için kısa bir bilgilendirme verecek olursak, kendilerini şöyle anlatıyorlar;

Ramada Resort Kazdağları Thermal & Spa, havadaki oksijen bolluğu bakımından dünyada ikinci olan Kazdağlarının eteklerindedir ve Ege Denizine 2 km. mesafede yer almaktadır. 5 yıldızlı, Yeşil Yıldız ve Yeşil Anahtar sahibi tesisimiz; Kuzey Ege bölgesinin ilk ve tek uluslararası zincirine bağlı otelidir. Aynı zamanda Ramada Zincirinin dünyadaki ilk termal otelinde dağ-deniz-oksijen-termal’i bir arada bulabilirsiniz. Tıklayınız

Havuz keyfimizi yapıp, güneşin tadını çıkarıyoruz. Hemen akabinde otel çevresini keşfe çıkacağız.

Yaptığımız mini keşifte, otelin arkasında bulunan Mini Club çocuk oyun alanı, Eko Garden, tavuk kümesi, koyun keçi çiftliklerini keşfediyoruz.

. Hem çocuklar hem de yetişkinler için tam bir keyif alanı diyebiliriz. Çiftliklerden gelen sesler eşliğinde Eko Garden turu yapabilirsiniz. Şansınız varsa bahçıvana denk gelip, hoş sohbetine de eşlik edersiniz.

Eko Garden

Eko Garden’da ne yetişiyorsa Ramada mutfakta yiyorsunuz. Tarladan çatala uygulamasının en güzel örneği .

Patlıcan, karalahana, domates, salatalık ve daha pek çok ürün. Envai çeşit ürün içinde kayboluyorsunuz. Biz keşfimizi yaparken de bahçıvanla karşılaşıyoruz. Hatta şöyle ki, az sonra başlayacak olan workshop için otlarını toplamaya gelmiş. Mini hasat yapılıp, tadımlık ürünler de alındıktan sonra Eko Garden keşfimiz de tamam .

Kaz Dağları Otları ile Workshop

Eko Garden’da hasat edilen Kaz Dağları otları ile harika bir workshop başlıyor. Şefimiz tüm tarifleri en ince ayrıntısına kadar anlatıyor ve biz de notlarımızı alıyoruz.

Sirken Otlu Piliç Kavurma; Öncelikli olarak yüksek ateş şart. Lezzetlendirmek için de tatlı ekşi sos kullanılıyor. Çok fazla baharat kullanılmıyor. Otun tadının daha çok anlaşılması sağlanıyoruz. Az tuz ilavesi ve yüksek ateşte kavurma ile sirken otlu piliç kavurma hazır J Çok beğendik, tavsiye ederiz.

Meyveli Semizotu Salatası; Köy peyniri, nar ekşisi, nektarin ile yapılan salata hem çok hafif hem de çok lezzetli.

KAZ DAĞLARI

Bu muhteşem doğaya gelmişken, biraz Kaz Dağları’ndan bahsedelim.

Kaynak: Öngen Country

Kaz Dağları, havadaki oksijen oranının fazlalığıyla dünya ikincisi bir bölgedir. Bu gerçek, bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Özellikle, Altınoluk, Küçükkuyu ve Yeşilyurt Köyü Bölgesinde oksijen oranının fazlalığı net bir şekilde hissedilir.

Kaz Dağlarında tam 47 çeşit endemik bitki türü vardır. (Yani dünyada başka hiçbir yerde bulunmayan türler ) Örneğin, Kazdağı’ nın en önemli endemik bitkilerinden biri Kazdağı köknarıdır. M.Ö.1200 yılındaki Truva savaşında kullanılan tahta at, Kazdağı Köknarından yapılmıştır. Fatih Sultan Mehmet, Midilli Adasını, 1460 yılında, Kazdağı Köknarından yaptırdığı donanma ile fethetmiştir. Zengin su kaynakları, şelaleleri ve pınarları ilen mitolojide ve tarihte bin pınarlı İda olarak adlandırılır. Aynı zamanda zengin bir fauna varlığını ( hayvan türleri ) barındırır. Kazdağları’ nda yürüyüş yaparken, her an önünüze dünyalar güzel bir karaca çıkabilir. Sincaplar çevrenizde oynaşır.

Tarihte “TANRILAR VE AŞKLAR DAĞI İDA” olarak geçen KAZDAĞLARI, tam 4.000 yıllık bir yaşam serüvenine sahiptir. Troyalılara, Lidyalılara, Hititlere, Romalılara, Selçuklulara ve Osmanlılara yurt olmuştur. Bölgede, tüm uygarlıklardan kalan izlere rastlamak mümkün. Dünyanın ilk güzellik yarışması burada yapıldı. Paris, elindeki altın elmayı uzatarak Afrodit’ i, dünyanın ilk güzellik kraliçesi ilan etti.

ÖNGEN COUNTRY

Öngen Country’e adım attığınız anda Kaz Dağları’nın tarihi ve doğal güzelliklerini görüyorsunuz. Uzun ve biraz meşakkatli yoldan sonra, arabadan indiğimiz anda sanki dünyadan çok uzak bir yere gelmiş gibi hissediyoruz. Havanın yumuşaklığını, kuşların sesini, rüzgârın dokunuşunu size aktarabilmek isterdim. Kaz Dağları’nın yamacında bulunan otel hemen bitişiğinde bulunan yürüyüş parkurlarında trekking yapabilir ve muhteşem doğanın tadını çıkarabilirsiniz.

Ruhunuzu ve bedeninizi yenilemek istiyorsanız hem dağ, hem deniz keyfinin tadını Öngen Country’de çıkarabilirsiniz.

Bizim için ise Öngen Country;  havuz başında, dağların arasında, deniz manzarası eşliğinde, yıldızların altında muhteşem bir İtalyan Gecesi demek.

Henüz yemek hazırlıkları yapılıp, havuz başından çatal kaşık sesleri kulağımıza gelirken, biz üst katta deniz manzarasının ve gün batımının keyfini kahve ile çıkarıyoruz. Akşam yemeği için ise oldukça heyecanlıyız. Çünkü aşağıda emek emek bir çalışma söz konusu. Yavaş yavaş, fotoğraflar çekerek masamıza doğru ilerliyoruz.

Gecenin mimarı İtalyan Chef Geovani öncelikli olarak açılış konuşmasını yapıyor ve menü ile ilgili detayları veriyor.

Menümüz;

  • Paşaeli 6N Kırmızı Karakız&Merlot üzümleri 2016, 6 ay Amerikan ve meşe fıçı
  • Ispanaklı Gnocchi
  • Özel Soslu Mantarlı Bonfile
  • Tiramisu

Şefimizin, masa başında birebir sunumları eşliğinde muazzam bir akşam yemeği yaşıyoruz. Hem sohbet hem de İtalyan Lezzetleri çok tatlı gidiyor. Tatlı demişken J Menüde bulunan ttatlı yerine buz içerisinde çilek yedik J Neden mi J Şefimiz Tiramisu için mascarpone peyniri bulamayınca, ben bu tatlıyı yapamam dedi ve ciddi ciddi yapmadı J Buna çok şaşırmış olsakta, öyle güzel açıkladı ve menüde bulunan her şey öyle lezzetli, sohbet öyle keyifliydi ki, kimsenin neden tatlımız yoktu diye sormak içinden gelmedi J

Güldük, eğlendik ve yeni insanlar tanıdık.

Kaz Dağları’nın mistik havasında, yıldızların altında, muhteşem doğanın kucağında tarifsiz bir İtalyan Gecesiydi.

Yazıyı yazmamın üzerinden çok uzun zaman geçip, mevsimler değişmiş olsa da aynı duygularla orada yaşamış hissettim. Bu seyahatime eşlik eden arkadaşım Oya’ya da buradan sevgilerimi iletmek ve bunu da hatıralar defterime kaydetmek kendimce görevimdir. Çünkü maalesef bazı hatıraların tekrarı yoktur, An’da kalırlar.

Doğayla kalın, sevgiyle kalın.

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: GamzenikA

 

 

FoodTravel

SAFRANBOLU BARTIN AMASRA LEZZET DURAKLARI

posted by gamzenika_admin 16 Aralık 2019 0 comments

KARADENİZ’DEN LEZZET DURAKLARI

 

Karadeniz’in şirin şehri Bartın ve bunun yanında tarihi dokusu hiç değişmeyen güzeller güzeli Safranbolu.. Safranbolu’nun safran kokusu, mistik yapısı, tarihi dokusu ve şirin düzenine hayran olurken, Bartın’da doğanın her haline şahit olduk. Karadeniz’in insana kendisini hayran bırakan güzelliklerini keşfederken, vaktimizin yettiği lezzet duraklarını da ziyaret edip sizler için kaleme aldık.

SAFRANBOLU

Kristal Cam Teras

Safranbolu turizmine katkıda bulunmak amacıyla Tokatlı Kanyonu üzerinde yerden 80 metre yükseklikte ve 11 metre genişliğinde yapılan Kristal Teras (Cam seyir terası), 75 ton ağırlığı taşıyabiliyor. Roketatar mermisiyle dahi kırılmayan cam seyir terası, her biri 750 kilogram taşıyabilecek kapasiteye sahip gözenekler, 3 cm kalınlığında 3 parça camdan oluşuyor. Yaklaşık 400 kişiyi taşıma kapasitesine sahip olan 100 metrekareden oluşan terasta eşsiz Tokatlı Kanyonu manzarasını izleyebiliyorsunuz.

Kristal Cam Teras’a gelmişken, eşsiz kanyon manzarasına karşı bir kahve molası vermeden olmaz. Türk kahvesi Osmanlı şerbeti eşliğinde ikram ediliyor. Osmanlı şerbeti içeriği; zencefil, karanfil, limon, kırmızı erik.

Safranbolu’ya 8 km uzaklıkta bulunan Kristal Cam Teras’ı ve kanyonu ziyaret ettiğinizde mutlaka mekânda bir kahve molası verin.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: İncekaya Cd., 78600 Tokatlı/Safranbolu/Karabük, Türkiye

Açılış saati: 07:00

Telefon: +90 370 725 19 00

İki Kaşık Safranbolu

Tarihi Safranbolu’nun kalbinde bulunan İki Kaşık Restoran, Safranbolu’nun tarihi dokusuna uygun olarak yeniden dekore edilerek restoran hizmeti vermeye başlamış. İki Kaşık Restoranın mottosu ise; ev  rahatlığında, restoran konforunda.. Motto böyle olunca da özellikle kahvaltı için tercih edelim diye düşünüyoruz.

Safranbolu’ya, kahvaltı saatini epey geçirmiş ve öğleden sonra gitmiş olmamız sebebi ile kararsız kalmış olsak da İki Kaşık’ta soluğu alıyoruz. Biz, kahvaltı yapmadan güne devam edemeyenlerdeniz😊 Saat kaç olursa olsun, kahvaltı yapılmalı ki, akşam da güzel yemeklerin sırası gelsin.

Daha girişte, görevlilerin karşılaması, gürler yüzü, sıcaklığı bizi cezbediyor. Sipariş almaya geldiklerinde, çok da umudumuz olmaksızın kahvaltı hizmeti alıp alamayacağımızı soruyoruz. Evet cevabının en güzellerinden birini veriyorlar 😊

Hiç abartmayacağım, İki Kaşık’ta mükellef bir kahvaltı sofrası, hem de öğleden sonra saat 15:00’te, sınırsız bir güler yüzle sunuluyor.

İki kişilik serpmek kahvaltıda Safranbolu’ya özgü neler mi var?

Bildiğimiz bir kahvaltı dışında özellikle fark yaratan hangi ürünler olduğundan bahsetmek isterim.

Hicran: Adını Osmanlı’da aşk acısını ifade eden hicran kelimesinden alıyor. Pul biber, bal ve çeşitli baharatlarla hazırlanıyor.

Humus: Nohut, tahin ve bal karışımı.

Sarı Çiçek: Safranbolu dağlarındaki sarı çiçekten adını alıyor. Yoğurt ve çeşitli baharatlar kullanılarak hazırlanan sarı çiçek benim favorimdi 😊 Kahvaltı için çok leziz bir tat.

Tüm kahvaltılık ürünler tazecik, sunumlar başarılı. Güveçte pişirilmiş yumurtanın cezbeden sesi, günün hangi saatinde olursanız olun kahvaltı keyfi yaşamanızı sağlayacak. Yöreye özel pofuduk ekmeklerin ise yedikçe yediren bir tarafı var aman dikkat edin😊

Bizim için Safranbolu’da kahvaltı deneyimi olarak bahsedebileceğimiz İki Kaşık, çorba, salata, yemek çeşitleri ve özenle hazırlanan özel menüleri ile misafirlerine kaliteli hizmetler sunuyor.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın,

Adres: Babasultan, Tan Sokak 1/A, 78600 Safranbolu/Karabük, Türkiye

Açılış saati: 09:00

Telefon: +90 546 282 89 19

Arasta Kahvesi

Arasta Kahvesi, 350 yıllık tarihi Safranbolu çarşısının içinde yer alan otantik bir kahve evi.

Közde kahvenin akla gelen ilk adreslerinden biri olan Arasta kahvesi, kahvenin pişirilme aşamasından sunumuna kadar ahenkli bir seremoni yaşatıyor. Girişte bulunan köz alanında yavaş yavaş pişen kahvelerimiz, damla sakızı özütü, Osmanlı şerbeti ve Safranbolu lokumu eşliğinde sunuluyor. Havanın soğuk olmasına istinaden, fincanlara sıcak su konup getiriliyor ki, soğutmasın. Kahvenizi yudumlarken sağınız solunuz Safranbolu’nun güzel evleri, çarşının huzur veren havası ve huzuru size eşlik ediyor.

Safranbolu’nun en iyi kahvecilerinden Arasta Kahvesinde Türk kahvesi içmeden ve tarihi çarşının otantik havasını tadını çıkarmadan dönmeyin.

Öyle bir mekân ki, kahveni kitabını al ve gel keyfine bak…

Uğrarsanız bizi de hatırlayın,

Adres: Çeşme, Celal Bayar Cd., 78600 Safranbolu/Karabük, Türkiye

Telefon: +90 370 725 33 33

BARTIN

Dalyan Balık Evi

Karadeniz’de nereye giderseniz gidin, balık ve deniz ürünleri peşinizi bırakmayacak. Eğer balık seviyorsanız, çarşıda, pazarda, köyde, kentte balık görecek ve hadi bu akşam da balık yiyelim diyeceksiniz. Bir Karadenizli olarak, balık seviyorum ve keyifle yiyorum. Bartın’a kadar gelmişken de balık ve balık ürünlerini denemeden dönmek olmazdı.

Dalyan Balık evi, taze balık çeşitleri ve şirin döşenmiş mekân konsepti ile dikkat çekiyor. Akşam saatlerinde mekânda yer bulmak oldukça zor. Yer buldum derken saat geç olduğunda balık bulamayabilirsiniz. Özellikle çalışan ve evde balık pişirmek istemeyenlerin sıklıkla tercih ettiği bir mekân Dalyan Balık Evi. Bizim için Dalyan’ın imza tadı Balık Çorbası 😊 Akşam içiniz kıyılırken şöyle sıcacık bir balık çorbası hiç de fena olmuyor. Balık çorbası dendiğinde her ne kadar biraz önyargılı olunsa da, Dalyan bu işin hakkını vermiş. Çok beğendim.

Dalyan Balık Evi’nde, balık sezonu açıldığında çiğ balık satışları da başlıyor.

Güler yüzlü hizmeti, hijyenik mutfakları ve şirin konseptleri ile oldukça güzel bir balık restoranı.

Mutlaka gidin ve özellikle balık çorbası deneyin,

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Gölbucağı, Bülent Ecevit Blv. No:66, 74100 Bartın Merkez/Bartın,

Telefon: +90 378 227 39 78

AMASRA

İnkum Terrace Amasra

Amasra’ya giderseniz İnkum Terrace manzarası eşliğinde mutlaka kahvaltı yapın diye pek çok kişiden tavsiye alacaksınız. Evet, biz de öyle yaptık. Aslına bakarsanız biz çok çok iyi bir hizmet ile karşılaşmayacağımızı bildiğimiz halde, manzarası ve o güzelim mavi beyaz otel konseptine vurulup kahvaltıya gittik.

İnkum Terrace, Amasra’nın özellikle yaz sezonlarında pek çok misafirini ağırladığı, bilindik konaklama yerlerinden bir tanesi. Fakat sezon kapandıktan sonra da hem konaklama hem de kahvaltı hizmeti devam ediyor. Buralara kadar gelmişken uğramadan olmaz deyip, sabahın erken saatlerinde kahvaltı için geliyoruz. Mavi beyaz deniz manzaralı mekâna dışardan bakmak güzel. Fakat hizmet kalitesi konusunda sanırım biz talihsiz bir zamana denk geldik. Mekânın, akşamki programdan kalmış çalışanları ve ortamı ile pek de hoşumuza gitmeyen bir kahvaltı tecrübesi oldu. Bilenler, bilir. Gerçekten keyif veren bir manzara ve ortam var. Fakat, aldığımız kahvaltı hizmetini de objektif değerlendirmemiz gerekir.

Bir de söylemeden geçemeyeceğim. Hani şu çok bayıldığımız mavi/beyaz minik ev konseptleri var ya😊neden mavi diye düşünürken öğrendik ki, mavi özellikle akrep gibi haşerelerin içeri girmesine engel olan bir renkmiş. Bu sebeple böyle güzel bir görüntü sağlanıp, konaklamada rahatlık sağlanması düşünülmüş😊Düşüncelerinden dolayı, tam not 😊

Umarım bir sonraki gidişimizde yanıldığımızı düşünecek güzel bir hizmet ile karşılanırız.

Uğrarsanız bir de bu açıdan bakın, bizi de hatırlayın 😊

Adres: İskele Mah., 2 Orman İçi Dinlenme Yeri, 74110 İnkum/Bartın Merkez/Bartın, Türkiye

Telefon: +90 378 238 56 57

Türkan Hanım’ın Yeri Amasra

Siz de benim gibi kadın girişimcilerin, cesaret dolu hikayelerini seviyorsanız, Türkan Hanım’ı mutlaka ziyaret etmelisiniz. Amasra’da nerede kahvaltı yapılır sorusunun şüphesiz ilk cevabı Türkan Hanım’ın Yeri’dir. Güler yüzlü hizmeti, samimi ortamı ile tüm misafirleri cezbeden keyifli bir ortam sunmaktadır.

Türkan Hanım’ın Yeri serpme kahvaltıda neler mi var? Patates Cipsi, Kaşarlı Yumurta, Menemen, Sigara Böreği, Köy Peyniri, Teneke Peyniri, Otlu Peyniri, Kaşar Peyniri, Yeşil Zeytin, Siyah Zeytin, Zeytin Salatası, Acıka, Domates, Salatalık, Biber, Roka, Maydanoz, Kaymak, Tereyağ, Reçel Çeşitleri, Çay.

Eğer kahvaltı değil aperatif bir şeyler yemek isteriz derseniz, Gözleme Çeşitleri, Sucuk, Mantı, Porsiyon Köfte, Tost, Hamburger, Erişte, Makarna menüde bulunan ürünler.

Biz kahvaltı sonrası gittiğimizden gözleme yemeyi tercih ettik. Gözleme yanında güzel bir salata ve çay eşliğinde geldi. Ama her şeyden önemlisi Türkan Hanım’ın tüm misafirleri ile bizzat ilgilenmesi.

Leziz gözlemesi ve 40 yıllık samimi sohbeti ile Türkan Hanım bizim kalbimizi fethetti. Amasra’ya yolunuz düşerse mutlaka uğrayın.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Kum, Selahattin Eyüce Cd., 74300 Amasra/Bartın, Türkiye

Çalışma saatleri: 24 saat açık

Telefon: +90 378 315 21 31

Kahve Evi Amasra

Amasra’da şirin mi şirin kahve evi arıyorsanız, közde kahvesi ile size adeta bir şölen yaşatacak, Kahve Evi’ni tercih etmelisiniz. Dışarı kurulmuş, deniz manzaralı masaları ile, hemen yanıbaşınızda közde kahveniz pişiyor. Pişerken yayılan kahve kokusu sizi mest ederken bir yandan Amasra manzarasının keyfini çıkarıyorsunuz.

Mekanda ayrıca akşamları canlı müzik de oluyor. Oldukça keyifli, güzel bir mekan.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Kaleiçi, Çekiciler Sk., 74300 Amasra/Bartın, Türkiye

Açılış saati: 10:00

Mustafa Amca’nın Yeri

Bilinen 3000 yıllık tarihinde verimli ormanlarından eşyalar, denizinden çıkardığı balıkları da misafirine ikram edenlerin yaşadığı yerdir diye bahsedilir Amasra’dan. Ve şöyle devam eder; Amasra, denizden alınıp karaya verilen, doğadan alınıp insana verilen nimetlerin Kalesidir.

Dolayısıyla, Amasra’ya gittiğiniz zaman mutlaka bir akşam programınız canlı balık ile akşam yemeği olmalı.

Amasra’nın Çekiciler Çarşısı’nda bulunan köhne bir balık lokantasında kendini yetiştiren Mustafa Amca, burada edinmeye başladığı engin tecrübelerini Küçük Liman kıyısında açtığı Canlı Balık Restaurant’ta devam ettirmiş. 1992 yılında rahmetli olduktan sonra çocukları ve torunları, Mustafa Amcadan miras aldıkları tecrübe ve kaliteli hizmet anlayışı ile faaliyetlerini sürdürüp bu günlere getirmişler. İlk adı olan “CANLI BALIK RESTAURANT”ı 1945 yılında kazanan mekân, ismini 2003 yılında rahmetli Mustafa AYYILDIZ’ın adını yaşatmak için “MUSTAFA AMCA’NIN YERİ CANLI BALIK RESTAURANT” olarak değiştirmiş.

Amasra’da mevsimine uygun en taze balığı yemek istiyorsanız doğru adrestesiniz. Her mevsim, taze balık ve deniz ürünleri ile Karadeniz’in balık kültürünü misafirlerine sunuyor. Bunun yanında meşhur Amasra Salatası da mekânın olmazsa olmaz lezzeti. Salata deyip geçmeyin. Amasra salatası adeta bir çiçek bahçesi. Mevsimine göre 25/30 çeşit üründen yapılan katlı bir çiçek bahçesi. Salatanın her katında tazecik ürünler var.

Tercihimiz şefin tavsiyesi ile barbun ve mezgit oluyor. Tazecik balıklar buraya özel pişirimiyle, ağzımıza layık.

Güzel bir akşam yemeği sonrası, Amasra’nın meşhur ballı fındıklı manda yoğurdu ile tatlı bir sürpriz yapıyoruz. Hem çok hafif hem de balık sonrası tatlı isteğimize çok iyi geliyor.

Mustafa Amca’nın Yeri, Amasra’da keyifli bir akşam yemeği için tercih edilecek nezih bir mekân.

Restoranda, konumu gereği, özellikle yaz akşamlarında adeta bir gün batımı karnavalı yaşanıyor.

Eşsiz Amasra manzarası, taze balık ve deniz ürünleri ile Amasra’ya giderseniz mutlaka uğramanız gereken bir mekân.

Özellikle sezonda Mustafa Amca’nın Yeri’nde yer bulmak imkânsız. Hafta sonu telefonla rezervasyon almıyorlar. Dolayısıyla erken gidip manzaralı yerleri kapmanız gerekiyor.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Kum, Küçük Liman Cd. No 8, 74300 Amasra/Bartın, Türkiye

Açılış saati: 12:00

Telefon: +90 378 315 26 06

 

Bölgeye Geldiğinizde Yapmayan Dönmeyin!

  • Kristal Teras’ta manzaraya karşı kahve içmeden,
  • Ters Ev’i ziyaret edip ilginç fotoğraflar çekmeden,
  • Safranbolu Demirciler Çarşısı’nı görmeden,
  • Safranbolu lokumlarının tadına bakıp, yanınıza almadan,
  • Safranbolu’ya özgü mis kokulu sabunlar almadan,
  • İki Kaşık’ta kahvaltı yapmadan,
  • Mugada Beach manzarasını görmeden,
  • Dünya’da sadece Amerika California ve Bartın Güzelcehisar’da bulunan lav sütunlarını görmeden,
  • Safranbolu’ya giden ağaçlı yolu görmeden,
  • Balamba Tabiat Parkı’nda doğa yürüyüşü yapmadan,
  • Bartın tarih ve kültürünü tüm detayları ile anlatan Bartın Kent Müzesi’ni ziyaret etmeden,
  • Amasra’da balık ve ballı fındıklı manda yoğurdu yemeden,
  • DÖN-ME-YİN !!!

 

Yazı: Gamze Kır Sapancı

Instagram: GamzenikA

 

FoodTravel

RİZE LEZZET DURAKLARI

posted by gamzenika_admin 23 Eylül 2019 0 comments

Karadeniz seyahatimiz boyunca her şehrin lezzet duraklarını keşfettik. Yeşilin her tonunu görebileceğiniz Karadeniz şehirlerinde, yöresel yemeklerin tadına varırken, doğanın muhteşem dinginliğinde huzur bulduk.

Karadeniz Bölgesi’nin Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Rize, zümrüt yeşili yaylaları, gür ormanları, tertemiz havası ve damakları şenlendiren lezzetleri ile ülkemizin nadide şehirlerinden bir tanesidir.

Rize gezisi boyunca doğal molalar vermek istediğimizde keşfettiğimiz mekânlar, bizim için en iyileri.

Rize Lezzet Durakları, mekânlara tek tek gidilerek, tadım yapılıp, özel röportaj, bilgi alma, fotoğraf çekme şeklinde oluşturulmuştur. Rize’ye yapacağınız gastronomi turunda güvenle deneyimleyebilir ve arkadaşlarınıza da tavsiye edebilirsiniz.

 

OSMANLI RESTORAN ÇAMLIHEMŞİN

Ardeşen’e bağlı Fırtına Deresi üzerine kurulmuş Osmanlı Restoran, yemek hizmetinin yanı sıra zipline, salıncak gibi hizmetler de veren özel bir tesis. 1997 yılından bugünlere, kaliteli hizmet anlayışı çerçevesinde tüm doğaseverlere muhteşem hizmetler sunuyor. 400 yıllık tarihi taş köprünün altından akan buz gibi berrak ve köpüklü sularıyla Fırtına Deresi yanında bulunan mekân, yemek yerken doğadaki huzuru da tatmanızı sağlıyor.

Fırtına Deresi yakınlarında nerede ne yemeliyim, zipline nerede yapmalıyım diye hiç düşünmenize gerek yok. En doğru adres Osmanlı Restoran olacaktır.

Osmanlı Restoranda eşsiz Karadeniz lezzetlerini deneyebilirsiniz.

Özellikle muhlama, karalahana sarması, mısır ekmeği, laz böreği (tatlı) denemeden dönülmez.

Restorana 13 km uzaklıkta bulunan Alabalık çiftliğinde yetişen balıklar tamamen doğal havuzlarda, toprak ile temas ederek yetişiyor. Karadeniz lezzetleri dışında Osmanlı Restoran’ın kendi çiftliğinde yetiştirdiği Alabalık mutlaka denenmeli.

Peki Osmanlı Restoran Menüde Neler Var?

Serpme Köy Kahvaltı: 95 TL (2 KİŞİLİK)

Kahvaltı Tabağı: 30 TL

Günün Çorbası: 10 TL

Kültür Alabalık: 25 TL

Kırmızı Benekli Alabalık: 50 TL

Organik Alabalık: 40 TL

Izgara Köfte: 30 TL

Muhlama: 25 TL

Dana Eti: 75 TL

Karışık Izgara: 55 TL

Kuzu Şiş: 40 TL

Kuzu Pirzola: 50 TL

Sac Kavurma:

Çayeli Kuru Fasulye: 20 TL

Kavurmalı Pide: 35 TL

Lahana Sarma: 20 TL

Turşu Kavurma: 5 TL

Pilav: 10 TL

Sütlaç: 15 TL

Laz Böreği: 12,5 TL

Hamsili Ekmek: 10 TL

Mısır Ekmeği: 5 TL

Osmanlı Restoran Karadeniz seyahatimiz boyunca hemen hemen her yerde deneyimlediğimiz muhlamanın en güzel yapıldığı yerlerden bir tanesi. Öyle bir uzadı ki J Siz düşünün nasıl keyifle yedik. Bizim en çok sevdiklerimiz ise turşu kavurma, lahana sarması, muhlama, Çayeli fasulyesi ve alabalık oldu. Özellikle kendi çiftliklerinde yetiştirdikleri alabalık, taptaze ve harika bir sunum ile sunuluyor. Özel kapaklı bakır tavalarla gelen alabalık, sıcak sıcak tabaklarınıza servis ediliyor. Balığın yanında mısır ekmeği yemeyi de unutmayın. Çok yakışıyor.

Osmanlı Restoran’ın eşsiz lezzetlerini denedikten sonra, Osmanlı Restoran tabiri ile ‘Yeşil bir dünyaya sürüklenin, gözlerinize yeşili öğretin’ Şimdi sıra zipline keyfinde.

Zipline, yüksek bir noktadan alçak bir noktaya çekilmiş çelik halat vasıtası ile harness giyerek (koşum, tırmanma kemeri, paraşüt yeleği) kendi ağırlığınızla yer çekimi yardımıyla kayma aktivitesine denir. Tekerlekli bir makara çelik halata bağlanarak hızlanma sağlanır. 300 – 400 metrelik bir zipline hattında yaklaşık saate 50-60 km hıza ulaşılır. (Bu hız zipline hattının eğimiyle doğru orantılıdır). Hattın sonunda yaylı bir fren sistemi veya otomatik fren sistemi yardımıyla durdurma sağlanır. Dünyanın en uzun en yüksek ve en hızlı zipline’i Güney Afrika’dadır. Yüksekliği 280 m uzunluğu 2 km, en yüksek hızı saatte 160 km’dir.

Osmanlı Restoran, Fırtına Deresi üzerine kurulmuş zipline ile eşsiz bir deneyim yaşamanızı sağlayacak, denemeden dönmeyin.

Osmanlı Restoran’ın Fırtına Deresi yanında, tarihi taş köprü manzarasına kurulmuş eşsiz doğasında yemek yemeden, zipline yapmadan ve büyük salıncakta sallanmadan dönülmez.

Kendi çiftliklerinde üretilen alabalık çeşitleri ise mutlaka denenmeli.

Güler yüzlü personelleri, yöresel lezzetlerin en güzel sunumlarla sunulduğu ve harika bir gün yaşattığı için Osmanlı Restoran’a ayrıca teşekkür ediyoruz.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

 

Adres: Çamlıhemşin – Ayder Yolu Üzeri Tarihi Köprü Yanı Hoşdere Köyü Arderşen-RİZE

Telefon: (0 464) 752 42 23-752 44 72/(0 532) 677 38 26 – (0 532) 637 54 86

 

ÇİNÇİVA KAHVE, ÇİNÇİVADUR ÇİNÇİVA, RİZE ÇAMLIHEMŞİN

Rize Çamlıhemşin’de adı gibi şen yuvaların köyü olan Şenyuva’da, Fırtına Deresi’nin yanına konumlanmış Çinçiva Kahve, eski bir köy kahvesi aslında. Zaman içinde memleket sevdası ile lezzet mekânına dönüşmüş.

Karadeniz’e özel muhlamanın, karalahana ve mısır ekmeğinin eşsiz tadına varmak istiyorsanız da çok doğru adrestesiniz.

Fırtına Vadisi’nin kalbinde bulunan Çinçiva, Karadeniz lezzetlerine eşsiz bir doğada ulaşmanızı sağlıyor.

Çinçiva kahvede, doğada organik kahvaltı, Karadeniz’e özgü yemekler veya tarihi Çinçiva Köprüsü’ne karşı güzel bir Türk kahvesi deneyimleyebilirsiniz.

Mekâna girdiğinizde en çok dikkatinizi çeken ise tamamen doğal olarak tasarlanmış olması. Ortada bulunan kuzine soğuk günlerde sizi ısıtırken, köyde olmanızı da hissettiriyor. Tavanlara asılı mısır koçanları, antik güğümler Karadeniz havasını birebir yansıtıyor.

Peki Çinçiva menüsünde neler bulunuyor?

KAHVALTI MENÜ

Kaşarlı Omlet: 12,50 TL

Sucuklu kaşarlı omlet: 15 TL

Sahanda Yumurta: 8 TL

Sahanda Sucuklu Yumurta: 15 TL

Kahvaltı Tabağı (Kişi Başı): 25 TL

Kaşar Peynir, Beyaz Peynir, Siyah Zeytin, Yeşil Zeytin, Domates, Salatalık, Bal, Tereyağ 1 adet tereyağında yumurta, 2 Adet Büyük Çay.

Serpme Köy Kahvaltısı: (Kişi Başı) 40 TL

Kaşar Peynir, Beyaz Peynir, Köy Peynir, Tel Peynir, Soslu Has Top Peynir, Soslu Burgu Peynir, Siyah Zeytin, Yeşil Zeytin, Helva, Köy Kaymağı, Köy Tereyağı, Kahvaltılık Biber, Fındık Ezmesi, Domates, Salatalık, Çiçek Balı ve 3 çeşit Ev Yapımı Reçel

Sıcak Olarak: Muhlama Ve Tereyağında Sahanda Yumurta ve Demlik Çay.

YÖRESEL YEMEKLER

Muhlama: (1 Kişilik) 20 TL

Alabalık (Tereyağında): 25 TL

Kaymaklı Patates: 15 TL

Turşu Kavurma:15 TL

Lahana Sarma (etsiz): 10 TL

Kuru Fasulye: 15 TL

Tereyağlı Pilav: 5 TL

Lahana Çorbası: 10 TL

Düğün Kızartması (Kavurma Et): 40 TL

Mısır Ekmeği: (Dilim) 2 TL

 

YÖRESELDEN SIKILANLAR İÇİN J Nasıl düşünceli bir işletme, siz düşünün

Et Sote: 35 TL

Mantar Soslu Antrikot: 35 TL

Kuzu Pirzola: 40 TL

Dana Steak: 40 TL

Izgara Köfte: 25 TL

Tavuk Sote: 20 TL

Köri Soslu Tavuk Sote: 23 TL

Tavuk Şiş: 24 TL

Mantı: 15 TL

Patates Kızartması: 10 TL

Günün Çorbası: 7,50 TL

Adres: Şenyuva Köyü Çamlıhemşin / Rize

Telefon: +90 464 653 30 55

Çinçiva Kahve yaz döneminde 08:00/20:00 saatlerinde, kış döneminde ise hafta içi 08:00/17:00, hafta sonu 08:00/19:00 olarak hizmet veriyor.

Çinçiva Kahve’de karalahana çorbası içmeden, Muhlama, mısır ekmeği ve fırın sütlaç yemeden dönmeyin J Tabi bir de tarihi Çinçiva Köprüsü manzarasında Türk Kahvesi dumanı tüttürmeden J

Uğrarsanız bizi de hatırlayın!

CANCİK RESTORAN VE PANSİYON

Rize Çamlıhemşin’den çıkıp Zil Kale yolculuğumuzu yaptıktan sonra, karşımızda duran yaylalar listesine bakıp güzel bir yaylaya doğru yola koyuluyoruz. Hedefimiz Çat Köyü ve Elevit Yaylası.

Yemyeşil yolları aşıp vardığımız Çat Köyü, bizi yağmur ile karşılıyor. Köy meydanında bulunan Cancik Restoran’a sığınıyoruz. Dere kenarında bulunan Cancik Restoran hem iç mekân hem de dışarıdaki alan ile hizmet veriyor. Ayrıca serender tipi köy evlerinde konaklama imkânı da sağlıyor.

Aile işletmesi olan Cancik, kızları ile hizmet veren çok tatlı bir mekân.

Yağmurun tatlı serinliği, derenin gürül gürül sesi eşliğinde mis gibi bir kahve içtikten sonra Çat Köyü etrafında bulunan tarihi köprüyü keşfe gidiyoruz.

Döndüğümüzde inen sis ve çoğalan yağmur sebebi ile Çat Köyü’nde konaklama kararı alıyoruz. Muhteşem köy evi serenderde konaklamak çok keyifli olacak J

Cancik Restoran’da Karadeniz’e özel lezzetleri denemeden dönülmez. Akşamüzeri karalahana çorbası içip biraz ısınıyoruz. Karadeniz’in en güzel köylerinden birinde kurulmuş Cancik’te tabi ki Karadeniz lezzetlerinin tadına varmak lazım.

Peki Cancik Menüde neler var?

Yöresel Kahvaltı: 30 TL

Çorba: 10 TL

Balık: 18 TL

Köfte: 22 TL

Muhlama: 18 TL

Menemen: 15 TL

Dana Kavurma: 28 TL

Tost: 8 TL

Pilav: 10 TL

Sütlaç: 10 TL

Laz Böreği: 10 TL

Lahana Çorbası: 15 TL

Gece konakladığımız serender, 2 katlı ve 8 kişi kapasiteli. 1 gece konaklama fiyatı 300 TL, eğer siz de Karadeniz’de köy havasını tam olarak hissetmek işitiyorsanız mutlaka serenderde konaklayın. Ahşap köy evleri, yağmur sesi ve odun kokusu eşliğinde harika bir gece sunacak.

Sabah olduğunda yöresel kahvaltı için sabırsızlanıyoruz. Dere manzaralı masa tercih ediyoruz.

Yöreye özel peynirlerle hazırlanan ve muhlamanın eksik olmadığı güzel bir kahvaltı yapıyoruz.

Çat Köyü’nün tertemiz havası, dere kenarında bulunan köy mekânı bizi çok mutlu ediyor.

Çat köyünden dönerken, yöreye özel süs eşyaları, lezzetli köy peynirleri almak isterseniz, Cancik Restoran’ın satış noktası da bulunuyor.

Cancik restoranda karalahana çorbası içmeden Muhlama yemeden ve hatta serenderlerde konaklamadan dönmeyin.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın!

Adres: Çat Köyü, Çat Merkez Köyü Yolu, No:22, Çamlıhemşin, Rize, Türkiye

Telefon: +90 464 654 41 20, +90 538 858 38 65

HÜSREV LOKANTASI RİZE

Rize seyahatimizin önemli rotalarından biri olan Çayeli, kuru fasulyesi ile meşhur. Çayeli’ne gidip Çayeli fasulyesi yemeden dönülmez.

Hüsrev Lokantası ise Çayeli fasulyesinin yenebileceği birkaç lokantadan bir tanesi.

Hüsrev Lokantası’nın hikâyesi 1928 yılına dayanıyor. 1928 yılında açtıkları bir bakkal dükkânı ile bugün Rize’nin en meşhur kuru fasulyecisi konumundalar. 1968 yılında açılan lokanta ‘temiz köfte salonu’ adını alıyor. Bu zaman zarfında Erzurum/İspir seyahati yapan aile üyesi Hacı Fahri Hüsrev, şeker fasulyesini keşfederek dükkânına getiriyor. Tamamen kendi reçetesi ile pişirdiği kuru fasulye Çayeli sınırlarını aşıp, başka diyarlardan gelen misafirlerin de ilgi odağı oluyor.

Hüsrev, Çayeli`nde sahil yolu üzerinde bugün de faaliyetine devam eden mekânda artık 1000 kişiyi aynı anda ağırlayabilecek kapasitede. Sahil yolu üzerinde olması da ulaşılabilirliği kolaylaştırmış. Geçerken uğranacak kadar kolay bir yerde.

Şimdilerde Rize haricinde Ankara ve İstanbul’da şubelerini açmış durumda. “Geleneği bozmadan geliştirerek lezzetlerimizi geleceğe taşımak ve markamızı nesiller boyu devam ettirmek en büyük hedefimiz. Bu yolda bizimle beraberliklerini  hep devam ettiren misafirlerimize minnettarız. “ diyor, Hüsrev Ailesi.

Hüsrev Lokantası her ne kadar kuru fasulyesi ile meşhur olsa da menü oldukça zengin,

Peki Hüsrev Lokantası Menüsünde neler var?

ÇORBALAR

  • Tereyağlı süzme mercimek çorbası
  • Sebzeli çorbaYEMEKLER
  • Hacı hüsrev’in kuru fasulyesi
  • Rize kavurması
  • Kara lahana sarma
  • Kuzu incik haşlama
  • Etli sebzeli güveç
  • Izgara köfte
  • Tavuk ızgara
  • Şefin tabağı (kuru fasulye – pilav – sarma – rize kavurması)
  • Bulgur pilavı
  • Pirinç pilavıSALATA VE YOĞURTLAR
  • Yumurtalı piyaz
  • Mevsim salata
  • Çoban salata
  • Karışık turşu
  • Süzme yoğurt
  • Cacık
  •      TATLILAR
  • Fırın sütlaç
  • Fındıklı tel kadayıf
  • Laz böreği
  • Şekerpare
  • Tahinli kabak tatlısı
  • Sıcak un helvası Çayeli kuru fasulyesinin en güzel hali ile tadılacağı Hüsrev Lokantası’na uğrarsanız bizi de hatırlayın,
  • Zengin menü içeriği, kaliteli hizmet anlayışı ve güler yüzlü personelleri ile Hüsrev Lokantası Rize lezzet duraklarınız arasında mutlaka olmalı. Çayeli kuru fasulyesi denemeden dönmemeli.

Adres: Çayeli Çıkışı Hopa İstikameti Karayolu Üzeri Çayeli / Rize

Telefon: 0 464 532 81 88 – 532 70 37-0 464 532 62 51

 

NİYAZİ USTA HAMSİKÖY

Karadeniz seyahatinizde Maçka varsa mutlaka Hamsiköy’e de gitmeniz gerekiyor. Maçka’nın yemyeşil yollarını aşıp, Hamsiköy’e vardığımızda seyahatimizin en soğuk noktasında olduğumuzu hissediyoruz. Ağustos ayında bu kadar soğuk olacağını tahmin etmemiştik.

Yemyeşil dağların arasına gizlenmiş Hamsiköy’e girip yol boyu devam ettiğinizde ise birçok mekân göreceksiniz ve belki de seçmekte zorlanacaksınız.

Hamsiköy doğal güzelliği yanı sıra sütlacı ile de çok meşhur. Hamsiköy’e gidip sütlacını denemeden dönülmez.

Tabi bunca mekân arasında Hamsiköy’de sütlaç nerede yenir sorusu da beraberinde geliyor.

Hamsiköy sütlacını denemek için bizim seçtiğimiz mekân Niyazi Usta oluyor. Eşsiz Hamsiköy manzarası eşliğinde terastaki yerimizi alıyor. Yalnız Hamsiköy için bahsetmeden geçemeyeceğimiz bir şey de var. İnanılmaz kalabalık. Hem mekânlar çok kalabalık hem de Hamsiköy. Oturmaya yer bulursanız çok şanslısınız. Hatta şöyle ki biz Niyazi Usta’da yer bulana kadar çok bekledik. Var olan yerlerin manzarası olmaması nedeniyle de bu süreç uzadı. Bu zaman diliminde de Niyazi Usta personellerinden çok fazla ilgi gördük. Onca kalabalığa rağmen, size güzel bir yer bulmak için uğraşıp, güler yüzlerinden de ödün vermiyorlar.

Günün sonunda ise Hamsiköy’de sütlaç nerede yenir sorusunun cevabı net: Niyazi Usta.

Dağların arasında kalmış yemyeşil bir köy olan Hamsiköy’de sanırım en güzel manzara noktası da Niyazi Usta’nın terastaki yeri.

Sütlaçlarımızı söyleyip yanında da çay istiyoruz.

Sütlacımız üzerinde bol miktarda fındık ile servis ediliyor. Tadına doyum olmayacak lezzette. Utanmasak birer tane daha yiyeceğiz o kadar güzel.

Muhteşem Hamsiköy Sütlacı 10 TL, çay ise 2 TL.

Tabi Niyazi Usta’da sadece sütlaç mı yenir derseniz, tabi ki hayır. Zengin bir menüsü var. Et kavurma da çok tavsiye edilenler arasında bulunuyor. Ayrıca muhlama, karalahana sarma, karalahana çorba da denenmesi gereken Karadeniz lezzetlerinden.

Eşsiz manzarası, harika sütlacı ile Niyazi Usta, Hamsiköy’de uğramadan dönülmemesi gereken mekânlardan,

Uğrarsanız bizi de hatırlayın

Adres: Hamsiköy Mahallesi, Maçka 61750, Türkiye

Telefon: +90 462 542 63 07

 

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: GamzenikA

 

 

 

 

 

 

 

Life StyleTravel

Murdala Koyu’na Kamp Attık!

posted by gamzenika_admin 21 Temmuz 2019 0 comments

Murdala Koyu

Bizim için Datça’da kamp yapmayı özel kılan, geçen sene keşfettikten sonra tam 9 ay boyunca tekrar gidebilmenin hayalini kurduğumuz Murdala Koyu. Datça Köy keşfimizde bir büfeden alışveriş yaparken, Datça haritasını görüp, en nadide ve bakir koylar üzerinde inceleme yaparken gözümüze ilişen Murdala Koyu’na, büfe sahibinin de tavsiyesi ile gitmeye karar veriyoruz. Hatta şöyle ki; kamp eşyalarımızı Palamutbükü’nde bırakıp, Murdala’ya doğru yola koyuluyoruz 🙂

Murdala Koyu’na ulaşım çokta kolay değil. Cumalı Köyü’ne( Yazı Köyü öncesinde) doğru yola çıkın, karşınıza çıkan su sarnıcından sağa doğru beliren Murdala tabelasını takip edin. Yaklaşık olarak 9/10 km’lik bir taşlık yolu 45 dakikada bitirip Murdala Koyu’na varmış olacaksınız. Ulaşımın biraz güç olması nedeni ile birbirine bağlanan bayram tatillerinde bile pek çok yere göre nefes almak için ideal bir koy. Karşınıza çıkan turkuaz deniz, yeşillikler arasına gizlenmiş bir cennet. Sanki hiç keşfedilmemiş gibi tertemiz, bakir bir koy..

Murdala Koyu'nun Turkuaz Suyu

Murdala Koyu’nun Turkuaz Suyu

Murdala’da Kamp Yaparken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar;

  • Çadırınızı kuracağınız alan için plajda bulunan ağaç gölgelik alanları tercih etmelisiniz. Aksi halde öğle sıcağına çok maruz kalabilirsiniz.
  • Çadır kurduğunuz alana mutlaka masa ve sandalyelerinizi de kurarak, mutfak gibi bir alan oluşturun. Öğle saatlerinde gelen günübirlikçiler her yeri zapt edebiliyorlar.
  • Murdala Koyu’nda kamp yapmak serbest olduğu gibi, Murdala’da yaşayan az sayıdaki halk kampçılara çok alışık. Hatta biz gittiğimizde Almanya’dan karavanı ile gelmiş ve 10 gündür 3 çocuğu ile kamp yapan güzel bir aile ile karşılaştık. Hem hiç bilinmiyor hem de bilen iyi biliyor yani.
  • Ateş yakmak doğaya zarar verilmediği takdirde serbest. Ateş yakmak için asla plajda bulunan ağaçları kesmiyoruz. Sahilde ufak bir tura çıktığınızda, yakacak çok miktarda odun bulmanız mümkün.
  • Murdala Koyu her ne kadar Datça ve köylerine uzak olsa da küçük bir işletmesi var. Sema ablanın işlettiği mini restoran/otel, hem yeme içme hem de konaklama hizmeti sunuyor. Bunun yanında duş ve WC ihtiyaçlarınızı da burada karşılayabilirsiniz.
  • Bir diğer seçenek ise Kadir’in Yeri, burada hem şezlong hem de yeme içme ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Fakat biz Murdala’da kendi yemeğinizi kendiniz yapmanızı öneririz. En güzel mutfak kamp mutfağı olacaktır.
  • Plajı taşlık olan Murdala’da deniz kumluk. Ve adeta bir akvaryum .
  • Balık tutmak isteyenler için, plajın sağ tarafında kalan kayalık alanlar veya kano ile biraz daha açıklarda imkân var. Günlük balığa çıkanların gayet mutlu döndüklerine şahit olduk. Biz denedik ama 1 taneden fazlasını tutamadık .
Balık Tutmaya Giderken :)

Balık Tutmaya Giderken 🙂

  • Murdala Koyu sadece denizi ve kamp alanı ile değil, aynı zamanda Türkiye’nin en uzun yürüyüş rotası olan Karia yolu ile de meşhur. Karia yolunun bir bölümü Murdala’dan geçiyor. Trekking sevenler için harika bir fırsat. Aldığımız bilgiye göre trekking yapanlar Murdala’da konaklamadan yollarına devam etmiyorlarmış.
  • Murdala’nın bir diğer avantajı da plajın haricinde 2 farklı koyunun da bulunması. Biz küçük bir doğa yürüyüşü yaparak diğer koylarını da keşfettik. Macera arayanlar bu koylara yüzmeye gelebilir. Hem yürüme mesafesi hem araçla gidilebilen yolları mevcut. Envai çeşit çiçek ve rengarenk kelebekler eşliğinde güzel bir gezinti olacaktır, şiddetle tavsiye derim. Masamızdaki mor çiçekler ve papatyalar bu geziden.
  • Aracınızı rahatlıkla kamp alanına yakın mesafede park edebilirsiniz. Yol kumluk olduğundan çok fazla toz oluyor.
  • Sinek, haşere vb. sıkıntılar mevcut değil. Yabani hayvan ile ilgili de herhangi bir sorun yaşamadık.
  • Güvenlik açısından bizim yaşadığımız bir sorun olmadı. Sahilde 2 prefabrik ev ve 1 işletme mevcut. Bunun dışında karayollarına ait Kar-Dat sitesi de Murdala Koyu’nda yer alıyor. Burada yaşayan pek çok aile var. Dolayısıyla tamamen izole bir alan değil.
  • Akşam saatlerinde elektrik kesintileri yaşandığından karanlık oluyor. Dolunaya denk gelirseniz ala… İnanılmaz ay doğumu ve dolunay yansımaları izleyebilirsiniz.
Kamp Ateşi Olmazsa Olmaz

Kamp Ateşi Olmazsa Olmaz

Murdala’da gün doğumu- gün batımı izlemeden, balık tutmadan, trekking yapmadan dönmeyin. Turkuaz sularında yüzerken bizi de hatırlayın.

Gamzenika Kamp Mutfağı

Kamp hayatının olmasa olması ise kampta yapılabilecek pratik yemekler oluyor. İlk kez kamp yapacaklar için, özellikle serbest kamp alanlarını tercih edecek olanlar adına birkaç tavsiyede bulunmak isteriz,

Kamp yapacağınız alana gitmeden önce mutlaka ihtiyaç listenizi oluşturup, gerekli hazırlıklarınızı yapmalısınız.

Yemek masası ve sandalye en önemli ihtiyacımız.

Yiyeceklerimizi korumak için mini bir buzdolabı da olmazsa olmazlar arasında. İster buz akülü ister araç şarjlı, buzdolabı çok önemli. Burada vereceğimiz en önemli tavsiye de dolap içerinde muhafaza edilen ürünleri donuk tercih ederseniz süreyi uzatırsınız.

Kahvaltılık malzemelerin pek çoğu buzdolabı olmadan da saklanabilecek ürünler. Bu sebeple kahvaltı ürünleriniz mutlaka alışveriş listenizde bulunsun. Bizim de kamplarda en çok tercih ettiğimiz, muhteşem kahvaltı sofraları oluyor.

Yemek yiyebileceğiniz her türlü ekipman ( tabak, çatal, kaşık vb.) yanınızda olması gerekir.

Ateş üstü ocak, ateş üzerinde yapacağınız her türlü tencere tava yemeklerinde pratiklik sağlayacaktır.

Ateş yakamayacağınız kamp alanlarında kullanmak için kamp tüpünüz mutlaka yanınızda olsun.

Bol miktarda içme suyu aracınızda stoklu olsun ki, uzak kamp alanlarında mağduriyet yaşamayın.

Her türlü kuru gıda kamp tatillerinin vazgeçilmezidir. Hiç bozulmadıklarından dolayı, acil durumlarda çok iş görürler ve mutlu ederler J

Makarna, kahve çeşitleri, noodle, hazır çorba, konserve gıdalar yanınızda olması gereken hayat kurtarıcılar.

Bizim Datça kampı boyunca Gamzenika Mutfak’ta yaptığımız yemekler, her sabah mükellef bir kahvaltı, 2 biberli tavuk sote, sade makarna, közde patlıcan/biber, kaşık salata, karışık ızgara oldu. Kamp hayatında ateş yakmak çok daha basit olduğundan özellikle ızgara çeşitlerini tercih edebilirsiniz. Bunun yanında, sürekli yanan bir ocak, üzerinde kaynayan bir su ve sürekli çay kahve demektir J Tatil gibi tatil J Ateşiniz bol, yemekleriniz keyifli olsun J

Datça seyahatimizde bir diğer önerimiz ise bazı kahvaltı mekânları olacak, her yıl gittiğimiz bu mekânları da yazmadan edemeyeceğim 🙂 Kahvaltı mekan önerilerimiz için http://Tıklayınız.

 

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: GamzenikA

 

FoodLife StyleTravel

Datça Kamp Alanları

posted by gamzenika_admin 21 Temmuz 2019 0 comments

Kamp hayatına ilgimiz başladığından bu yana nerede kamp yapılır soruları kafamızda dolanıyor. Ama çoğu zaman bu soruya cevap alamıyoruz. Hatta pek çok araştırma yapıp, hazırlıklı gitmek konusunda diretsek bile, özellikle kamp ile ilgili çok fazla bilgi sahibi olamadan yollara düşüyoruz. Datça ise tanıştığımız ilk günden beri hayran olduğumuz, tüm koylarını üşenmeden 2 güne sığdırdığımız ve sonrasında alelacele yurt dışına balayına gittiğimiz, bu sebeple de tekrar geleceğiz dediğimiz ender yerlerden bir tanesiydi. Hal böyle olunca 2 sene sonunda tekrar Datça yollarına düştük. Hem de bu kez kamp kafasıyla J Az önce de bahsettiğim üzere, Datça için kamp alanlarından çok bahseden olmamış. Buna rağmen biz çadırımızı aldık ve bir cesaret gittik. İyi ki de gitmişiz. Şimdi sizlere Datça’da nerede kamp yapılır? Datça kamp alanları güvenli midir? Datça’da kamp yapmak için ne kadar hazırlıklı olmalıyız? Sorularına tek tek cevap veren kamp alanlarından bahsedeceğim. Buyurun böyle J

Bördübet Koyu, Marmaris/Datça

Muğla/Marmaris yolu sonrasında Datça’ya doğru ilerlerken sağ yola girip ormanlık bir yoldan devam ettiğinizde sessiz sakin Bördübet Koyu’na ulaşacaksınız. Bördübet Koyu Marmaris’e bağlı olmasına rağmen, Datça yolu üzerinde olması nedeni ile keşfettiğimizden Datça Kamp alanı listemizde yer veriyoruz.

Bördübet’te Kamp ile ilgili Bilinmesi Gerekenler:

  • Bördübet’e gün batımında ulaşıyoruz ve bu da muhteşem bir gün batımı izlememize vesile oluyor. Yeşil ile mavinin buluştuğu Bördübet doğayı seven tatilciler için paha biçilmez bir tercih.
  • Bördübet’te kamp atmak, pek çok serbest kamp alanına göre avantajlı. Ulaşımı çok kolay değil, orman içinden gidiliyor. Fakat yolun doğa ile iç içe oluşu muhteşem.
  • Bördübet’te ne var ne yok derseniz, hiçbir şey yok J Şehir hayatından uzak, adeta hayatta kalma mücadelesi verebileceğiniz bir yer burası J
  • Ateş yakmak serbest. Hem doğal ateş hem tüp kullanımı serbest bir şekilde sağlanabiliyor. Temkinli kullanım ile ateş yakabiliyorsunuz.
  • Kamp alanına inen yol çok dik ve taşlı, uygun ayakkabınız olması gerekiyor.
  • Deniz kenarı kumsal/taşlık, deniz inanılmaz temiz.
  • Su altı fotoğrafları için çok ideal bir koy. Suyunun berraklığı işinizi kolaylaştıracak. Hem deniz hem orman doğası ile muhteşem bir fotoğraf rotası J
  • Çadırınızı kumsala kurmak şahane ama bunun sabahı da var tabi J Sabah güneş tepenizde uyandığınızda hiç sevimli olmuyor. Erken uyanmak için ise çok iyi taktik J Çadırınızı ağaçlık alanlara kurmanız öğlen denize girip gölgede kalmak ve yemek yerken gölge alanda olmak açısından faydalı. Bu ihtiyacınızı da karşılayacak ağaçlık alan mevcut.
  • Yabani hayvan, hatta sinek, böcek sorunu da yok denecek kadar azdı.
  • Güvenlik konusunda sorun yaşamadık. Merkeze yakın olmamasına rağmen etrafınızda da kamçılar olması rahatlatıyor.
  • Çok yakın çevresinde alışveriş imkânınız olmadığından, Marmaris merkezden alışveriş yapıp geçmeniz faydalı olacaktır. 

Kargı Koyu

Kamp yaparım ama merkeze de yakın olmayı severim diyorsanız Datça’da Kargı Koyu sizin bu isteğinize cevap veriyor olacak. Fakat şu detayı da belirtmek isterim. Kargı Koyu merkeze 10 dakikalık, hem halk plajı hem de tesisli plajı olan bir koy. Dolayısıyla özellikle gündüz saatlerinde oldukça kalabalık oluyor. Biz gece kampımızı koyda bulunan tek ağaç altına kurmamıza rağmen sabah güneşine de maruz kaldık. Ayrıca ağaç altı müdavimleri geceden masa sandalye bırakıp yerini de rezerve ediyor J Sabah uyandığınızda erkenden yer kapmaya çalışan insanları görünce şaşırmayın. Çadırınızı toplayın yeter J Devam eden saatlerde çadır ile devam edemezsiniz J Gün sonunda plaj yine bomboş olacak ve çadır hayatına geri dönebileceksiniz.

Kargı Koyu’nda Kamp ile ilgili Bilinmesi Gerekeneler:

Kargı Koyu’na ulaşım çok kolay, Datça merkeze geldikten sonra Kargı Koyu tabelasını takip edip 10 dakikada rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

  • Otopark mevcut. Gece gittiğinizde otopark ücreti de yok. Gündüz nasıl bir sistem ilerliyor bilemiyorum ama çok cüzi bir otopark ücreti vardı.
  • 1 TL ile çalışan duş var J Denizden çıkınca tuzlu olmayı sevmiyorum diyorsanız harika.
  • Hemen yanında bulunan işletme dolayısıyla WC ve yeme içme imkânı da bulunuyor.
  • Şezlong, şezlong minderleri ve şemsiye mevcut. İşletmeden kiralayabilirsiniz
  • Kumsal değil taşlık alan, fakat merkezi olmasına rağmen suyun dibi gözüküyor. Adeta bir akvaryum.
  • Çok merkezi olması sebebiyle sürekli Jandarma kontrolü var. Güvenlik konusunda içiniz rahat olsun. Gece hiçbir sorun yaşamadık.
  • Ateş yakmak yasak. Merkezi bir lokasyon olduğundan ihtiyaçta duyulmuyor.
  • Az da olsa sinek sorunu var. Çok rahatsız etmediler ama olmasalar olurdu.
  • Sabah uyanır uyanmaz 2 adım atıp denize gireceğiniz keyifli bir yer J Deniz ise muhteşem. Böyle merkezi bir alanda bu kadar temiz su bulabildiğimize şaşırıyoruz.

Her sene mutlaka Kargı Koyu’na uğruyoruzJSize de tavsiye ederiz J

Palamutbükü Akvaryum Koyu (Gerence Koyu)

Sanırım Datça’da Palamutbükü’nü bilmeyen yoktur. Datça’nın en çok bilinen koylarından bir tanesi. Bir diğer adının akvaryum koyu olması şüphesiz, dibinde balıkları görünen turkuaz sularından geliyor. Datça halkı Gerence Koyu olarak da bahsediyor. Çamlık bir alan içerisinden, biraz bozuk bir patika ile Palamutbükü koyuna inebiliyorsunuz. Burada kamp yapmak isteyenler ise, yine çamlık alan içerisinde denizin üst kısmında kalan alanda çadırlarını kurabilirler. Dönemsel olarak öyle kalabalık oluyor ki, burada kamp kurma fikrinden vazgeçebilir ve yeni arayışlara da girebilirsiniz. Fakat ne kadar kalabalık olursa olsun, turkuaz suyundan bir şey kaybetmeyen akvaryum koyunda deniz gözlüğünüzle yaptığınız amatör dalışlarda size muhteşem güzellikler sunacak.

Palamutbükü’nde Kamp ile ilgili Bilinmesi Gerekeneler:

  • Ulaşım Datça merkezden yarım saat süren bir koy yolculuğu ile sağlanıyor. Merkeze çok yakın olduğu söylenemez. Dolayısıyla tüm ihtiyaçlarınızı önceden karşılamanız sizin için faydalı olacak.
  • Palamutbükü’nde kamp yapanlar bilirler. Burada kamp kurulmaz diye pek çok söylenti mevcut. Hatta jandarmalar çadırları toplattı diye de söylendi. Bizim tecrübe ettiğimiz ise jandarmanın akşam rutin bir kontrol yapıp iyi bayramlar dilemesi oldu. Çadırların toplatıldığı falan yok. Tabi gelecek yıl durum ne olur bilemem. Kamp alanlarının birer birer özelleştirilmesi genellikle insanların hor kullanmasından kaynaklanıyor. Bizler ne kadar dikkat edersek serbest kamp alanları ve bakir koylar bizi bekliyor olacak. Doğayı koruyalım J Bu güzelliklerden de mahrum olmayalım.
  • Ormanlık alan olmasından dolayı otopark yok. Çadır kurulum alanlarını zapt etmeden araçlarınızı park edebilirsiniz. Bazı insanlar maalesef kendini evinde hissedip çadırlarının hemen yanına araç park etmek istediğinde, işlerin rengi epey değişiyor J
  • Çadır kurulan alanda WC ve duş imkânı yok. Bol bol su doldurup ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Fakat koya yakın yerleşim merkezinde duş ve WC ihtiyaçlarınızı giderebilirsiniz.
  • Plaj serbest bir alanda. Herhangi bir işletme bulunmuyor. Bu sebeple şezlong imkânı da yok. Kumsal değil, taşlık alan.
  • Taşlık alan olmasından dolayı deniz ayakkabısı almayı unutmayın aksi halde ayaklarınız çok acıyacaktır.
  • Güvenlik anlamında herhangi bir sıkıntı yaşanmıyor. Jandarma kontrolleri de etkili. Hemen yanında bulunan Palamutbükü’nün de etkisi çok fazla. Orada süren merkezi hayat şehre yakın hissiyatı veriyor.
  • Sinek sorunu yok denecek kadar az. Yabani hayvan sorunu da görünürde mevcut değildi.
  • Palamutbükü sualtı fotoğrafları için çok keyifli. Kaya diplerinde rengârenk canlılarla karşılaşabilirsiniz.
  • Ateş yakmak yasak. Kontrol sebepleri de bu sebeple oluyor.
  • Çok yakın çevresinde alışveriş imkânı var, Palamutbükü plajında pek çok restoran ve alışveriş yapılacak büfe, bakkal mevcut.
  • Gündüz deniz ve kamp keyfi sonrasında akşam yemeği için deniz kenarında bulunan restoranları tercih edebilirsiniz.

Murdala Koyu

Murdala Koyu’nda Çiçekler Açınca

Bizim için Datça’da kamp yapmayı özel kılan, geçen sene keşfettikten sonra tam 9 ay boyunca tekrar gidebilmenin hayalini kurduğumuz Murdala Koyu. Datça Köy keşfimizde bir büfeden alışveriş yaparken, Datça haritasını görüp, en nadide ve bakir koylar üzerinde inceleme yaparken gözümüze ilişen Murdala Koyu’na, büfe sahibinin de tavsiyesi ile gitmeye karar veriyoruz. Hatta şöyle ki; kamp eşyalarımızı Palamutbükü’nde bırakıp, Murdala’ya doğru yola koyuluyoruz J

Murdala Koyu’na ulaşım çokta kolay değil. Cumalı Köyü’ne( Yazı Köyü öncesinde) doğru yola çıkın, karşınıza çıkan su sarnıcından sağa doğru beliren Murdala tabelasını takip edin. Yaklaşık olarak 9/10 km’lik bir taşlık yolu 45 dakikada bitirip Murdala Koyu’na varmış olacaksınız. Ulaşımın biraz güç olması nedeni ile birbirine bağlanan bayram tatillerinde bile pek çok yere göre nefes almak için ideal bir koy. Karşınıza çıkan turkuaz deniz, yeşillikler arasına gizlenmiş bir cennet. Sanki hiç keşfedilmemiş gibi tertemiz, bakir bir koy..

Murdala’da Koyu’ nda Kamp ile ilgili Bilinmesi Gerekenler;

Murdala Koyu’nda kamp yapacaksanız öncelikli olarak şehirden çok uzak bir noktada olacağınızı göz önünde bulundurun ve buna göre A’dan Z’ye her konuda tedarikli olun.

  • Çadırınızı kuracağınız alan için plajda bulunan ağaç gölgelik alanları tercih etmelisiniz. Aksi halde öğle sıcağına çok maruz kalabilirsiniz.
  • Çadır kurduğunuz alana mutlaka masa ve sandalyelerinizi de kurarak, mutfak gibi bir alan oluşturun. Öğle saatlerinde gelen günübirlikçiler her yeri zapt edebiliyorlar.
  • Murdala Koyu’nda kamp yapmak serbest olduğu gibi, Murdala’da yaşayan az sayıdaki halk kampçılara çok alışık. Hatta biz gittiğimizde Almanya’dan karavanı ile gelmiş ve 10 gündür 3 çocuğu ile kamp yapan güzel bir aile ile karşılaştık. Hem hiç bilinmiyor hem de bilen iyi biliyor yani J
  • Ateş yakmak doğaya zarar verilmediği takdirde serbest. Ateş yakmak için asla plajda bulunan ağaçları kesmiyoruz. Sahilde ufak bir tura çıktığınızda, yakacak çok miktarda odun bulmanız mümkün.
  • Murdala Koyu her ne kadar Datça ve köylerine uzak olsa da küçük bir işletmesi var. Sema ablanın işlettiği mini restoran/otel, hem yeme içme hem de konaklama hizmeti sunuyor. Bunun yanında duş ve WC ihtiyaçlarınızı da burada karşılayabilirsiniz.
  • Her ne kadar Murdala’da alışveriş yapılabilecek bakkal vb. imkânlar olmasa da Sema Hanım’ın Cumalı köyü’nde bulunan oğlu, her sabah sitenin ve kampçıların ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Ekmek, su ve aklınıza gelebilecek her türlü ihtiyacınız için iletişimde olabilirsiniz.
  • Bir diğer seçenek ise Kadir’in Yeri, burada hem şezlong hem de yeme içme ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Fakat biz Murdala’da kendi yemeğinizi kendiniz yapmanızı öneririz J En güzel mutfak kamp mutfağı olacaktır.
  • Plajı taşlık olan Murdala’da deniz kumluk. Ve adeta bir akvaryum J
  • Balık tutmak isteyenler için, plajın sağ tarafında kalan kayalık alanlar veya kano ile biraz daha açıklarda imkân var. Günlük balığa çıkanların gayet mutlu döndüklerine şahit olduk. Biz denedik ama 1 taneden fazlasını tutamadık J
  • Murdala Koyu sadece denizi ve kamp alanı ile değil, aynı zamanda Türkiye’nin en uzun yürüyüş rotası olan Karia yolu ile de meşhur. Karia yolunun bir bölümü Murdala’dan geçiyor. Trekking sevenler için harika bir fırsat. Aldığımız bilgiye göre trekking yapanlar Murdala’da konaklamadan yollarına devam etmiyorlarmışJ
  • Murdala’nın bir diğer avantajı da plajın haricinde 2 farklı koyunun da bulunması. Biz küçük bir doğa yürüyüşü yaparak diğer koylarını da keşfettik. Macera arayanlar bu koylara yüzmeye gelebilir. Hem yürüme mesafesi hem araçla gidilebilen yolları mevcut. Bin bir çeşit çiçek ve rengârenk kelebekler eşliğinde güzel bir gezinti olacaktır, şiddetle tavsiye derim. Masamızdaki mor çiçekler ve papatyalar bu geziden J
  • Aracınızı rahatlıkla kamp alanına yakın mesafede park edebilirsiniz. Yol kumluk olduğundan çok fazla toz oluyor.
  • Sinek, haşere vb. sıkıntılar mevcut değil. Yabani hayvan ile ilgili de herhangi bir sorun yaşamadık.
  • Güvenlik açısından bizim yaşadığımız bir sorun olmadı. Sahilde 2 prefabrik ev ve 1 işletme mevcut. Bunun dışında karayollarına ait Kar-Dat sitesi de Murdala Koyu’nda yer alıyor. Burada yaşayan pek çok aile var. Dolayısıyla tamamen izole bir alan değil.
  • Akşam saatlerinde elektrik kesintileri yaşandığından karanlık oluyor. Dolunaya denk gelirseniz ala… İnanılmaz ay doğumu ve dolunay yansımaları izleyebilirsiniz.

Murdala’da gün doğumu- gün batımı izlemeden, balık tutmadan, trekking yapmadan dönmeyin J Turkuaz sularında yüzerken bizi de hatırlayın.

Gamzenika Kamp Mutfağı

Kamp hayatının olmasa olması ise kampta yapılabilecek pratik yemekler oluyor. İlk kez kamp yapacaklar için, özellikle serbest kamp alanlarını tercih edecek olanlar adına birkaç tavsiyede bulunmak isteriz,

Kamp yapacağınız alana gitmeden önce mutlaka ihtiyaç listenizi oluşturup, gerekli hazırlıklarınızı yapmalısınız.

Yemek masası ve sandalye en önemli ihtiyacımız.

Yiyeceklerimizi korumak için mini bir buzdolabı da olmazsa olmazlar arasında. İster buz akülü ister araç şarjlı, buzdolabı çok önemli. Burada vereceğimiz en önemli tavsiye de dolap içerinde muhafaza edilen ürünleri donuk tercih ederseniz süreyi uzatırsınız.

Kahvaltılık malzemelerin pek çoğu buzdolabı olmadan da saklanabilecek ürünler. Bu sebeple kahvaltı ürünleriniz mutlaka alışveriş listenizde bulunsun. Bizim de kamplarda en çok tercih ettiğimiz, muhteşem kahvaltı sofraları oluyor.

Yemek yiyebileceğiniz her türlü ekipman ( tabak, çatal, kaşık vb.) yanınızda olması gerekir.

Ateş üstü ocak, ateş üzerinde yapacağınız her türlü tencere tava yemeklerinde pratiklik sağlayacaktır.

Ateş yakamayacağınız kamp alanlarında kullanmak için kamp tüpünüz mutlaka yanınızda olsun.

Bol miktarda içme suyu aracınızda stoklu olsun ki, uzak kamp alanlarında mağduriyet yaşamayın.

Her türlü kuru gıda kamp tatillerinin vazgeçilmezidir. Hiç bozulmadıklarından dolayı, acil durumlarda çok iş görürler ve mutlu ederler J

Makarna, kahve çeşitleri, noodle, hazır çorba, konserve gıdalar yanınızda olması gereken hayat kurtarıcılar.

Bizim Datça kampı boyunca Gamzenika Mutfak’ta yaptığımız yemekler, her sabah mükellef bir kahvaltı, 2 biberli tavuk sote, sade makarna, közde patlıcan/biber, kaşık salata, karışık ızgara oldu. Kamp hayatında ateş yakmak çok daha basit olduğundan özellikle ızgara çeşitlerini tercih edebilirsiniz. Bunun yanında, sürekli yanan bir ocak, üzerinde kaynayan bir su ve sürekli çay kahve demektir J Tatil gibi tatil J Ateşiniz bol, yemekleriniz keyifli olsun J

Datça seyahatimizde bir diğer önerimiz ise bazı kahvaltı mekânları olacak, her yıl gittiğimiz bu mekânları da yazmadan edemeyeceğim J

Villa Kızlan Ova

Datça, Kızlan bölgesinde bulunan butik otel hem konaklama hem de kahvaltı için harika bir tercih. Samimi işletmecileri Aneta ve Şenol Bey ile bir kez tanışırsanız, Datça’ya her gittiğinizde uğrayacağınıza garanti verebilirim J

Datça usulü kahvaltısı oldukça meşhur.

Çeşit çeşit reçelleri, doğal yeşillik ve salata ürünleri, ege zeytinleri ve zeytinyağı ile mükellef bir kahvaltı sizi bekliyor. Ayrıca pek çok ürünü, Aneta yapıyor J Marmelat ve reçel konusunda çok başarılı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim J

Ayrıca Villa Kızlan’ın şöyle de güzel bir yanı var. Kahvaltı dışında herhangi bir yemek servisi verilmemesine rağmen, malzemelerinizi alıp mutfağından faydalanabiliyorsunuz.

Hem kaliteli hizmet, hem aile sıcaklığı olsun diyorsanız doğru adrestesiniz J Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Konaklama ile ilgili detaylı bilgilendirme için web sitesi ve Instagram üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Adres: Kızlan Mah. No: 498, Kızlan, Datça 48900, Türkiye

Mehtap’ın Yeri Cafe, Eski Datça

Datça’ya yolunuz düşerse, Eski Datça’da bulunan Mehtap Cafe’de kahvaltı yapmadan dönmeyin. Sezonda yer bulmanın oldukça zor olduğu mekân, erken saatlerde bile oldukça yoğun oluyor. Begonviller arasında bulunan masalarda, keyifli bir kahvaltı yapıyorsunuz. 2 kişilik serpmek kahvaltı siparişi verdiğinizde, tıka basa doyuyorsunuz. Ege usulü serpme kahvaltıda yok yok. Peynirli pişi, göz yumurta, yeşillik, domates salatalık söüğüş, bahçeden taze biber, kekikli zeytinyağı, siyah/yeşil zeytin, acuka, ezine peynir, otlu lor peynir, tereyağ ve reçel çeşitleri. Hem göze hem de mideye hitap eden Mehtap Cafe, yeşillikler içindeki mekânı ile sizi mutlu edecek.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın J

Adres: Gazi Mustafa Kemal Caddesi No: 9, Reşadiye Mahallesi, Datça 48900, Türkiye

Telefon: +90 252 712 21 74

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: GamzenikA

 

 

FoodGenelTravel

BOZCAADA YEREL TATLAR FESTİVALİ 2018

posted by gamzenika_admin 20 Temmuz 2019 0 comments

 

BOZCAADA YEREL TATLAR FESTİVALİ 2018

Bozcaada Yerel Tatlar ve Lezzet Festivali’ne bu yıl (2018) Gamzenika/Gurmex iş birliği ile biz de katılıyoruz.

Şirin Rum evleri, Arnavut kaldırımlı sokakları, turkuaz denizi, muhteşem üzüm bağları, tatlı rüzgârı ve en içten haliyle karşılıyor bizi Bozcaada.

Bozcaada’ya ulaşmak için, ister aracınızla ister otobüs ile Çanakkale’ye gidip, Geyikli’den feribota binmeniz gerekiyor. Feribot yolculuğu başladıktan sonra, hayallere dalıp, anakaradan kopuyorsunuz.

Bu yıl yerel tatlar festivali adalı kadınların el lezzetleri ile şenleniyor. Bu sebeple daha bir merakla katılıyoruz. Bunun yanında programda ünlü şeflerin workshopları da var. Sıkı bir festival programı bizi bekliyor.

Cuma akşamı İzmit’ten otobüs ile yola koyulduktan sonra Cumartesi sabahın erken saatlerinde feribota biniyoruz. Sıcacık bir Eylül güneşi ile feribot yolculuğumuz harika. Adaya ayak basar basmaz ilk işimiz otelimize yerleşmek. Elit Butik Otel, Bozcaada’nın Arnavut kaldırımlı sokaklarında yürüyerek ulaşabileceğiniz merkezi bir konumda. Bizi bekleyen otel sahibi Nilay Hanım, sıcacık bir gülümseme ile karşılıyor. Odamıza yerleştikten sonra hemen kahvaltı alanına geçiyoruz. Otelimizin bahçesi yemek ve kahvaltı alanı olarak kullanılıyor. Festivale yakışır bir kahvaltı sofrası ile karşı karşıyayız. Bunca yoldan sonra çok iyi geliyor. El yapımı çıtır kabak reçeli, el yapımı incir reçeli en çok dikkatimizi çeken kahvaltı ürünleri. Hem tatları güzel hem de sunumları. Bununla birlikte cevizli kek bir harika. Nilay Hanım’ın keyifli sohbeti eşliğinde güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra festival alanına doğru yola koyuluyoruz.

Bozcaada’yı bilenler bilir. Her yer birbirine çok yakın mesafede. Her yere yürüyerek gitmek ve şehirlerde yaşanan trafik derdinden kurtulmak ada hayatında en sevdiğimiz. Festival, Bozcaada meydanında bulunan kale içerisinde, stantlar oldukça kalabalık. Tüm kadın emekçiler yerlerini almışlar. Peki yerel tatlar festivalinde neler var bir bakalım J

Bozcaada’ya dair tüm yerel lezzetleri görmek bizi inanılmaz mutlu ediyor. Pişi, zeytinyağlı dolma, çiğ dolma, otlu bulgur pilavı, etli sarma, kabak döşeme, patlıcan döşeme, kuskuslu kuzu kapama, tavşan yahni, nohut ekmeği, asma yaprağında keçi peyniri, kulak mantı, sahan mantı, patlıcanlı börek, mangalda sardalya, baklava ve mafiş deneyeceğimiz lezzetler J Hepsine nasıl yetişeceğiz ve nasıl yapacağız diye düşünürken, beğendiklerimizden tekrar tekrar yediğimiz de olmadı değil J

Söz konusu Bozcaada olunca balıksız bir festival düşünülemezdi sanırım. İlk olarak balık standını ziyaret ediyoruz. Mangalda sardalye üretimi başlamış. Henüz erken olduğundan balık standında çok hareketlilik yok diye düşünürken, gizlenmiş balık standında uzun kuyruklar oluşmaya başlıyor. Mangalda olunca çıtır çıtır balığın tadı başka. Doymamak için ekmeksiz deniyoruz.

Festivalin en güzel yanı, stantların sıra sıra dizilip porsiyonlamanın önceden yapılmış olması. Sizler sadece sıraya girip tadım yapıyorsunuz. Dolayısıyla hızlıca ilerliyor.

En çok sevdiklerimiz ise; kulak mantı, kuskuslu kuzu kapama, patlıcanlı börek ve baklava oluyor. Diğer lezzetleri de çok seviyoruz ama en beğendiklerimiz bunlar.

Biz tadım yaparken bir yandan ünlü şeflerin workshopları da başlıyor. Hepsine yetişmeye çalışıyoruz, oldukça kalabalık olduğundan biraz zorlanmıyor değiliz.. Workshoplarda en çok dikkatimizi çeken koruk suyu oluyor J Koruk suyu; yıldız anason, şeker, lime ve fesleğen ile yapılıyor. Harika bir kokteyl. Duyan geliyor ve ciddi bir sıra oluşuyor J Bir yandan çalan müzikler eşliğinde devam eden tadım süreci keyifli bir şekilde devam ediyor. Her ürünü içimize sinerek ve doyumsayarak tadıyoruz. Hepsi birbirinden güzel yerel tatlar için Bozcaada kadınlarına bir kez daha teşekkür ediyorum J İnanılmaz güzel lezzetlerdi.

Heredot’un “Tanrı Bozcaada’yı insanlar uzun ömürlü olsun diye yaratmış” dediği, Ege’nin bu güzelim adasında muhteşem bir tatil ve lezzet şöleni sizleri bekliyor.

Çamlıbağ Şarap Evi

İlk durağımız Çamlıbağ Şarap Evi. Akşama doğru henüz acıkmamışken, yemek öncesi bir şarap tadımı oldukça keyifli olacaktır diye düşünüyoruz. Çamlıbağ’a giderseniz Kadir Bey’i bulmanızı ve özellikle de tadım yapacaklar için Kadir Bey’den tavsiyeler almalarını öneririz. Biz hiçbir fikir söylemeden, tadımı ona bıraktık ve gerçekten güler yüzlü, içten karşılaması ile bizi çok memnun etti.

Buraya geldiğinizde Çamlıbağ’a dair ne varsa denemek bilmek isterim derseniz Çamlıbağ Tadım tercih etmelisiniz. Bu tadım ile tam 9 tane şarap tatmış olacaksınız. 9 çeşit üründe neler var derseniz; Cabarnet Sauvignon, Merlot, Cabarnet Sauvignon&Kuntra, Merlot&Kuntra, Kuntra Özel Rezerv, Karalahna, Kuntra, Roze, Vasilaki. 9’lu tadım sunum 20 TL. Haricinde kadeh şarap tercih ederseniz 15 cl kader 10/20 TL değişiyor. Şişe fiyatları ise 30/80 TL. Peynir tabağı 20 TL ve Türk kahvesi 5 TL. Şarap yanında vazgeçilmez peynir tabağı mutlaka tercih etmelisiniz. Ayrıca Çamlıbağ’a özel kızarmış kraton ekmekler peynirle birlikte çok leziz.

Çamlıbağ bize göre Bozcaada’nın en samimi mekânlarından bir tanesi. Dışarı alanda, resimlerle süslenmiş alanın oturma yerleri ile sıralanıp, kütük sehpaların kullanılması mekâna mistik bir hava veriyor. O kadar çok talep var ki, yer olmadığından sırada bekleyenleri de görüyoruz. Bozcaada için uğramadan dönülmeyecek yerlerin başında gelen Çamlıbağ, hem güler yüzlü hizmeti hem enfes şarapları ile gönülleri fethediyor.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Cumhuriyet Mah. Emniyet Sok. No:3, Bozcaada, Çanakkale, Türkiye

Telefon: +90 286 697 80 55, +90 286 697 00 58

Kardinal Bağ Evi

Kardinal Bağ evi, hem konaklama hem de özellikle kahvaltısı ile tavsiye edeceğimiz muhteşem bir mekân. Bağ evi olması sebebi ile yeşillikler içerisinde huzur dolu vakit geçirmenizi sağlayacak güzel bir yer. Biz Kardinal Bağ Evi’ni kahvaltı için tercih ediyoruz. Yine otelimizden yürüme mesafesi olan bağ evi, pek çok güzelliğe şahit olduğumuz yollardan geçiyor. Mekân içerisindeki konaklama alanları ve şirin mi şirin bahçe mutfağı var. Zaten mutfağa adım attığınız anda huzur buluyorsunuz. Mutfağın ortasında bulunan tezgâhta açık büfe olarak sergilenen kahvaltılıklar cezbedici. Dilediğiniz kahvaltı tabağını keyifle hazırlayabileceğiniz sunum materyalleri de hemen yanında. Sıcak ürünler için ise güler yüzlü işletmecimiz her an yanımızda J Pişi (ama balon pişi olmalı) Bozcaada’nın vazgeçilmezi olduğundan puf pişilerimizi pişirmeye başlıyorlar. Ymaç Bey balon pişi ustası J Bir de Kardinal Tava yumurta çok meşhur J Soğan, maydanoz ve kaşar peyniri ile yapıyorlar. Biz bayıldık. Tavsiye ederiz. Yeşillik ve sebzelerin hepsi bahçeden tazecik toplanıyor. Reçeller ev yapımı, enfes. Bahçedeki ağaç altlarından birinde yerimizi alıyoruz ve doğanın içinde keyifle kahvaltımızı yapıyoruz. Kahvaltı sonrasının olmazsa olmazı Türk Kahvesi yanında da Kardinal Bozcaada’ya özel kakaolu bir kurabiye geliyor. Adını Kara Fatma koymuşlar J Oldukça leziz. Bağ evinde en çok dikkatimizi çeken, bahçe süslemede kullanılan fıçı masa konsept detayları, bisiklet, hamak gibi keyif içerikli görseller. Burada konaklamak çok keyifli olacaktır. Erken rezervasyon yaparsanız oda bulma şansınız olabilir. Aksi halde inanılmaz bir talep var, yer bulamayabilirsiniz. Ayrıca kahvaltıya gelmek isterseniz de mutlaka rezervasyon yaptırın.

Evinizde kahvaltı yapıyormuş gibi hissedip, kahvaltının eşsiz keyfini yaşamak istiyorsanız Kardinal Bağ Evi’ne mutlaka uğrayın,

Uğrarsanız bizi de hatırlayın J

Adres: Kocamis Deresi Mevkii No:28, Bozcaada, Bozcaada 17680, Türkiye

Telefon: +90 533 604 82 82, +90 286 697 04 11

Çınaraltı Bozcaada

Çınaraltı Cafe Cumhuriyet Meydanı sağınızda kalacak şekilde yukarıya doğru yürüdüğünüzde önünüze çıkan Çınar ağacının altında hizmet veriyor. Küçük dükkânın içinde 5-6 masalık bir oturma alanı var, çınar ağacının gölgesinde ise 50-60 kişilik daha oturma yerleri bulunuyor. Her daim kalabalık göreceğiniz Bozcaada klasiği Çınaraltı ister kahvaltı ister çay kahve içmelik keyifli bir mekân.

Bozcaada’ya gidip Çınaraltı’da damla sakızlı Türk kahvesi içmeden dönmeyen yoktur sanırım. Tabi sadece Türk kahvesi değil, mükellef organik kahvaltısı da bilinen Çınaraltı Cafe, adeta bir Bozcaada klasiği olmuş. Adını asırlık çınar ağacından alan Çınaraltı Cafe, yorgunluk atmak için çaya kahveye uğrayanlarla dolup taşarken, bir de organik kahvaltısı ile ünlenmiş. Organik Çınaraltı kahvaltıda çok özlediğimiz ev börekleri, gözlemeler, poğaçalar en doğal haliyle sunuluyor. Patlıcanlı börek ce dere otlu poğaça ise midemizi en çok fethedenler arasında. Peynirli gözleme de hem porsiyon hem de lezzet olarak çok başarılı.Çınaraltı’nın olmazsa olmazı ise damla sakızlı Türk kahvesi. Menü olarak istediğiniz takdirde çikolatalı sigara, acı badem likörü ve kendi yaptıkları fındıklı tarçınlı kurabiye ile servis ediyorlar. Çınaraltı Bozcaada’nın sahibi Fahri Bey’in ev sahipliği, güler yüzü ve hoş sohbeti enfes lezzetler ile buluşuyor.

Tatlı olarak damla sakızlı muhallebi de bizim özel olarak tavsiyemiz.

Adres: Çınarçarşı Cad. Bozcaada, Bozcaada, Bozcaada 17680 Türkiye

Telefon: +90 286 697 81 33

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Çiçek Pastanesi Bozcaada

Çiçek Pastanesi, Rizeli bir ailenin uzun yıllar önce ada da açtığı pastane. İçeri girince duvarlar da mısraları okurken fırından yeni çıkmış bademli kurabiye ve damak çatlatanı mutlaka deneyin. Bir yandan klasik müzik dinlerken bir yandan fırından sıcacık çıkmış kurabiye kokusunu içinize çekeceksiniz. Duvarlarında bulunan şiirler, resimler ve fotoğraflar eşliğinde, evinize götürmek üzere kurabiyelerinizi paket yaptırabilirsiniz.

Bademli kurabiye ve damak çatlatan bizim favorimiz. Kilogram fiyatı 75 TL.

Çiçek Pastanesi, Bozcaada’nın en güzel kahvaltı mekânlarından da bir tanesi.

Çiçek pastanesinde bulunan enfes ekmek çeşitleri; Somun ekmek, Francala, Tava Ekmeği, Geleneksel ekşi mayalı ekmek, Esmer köy ekmeği, Çavdar ekmeği, Kepekli ekmek, Sandviç ekmek, Tost ekmek, Tam buğday ekmeği, on tahıllı ekmek, mısır ekmeği, dere otlu mısır ekmeği.

Ekmek çeşitlerinin yanı sıra simit, poğaçalar, açmalar, börekler, pizzalar, paskalyalar, çörekler, kekler, yaş pastalar ve sütlü tatlılar olmak üzere daha birçok çeşit mevcut.

Adres: Rum Mahallesi, Atatürk Caddesi, Bozcaada, Bozcaada Türkiye

Telefon: +90 286 697 82 26

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Bo’boz Bozcaada

Bozcaada dönüşünde acıkma ihtimaline karşı atıştırmalık ararken keşfettiğimiz Bo’boz Bozcaada, efsane sandviç çeşitleri ile karşılıyor bizi. Kendi sandviçini kendin yap konsepti ile de sevdiğin malzemeleri seçip dilediğin sandviçi yapabiliyorsun. Bozcaada’da gün batımı keyfi yapacak olanlar için hem peynir tabağı şarap, hem de sandviç paketleri de yapıyorlar. Dolayısıyla atıştırmalık isteyen herkese hitap ediyor. Zengin sandviç menüsü ile ister plajda ister gezerken keyifle yiyebilirsiniz.

Bo’boz sandviçleri;

Kalbim Ege’de Kaldı; Keçi peyniri, çeçil peyniri, acuka, kuru domates, köz biber, yeşil biber, roka, kıvırcık 23 TL

Ezine Güzeli; Ezine beyaz peynir, acuka, cevizli tereyağı, domates, salatalık, yeşil biber, kıvırcık 19 TL

Ecnebi; Roast Beef, Karamelize soğan, otlu krem peynir, cheddar sos, cevizli tereyağı, domates, salatalık, roka 29 TL

Reggie&Jack; Hindi füme, tavuk jambon, acuka, Amerikan salatası, domates, salatalık, kıvırcık 22 TL

Yogi; Bacon, dana jambon, Amerikan salatası, Karamelize soğan, cheddar sos, cevizli tereyağı, domates, yeşil biber, roka 36 TL

Jambon Bob; Dana jambon, Macar salam, Amerikan salatası, otlu krem peynir, kuru domates, salatalık, kıvırcık 28 TL

Plaj Dostu; Macar salam, taze kaşar, Amerikan salatası, cevizli tereyağı, domates, salatalık, yeşil biber, kıvırcık 26 TL

Veganviç; Vegan Salam, Vegan cheddar, Acuka, köz biber, domates, kıvırcık 25 TL

Tonton; Ton balığı, kapari, kornişon, zeytin, karamelize soğan, köz biber, domates, kıvırcık 27 TL

Bo’boz Pikniklik;

Günbatımı Tabağı 2 kişilik 40 TL

Günaydın Tabağı 2 kişilik 26 TL

Günbatımı veya gün doğumu izleyecekseniz, ne yer ne içerim diye düşünmenize hiç gerek yok. Bo’boz imdadınıza yetişecek. Şirin mekânı, hem göze hem mideye hitap eden menü çeşitleri ile piknik severlerin tam aradığı mekân.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Çınar Çarşı cad.No:57\A, Bozcaada, Bozcaada 17680 Türkiye

Paket Servis telefon+ WhatsApp: 0542 6926269/0542 69BOBOZ

E La Pizza

Bozcaada’da İtalyan pizza yemek istiyorsanız, E La Pizza doğru adres olacaktır. Arnavut kaldırımlı ara sokağa kurulmuş kırmızı Pötikare masa örtüleri ile hemen dikkatinizi çekecek şirin bir mekân.

Bizim tercihimiz cevizli pizza oluyor. Cevizli Pizza içeriği; kuru domates, fesleğen sos ve Mozarella ile incecik hamurlu enfes bir pizza olmuş. Cevizli pizzayı her yerde bulamazsınız. Bu sebeple mutlaka denemenizi öneririm.

E La Pizza, pizza ve makarna çeşitleri ile İtalyan mutfağını sevenler için Bozcaada’da güler yüzlü, kaliteli bir hizmet sunuyor. Bunun yanında şarap severler için, şarap ve peynir tabağı şeklinde hafif bir ara öğün yapabilirsiniz.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Cumhuriyet Mah. Lale Sok. Bozcaada, Çanakkale, Türkiye

Telefon: +90 286 697 86 71

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: GamzenikA

 

 

İznik Gün Batımı
FoodTravel

İZNİK LEZZET DURAKLARI

posted by gamzenika_admin 20 Mayıs 2019 0 comments

.

Roma, Selçuklu, Bizans ve Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapmış bu güzel şehir, her yıl özellikle Ekinoks dönemlerinde onlarca fotoğrafçıya da ev sahipliği yapıyor. Tablo misali gün batımları, eşsiz göl manzarası, samimi İznik halkı ile keyfinize keyif katacak hoş bir rota.

Tüm güzellikleri yanında, özellikle İznik Gölü sebebiyle, su ürünlerinin çok meşhur olduğu İznik, ağzınızın tadına hitap edecek, hoş mekânları ile şirin bir ilçe.

İznik Lezzet Durakları, mekânlara tek tek gidilerek, tadım yapılıp, bilgi alma, fotoğraf çekme şeklinde oluşturulmuştur. İznik’e yapacağınız gastronomi turunda güvenle deneyimleyebilir ve arkadaşlarınıza da tavsiye edebilirsiniz.

İznik Lezzet Lokantası Metin Usta

İznik’te ev yemekleri yemek isteyenlerin ilk tercihi Metin Usta olmalı bizce J İznik sokaklarında gezerken, sıcacık selamıyla lokantasına davet ediyor Metin Usta J O zaman açlığımızı fark edip içeri dalıveriyoruz. Tezgâh görselleri o kadar iyi ve ustalar işini öyle aşkla yapıyorlar ki, tok olsak dahi burada yemek yiyeceğiz. Sunumlar çok başarılı, yemekleri tanıtım ise ayrıca başarılı. Bize düşen ne yiyeceğimizi belirlemek ve siparişimizi vermek. Tüm yemeklerden tatmak niyetinde olduğumuzdan, az porsiyonda beğendiğimiz ne varsa sipariş veriyoruz.

Tercihlerimiz;

Dana ciğer tava, bamya, kıymalı kabak patates, cacık, nohutlu pilav ve turşu oluyor. Ciğer tam kıvamında pişirilmiş ve oldukça lezziz, yanında söğüş soğan ve domates ile servis ediliyor. Bamya ise tazecik, özellikle körpe olanlar seçilerek özenle yapılmış, hafif ekşi tadıyla tam kıvamında. Kıymalı kabak patates, Metin ustanın tavsiyesi üzerine seçtiğimiz ve tattıktan sonra severek yediğimiz bir başka güzel lezzet oluyor. Kabak ve patatesin hafif tadı harika bir uyum yakalamış. Cacık ise yoğun kıvamı ve bol salatalık içeriği ile malzemeden kısmadan tam kalite yapılmış mutlaka denenmeli.

Metin usta özellikle ekşi maya ekmeğini de denememizi istiyor ve asla hayır demiyoruz J Söylediği kadar var. Mideyi rahatsız etmeyen ekşi maya ekmeğini, sulu yemeklere bandıra bandıra yiyoruz.

Yemeğin üstüne tatlı yemeden olmaz. Ama şöyle ki biz daha tatlı siparişimizi vermeden, Metin usta sıcak bir kazandibi gönderiyor. Bol tarçın ve bol fındıkla enfes tatlımızı da yedikten sonra, çayımızı da içip midemiz mutlu biz mutlu mekândan ayrılmak üzere kalkıyoruz.

Tabi en çok merak edilen de yediğimiz onca yemeğin kaç para olduğu J Sadece 47 TL ile enfes ev yemekleri yediğimizi de belirtmek isterim J

Yolda yürürken keşfettiğimiz Metin Usta Lezzet Lokantası, hem sıcacık karşılaması, hem de muhteşem ev yemekleri ile gönlümüzde taht kuruyor. Eşi ile birlikte emek emek işlettikleri lokantada tüm yemekleri Metin usta yapıyor. Erkenden hazırlıklarına başladığı lezzetli yemeklerini, özenle lokantasının tezgâhına yerleştirdikten sonra da, siz yoldan geçerken, 40 yıllık ahbabınız gibi bir selam çakıveriyor ki, kendinizi masada oturup siparişlerin gelmesini beklerken buluyorsunuz.

İznik’e giderseniz mutlaka bir öğün Metin Usta’nın eşsiz lezzetlerini denemelisiniz.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın 🙂

Adres: Mahmut Çelebi Mahallesi, Hakkı Sk., 16860 İznik/Bursa

Çamlık Restoran

İznik Göl manzarasının en iyi izlenebildiği noktalardan bir tanesi olan Çamlık Restoran, yıllardır İzniklilere ve İznik’e gelen misafirlerine hizmet veren, köklü bir kurum. Hem motel hem restoran olarak hizmet veren işletme, İznikli bir aile tarafından işletiliyor. Sahil kenarında, göl manzarası eşliğinde, çamların altında ister kahvaltı ister akşam yemeği tercih edecekseniz, huzurlu bir yemek yiyeceksiniz.

Özellikle Ekinoks dönemlerinde, gün batımının en iyi izlenebildiği noktalardan bir tanesi olan Çamlık Restoran her dakika masanıza gelen ve eksiklerinizi tamamlayan güler yüzlü çalışanları ile de sizleri memnun edecek.

Gün batımı eşliğinde keyifli bir akşam yemeği için doğru adrestesiniz. Bizim tercihimiz de eşsiz İznik manzarasında meşhur göl balıklarını deneyimlemek oldu. İznik’in olmazsa olmaz Yayın balığını tadabileceğiniz en iyi mekânlardan biri olan Çamlık Restoran’da, ister yayın şiş, ister yayın tava deneyebilirsiniz. Biz her ikisini de denemek adına sipariş verdik. Yayın şiş, daha hafif ızgara şiş şeklinde yanında salataları ile yayın tava ise panelenerek kızartılıp servis ediliyor. Biz her iki sunumu da beğendik. Salata ve mezeler de oldukça başarılıydı.

Çamlık Restoran Fiyat Listesi şu şekilde;

  • Yayın Şiş; 30 TL
  • Yayın Tava ; 25 TL
  • Köfte ; 20 TL
  • Pirzola ; 30 TL
  • Et Şiş; 25 TL
  • Karışık Et Izgara; 25 TL
  • Tavuk ; 20 TL
  • Meze Çeşitleri; 9 TL

Çamlık Restoranda bir diğer tercihiniz de açık büfe kahvaltı olabilir.

Bizim otel olarak son dakika tercih ettiğimiz Çamlık, sade ama doyurucu sabah kahvaltısı ile de oldukça başarılı. Açık Büfe kahvaltıda kızarmış ekmeklerin sürekli olarak masalara sıcacık ve hızlıca servis edilmesi ise en çok dikkat çekenlerden. Servisin hızı, güler yüzlü hizmet ve müşteri memnuniyet odaklılığı ile İznik’e gideceklerin mutlaka uğraması gereken mekânlardan bir tanesi.

Ayrıca çini çalışmalarının satıldığı da bir satış noktası mevcut.

Giderseniz mutlaka göl manzarasının tadını çıkarın, gün batımı fotoğrafları çekin ve bizi de hatırlatın 🙂

Adres: Sahil Yolu Çamlık Motel, İznik Türkiye

Telefon: +90 224 757 13 62

Karçiçeği Restoran

İznik’te Kebap Nerede Yenir sorusu için bizce ilk cevaplardan bir tanesi Karçiçeği Restoran.

Karçiçeği Restoran’ın eşsiz lezzetlerini tek seferde deneyimlemek isterseniz, nokta atışı yapacağınız tüyoları veriyoruz.  Karılık kebap ve güveçte İskender mutlaka denemeniz gerekenler arasında yer alıyor.

Karışık kebap; Adana, Urfa, Tavuk kanat, fındık lahmacun, tırnaklı pide, köz domates, köz biber, yoğurt, soğan salatası, bulgur pilavı ve lavaş ile birlikte servis ediliyor. Hem göze hem mideye hitap eden karışık kebap, 2 kişi için de oldukça doyurucu porsiyonlarda.

Karçiçeği Restoran’ın özel sunumu ile güveçte İskender ise, mekânın ısrarla denenmesi gereken ürünler listesinde yer alıyor. Güveç ile birlikte sunulması, hem görsel zenginlik hem de güvecin hoş tadını hissettiriyor.

Kebapların yanında gelen sıcacık pofuduk lavaş ekmekler de oldukça başarılı.

Yayık ayran ise kendi yapımları bol köpüklü Karçiçeği ayranı, oldukça lezzetli.

Karçiçeği restoranda fiyatlar da lezzetlere göre oldukça makul.

  • Karışık Kebap: 45 TL
  • Küçük İskender: 17 TL
  • Yayık Ayran: 3 TL

Yemek sonrası çay servisini ihmal etmeyen ve müşteri odaklı çalışan restoran, kebap severler için İznik’te tercih edilebilecek aile restoranlarından bir tanesi.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Selçuk Mah. Kılıçaslan Cad. No:54, 16860 İznik/Bursa

Çalışma Saatleri: 24 saat açık

Telefon: (0224) 757 32 13

Şarlo Mustafa İznzik

Salaş bir mekânda İznik’e özel balık ve türevlerini denemek isterim derseniz Şarlo Mustafa tam da sizlik bir mekan. Ancak şimdiden belirtmek isteriz ki mekân salaş ötesi bir yer. Fakat ayaküstü atıştırmak için birebir. Sarı Balık, yayın balığı, balık sütü, balık çorbası, kızarmış sazan havyarı ile balıkla yapılan her ürünü denemek mümkün. Fiyatlar 10/20 TL arasında değişiyor.

Adres: Çakırca Köyü İç Yolu, Çakırca Mahallesi, 16860 İznik/Bursa, Türkiye

İznikahve

İznik tarihi mekânlar gezimizde Lefke Kapı da merak içinde keşfettiklerimiz arasında. Oldukça güzel de bir tur rehberine denk gelip, Lefke Kapı ile ilgili tarihi detayları öğrenerek gezimize devam ediyoruz. Tabi bu sırada gezimizin hızlı ve bol keşifli olması kafein ihtiyacımızı da hat safhada arttırıyorJ Lefke Kapının hemen karşısında bulunan İznikahve, sempatik dizaynı, şirin konumu ile dikkatimizi çekiyor.

Bahçe içinde bulunan ahşap masa dizaynı, bazı bölümlerde bulunan minder detayları ile dikkan çeken mekânda çay kahve molası verebilirsiniz. Bizim tercimiz mis gibi bir Türk Kahvesi oluyor. Kahvemiz, mekân kadar şirin bir sunum ile geliyor J Kalpli ahşap bir tepsi ile sunulan kahvelerimizin yanında lokumu ve en önemlisi minik bir rulo kağıtta da falı çıkıyor J Kısacık bir kahve molası, bizi mutlu eden sunumlar ve esprili kahve falı ile tatlı anılar listesine ekleniyor.

Neyse halim çıksın falim diyorsanız, Lefke Kapı keşfinizi yaptıktan hemen sonra bir kahve içmeye uğrayın.

Türk Kahvesi 7 TL

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Yeşil Camii Mahallesi, Kılıçaslan Cd. No:194, 16860 İznik/Bursa

Çalışma Saatleri: 08:00/00:00

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: GamzenikA

 

 

KampLife StyleTravel

Keremali Yaylası’na Kamp Attık!

posted by gamzenika_admin 19 Mayıs 2019 0 comments

Merhaba doğa ve kamp severler,

Bu kez kamp rotamızı Keremali Yaylası’na çeviriyoruz.

Keremali Yaylası, Sakarya Akyazı merkezden önce Altındere ve daha sonra Çamlıca istikametine doğru gitmeniz gerekiyor. Çamlıca merkezde Keremali Yayla olarak tabelalar bulunsa da siz yine de bir esnafa danışıp yol tarifi almalısınız. Tabela ve navigasyon ile gittiğimiz bir yolda kaybolup, merkeze geri dönmek zorunda kaldık. Hatta lastiğimiz de patladı ve lastik tamiri de yaptık.

Lastikçiye sorduğumuzda, Çamlıca’dan yaklaşık 12 km’lik zorlu taşlık yoldan yaylaya doğru tırmanışa geçmemizi söyledi. Bu şekilde giden uzun bir yol. Yol üzerinde hiçbir tabela, yayla göstergesi yok. Bu zorlu yolculuk aracınızla 40/45 km’lik hızla yaklaşık olarak 50 dakika sürüyor.

Keremali Yaylası’nın bitmek bilmeyen dağ yolu bizim bir ara umudumuzun da kesilmesine yol açtı. Böyle bir yayla olmadığını bile düşünmeye başlamıştık. Yol boyunca tek bir araç tek bir insan görmedik. Dolayısıyla da kamp atabileceğimiz bir alanın varlığından şüphe ettik. Artık yaklaştığımız zaman bir motor ve 2 kişi gördük ve durup doğru yolda olup olmadığımızı da sorduk. Neyse ki doğru yoldaymışız ve az kalmış 🙂

Yaylaya vardığımızda bizi karşılayan Çamlıca Göleti, yağmurun da etkisi ile pırıl pırıldı. Göl etrafında pek çok çadır olması da bizi mutlu etti. Şehirden bu kadar uzak bir noktada 2 çadırla kamp yapmak çok akıllıca olmayacaktı. Gölün hemen yanında bulunan bir evin balkonu, yağmur sebebiyle kampçılar tarafından kullanıma alınmıştı. Biz de çadırımızı diğer evin önüne kurduk. Yağmur şiddetlendiği anda da balkona sığınma imkânımız vardı.

Yağmur Sonrası Göl Manzarası

Yağmur Sonrası Göl Manzarası

Keremali Yaylası, Keremali Dağları’nın 1543 metre yüksekliğinde bulunan bir yayla. Yaylada bulunan Çamlıca Gölü, boyu 600 metre, eni 100 metre ve derinliği 7/8 metre.

Yaylaya çıktığınızda duyduğunuz tek ses kuş ve kurbağa sesleri. Öyle güzel bir sessizlik var ki, hep söylediğimiz beyin detoksunu yapacaksınız. Mayıs ayında tüm gece sağanak yağmur olmasına rağmen, sabah güneşe uyandık. Doğanın içinde huzur dolu bir kamp macerası yaşamak için Keremali Yaylası listenizde olsun.

Peki Keremali Yaylası’nda Neler Var Neler Yok?

Doğa İçinde Huzur Dolu Bir Kamp Günü

Doğa İçinde Huzur Dolu Bir Kamp Günü

  • Çamlıca Gölü ve yayla etrafında veya yaylada özel konaklama tesisi, kamp tesisi gibi bir alan yok. Ücretsiz serbest bir kamp alanı. İstediğiniz en güzel yere çadırınızı atabilirsiniz. Göl çevresinde yayla evleri var. Fakat ev sahipleri yaz aylarında yaylaya geliyorlar. Bu sebeple yaylada in cin top oynuyor.
  • Keremali etrafında herhangi bir alışveriş olanağı yok, alışverişinizi yaylaya gelmeden önce Akyazı’dan yapmanız gerekiyor.
  • WC imkânı var, fakat inanılmaz kirliydi. Maalesef insanların kötü kullanımı sonucunda, harap edilmiş tuvaletler vardı. Tamamen kötü kullanıma bağlı bir kirlilik.
  • Yaz aylarında yayla sakinleri yaşadığından mescit var, hatta kapısı açık ve içeri girip orada kalan da olmuş belli ki.
  • Çeşme ve temiz su mevcut. Çeşmeden içme suyunuzu da tedarik edebilirisiniz.
  • İnternet verimli çekmiyor. Buraya gideceğiniz zaman mutlaka ailenize önceden haber verin. Ciddi bir endişelenmeye sebep olmayın. Hatta bununla ilgili şahit olduğumuz olayı da aktarmak isterim. Geç saatlerde yaylanın uzaklarından gelen polis alarm seslerine çok bir anlam verememiştik. Gece saat 3 gibi siren sesleri artmaya başladı ve uzaktan ışıkları da belirdi. O saatlerde sadece bizim kamp ateşimiz yandığından olsa gerek, dağlardan göl yanına inen jandarma aracı, bize seslendi J Tabii o saatte bu anlattıklarım pekte hoş olmuyor. Panik halinde bize doğru geldiler ve bir isim söylediler, aradıklarına dair. Biz de, bizim haricimizde pek çok çadır olduğunu ve bir gezi grubunun da burada olduğunu söyledik. O saatte herkes uyurken çadırlara seslendiler ve aradıkları kişiyi buldular. Meğer ailesi ulaşamamış ve AFAD, jandarma ne varsa haber vermiş J Sonrasında telefon görüşmeleri yapıldı ve merak giderildi. Bizim yanımıza kalan gecenin bir yarısı yaşadığımız macera oldu
  • Doğaya zarar vermeden, daha önce ateş yakılmış noktalarda ateş yakma imkânınız var. Hatta civarda çok fazla odun bulma şansınız da var. Biz risk almamak adına odunu yol kenarında oduncudan almıştık fakat ormanlık alanda ciddi odun toplama imkânı olduğunu gördük. Ormanda kesilmiş ve kırılmış pek odun mevcut. Diğer çadırların hepsi civardan odun topladılar.
  • Göl çevresinde harika bir yürüyüş parkuru var. Bazen su içerisinden de geçebildiğiniz, hem yayla evlerini yakından gördüğünüz bu yolda mutlaka yürüyüş yapın.

Keremali Kampında Neler Yapılır, Nelere Dikkat Etmeli?

  • Keremali Yaylası kampında sadece kamp yapmakla yetinmeden, doğa ile baş başa muhteşem vakit geçirebilirsiniz. Yaylanın inanılmaz doğası sizi büyüleyecek. Gündüz yeşili gece ise binlerce yıldızın manzarası muhteşem. Sabah kuş sesleri ile uyanıp doğanın uyanışını izleyebilirsiniz.
  • Mevsim tercihiniz bahar olursa yağmur sonrası açan güneşin göle yansıması ile muhteşem fotoğraflar çekebilirsiniz.
  • Akşam saatlerinde serin olduğundan dolayı uyku tulumlarınızı ve kalın kıyafetlerinizi almayı unutmayın. Gündüz açan güneş ise sizi ısıtacak.
  • Keremali çevresinde mutlaka yürüyüş yapabilirsiniz. Göl çevresindeki yürüyüş alanı fotoğraf çekmek için müthiş manzaralar sunuyor.
  • Gölde balık tutma imkanı varmış fakat biz denemdik. Av mevsimine uygun koşullarda balık tutulabiliyor.
  • Keremali Yaylasında herhangi bir yabani hayvan tehlikesi yaşamadık. Gece çakal sesleri duyuluyor fakat uğramıyorlar 🙂
  • Keremali Yaylası’nda yaptığımız iftarın tadı ise bambaşkaydı. Tüm malzemelerinizi alıp harka sofralar kurup, manzara eşliğinde keyifle yiyebilirisiniz.

    Çadırlarımızı Göl Kenarına Kurduk

    Çadırlarımızı Göl Kenarına Kurduk

Bir kamp rotasının keyfini doyasıya çıkardıktan sonra, sizden gelen sorulara da cevap olmasını temenni ettiğim mini kamp yazım sona eriyor.

Haydi, alın çadırınız, çıkın doğaya 🙂

Beni daha birçok fotoğrafımı takip etmek isterseniz;

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: GamzenikA

 

 

 

Life StyleTravel

Sakarya Taraklı Karagöl’e Kamp Attık!

posted by gamzenika_admin 24 Temmuz 2018 0 comments

SAKARYA TARAKLI KARAGÖL’E KAMP ATTIK!

 

Yine binlerce yıldızlı bir doğa otelden merhaba,

Türkiye’de kamp atmak için öyle güzel yerler var ki, keşfettikçe ülkemizin güzelliklerine şükrediyoruz. Hedefimiz Sakarya’ya bağlı Taraklı Köyü’nde bulunan Karagöl. Yine çok fazla bilgi sahibi olmadığımız, sadece birkaç fotoğrafı ile bizi kendisine çağıran bir güzellik. Tabi yine bu sebeple, siz değerli takipçilerimizle paylaşıp, gelmek istediğinizde bilgi sahibi olmanızı istiyoruz.

Taraklı Karagöl

Taraklı Karagöl

Ulaşım:

Taraklı, İzmit Sakarya yolu üzerinden yaklaşık 2 saatlik bir mesafede bulunuyor. Aslında İzmit/Karagöl 150 km olarak  gözükse de, yolun bir kısmının oldukça virajlı ve bozuk olması nedeniyle saat olarak uzatıyor. Taraklı Köyü’ne geldikten sonra pek çok tabelada bozuk satıh uyarısı göreceksiniz. Gerçekten çok yavaş gitmenize neden olacak yol bozukluğu mevcut. Bu sebeple kış mevsiminde Taraklı Yaylası’na çıkılamayacağını düşünüyoruz. Sonradan aldığımız bilgiye göre de kışın karlı havalarda çıkmanın çok zor olduğu yönünde.

Taraklı Karagöl

Taraklı Karagöl

Taraklı Yaylası Karagöl Kamp Alanı Hakkında Bilgiler;

Taraklı Karagöl Kamp Alanı

Taraklı Karagöl Kamp Alanı

  • Ulaşım çok kolay olmasa da gün batımında gelmemize rağmen, muhteşem manzaralar ile karşılaştık. Yol boyu minik dere ve akarsular eşliğinde, yeşillikler arsında gideceksiniz. Gelemir Yaylasının yemyeşil kanallı Zemin görüntüsünü hemen yakınındaki caminin yanından yukarı çıkıp izlemelisiniz. Özellikle buradan Drone çekimi çok güzel olacak. İçdedeler ve Dışdedeler Köyü sonrasında yol epey bozulacak. Ayrıca bir ıssızlık hakim olacak. ama herhangi bir tehlike söz konusu değil.
  • Taraklı Yaylası kamp alanı akşam saatlerinde girişteki güvenlik boştu. Fakat kamp alanında pek çok ailenin kamp yapıyor olması güvenlik ile ilgili soru işaretlerini kafamızdan sildi.
  • Göl çevresinde istediğiniz yere kamp atabiliyorsunuz. Göl manzaralı bir alan seçmenizi öneririz. Akşam saatleri olması nedeniyle seçim zorlaşıyor. Ama yine de çok güzel bir alana kamp attık.
  • Günlük fiyat 10 TL/araç. Böylesi güzel bir manzara için oldukça ucuz. Ayrıca buranın özel mülk olarak kiralandığını da öğreniyoruz. Bu sebeple ücretli kamp alanı.
  • Göl çevresinde herhangi bir konaklama tesisi bulunmuyor. Karavan veya çadır gibi kendi imkanlarınız ile konaklayabiliyorsunuz.
  • Telefon/İnternet erişimi sınırlı. Bizim kullandığımız şebeke hiç çekmiyordu.
  • Yakın çevrede alışveriş yapılabilecek herhangi bir bakkal market mevcut değil. alacaklarınızı şehirde tamamlamayı unutmayın.
  • Kamp alanında ateş yakmak serbest.
  • Göl çevresinde odun toplanabilecek ağaçlık alanlar var. Fakat ne yazık ki insanlar bulduğu ağaçları kesmeye başlamış . Odun ihtiyacınızı da merkezi bir yerden karşılayabilirsiniz.
  • WC bulunuyor. Sabun ve peçetenizi almayı unutmayın.
  • Buz gibi akan soğuk temiz su mevcut.
  • Yaz mevsimi olmasına rağmen akşam saatleri mevsim normallerinin altında. Özellikle gece için kalın giysilerinizi ve uyku tulumlarınızı unutmayın.
  • Kamp alanında çok fazla köpek var. Hatta sürü halinde geziyorlar. Gece çadır alanımızı sık sık ziyaret ettiler. fakat herhangi bir problem yaşamadık.
  • Güvenlik ile ilgili de sorun yaşamadık. Gece saatlerinde gelen bir grubun çok ses yapması dışında rahatsız edici bir durum yoktu. Bununla ilgili, sabah güvenliğe yaptığımız bildirimde, haberleri olduğu taktirde hemen jandarmaya haber verildiğini ve jandarmanın geldiğini söylediler. Sabah saatlerinde de jandarma devriyesine denk geldik.
  • Özellikle hafta sonu çok kalabalık olduğu söyleniyor. Pazar günleri 200 araç ziyareti olduğu söylendi. Buna rağmen genel anlamda ortam çok huzurlu. Çoğunlukla aile grupları var.
  • Gölde balık tutmak serbest. İyi bir yemleme ile çok fazla tatlı su balığı çıktığı söyleniyor.
  • Göl çevresinde yapılabilecek en güzel aktivite ise doğa yürüyüşü. Sabah erken saatlerde uyanıp yürüyüşünüzü yapabilirsiniz.
  • Fotoğraf çekmek için muhteşem doğa manzaraları var. Özellikle yansıma fotoğrafları alabileceğiniz anları kaçırmayın.

Muhteşem doğası ve sessizliği ile çok yakın mesafede bulunan bu güzel kamp alanı için mutlaka zaman ayırın. Göl manzarasında kahvaltı keyfi ve binlerce yıldızlı doğa otelinde uyumak tarifsiz bir mutluluk verecek.

Göl Manzarasında Kahvaltı

Göl Manzarasında Kahvaltı

Pişman olmayacaksınız.

Haydi alın çadırınızı çıkın yola.

Giderseniz bizi de hatırlayın .

Sevgiler.

Bizi ve daha fazla fotoğrafımızı takip etmek için ;

Instagram: @gamzenika

Twitter: @sapancigamze

Photo BY: @akinsapanci

 

Adrasan Koyu
Life StyleTravel

Adrasan Koyu’na Kamp Attık!

posted by gamzenika_admin 18 Temmuz 2018 0 comments

 

Bu yıl tatil rotamızda en güzel koylarda kamp atma hedefimiz vardı. Bunlardan bir tanesi de şüphesiz Adrasan Koyu idi. Bir diğer adı ile Çavuşköy. Fakat Adrasan ’da kamp atmak ile ilgili çokta içerik bulamadık aslında. Nedir, ne değildir tam bir bilgi sahibi olamayınca da bu minik Adrasan kamp rehberini yazmanın birçok soru soran takipçimiz için faydalı olacağını düşündük.

Ulaşım:

Antalya Merkez’den Kemer istikametine kadar devam edip, Tekirova ve Ulupınar’dan sonraki Olympos sapağından geçip Adrasan tabelasını takip edeceksiniz. Yaklaşık 10 km’lik bir yolculuk sonunda Adrasan Köyü’ne ulaşmış olacaksınız. Adrasan Köyü’nden 4 km sonra ise Adrasan Sahili sizi karşılıyor olacak. Eğer özel aracınız yoksa otogardan Kumluca ilçesine giden araçlara binip Olympos/Çavuşköy sapağında inip, Adrasan’a giden minibüslere binmeniz gerekecek. Veya Kumluca otogardan direkt Adrasan’a giden minibüslerle ulaşmak mümkün.

Tabi bizim kamp attığımız Adrasan Koyu için ise Adrasan sahilinin sonunda Ford Hotel’den yukarı çıkıp toprak yolu takip ederek ulaşıyorsunuz. Ormanlık alan içerisinde, denizin hemen dibinde muhteşem bir kamp alanı sizi karşılıyor olacak. Gündüz gözü ile kamp yeri seçmek her zaman daha sağlıklı ve güvenilir. Buna dikkat etmenizi öneririm. Ayrıca belirtmek isterim, biz gece gittik ve rahatlıkla ulaştık. Fakat ertesi günü bu koya giden yolun kapatıldığını öğrendik. Bazı kampçılar yürüyerek gelmişlerdi. Dönüşte yol yine açıktı. Sanırım bazen yoğunluk sebebi ile Adrasan Koyu’na giden yolu da kapatabiliyorlar.

Adrasan’da Kamp Yapmak Hakkında Bilinmesi Gerekeneler:

  • Adrasan Sahili 2 km’lik muhteşem plajı ile ünlü. Yeşil ile mavinin buluştuğu Adrasan, doğayı seven tatilciler için paha biçilmez bir tercih.
  • Adrasan Koyu’nda kamp atmak, pek çok serbest kamp alanına göre avantajlı. Ulaşımı çok kolay olması nedeni ile baş tercih sebebi.
  • Adrasan Koyu’nda ne var ne yok derseniz, WC var, duş var 🙂 Ücretsiz bir kamp alanında bunları bulmak hemen hemen imkânsızken belediyesi sağ olsun tertemiz imkânlar sunmuş. Temiz olduğunu özellikle belirtiyorum, gerçekten biz gittiğimizde çok temizdi.
  • Kamp alanına inmeden, yukarıda da çeşme var, kullanım suyu da mevcut. Hem ekipmanlarınızı temizleyebilir, hem gıda yıkamada kullanabilirsiniz.
  • Ateş yakmak yasak fakat bu kurala kimsenin uymadığını da fark edeceksiniz. Hem doğal ateş hem tüp kullanımı serbest bir şekilde sağlanabiliyordu. Temkinli kullanım ile ateş yakabiliyorsunuz.
  • Kamp alanına inen yol çok dik ve taşlı, yine uygun ayakkabınız olması gerekiyor.
  • Deniz kenarı kumsal, deniz inanılmaz temiz. Adrasan sahili manzaralı 10 milyon yıldızlı doğa oteli J Adrasan Koyu’na gittiğinizde balıklarla birlikte yüzeceğiniz berraklıkta bir deniz sizi karşılayacak. Muhteşem manzarası ve doğası ile sizi büyüleyecek. Adrasan girişte yukarıdan fotoğraf çekmeyi sakın unutmayın.
  • Su altı fotoğrafları için çok ideal bir koy. Suyunun berraklığı işinizi kolaylaştıracak. Hem deniz hem orman doğası ile muhteşem bir fotoğraf rotası 🙂
  • Çadırınızı kumsala kurmak şahane ama bunun sabahı da var tabi J Sabah güneş tepenizde uyandığınızda hiç sevimli olmuyor. Erken uyanmak için ise çok iyi taktik J Çadırınızı ağaçlık alanlara kurmanız öğlen denize girip gölgede kalmak ve yemek yerken gölge alanda olmak açısından faydalı. Bu ihtiyacınızı da karşılayacak ağaçlık alan mevcut.
  • Yabani hayvan ile ilgili hiçbir problem yaşamadık. Hatta sinek, böcek sorunu da yok denecek kadar azdı.
  • Güvenlik konusunda sorun yaşamadık. Merkeze çok yakın bir yer. Ayrıca etrafınızda da kamçılar var.
  • Çok yakın çevresinde alışveriş imkanınız olmadığından, merkezden alışveriş yapıp geçmeniz faydalı olacaktır. Soğuk ürünler için ise yakın mesafe olmasından ötürü merkeze git gel yapmak çok daha mantıklı.

Pek çok serbest kamp alanında bulunmayan imkanları ile Adrasan çok iyi bir kamp rotası. Keşfetmediyseniz haydi! Ne duruyorsunuz? Çadırınızı alın ve çıkın yola 🙂

 

Adrasan’da kamp yaparsanız bizi de hatırlayın 🙂

Sevgiler,

Twitter: @sapancigamze

Instagram: @gamzenika

Photo By: @akinsapanci

 

Life StyleTravel

CENNETTEN BİR KÖŞE ‘SÜLÜKLÜ GÖL’

posted by gamzenika_admin 10 Mayıs 2018 0 comments

CENNETTEN BİR KÖŞE ‘SÜLÜKLÜ GÖL’

Hafta sonu İzmit’e yakın bir lokasyonda cenneti yaşamaya ne dersiniz? Hadi o zaman rotamızı Sülüklü Göl’e çevirelim.

Sülüklü Göl aslında Bolu’nun Tavşansuyu Köyü’nün sınırları içerinde kalıyor. Fakat aslında Sakarya ile Bolu’nun sınırını belirliyor. Bu sebeple de iki güzel ilimiz tarafından paylaşılmış durumda. İzmit’ten gidiş sağlarken Sakarya Akyazı ilçesinden giden yol üzerinden Dokurcun Köyü’ne vardıktan sonra, 9,5 km’lik toprak yoldan Sülüklü Göl’e çıkıyorsunuz. Yol taş, toprak ve dar bir yol. Fakat yanı başınızda akan derenin sesi ve daha girişte sizi tüm misafirperverliği ile karşılayan doğa bu yolun olumsuz koşullarını görmenize engel oluyor. Yavaş yavaş çıkarken karşınıza sincap çıkabiliyor, hiç görmediğiniz renkli kuşlar görebiliyor ve mis gibi yeşilin kokusunu içinize çekebiliyorsunuz. Yolun sonunda ise sizi bekleyen cenneti gördüğünüzde geldiğinize hiçte pişman olmayacaksınız.

Sülüklü Göl konum itibari ile ormanların arasında kalan doğa harikası bir göl. Uzmanların incelemelerine göre yaklaşık 300 yıl öncesinde Tavşansuyu köyünün yolu buradan geçiyormuş. Tektonik hareketler sonucu yol kesiliyor ve Sülüklü Göl oluşuyor. Göl etrafını saran çam ve kayın ağaçları oldukça uzun olduklarından ormanın ortasında kocaman bir göl görüntüsü ile sizi büyülüyor.

Sülüklü Göl Manzarasında Kahvaltı

Sülüklü Göl Manzarasında Kahvaltı

Sülüklü Göl Hakkında Bilinmesi Gereken Önemli Detaylar;

  • Sülüklü Göl’de herhangi bir satış noktası yok. En son alışveriş yapabileceğiniz nokta Dokurcun Köyü, alacaklarınızı buradan alıp çıkmanız gerekiyor. Dokurcun köyü de yaklaşık 12 km uzaklıkta
  • Sülüklü Göl’e çıkan toprak yol 9,5 km’lik dar ve taşlı bir yol. Yağışlı zamanlarda çıkış biraz zor olsa da çıkışı engelleyen bir olumsuzluk ile karşılaşmadık.
  • Sülüklü Göl’de telefonlar çekmiyor. Bazı GSM operatörlerinin çektiği söyleniyor fakat biz denk gelmedik. Telefonların erişimsiz olması da kafa detoksu yapmanızı sağlayacak, doğanın tadını çıkarın 🙂
  • Sülüklü Göl Milli Park alanı çevresinde kamp kurulabiliyor. Serbest kamp alanı olması nedeniyle herhangi bir ücret ödenmiyor.
  • Mayıs ayında gece çadır şartları çok zorlu olmadı. Hatta hiç üşümedik. Uyku tulumu yeterli olacaktır.
  • Sülüklü Göl milli parka girişte lavabolar mevcut. Çok temiz olmasalar dahi iş görüyorlar.
  • Temiz su tedarik etmeniz için çeşmeler var.
  • Kampta ateş yakmak serbest, doğaya zarar veremeden, kontrollü bir şekilde ateş yakabilirsiniz. Maalesef orman gezimiz sırasında çok fazla ağaç kesildiğine tanık olduk, lütfen bu konuda duyarlı olalım ve doğaya zarar vermeyelim. Köyde odun satışı var ve çok ucuz fiyatlara. 1 çuval odun 12 TL. Ayrıca etrafta bolca kuru dal bulunuyor, ateş yakmak konusunda sıkıntı yaşamazsınız.
  • Sülüklü Göl çevresinde yürüyüş alanı var, fakat kışın yağış sebebiyle yürüyüş parkuru biraz daralmış, sonbaharda gittiğimizde göl çevresinde hemen hemen tam tur yapabilmiştik. Mayıs ayında mümkün olmadı.
  • Sülüklü Göl yukarında bir de yayla var, sanırım 1000 metre yukarıda. Biz henüz keşfedemedik ama gördüğümüz fotoğraflarda harika bir manzara mevcut.
  • Sülüklü Göl’de yabani hayvanlarla ile ilgili biz herhangi bir sorun yaşamadık. Fakat bu demek değil ki yabani hayvanlar yok. Dikkatli olmakta fayda var diye düşünüyorum.
  • Gece çok fazla tüfek sesi duyacaksınız, bu biraz rahatsız edici. Ama gece yarısı oldukça fazla atış sesi duyduk. Maalesef yasaktır tabelaları olmasına rağmen atışa devam ediyorlar.
  • Sülüklü Göl günübirlik piknik yapmak için de ideal bir yer. En azından doğa harikası bir yerde piknik yapmış olmanın tadını çıkarın. Tercih sizin ama tavsiyem kamp kurmaktan yana 🙂
  • Sülüklü Göl’de sülükten çok kurbağa ve balık var J Vakti zamanında göle atılan balıklar sülükleri yemiş ve sülük kalmamış diye söyleniyor.
  • Sülüklü Göl’de balık tutmak yasak.
  • Sülüklü Göl için yeme içmeden bahsedecek olursak, ister yukarı çıkarken sağdaki alabalık tesislerinde yemeğinizi yersiniz, isterseniz kendin pişir kendin ye yaparsınız 🙂 Tercih sizin. Tavsiyeniz nedir derseniz de, tabi ki kendin pişir kendin ye 🙂

Sülüklü Göl’e gerçekten doymak, doğayı doyasıya yaşamak istiyorsanız kesinlikle kamp kurmalısınız. Günübirlik keyif yaşayabilirsiniz fakat doğa ile baş başa çok vakit geçiremezsiniz.

Hadi alın çadırınızı çantanızı, gidin Sülüklü Göl’e. Giderseniz bizi de hatırlayın.

Sevgiler.

Twitter: @sapancigamze

Instagram : @gamzenika

Photo By : @akinsapanci