Tag

#gamzenikacom

İznik Gün Batımı
FoodTravel

İZNİK LEZZET DURAKLARI

posted by gamzenika_admin 20 Mayıs 2019 0 comments

.

Roma, Selçuklu, Bizans ve Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapmış bu güzel şehir, her yıl özellikle Ekinoks dönemlerinde onlarca fotoğrafçıya da ev sahipliği yapıyor. Tablo misali gün batımları, eşsiz göl manzarası, samimi İznik halkı ile keyfinize keyif katacak hoş bir rota.

Tüm güzellikleri yanında, özellikle İznik Gölü sebebiyle, su ürünlerinin çok meşhur olduğu İznik, ağzınızın tadına hitap edecek, hoş mekânları ile şirin bir ilçe.

İznik Lezzet Durakları, mekânlara tek tek gidilerek, tadım yapılıp, bilgi alma, fotoğraf çekme şeklinde oluşturulmuştur. İznik’e yapacağınız gastronomi turunda güvenle deneyimleyebilir ve arkadaşlarınıza da tavsiye edebilirsiniz.

 

İznik Lezzet Lokantası Metin Usta

İznik’te ev yemekleri yemek isteyenlerin ilk tercihi Metin Usta olmalı bizce J İznik sokaklarında gezerken, sıcacık selamıyla lokantasına davet ediyor Metin Usta J O zaman açlığımızı fark edip içeri dalıveriyoruz. Tezgâh görselleri o kadar iyi ve ustalar işini öyle aşkla yapıyorlar ki, tok olsak dahi burada yemek yiyeceğiz. Sunumlar çok başarılı, yemekleri tanıtım ise ayrıca başarılı. Bize düşen ne yiyeceğimizi belirlemek ve siparişimizi vermek. Tüm yemeklerden tatmak niyetinde olduğumuzdan, az porsiyonda beğendiğimiz ne varsa sipariş veriyoruz.

Tercihlerimiz;

Dana ciğer tava, bamya, kıymalı kabak patates, cacık, nohutlu pilav ve turşu oluyor. Ciğer tam kıvamında pişirilmiş ve oldukça lezziz, yanında söğüş soğan ve domates ile servis ediliyor. Bamya ise tazecik, özellikle körpe olanlar seçilerek özenle yapılmış, hafif ekşi tadıyla tam kıvamında. Kıymalı kabak patates, Metin ustanın tavsiyesi üzerine seçtiğimiz ve tattıktan sonra severek yediğimiz bir başka güzel lezzet oluyor. Kabak ve patatesin hafif tadı harika bir uyum yakalamış. Cacık ise yoğun kıvamı ve bol salatalık içeriği ile malzemeden kısmadan tam kalite yapılmış mutlaka denenmeli.

Metin usta özellikle ekşi maya ekmeğini de denememizi istiyor ve asla hayır demiyoruz J Söylediği kadar var. Mideyi rahatsız etmeyen ekşi maya ekmeğini, sulu yemeklere bandıra bandıra yiyoruz.

Yemeğin üstüne tatlı yemeden olmaz. Ama şöyle ki biz daha tatlı siparişimizi vermeden, Metin usta sıcak bir kazandibi gönderiyor. Bol tarçın ve bol fındıkla enfes tatlımızı da yedikten sonra, çayımızı da içip midemiz mutlu biz mutlu mekândan ayrılmak üzere kalkıyoruz.

Tabi en çok merak edilen de yediğimiz onca yemeğin kaç para olduğu J Sadece 47 TL ile enfes ev yemekleri yediğimizi de belirtmek isterim J

Yolda yürürken keşfettiğimiz Metin Usta Lezzet Lokantası, hem sıcacık karşılaması, hem de muhteşem ev yemekleri ile gönlümüzde taht kuruyor. Eşi ile birlikte emek emek işlettikleri lokantada tüm yemekleri Metin usta yapıyor. Erkenden hazırlıklarına başladığı lezzetli yemeklerini, özenle lokantasının tezgâhına yerleştirdikten sonra da, siz yoldan geçerken, 40 yıllık ahbabınız gibi bir selam çakıveriyor ki, kendinizi masada oturup siparişlerin gelmesini beklerken buluyorsunuz.

İznik’e giderseniz mutlaka bir öğün Metin Usta’nın eşsiz lezzetlerini denemelisiniz.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın 🙂

Adres: Mahmut Çelebi Mahallesi, Hakkı Sk., 16860 İznik/Bursa

Çamlık Restoran

İznik Göl manzarasının en iyi izlenebildiği noktalardan bir tanesi olan Çamlık Restoran, yıllardır İzniklilere ve İznik’e gelen misafirlerine hizmet veren, köklü bir kurum. Hem motel hem restoran olarak hizmet veren işletme, İznikli bir aile tarafından işletiliyor. Sahil kenarında, göl manzarası eşliğinde, çamların altında ister kahvaltı ister akşam yemeği tercih edecekseniz, huzurlu bir yemek yiyeceksiniz.

Özellikle Ekinoks dönemlerinde, gün batımının en iyi izlenebildiği noktalardan bir tanesi olan Çamlık Restoran her dakika masanıza gelen ve eksiklerinizi tamamlayan güler yüzlü çalışanları ile de sizleri memnun edecek.

Gün batımı eşliğinde keyifli bir akşam yemeği için doğru adrestesiniz. Bizim tercihimiz de eşsiz İznik manzarasında meşhur göl balıklarını deneyimlemek oldu. İznik’in olmazsa olmaz Yayın balığını tadabileceğiniz en iyi mekânlardan biri olan Çamlık Restoran’da, ister yayın şiş, ister yayın tava deneyebilirsiniz. Biz her ikisini de denemek adına sipariş verdik. Yayın şiş, daha hafif ızgara şiş şeklinde yanında salataları ile yayın tava ise panelenerek kızartılıp servis ediliyor. Biz her iki sunumu da beğendik. Salata ve mezeler de oldukça başarılıydı.

Çamlık Restoran Fiyat Listesi şu şekilde;

  • Yayın Şiş; 30 TL
  • Yayın Tava ; 25 TL
  • Köfte ; 20 TL
  • Pirzola ; 30 TL
  • Et Şiş; 25 TL
  • Karışık Et Izgara; 25 TL
  • Tavuk ; 20 TL
  • Meze Çeşitleri; 9 TL

Çamlık Restoranda bir diğer tercihiniz de açık büfe kahvaltı olabilir.

Bizim otel olarak son dakika tercih ettiğimiz Çamlık, sade ama doyurucu sabah kahvaltısı ile de oldukça başarılı. Açık Büfe kahvaltıda kızarmış ekmeklerin sürekli olarak masalara sıcacık ve hızlıca servis edilmesi ise en çok dikkat çekenlerden. Servisin hızı, güler yüzlü hizmet ve müşteri memnuniyet odaklılığı ile İznik’e gideceklerin mutlaka uğraması gereken mekânlardan bir tanesi.

Ayrıca çini çalışmalarının satıldığı da bir satış noktası mevcut.

Giderseniz mutlaka göl manzarasının tadını çıkarın, gün batımı fotoğrafları çekin ve bizi de hatırlatın 🙂

 

Adres: Sahil Yolu Çamlık Motel, İznik Türkiye

Telefon: +90 224 757 13 62

 

 

 

Karçiçeği Restoran

İznik’te Kebap Nerede Yenir sorusu için bizce ilk cevaplardan bir tanesi Karçiçeği Restoran.

Karçiçeği Restoran’ın eşsiz lezzetlerini tek seferde deneyimlemek isterseniz, nokta atışı yapacağınız tüyoları veriyoruz.  Karılık kebap ve güveçte İskender mutlaka denemeniz gerekenler arasında yer alıyor.

Karışık kebap; Adana, Urfa, Tavuk kanat, fındık lahmacun, tırnaklı pide, köz domates, köz biber, yoğurt, soğan salatası, bulgur pilavı ve lavaş ile birlikte servis ediliyor. Hem göze hem mideye hitap eden karışık kebap, 2 kişi için de oldukça doyurucu porsiyonlarda.

Karçiçeği Restoran’ın özel sunumu ile güveçte İskender ise, mekânın ısrarla denenmesi gereken ürünler listesinde yer alıyor. Güveç ile birlikte sunulması, hem görsel zenginlik hem de güvecin hoş tadını hissettiriyor.

Kebapların yanında gelen sıcacık pofuduk lavaş ekmekler de oldukça başarılı.

Yayık ayran ise kendi yapımları bol köpüklü Karçiçeği ayranı, oldukça lezzetli.

Karçiçeği restoranda fiyatlar da lezzetlere göre oldukça makul.

  • Karışık Kebap: 45 TL
  • Küçük İskender: 17 TL
  • Yayık Ayran: 3 TL

Yemek sonrası çay servisini ihmal etmeyen ve müşteri odaklı çalışan restoran, kebap severler için İznik’te tercih edilebilecek aile restoranlarından bir tanesi.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Selçuk Mah. Kılıçaslan Cad. No:54, 16860 İznik/Bursa

Çalışma Saatleri: 24 saat açık

Telefon: (0224) 757 32 13

Şarlo Mustafa İznzik

Salaş bir mekânda İznik’e özel balık ve türevlerini denemek isterim derseniz Şarlo Mustafa tam da sizlik bir mekan. Ancak şimdiden belirtmek isteriz ki mekân salaş ötesi bir yer. Fakat ayaküstü atıştırmak için birebir. Sarı Balık, yayın balığı, balık sütü, balık çorbası, kızarmış sazan havyarı ile balıkla yapılan her ürünü denemek mümkün. Fiyatlar 10/20 TL arasında değişiyor.

Adres: Çakırca Köyü İç Yolu, Çakırca Mahallesi, 16860 İznik/Bursa, Türkiye

 

İznikahve

İznik tarihi mekânlar gezimizde Lefke Kapı da merak içinde keşfettiklerimiz arasında. Oldukça güzel de bir tur rehberine denk gelip, Lefke Kapı ile ilgili tarihi detayları öğrenerek gezimize devam ediyoruz. Tabi bu sırada gezimizin hızlı ve bol keşifli olması kafein ihtiyacımızı da hat safhada arttırıyorJ Lefke Kapının hemen karşısında bulunan İznikahve, sempatik dizaynı, şirin konumu ile dikkatimizi çekiyor.

Bahçe içinde bulunan ahşap masa dizaynı, bazı bölümlerde bulunan minder detayları ile dikkan çeken mekânda çay kahve molası verebilirsiniz. Bizim tercimiz mis gibi bir Türk Kahvesi oluyor. Kahvemiz, mekân kadar şirin bir sunum ile geliyor J Kalpli ahşap bir tepsi ile sunulan kahvelerimizin yanında lokumu ve en önemlisi minik bir rulo kağıtta da falı çıkıyor J Kısacık bir kahve molası, bizi mutlu eden sunumlar ve esprili kahve falı ile tatlı anılar listesine ekleniyor.

Neyse halim çıksın falim diyorsanız, Lefke Kapı keşfinizi yaptıktan hemen sonra bir kahve içmeye uğrayın.

Türk Kahvesi 7 TL

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Yeşil Camii Mahallesi, Kılıçaslan Cd. No:194, 16860 İznik/Bursa

Çalışma Saatleri: 08:00/00:00

 

Gamze Kır Sapancı (@gamzenika)

Fotoğraf: Akın Sapancı (@akinsapanci)

 

FoodTravel

BULGARİSTAN LEZZET DURAKLARI

posted by gamzenika_admin 22 Nisan 2019 0 comments

Balkanların merkezinde yer alan Bulgaristan, oldukça köklü bir tarihe sahiptir. Rumlar, Slavlar, Osmanlılar, Romalılar, Bizanslılar ve Bulgarlara ev sahipliği yapan Bulgaristan şu anda da birçok kültürü içerisinde barındırmaktadır. Asya ile Avrupa arasındaki geçiş noktası Bulgaristan, hala geçmişten gelen kültürel değerlerini yaşatmaktadır.

Bulgaristan’ın en büyük şehirlerinden biri olan Sofya da köklü ve eski bir tarihe sahiptir. Pek çok şehrin aksine, tam bir Bulgar kültürü yansıtan Sofya, 1930 yıllarında göstermiş olduğu modernleşme hareketi ile gelişmiş ve bir Avrupa kenti olarak kabul görmüştür. Şehrin gezilecek noktalarının birbirine yakın olması ve tarihi yapısının çok yönlü olması nedeni ile Türkiye açısından, gezilecek yerler listesinde baş sıralarda yer almaktadır.

Bizim de hafta sonu rotası olarak tercih ettiğimiz Sofya, bizleri beklentimizin çok fazla üzerinde bir Avrupa şehri olarak karşıladı.

Vaktimizin yeterli olduğu ölçüde özellikle dikkatimizi çeken lezzet duraklarında mola verdik. Bulgaristan Lezzet Durakları, mekânlara tek tek gidilerek, tadım yapılıp, bilgi alma, fotoğraf çekme şeklinde oluşturulmuştur. Bulgaristan’a (Sofya/Plovdiv) yapacağınız gastronomi turunda güvenle deneyimleyebilir ve arkadaşlarınıza da tavsiye edebilirsiniz.

1 Leva=3,34 TL

 

Happy Grill Bar

Sanırım Sofya için en iyi akşam yemeği mekânlarından bir tanesi. Zincir bir işletme olmasına rağmen çizgisini bozmamış. Akşam saatlerinde Vitosha caddesindeki şubesine gittiğimizde rezervasyonsuz zar zor yer bulabiliyoruz. Sigara içilen alanı, teras şeklinde ayırmışlar. Mekân tıklım tıklım. Garsonlar özel olarak şeçilmiş gibi çok kibarlar. Hepsi tek tip kıyafet ile oldukça şık görünüyorlar.

Happy Grill Bar menüsü de oldukça zengin. Her türlü beslenme şekline hitap ediyor olması da tercih edilme sebeplerinden bir tanesi.

Happy Grill Bar Menü

Başlangıçlar;

Yoğurt Soslu Ispanak Topları: Ispanak topları cheddar ve permasan peynirleri ile hazırlanıp, sarımsaklı yoğurt ile servis ediliyor. Fiyat; 6,89 lv

Kiona Topları: Kiona topları cheddar ve permasan peynirleri ile hazırlanıp, domates, zeytin ve yeşil salata yatağında servis ediliyor. Fiyat; 6,99 lv

Chicken popcorn: Özel tavuk topları, sarımsaklı mayonez ile servis ediliyor. Fiyat; 7,49 lv

Happy Popcorn: Happy Grill’e özel special başlangıç menüsü. Özel peynir çeşitleri ile hazırlanan peynir topları, ister reçel ister mayonez sos ile değerlendirilebilir. Fiyat; 7,49 lv

Makarna Çeşitleri

Sebzeli Noodle: Karnabahar, havuç, biber, soğan ile hazırlanan noodle özel Asya sosu ile servis ediliyor. Fiyat; 6,99 lv

Tavuk ve Sebzeli Noodle: Karnabahar, havuç, biber, soğan ile hazırlanan noodle özel Asya sosu ile servis ediliyor. İçerisinde ayrıca tavuk parçaları bulunuyor. Fiyat; 8,89 lv

Deniz Ürünleri ile Harmanlanmış Spagetti: Domates, sarımsak, parmsean ile hazırlanmış spagetti, kalamar ve özel sosu ile servis ediliyor. Fiyat; 10,99 lv

 

Biftek Çeşitleri

Domuz ve dana biftek çeşitleri, fırın patates ile servis ediliyor. Ayrıca yanında özel biftek sosu bulunuyor. Fiyatlar ise 16,99/29,99 lv arasında değişiyor. Sunumlar oldukça güzel. Özel biftek tahtasında, fırın sebzeler ile sunuluyor.

Risotto Çeşitleri

Sebzeli Risostto: Yumurta, havu., karnabahar ve bezelye ile hazırlanmış risotto. Fiyat; 6,69 lv

Bolonez Soslu Risotto: Özel bolonez sosu ile hazırlanan risotto, permesan peynir süslemesi ile servis ediliyor. Fiyat; 9,99 lv

Deniz Ürünleri ile Risotto: Kalamar, biber, mantar, havuç, yumurta, sarımsak ve somon balığı ile hazırlanan risotto özel soya sosu ile servis ediliyor. Fiyat; 9,99 lv

Tavuklu Risotto: Tavuk, biber, mantar, havuç, yumurta ile hazırlanan risotto özel sarımsak ve soya sosu ile servis ediliyor. Fiyat; 8,69 lv

Deniz ürünleri

Akdeniz Usulü Kalamar: Akdeniz usulü özel kalamar, özel zeytinyağlı sos ile servis ediliyor. Fiyat; 16,99 lev

Ballı Soslu Kalamar: Özel ballı sosu ile servis edilen kalamar. Fiyat; 12,49 lv

Sofya’ya gittiğinizde mutlaka Happy Grill’de bir akşam yemeği yemelisiniz. Muhteşem sunumları ve lezzetleri yemekleri ile tercih edilebilecek en iyi restoranlar arasında.

Uğrarsanız bizi de hatrılayın.

Adres: Georgi Street Rakovski 145, Sofia 1225, Bulgaristan

Tel: +359 88 818 1071

Vino Vino

Sofya keşfimiz sırasında, Alexander Nevski Katedrali ve Opera Evi yakınlarında keşfettiğimiz Vino Vino, romantik bir akşam tercih edenler için oldukça geçerli bir restoran olacaktır. Şirin dizaynı ile yanından geçerken hemen fark edeceğiniz Vino Vino, lezzetli yemekleri ve harika şarapları ile ünlü bir mekân. Ayrıca romantik bir akşam yemeğini canlı müzik ile taçlandırıyor. Hafif müzik eşliğinde harika bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.

İsterseniz içeride isterseniz bahçede oturabileceğiniz mekâna girmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırın.

Amazing Salad: Köz biber, domates, salatalık ve peynir, zeytinyağı sosu ile sunuluyor. Fiyat; 8,8 lv

Sopska Salad: Balkanların meşhur Şopska salatası olmazsa olmaz. Domates, salatalık, biber, soğan ve peynir, zeytinyağı ile sunuluyor. Fiyat; 7,90 lv.

Desire Salad: Kinoa, ıspanak ve armut ballı hardallı sos ile sunuluyor. Fiyat; 9,80 lv.

Modern Salad: Karışık lifli salata, domates, ıspanak, chia ve kinoa ile birlikte harmanlanmış. Fiyat; 9,80 lv.

Garlic Salad: Salatalık, marul, domates, maydanoz, haşlanmış yumurta, sarımsaklı yoğurt ile servis ediliyor. Fiyat; 7,5 lv.

Mantarlı Biftek: Domates ve soğan halkaları ile sunuluyor, Fiyat; 29,90 lv.

Somon: Patates ve avokado sos ile servis ediliyor, Fiyat; 26,80 lv.

Pizza Çeşitleri: 12,80/14,90 lv.

Sofya’da romantik ve şık bir akşam yemeği geçirmek isterseniz Vino Vino tercih edebileceğiniz soft mekânlardan bir tanesi. Ayrıca canlı müzik olması keyfinize keyif katacak.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

 

Adres: Georgi Rakovski № 121 | near the National Opera House and the Alexander Nevski Cathedral, Sofia 1000, Bulgaristan

Tel: +359 88 447 4003

Spagetti Kitchen

Merkezi konumu ve modern tasarımı ile şehir turunda dikkatinizi çekecek olan Spagetti Kitchen, isterseniz ayaküstü bir kahve molası isterseniz keyifli bir yemek için tercih edebileceğiniz şık mekânlardan bir tanesi. Şehrin içindeki konumu ile özellikle bahçesinde otururken, hayatın akışına dalıp gideceksiniz.

Adından da anlaşıldığı üzere spagettisi özellikle tercih edilenler arasında. Bunun yanında, şık sunumları ile leziz vejetaryen salataları, şarap yanında tercih edebileceğiniz peynir tabağı, pizza ve et/tavuk yemekleri de tercih edebilecekleriniz arasında.

Fiyatlar da oldukça makul.

Şehrin tadını çıkarabileceğiniz keyifli ortamı ile Spagetti Kitchen bizim için çok keyifli bir mola mekânı oldu. Sofya’ya giderseniz mutlaka uğrayın,

Uğrarsanız bizi de hatırlayın

Adres: 6th Septemvri Str. N9, Sofia 1000 Bulgaristan

Tel: +359 89 056 6666

 

BackGround

Sofya’nın en işlek caddesi olan Vitosha Caddesi, aynı zamanda pek çok kafeteryaya da ev sahipliği yapıyor. Durup dinlenmek istediğiniz anda pek çok seçeneğiniz olacak. Bunlardan bir tanesi de, Cadde kenarında bulunan ve caddeyi görmeniz için camdan kış bahçesi de bulunan BackGraound. Biz buraya dinlenmek için uğradık, yeşil çay ve kahvelerini denedik. Japon usulü yeşil çayı oldukça iyiydi.

İster çayınızı kahvenizi, işlek caddeyi izlerken yudumlayın, isterseniz öğle veya akşam yemeğinde tercih edin. BackGround, oldukça keyifli bir mekân. Ayrıca çalışanların ilgisi de oldukça güzel.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: bul.Vitosha 14, Sofia 1000, Bulgaristan

Tel: +359 89 789 5325

Rainbow Factory

Sofya’da nerede kahvaltı yapabilirim sorusunun şüphesiz ilk sıradaki cevabı Rainbow Factory. Harika kahvaltı çeşitleri ve atıştırmalıklar ile pek çok turistin de uğrak yeri arasında. Fakat çok tercih edilmesi nedeniyle inanılmaz kalabalık oluyor. Mekân biraz küçük, bu sebeple de bekleme yaşayabilirsiniz.

Hem iç mekân hem de bahçe olarak iki alana ayrılıyor. Bahçede masalar veya minderlerde oturmayı tercih edebilirsiniz. Biz gittiğimizde hava güneşli olduğundan, kahvaltı sonrası bahçenin de tadını çıkardık.

Pek çok kahvaltı çeşidi ile açlıktan kafanız karışabilir.

Geleneksel Bulgar hamuru Mekitsa ile birlikte peynir ve reçel eşliğinde sunulan kahvaltı oldukça doyurucu ve Türk kahvaltısına da çok yakın lezzetler. Mekitsa pişinin Bulgar versiyonu diyebiliriz. Yanında siyah çay da isterseniz, afiyetle bir kahvaltı yapmış olursunuz.

Yumurta sevenlerdenseniz, şanslısınız çünkü omletli kahvaltı seçenekleri de oldukça güzel.

Kahvaltı sonrası, kahvenizi bahçede keyifle içebilirsiniz.

Sofya’da kahvaltı için Rainbow Factory’i tek geçeriz diyebilirim. Hem çok fazla seçenek olması hem de fiyatların oldukça uygun olması.

Sofya’ya yolunuz düşerse mutlaka uğrayın,

Uğrarsanız bizi de hatırlayın

Adres: ul.Veslets 10, Sofia 1000 Bulgaristan

Tel: +359 88 611 6556

Sofra, Plovdiv

Sofya’dan Türkiye’ye dönerken uğradığımız Plovdiv’de, çok acıkmamız nedeniyle vaktimizin de kısıtlı olması, tek bir restorana uğrama şansımız vardı. Bulunduğumuz noktaya yakın ve oldukça popüler olan Sofra tercihimiz oldu. Hatta restoranda, bazı arfkadaşalrımızı tanıyan çalışanalra bile rastladık. Adından da anlaşıldığı üzere Türk yemekleri sunan bir restoran. Cadde üzerinde rengârenk mimari ile dikkat çeken Sofra, oldukça yoğun bir restoran. Gittiğimizde yer olmadığından biraz beklemek zorunda kalmıştık. Fakat bu arada çalışanların ilgisi o kadar güzel ki beklemeye değer bir mekân olduğunu anlıyorsunuz.

Gün içinde Türk yemeklerine duyduğumuz özlem ile kebap çeşitlerini söyleyiveriyoruz J Hem de yanında cacık ile birlikte. Sunumlar oldukça başarılı, lezzetler de bir Avrupa şehrinde olduğunuzu düşünürseniz fena değil J Fiyatlar da makul. Üzerine bir de Türk çayı ikram ediliyor ki, değmeyin keyfimize J

Plovdiv’e uğrarsanız Sofra’ya da mutlaka uğrayın,

Uğrarsanız bizi de hatırlayın,

Adres: Jelezarska 13, Plovdiv 4000, Bulgaristan

Tel: +359 87 628 8245

 

Oops

Sofya’da atıştırmalık lezzetleri denemek isterseniz, Oops’a uğramadan dönmeyin. Sofya sokak lezzetleri için yol üzeri mekanda ister tavuk döner, isterseniz pizza gibi pek çok lezzetli atıştırmalık deneyimleyebilirsiniz. Özel sosu ile hazırlanmış tavuk döneri çok beğendik. Dürüm şeklinde hazırlanan tavuk döner, oldukça büyük bir porsiyon şeklinde sunuluyor ve doyurucu. Fiyatlar da oldukça uygun. Bir porsiyon tavuk

Eğer pizza sevenlerdeniz, pek çok çeşitte dilim pizzalar fırından yen çıkmış sizi bekliyor olacak.

Oops oldukça yoğun. Sabahtan akşama kadar mekân önünde uzun kuyruklar görebilirsiniz.

Yoğun tempolu şehir turu arasında hissedilen açlık krizlerinde ayaküstü atıştırmak isterseniz Oops’u tercih edebilirsiniz.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Gamze Kır Sapancı (@gamzenika)

Fotoğraf: Akın Sapancı (@akinsapanci)

 

FoodTravel

AMSTERDAM LEZZET DURAKLARI

posted by gamzenika_admin 21 Mart 2019 0 comments

180 farklı kültürün bir arada yaşadığı Amsterdam, yeme içme konusundaki zenginliğini de barındırdığı çok kültürlü yapısına borçlu. Amsterdam’da ne yenir ne içilir dendiğinde her ne kadar meşhur Hollanda peynirleri ve harika biraları olsa da, çok kültürlülüğün beraberinde getirdiği yeme içme çeşitliliği de dikkat çekiyor. Amsterdam yemek kültürü ile ilgili ilginç yönlerden bir tanesi de bol miktarda atıştırmalık ile tanışacağınız. Sokaklarda gezerken öyle güzel atıştırmalılar ile tanışacaksınız ki, her acıktığınızda imdadınıza yetişecekler.

Hareketli hayat tarzı ve coğrafi yapısı sebebiyle de Amsterdam kendine özgü yemek kültürünü, yüzyıllardır şehre yerleşen yabancıların kültürleri ile harmanlıyor. Ortaya çıkan ise tam bir yemek şöleni. Türk, İtalyan, Tayland, Çin gibi farklı mutfakları görmek mümkün. Sokak keşifleriniz sırasında pek çok mekân keşfedebilirsiniz. Fakat şehrin çok kalabalık olması nedeni ile çok sıra bekleyeceğiniz, hatta belki de hiç girmeyeceğiniz yerler olabilecektir.

Tüm mekânların yanı sıra pek çok kahve evi ve sokak lezzetleri de saymakla bitmeyecek kadar fazla. Bu yazıda en çok beğendiklerimizden bahsetmek istedim.

Gelelim Amsterdam’da nerede ne yenir ne içilir?

ADAM & SIAM

Adam & Siam Amsterdam merkezde bulunan, Tayland mutfağı yanında Dünya mutfağını da sunan, şık bir restoran.

Merkezdeki konumunun rahatlığı ile turistlerin uğrak yeri haline gelen restoran, Amsterdam yemek kültürünün bir parçası olan 18.00/22.00 saatlerinde yemek hizmeti veriyor. Akşam saatlerinde çok yoğun olmasından dolayı rezervasyon yaptırmak faydalı. Şehir manzaralı masaları ile birlikte, kırmızı loş ışıklar ile dizayn edilen restoran, şık bir akşam yemeği için oldukça uygun.

Ağırlıklı olarak Tayland mutfak kültürü ile dikkat çekiyor olsa da her gün özel bir çorba, salata çeşitleri, başlangıçlar ve tatlı çeşitleri ile birlikte oldukça zengin bir menü mevcut.

Adam & Siam zengin menüsünün yanı sıra vejetaryen ve glüten in toleransı olanlar için de özel yemekler sunuyor.

Restoran dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise menüde bulunan ana yemeklerin Adam ve Siam olarak 2 ana başlık ile ayrılıyor olması J Adam Menü ve Siam Menü olarak düşünülebilir.

Ortamın şıklığı, personellerin ilgisi ve yemeklerin sunumu bir bütün olarak değerlendirilirse yemek fiyatları Amsterdam için oldukça iyi seviyelerde.

Menüde dikkat çeken bazı yemek çeşitleri ve fiyatlar şu şekilde;

Shared Fourway: Ev yapımı tavuklu kek, Yakitori, spring rolls ve corn cookies içeren süper dörtlü. Fiyat 22 Euro.

Thai Dimsum: Krep ile servis edilen vejetaryen ve tavuklu seçeneği ile Çin Mantısı, Fiyat 10 Euro

Yam Neua: Tayland baharatları ile harmanlanmış biftekli salata Fiyat 16 Euro

Salad Niçoise: Ton balıklı salata Fiyat 16 Euro

Dish of the Days: Şefin özel seçimi, sevdiğiniz ürünleri söyleyip şefi yönlendirebilirsiniz, Fiyat 17 Euro

Ribeye: Özel baharatlarla hazırlan Ribe Eye biftek, sezon sebzeleri ve patates ile sunuluyor Fiyat 21 Euro

Pad Thai: Yumurtalı, fıstıklı Noodle Fiyat 17 Euro

Neua Nam Man Hoy: Mantarlı Biftek özel sosu ile sunuluyor, Fiyat 18 Euro

Soup Of the Day: Günlğk olarak şefin tercihine göre hazırlanan çorba, gittiğimiz akşam bol taneli mantar çorbası sunuldu. Taze sebzeler ile yapılan çorba çeşitlerinde porsiyonlar oldukça fazla, yanında sıcak ekmek dilimleri ile servis ediliyor. Fiyat 7,5 Euro

Beff Burger: Chedar peynirli beef Burger barbekü sos ve patates ile sunuluyor Fiyat : 17 Euro

 

Chicken Sate: Fıstık sosu ile hazırlanan tavuk parçaları, patates ve sebzeler ile sunuluyor. Fiyat 17 Euro

Tatlı Çeşitleri;

Spekkoek: Dondurma ve Hindistan Cevizi ile servis edilen special kek, Fiyat 9 Euro

Pineapple Carpaccio: Amsterdam’a özel elmalı tart, Fiyat 10 Euro

Dutch Threesome: Adam&Siam için favori tatlı çeşidi. Kendinize sürpriz yapmak isterseniz mutlaka tercih edin. 3 tip tattan oluşan tatlı, dondurma ile servis ediliyor, Fiyat 11 Euro

Adres: Rokin 93 | Nes 104, 1012 KM Amsterdam, Hollanda

Tel: +31 20 777 0080

PANCAKES AMSTERDAM

Pankek ve türlü çeşitleri Amsterdam sokak lezzetleri arasında da sık sık karşılaşacağınız tatlı çeşitleri arasında. Pancakes Amsterdam da bu konuda en iyilerden bir tanesi. Doğum günü partilerinde Pankek yeme yarışmaları düzenlenen Amsterdam’da neden bu kadar pankekçi var az çok anlıyoruz.

Pankek deyip geçmeyin. Avrupa kültüründe kahvaltı için Pankek çok özel bir yere sahip. Hele ki Pancakes Amsterdam’ın zengin pankek menüsü düşünüldüğünde her öğün pankek yerim diyorsunuz.

Eğer kahvaltı için pankek tercih edecekseniz, üzerine kondurulmuş bir omlet veya yanında peynir, sebze çeşitleri ile tercih edebilirsiniz. Kahvaltıda tatlıyı severim derseniz de çikolatalı, reçelli çeşitler tam size göre. Ayrıca şöyle bir ayrım var. Eğer tombik pankek sevenlerdesiniz American Pancakes tercih etmelisiniz. Krep tarzında ince pankek tercih ederseniz de Amsterdam pankeklerden sipariş vermelisiniz.

Sebzeli, jambonlu, susamlı, kionalı, fındık parçalı, limonlu şekerli pek çok çeşidi ile Pancakes Amsterdam’da mutlaka pankek yemelisiniz. Pankek dışında kahve de içebileceğiniz, sıcacık bir ortamı var. Fiyatlar ise oldukça makul. Şehir merkezinde bulunan şubesinde şehrin manzarasında kahvenizi yudumlarken ile pankek yiyebilirsiniz.

Menüde bulunan ürünler ve fiyat aralıkları ise şu şekilde;

American Pankek Çeşitleri 8/12 Euro

Amsterdam Pancakes Çeşitleri 6/14 Euro

Kahve Çeşitleri : 2/8 Euro

Adres: Berenstraat 38, 1016 GH Amsterdam, Hollanda

Telefon: +31 20 820 4461

 

OMELEGG AMSTERDAM, All Day Breakfast

Amsterdam’da nerede kahvaltı yapılır sorusunun ilk cevapları arasında yer alacak güzel Omelegg, neden bu kadar kalabalıksın acaba J Evet, Omelegg harika bir kahvaltıcı. Avrupa’da hasret kaldığımız kahvaltılar düşünüldüğünde Omelegg oldukça içimizi rahatlatıyor. Omletin envai çeşidi ile midemiz şenleniyor.

Amsterdam’ın en iyi kahvaltıcısı olarak gönlümüzdeki yerini alan Omelegg, dışarıda beklettiği kuyruk sırası konusunda da kendini affettiriyor.

Menüde pek çok omlet çeşidi var, seçmekte zorlanabilirsiniz, mutlaka farklı çeşitleri deneyimleyin.

Peynirli, sucuklu, jambonlu, karışık çeşitleri ile oldukça fazla seçenekli bir menü var.

Menüde bulunan ürünler ve fiyatlar şu şekilde;

Plain Omelegg: Standart omlet, Fiyat 5.80 Euro

Ham&Farmer Cheese: 8.85 Euro

Bacon&Farmer Cheese: 8.85 Euro

Triple Cheese: 7.95 Euro

Popeye: Ispanaklı Omlet, Fiyat 7.95 Euro

Chiscken Pesto: Tavuklu pesto soslu omlet, Fiyat 8.95 Euro

The Italian : 8,50 Euro

Farmer Boy: Bacon, sosis, salam, brokoli, soğan, ıspanak, biber, domates, peynir. Fiyat 9.95 Euro

Amsterdam’a gelip Omelegg’de kahvaltı yapılmadan dönülmez. Eğer çok uzun kuyruklarda beklemek istemiyorum diyorsanız kesinlikle hafta içi erken saatleri tercih etmelisiniz. Leziz omletleri yediğinizde, tavsiyemiz konusunda bize teşekkür edeceğinizden hiç şüphemiz yok J

Uğrarsanız bizi de hatırlayın J

Adres: Nieuwebrugsteeg 24, 1012 AH Amsterdam, Hollanda

Telefon: +31 20 233 2406

THE MEXİCAN

Meksika yemeklerini seviyorsanız, hatta Meksika kahvaltısı da ilginizi çekiyorsa, Dam Meydanı’na çok yakın mesafede bulunan The Mexcian Restoran’ı tercih edebilirsiniz.

Bir sabah kahvaltımızda da Meksika mutfağına şans verdik. Daha önceki seyahatlerimizde denediğimiz Meksika kahvaltısını sevdiğimizden, Amsterdam’da da denemek istedik.

Özel mevsim salatası, 3 yumurtalı omleti, Rende peynir ve Meksika fasulyesi ile hazırlanan kahvaltı tabağı oldukça doyurucu. Ayrıca tereyağ, reçel ve çikolata da bu kahvaltı tabağına dahil. Türk kahvaltısına yakın tarzı ile bizim beğendiğimiz bir kahvaltı türü.

The Mexican Restoran işletmecisi bir Türk ve gerçekten çok misafirperver. Bu sebeple oldukça iyi vakit geçiriyorsunuz. Siparişiniz verdikten sonra sohbeti ve ilgisi ile restorandan memnun ayrılmanızı sağlıyor.

Menüde bulunan ürünler ve fiyatlar şu şekilde;

Vegetable Soup : 4.90 Euro

Chicken Fingers: 4.90 Euro

Kalamar: 6,5 Euro

Burrito de carne: Tortilla ile birlikte biftek veya tavuk, vejetaryan tercihi mevcut, Fiyat 14.90 Euro

Quesadillas de carne: 14.90 Euro

Enchilades de carne: 14.90 Euro

Tacos de carne: 14.90 Euro

Nachos: 12.90 Euro

Fajita: 14.90 Euro

Adres: Damstraat 36, 1012 JM Amsterdam, Hollanda

Telefon: +31 20 421 8298

CAFE ZWART

Hareketli Amsterdam gecelerinde, meşhur Amsterdam biralarını denemek için oldukça fazla seçeneğiniz olacak. Cafe Zwart bu seçenekler arasında en çok sevdiklerinizden biri olabilir. Dam Meydanının hemen karşısında bulunan mekan, Sevgililer Günü’ne özel sıcacık tasarımı ile, hem iç mekan hem dış mekan hoşluğundan ötürü tüm turistlerin ilgisini çekiyor ve belli bir saatten sonra oturacak yer bulamıyorsunuz.

Bavaria Bira deneyimlediğimiz mekanda bira yanına istediğimiz atıştırmalık patates, çok büyük bir sepette sunuluyor ve doyana kadar yeme şansı sunuyor.

Hafif tadı ile Bavaria Biranızı yudumlarken, Amsterdam’un en ahreketli meydanı olan Dam Meydanı’nın keyfini çıkarabilirsinz.

Bira Çeşitleri 5.80/7.30 Euro

Viski Çeşitleri: 8.30/9.80 Euro

Hot dog: 6.5 Euro

French Fries: 5.80 Euro

Apple Pie: 5 Euro

Adres: Dam 15 | Spui, 1012 JS Amsterdam, Hollanda

Telefon: +31 20 888 8888

 

 

 

 

BROUWERİJ’T IJ, Molen De Gooyer

Amsterdam’ın en iyi biralarını nerede denemeliyim diye sorarsanız tek cevabımız Brouwerij’t IJ olacaktır. Mekanın ambiyansı, lokasyonu, ulaşımı, her şey şahane. Bisiklet ile Dam Meydanı’ndan sadece 15 dakikada ulaşabilirsiniz.

Eski bir yel değirmeni çevresinde kurulmuş birahane, bira severleri ağırlıyor. Hafta içi 14:00/20:00 saatlerinde hizmet veren mekan, bira severler için aynı anda pek çok bira lezzetini sunması ile de avantaj sağlıyor. Birayı sade içemem, atıştırmalıklar olsun diyorsanız, tam olmanız gereken yerdesiniz. Peynir çeşitleri, jambon çeşitleri gibi bira yanı atıştırmalıkları da oldukça lezzetli.

Menüde bulunan bira çeşitleri ve atıtırmalıklar ve fiyatları ;

Flink: %4.7 alkol oranı ile 3 Euro

Natte: %6.5 alkol oranı ile 3.10 Euro,

Zatte: %8 alkol oranı ile 3.10 Euro

Ijwit: %6.5 alkol oranı ile 3.10 Euro

Columbus: %9 alkol oranı ile 3.30 Euro

Struis: %9 alkol oranı ile 3.70 Euro

BIRI: %4.7 alkol oranı ile 3.40 Euro

Amsterdam’ın en iyi biralarını tatmak istiyorum diyorsanız, Beertasting seçeneğini mutlaka denemelisiniz. Beertasting içeriği Flink, Natte, Zatte, IJWit ve Columbus 5’lisi 10.5 Euro ile sunuluyor. Yanında Abbey Cheese peynir tabağı ile 5 bira efsaneye dönüşüyor.

Adres: Funenkade 7, 1018 AL Amsterdam, Hollanda

 

 

Tüm mekanların yanı sıra Amsterdam sokak lezzetlerinden ayrıca bahsetmezsek olmaz.

Hot Dog, Bitterballen, Falafel, Patat, Spring Rolls, Pizza, Kroket, Waffle, Applegebak gibi lezzetleri pazarlarda tezgah kurmuş satılarda veya sokak keşiflerinizde köşe başında görmeniz mümkün.

Yoğun tempoda gezerken araya sıkıştıracağınız bu lezzetler hem açlığınızı yatıştıracak hem de Amsterdam’a özel sokak lezzetlerini denemiş olacaksınız.

Hot Dog: Tavuklu ve biftekli olarak deneyebilir, damak zevkinize göre istediğiniz sos ile süsleyebilirsiniz

Falafel: Nohut köftesi ile yapılan vejetaryen sandviçler veya sadece nohut köftesi ve özel sosları ile sunuluyor. Ayaküstü atıştırmak için oldukça doyurucu bir atıştırmalık.

Patat: Sanırım Amsterdam’da her sokakta, her köşede görebileceğiniz en popüler atıştırmalık ev yapımı olarak hazırlandığı söylenen patates cipsleri. Külahta sunulan patates cipsler meşhur Amsterdam peynir sosu ile sunulduğu gibi istediğiniz diğer sosları da tercih etme şansı sunuyor. Small/Medium ve Large boy külahlarda servis edilen patates cipslerinde porsiyonlar oldukça fazla. Her daim tazecik yapılıp ikram ediliyor.

Spring Rolls: Halk pazarında bir stantta denk geldiğimiz harika bir börek çeşidi. İster sigara böreği şeklinde isterseniz de muska şeklinde tercih edebilirsiniz. Sebzeli ve tavuklu çeşitleri ile oldukça lezzetli bir sokak lezzeti.

Pizza: Pizza Slice, Dam Meydanında bulunan Take Away bir pizzacı, aynı zamanda hemen yanında restoranı mevcut. Take Away bölümündeki uzun kuyryklarda fırından tazecik çıkan pizzaları bekleyen müşteri sırasını gördüğünüzde kendinizi pizza sırasında bekliyorken bulabilirisiniz.

Waffle: En tatlı sokak lezzetlerinden bir tanesi olan waffle, Amsterdam’da rengârenk bonibon ve marşmelovlarla süslenerek sevenlerine sunuluyor. Sonrası da Amstel Nehri’ni bağlayan kanalların bir tanesinde renkli bir waffle fotoğrafı çekmekle tamamlanıyor. Waffle’ınızı istediğiniz şekilde tasarlamak ise size kalmış.

Bitterballen: Hollanda’nın meşhur çıtır çıtır topları da en sevilen sokak lezzetleri arasında yerini alıyor. Tipik olarak et yoğrulması ve derin yağda kızartılması ile elde edilen lezzetli toplar. Bira yanında atıştırmalık olarak da tercih ediliyor.

Amsterdam’ın mekân ve sokak lezzetlerini denemek için muhteşem Avrupa şehrine gitmenizi tavsiye ederiz J

Giderseniz bizi de hatırlayın .

Gamze KIR SAPANCI

Instagram: @gamzenika, Gezgin Gıda Mühendisi

Photu By @akinsapanci, Akın SAPANCI

 

Food

Kahramanmaraş Lezzet Durakları

posted by gamzenika_admin 20 Mart 2019 0 comments

Kahramanmaraş Lezzet Durakları, mekânlara tek tek gidilerek, tadım yapılıp, özel röportaj, bilgi alma, fotoğraf çekme şeklinde oluşturulmuştur. Kahramanmaraş’a yapacağınız gastronomi turunda güvenle deneyimleyebilir ve arkadaşlarınıza da tavsiye edebilirsiniz.

Küçük Ev Et Lokantası

1972 yılından beri İsmetpaşa Mahallesi, Borsa Caddesinde hizmet veren Küçük Ev Et Lokantası, adı gibi küçük ve şirin bir yöresel yemekler lokantası.

Kahramanmaraş’a gelip sadece dondurma yiyip dönmek olmaz. Kahramanmaraş’ın muhteşem yöresel tatlarını da denemek istiyorsanız doğru adrestesiniz.

Şehir merkezinde geniş ve ferah bir atmosferi olan esnaf lokantası olan Küçük Ev’de hizmet öyle kaliteli ki, adeta bir restoran hizmeti alıyor olacaksınız.

Sıcak ortamı, bol yöresel yemek çeşidi ve hızlı servisi ile yörede çok tercih edilen bir lokanta. Sulu yemekleri ve et yemekleri lezzetli, pide ve lahmacun türü fırın yemekleri de önerilen lezzetlerden.

Benim size tavsiyem buralara kadar gelmişken şahane Maraş mutfağının keyfini çıkarın. İlk olarak yöresel ekşili çorba ile başlangıç yapın. Ekşili çorbanın içinde sebze ve çeşitli tahıllar var.

Daha sonra kuru dolma, mumbar dolması, borani ve içli köfte ile azar azar ana yemeğe doğru geçin. Aman porsiyonları çok tutmayın yoksa enfes lezzetler için yeriniz kalmayacaktır. Bu yüzden benim size önerim Küçük Ev’in hazırladığı Kahramanmaraş yöresel tabağı söyleyin ve tek tabakta enfes bir Maraş resitali yapın J

Ana yemek olarak eli böğründe veya patlıcanlı kebap kesinlikle denenmeli. Eli böğründe Maraş’ın en önemli ve denenmesi gereken lezzetlerinden bir tanesi. Bir diğer adı yanyana olan Eli Böğründe, güveç içerisinde malzemelerin yanyana konmasından gelen ismi ile görsel olarak midenizi şenlendirecek müthiş bir yemek. Fırınlanmadan önce tepsiye dizilen kuyruk yağı yemeğe ayrı bir lezzet veriyor.

Alternatif olarak Maraş kebabı, Kuzu tandır, Beyti, Adana Kebabı ve İskender kebabını önerebilirim. Küçük Ev İskender’i ile de çok ünlü. Sade döner porsiyon veya İskender kebap oldukça lezzetli.

Tatlı olarak bol cevizli ve tahinli olmak şartıyla kabak tatlısını tavsiye ederim.

Genel olarak her çeşit sulu ve yöresel yemekleri, et, tavuk ve balık yemeklerini, ızgara ve kebap türlerini bulabileceğiniz güzel bir mekân. Her damak tadına ve zevke uygun lezzetli bir şeyler bulmanız mümkün.

Kahramanmaraş’ta iyi bir namı olan mekânın geçmişi gibi lezzetleri de harika. Beklentinizin karşılığını alacaksınız.

Garsonlar ilgili, güler yüzlü ve servis hızlı. Temiz ve düzenli mekânın hizmetini çok beğendik.

Maraş standartlarına göre fiyatlar biraz yüksek olabilir ama büyük şehirlerden gelecekler için normal.

Küçük Ev ile ilgili önemli diğer notlarımız pazar günleri yöresel yemek servisi bulunmuyor. Özellikle haftasonu kaçamağı yapacaksanız bu detayı atlamamanızı tavsiye ederiz.

Hafta içi öğlen vakitlerinde yer bulmak neredeyse imkânsız gibi. Akşam 20.00 sonrası sulu yemek ve döner genellikle kalmayabiliyor.

Kahramanmaraş’ta nerede ne yenir, Maraş’ta yemek nerede yenir soruların cevaplarını arıyor ve yöresel yemeklerin tadına bakmak istiyorsanız doğru yerdesiniz.

Şehir merkezinde ailenizle gidebileceğiniz ve lezzetli yemekler yiyebileceğiniz mekânı sizlere kesinlikle tavsiye ederim.

Adres: İsmet Paşa Mah. Borsa Cad. No:11 Merkez/Kahramanmaraş

Tel: 0344 223 25 55

Uğrarsanız bizi hatırlayın.

 

Tarihi Cumhuriyet Lokantası

1923 yılında hizmete başlayan Tarihi Cumhuriyet lokantası, Cumhuriyet ile yaşıt ve Cumhuriyet kadar güzel bir lokanta. 96 yıllık bir miras üzerine kazanılmış el lezzeti, tarih yazmış bir lokanta.

Tarihi Cumhuriyet lokantasında özellikle ciğer yemenizi öneriyorum. Ciğer, yumuşaklığı ve suyunu kaybetmeyen kıvamı ile damaklarda inanılmaz bir lezzet bırakıyor. Baharat ve pişme oranı oldukça güzel ayarlanıyor. Ciğer sevmem diyenlerin bile sevebileceği kadar güzel yapıyorlar J Ciğer ile birlikte yanında gelen zengin ikramlar hem göze hem mideye hitap ediyor. Közde acı biber, sumaklı soğan salatası, yeşillikler oldukça doyurucu porsiyonda. Ciğerin yanında gelen sıcacık yufka ekmekler ise yedikçe yediriyor. Biliyorsunuz ki Maraş’ta kahvaltı ciğer ile başlıyor J Gerisini siz düşünün.

Ciğer dışında mutlaka denemeniz gereken lezzetler başında Cumhuriyet çorbaları geliyor. Bizim zamanımız kısıtlı olduğundan çorba ve ciğeri aynı anda denedik. Çorbalar da ciğer kadar lezzetliydi. Kahramanmaraş’ın özel lezzetlerinden olan Maraş Paça’yı deneyebileceğiniz en iyi lokanta Cumhuriyet Lokantası dersek abartmış olmayız. Özellikle kış aylarında, hastalıklardan koruyucu etkisi de düşünülerek paça çorbasının çok tüketildiği söyleniyor. Biz de denemeden dönmedik.

Maraş Paça dışında Ekşili Çorba, Karışık Paça çorbaları da oldukça lezzetli.

Ekşili Çorba, Mercimek Çorba içerisinde dövme ve ince doğranmış patlıcan üzerine sumak ekşisi ile servis ediliyor. Fiyatı 7 TL.

Karışık Paça ise tam bir efsane. Tadı damağınızda kalacak bir Cumhuriyet Lokantası efsanesi. Fiyatı 15 TL.

Cumhuriyet Lokantası her gün 05:00/21:00 saatlerinde hizmet veriyor.

Sabahları oldukça kalabalık olmasına rağmen servis oldukça hızlı ve hizmet kalitesinden de ödün vermiyorlar. Siparişleriniz sıcacık ve vaktinde masanızda oluyor.

Maraş’a giderseniz Zafer ustanın lezzetli ellerinden ciğer şiş ve Maraş Paça yemeden dönmeyin J

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Şeyh Adil Caddesi, 17 Kurtuluş, Dulkadiroğlu, Kahramanmaraş

Tel:  0344 223 25 48

 

Kervanhan

Kahramanmaraş deyince sadece dondurma ve yöresel tatlar aklımıza geliyor olabilir. Ama Kahramanmaraş Kahvaltısı diye bir gerçek olduğunu da unutmamalı J Tabi biz de gidip deneyince öğrendik J Gerçekten Maraş’ta güne mutluluk ile başlamak istiyorsanız Kervanhan’da kahvaltı ile başlamalısınız J

Lezzetli ürünlerin yanı sıra dizaynı ile de dikkat çeken Kervanhan tam bir kahvaltı mekânı. Maraş’ta nerede kahvaltı yapabilirim sorusunun da bizce ilk cevabı J

Standart kahvaltı ürünleri haricinde çemenli yumurta, sucuklu yumurta, irişkit, anne böreği ve çılbır Kervanhan farkı ile sunuluyor. Kahvaltı sofrasının zengin görüntüsü ile önce gözünüz sonra mideniz doyuyor. Porsiyonlar oldukça doyurucu.

Kervanhan kahvaltı dışında Kahramanmaraş yöresel lezzetlerini de hizmetinize sunuyor. Bizim vaktimiz kısıtlı olması nedeni ile kahvaltısını denedik. Açık büfe kahvaltısını kesinlikle öneriyoruz.

Kişi Başı Kahvaltı: 25 TL ( İrişkit, Çılbır ve Anne Böreği Hariç )

Maraş yöresel lezzetlerini deneyimlerken, mükellef bir kahvaltı ile güne başlamak isterim derseniz, doğru adrestesiniz J

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

 

Koç Kebap Evi

Kahramanmaraş’ın 30 yıllık lezzet duraklarından biri olan Koç Kebap Evi, özellikle aperatif sunumları ile dikkat çekiyor. 30 yıl öncesinde çıraklık ile başlayan lezzet macerası bugün usta lezzetler ile devam ediyor.

Koç Kebap Evi’inde ciğer kavurma ister ekmek içi ister pide içerisinde deneyebilirsiniz. Her ikisi de oldukça leziz. Tabak sunumu da tercih edebileceğiniz mekânda en çok önerilen lezzet ciğer oluyor.

Ciğer dışında tavsiye edebileceğimiz lezzetler; kusbaşı, Adana, Urfa.

Fiyatlar oldukça makul, Porsiyon fiyatı ortalama 18/20 TL.

Tüm ürünlerin yanında soğan salata ve mevsim salata ile servis ediliyor. Ayrıca el yapımı ayranları da oldukça lezzetli.

Güler yüzlü ve kaliteli hizmet anlayışı ile Kahramanmaraş’a gelen misafirlere Maraş lezzetlerini sevdiriyorlar.

Koç Kebap evi her gün 10:30/19:30 saatlerinde hizmet sunuyor.

Adres: Şehit Evliya Mah. Şehit Muallim Hayrullah Cad. 34/A Kahramanmaraş,

Tel: 0344 221 16 25

Uğrarsanız bizi de hatırlayın,

Menekşe Paça Çorba

3 günlük Kahramanmaraş gurme gezimizde ziyaret ettiğimiz efsane lezzet duraklarından bir tanesi Menekşe Paça Çorba. Kahramanmaraş’ta gecenizi mutlaka Akdeniz’in en iyi çorbacısı Menekşe Paça’da sonlandırmalısınız.

Mekânın şefi Remzi usta gerçekten işini sanata çeviren nadir ustalardan bir tanesi. İşini öylesine aşk ile yapıyor ki, damağınızda bu farkı hissediyorsunuz. Bu yüzden de mottosu ‘Biz Lezzete İmza Attık’.

Farkını koyduğu lezzetleri ile Kahramanmaraş lezzet duraklarında ilk sıralardaki yerini alıyor.

Salaş fakat ferah mekânın yanı sıra, sıcacık bir hizmet sunuyor. Mekânın duvarları hayvan boynuzları ve figürleri ile süslenmiş. Remzi ustanın sanata ve süse düşkünlüğü de mekan dizaynı ile açığa çıkıyor.

Menekşe Paça’da ne yemeliyim diyorsanız kesinlikle 5’i 1 yerde cevabını vereceğiz J Peki nedir 5’i 1 yerde J Tarhana, paça suyu ile ıslatılıp, üzerine beyin, fındık, badem ve ceviz eklenerek servis edilen adeta bir atom bombası J Bakır tabaklardaki sunumu ile geçmişe yolculuk eşliğinde çorbanızı içeceksiniz.

Servisin oldukça hızlı olması ve güler yüzlü hizmeti ile de fark yaratıyor.

Gerçek bir Maraş Paça denemek istiyorsanız kendine özgü misafirperverliği ile Remzi Usta’nın leziz paça çorbasını denemeden dönmeyin,

Adres: Magralı Ökkeş cad. Maraş, Kahramanmaraş

Uğrarsanız bizi de hatırlayın,

 

 

 

FoodTravel

Üsküp Lezzet Durakları

posted by gamzenika_admin 14 Ocak 2019 0 comments

Heykeller şehri Skopje, merkez dışında sevimli yolları ile gezilecek güzel noktaları olan şirin mi şirin bir Avrupa kenti. Şehre girdiğinizde özellikle merkezde adım başı önünüzde duran heykeller dikkatinizi çekecek. Bu da neyin nesi, ne anlamı var demeyin. Gerçekten bazıları anlamsızca dikilmiş heykeller. Şehri güzelleştirmek için heykellere boğmuşlar ve bunun için epey de masraf yapmışlar. Halk bu konuda tepkili sanırım. Kimse çok hoşnut görünmüyor. Abartı heykel varlığı da doğal Skopje havasını bozuyor bizce de.

Makedonya’nın başkenti Üsküp’ten, Ohrid’e uzanan lezzet duraklarını inceledik. Leziz Balkan mutfağında, Osmanlı’nın izlerini sürdük ve Türk mutfağına ve kültürüne de ne kadar yakın olduğunu gördük.

Üsküp’ün gezi noktaları bir yana, lezzet durakları bir yana J

Anlam veremediğimiz tüm heykellere rağmen muhteşem Balkan lezzetleri keşfimize gelelimJ

Destan Köfte

Üsküp’e gittiyseniz tabi Balkan Köftesine doyacaksınız. Bu işin ustası ise Destan Köfte. Eski Çarşıda bulunan, dışarıdan baktığınızda otantik görüntüsü ile dikkat çeken mekan içeri girdiğinizde de nostaljik havası ile sizi maziye götürüyor. Yemeğinizi ister sardunyalarla süslenmiş bahçesinde yiyin ister nostaljik havası ile içeride, tercih sizin. 1913 yılından bu yana misafirlerini en iyi şekilde ağırlamanın peşinde olan Destan Köfte, yılların tecrübesini kalitesine yansıtmış. Geçmişten günümüze taşıdığı kalitesinde ise tarihi havasını hiç yitirmemiş.

Destan Köfte, adından da anlaşıldığı üzere Balkan Köftesi’nde uzman. Ama sadece Balkan köftesi ile değil, kuru fasulyesi ile de oldukça meşhur.

Sunumlar maziden geliyor. Hani anneannelerinizin sofralarından hiç eksik olmayan ince çelik tabaklar var ya J İşte o tabaklarla gelen yemekler karşısında çocukluğunuz film şeridi gibi geçiveriyor gözlerinizin önünden J

Cevapci Köfte közde biber ve soğan salatası ile birlikte servis ediliyor. Köfte yanına mutlaka meşhur Balkan salatası Şopska’yı isteyin. Ekmek olarak pide tombik ekmek geliyor. Sıcacık servis edilen ekmek iştahınızı açıyor. Destan Köfte’ye özel acı biber baharatı ise acı sevenlerin mutlaka tercih etmesi gereken bir baharat. Aman dikkat edin. Oldukça acı J

Ayran ise çok sevdiğiniz Türk markası J Üsküp’te kendinizi hiçte yabancı hissettirmeyecek cinsten J

 

Destan Köfte Menü Detayları;

Porsiyon 10 Kebap : (10 kebap 220 gram, doğranmış soğan, acı biber, pide) 3,5 Euro

Şar Köftesi : (Dana eti 250 gram, kaşkaval ve süsleme çeşni) 4 Euro

Tavuk Şişi: (Tavuk eti 250 gram, süsleme çeşni) 4 Euro

Buzağı Pirzolası: (Buzağı eti 250 gram, süsleme çeşni) 7,5 Euro

Tavada Buzağı Kası 🙁 Buzağı eti pirzola 300 gram, mantar sosu ve yahni) 6 Euro

Tavada Kuru Fasulye:( Fasulye 300 gram, baharat) 25,5 Euro

Sığır Eti Güveç:(Dana Eti, sebze, baharat) 2,5 Euro

Pirinç Pilavı: 2 Euro

Kızarmış Patates: 2 Euro

Şopska : ( Domates, salatalık, peynir ) 1,5 Euro

Trileçe : 2 Euro

Destan Köfte’de Balkan Köftesi yemeden dönülmez. Yanında biberi, soğan salatası ile parmak köfteler (cevapci) oldukça leziz. Bunun yanında mutlaka güveçte kuru fasulye de deneyin. 2 kişiyseniz farklı tercihler yapmanızı tavsiye ederim.

Yemeğin sonunda ise Balkanlar’ın muhteşem tatlısı Trileçe yemeden Destan Köfte’den ayrılmayın J Fiyatlar oldukça makul, personeller çok güler yüzlü.

Hem yemeklerin tadından hem de müşterilerine olan ilgiden çok memnun kaldık.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Ul.106 Br.4, Skopje 1000, Makedonya Cumhuriyeti

Telefon: +389 2 322 4063

Pelister

Üsküp’te İtalyan mutfağı tercih edeceksiniz kesinlikle tek adres Pelister. Büyük İskender heykelinin hemen arka sokağında yer alan restoran, ışıl ışıl ve kalabalık görüntüsü ile dikkatinizi çekecek. Balkan havasından daha çok Akdeniz havasının hakim olduğu restoran oldukça elit. Kapıda sizi karşılayan çalışanlar oldukça kibar ve güler yüzlü. Masa seçiminize yardımcı olup, menülerini oldukça güzel aktarıyorlar.

Yeşilliklerle süslenmiş açık mutfak restoranda yemeğinizi yerken hazırlıkları da izleme şansı veriyor. Sempatik aşçıların, sevimli hazırlık aşamaları ile beklediğiniz zamanı keyfe dönüştürebilirsiniz J Bahçe ve iç mekân olarak ikiye ayrılan restoran, her iki seçim için de keyifli bir akşam yemeği şansı veriyor. 2. Kat olmasına rağmen çok tercih edilmiyor. Büyük İskender Heykeli caddesine yakın oluşu ve cadde akışının keyifle izlenebilirliği Pelister’e bir cazibe katıyor.

Pelister’de İtalyan ve Akdeniz mutfağı ağırlıklı olarak göze çarpıyor. Pizza, makarna ve leziz İtalyan Steak çeşitleri ile adeta şov yapıyorlar. Üsküp’te özel bir akşam yemeği yemek isterseniz mutlaka tercih edeceğiniz restoran Pelister olmalı.

Tercihimiz makarna, steak ve salata oluyor. Etin yanında garnitür olarak sunulmuş haşlanmış sebzeler oldukça leziz. Patates, brokoli ve havuç ile birlikte servis ediliyor. Etin sosu tam kıvamında.

Salatada mevsim yeşillikleri ve soya filizi kullanıyorlar. Salata sosları da oldukça lezzetli.

Meksika fasulyesi ve permasan peyniri ile hazırlanmış fesleğen soslu makarnası da bizden tam not alıyor.

Yanına Alexander şarabı tercih ediyoruz ki İtalyan Menüde büyüsü bozulmasın.

Fakat mekân oldukça kalabalık olduğundan dolayı siparişlerinizin gelmesi biraz beklemeli olabiliyor. Buna rağmen hizmet kalitesinde bir aksama yaşanmıyor.

Böyle elit bir mekân için fiyatlar da oldukça makul. Kaliteli, şık bir akşam yemeği için ilk tercihleriniz arasında mutlaka Pelister olsun J

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

 

Adres: Macedonia Square b.b. | 1000 Skopje, Skopje, Makedonya Cumhuriyeti

Telefon: +389 2 323 0603

 

London Bistro

Üsküp’te nerede kahvaltı yapılır sorusunun kesinlikle ilk cevabı London Bistro. Muhteşem dizaynı, kaliteli ve güler yüzlü hizmeti ile oldukça başarılı bir restoran. Restoran’a girdiğinizde buram buram İngiltere havasını alacaksınız.

London Bistro aynı zamanda otel hizmeti veriyor. Biz yer bulamadığımızdan sadece 2 gece kalabildik ama sanırım Üsküp tatilimiz boyunca burada kalsaydık çok memnun ayrılırdık. Otel ile birlikte kahvaltının dahil olması büyük avantaj. Çoğu zaman yurt dışında kahvaltı sıkıntısı yaşadığımızdan, London Bistro kahvaltısı midemizi şenlendirdi.

Bizim tercihimiz Makedon Kahvaltısı ve İngiliz Kahvaltısı oldu.

Peki, London Bistro kahvaltı menülerinde ne var ne yok?

Makedon kahvaltısı, Üsküp’te mutlaka denenmesi gereken, Balkan’lara özel bir kahvaltı.

Makedon kahvaltısının vazgeçilmesi Ajvar sos. Patlıcan ve kırmızı biber ile hazırlanan sos Balkan’ların vazgeçilmez kahvaltı sosu. London Bisto da sosun hakkını vermiş.

Ispanaklı Balkan böreği, peynir ve zeytin yanında domates salatalık söğüş olarak veriliyor. Sunumlar ahşap sunum tabaklarında oldukça şık bir şekilde yapılıyor.

İngiliz kahvaltısında ise kızarmış ekmekler ve tavada mis gibi yumurta dikkat çekiyor. Bunun yanında fırında mantar ve elma dilim patates çok leziz. Yeşilliklerle süslenen kahvaltıda tercihe bağlı olarak kızarmış sosis de bulunuyor. Kahvaltı İngiliz olunca çayın yanında süt vermeyi de ihmal etmiyorlar tabi.

Sade ama doyurucu kahvaltıları ile London Bistro favorilerimiz arasında. Hem lounge hem bistro tasarımı oldukça keyifli bir kahvaltı yapmanıza imkan veriyor. Lounge bölümün Üsküp şehir merkezi manzaralı olması da ayrı bir keyif veriyor.

Hem otel hizmeti hem de kahvaltı için tercihleriniz arasında olmalı.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Nikola Vapcarov 2/4 | Square Macedonia, Skopje 1000, Makedonya Cumhuriyeti

Telefon: +389 71 368 8

 

Mado Prom

Ve sıra geldi Balkanların efsane tatlılarına. Tüm tatlı çeşitlerini layıkıyla deneyimleyebileceğiniz, unutulmaz lezzetler Mado Prom’da.

Mado Prom diye bilinen ama aslında Türkiye’deki Mado’nun isim hakkı nedeniyle rest çektiği Necho J Burada efsane tatlılar var. Trileçe ve Kaymaçi bir harika J Kaymaçi; süt, karamel ve yumurtadan oluşuyor. Ayrıca tulumba ve baklava çeşitleri de mevcut. Türk Çarşısı’nda bulunan mekân ilk bakışta görünmeyebilir. Önünden defalarca geçip Mado yazısını görmeyebilirsiniz. Bulduğunuzda önünden defalarca geçtiğinizi ama fark etmediğinizi anlayacaksınız.

Burada tatlılara oldukça büyük bir rağbet var. Sabah saatlerinde henüz tatlılar gelmemiş oluyor. Fakat müşteriler sıraya dizilmiş durumdalar. Tatlılar tezgâha geldikten sonra ise müthiş bir kalabalık. Hem ayaküstü yiyenler, hem de paket alıp gidenler var. Turistlerin pek çoğu paket siparişlerini verip eski çarşıda gezmeye devam ediyor. Geziler bitince de paketler alınıp yola koyuluyorlar.

Mado’ya giderseniz Trileçe ve Kaymaçi denemeden kesinlikle dönmeyin. Karşıdaki çay evinden çayınızı da alıp tatlı keyfinizi yapabilirsiniz. Küçücük tatlıcıda müşterinin neden hiç eksik kalmayıp, kalabalığın bu denli çok olduğunu ziyafetten sonra anlayacaksınız.

Trileçe, Kaymaçi gibi Balkan tatlılarının yanı sıra, baklava, tulumba gibi şerbetli tatlı çeşitleri de mevcut. İster yerinde yiyin, ister paket yaptırın. Hediye olarak da götürebileceğiniz şekilde paketleme servisi yapılıyor J

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: 1000 Üsküp, Makedonya, Skopje Old Bazaar

Laçi

Necho’nun( Mado Prom) karşısında bulunan şirin mi şirin bir kahve evi diyelim. Karşıdan Trileçe söyleyip çayınızı kahvenizi buradan alabilirsiniz. Ortak dostane bir çalışmaları var. Hepsi çok tatlı insanlar.

Üsküp eski çarşıda bulunan mekan Necho’ya gelenlerin de uğrak yeri haline gelmiş. Otantik dizaynı, mini masa ve tabureleri ile kendinizi tarihin içinde hissettiriyor. Laçi’de kahvenizi içerken Necho’dan bir de trileçe söylemeyi unutmayın J

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: 1000 Üsküp, Makedonya, Skopje Old Bazaar

 

Brodway Burek

Balkan topraklarına gelip Boşnak böreklerini yemeden dönülmez. Salaş bir börekçide bunu da deniyoruz. Burada Simit Poğaça olarak adlandırılan bir ürün var ki, bildiğiniz ekmek arası börek J Ama tadı güzel oluyor. Yanında genellikle ayran ta da limonata tercih ediliyor. Sabah kahvaltılarının vazgeçilmez lezzeti Boşnak Börekleri ve Simit Poğaça mutlaka denemelisiniz. Erken saatlerde bile oldukça kalabalık mekanda ister yerinde ister paket hizmeti alabilirsiniz. Çalışanlar Türkleri çok seviyor ve oldukça muhabbetliler.

Boşnak böreklerinde ise kıymalı, ıspanaklı, peynirli ve patatesli çeşitler mevcut.

Börekler 45 den, Simit Poğaça 25 den, Ayran ve Yoğurt 20 den.

Yoğun tempolu bir gezi günü mutlaka Brodway Burek’te kahvaltı yapıp yola koyulun. Simit Poğaça ve börek çeşitlerini denemeden dönmeyin.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

 

Sezam Pizza

Üsküp merkezde ayaküstü atıştırabileceğiniz köşe başı pizzacı J Ayaküstü atıştırmayı sevenlerdenseniz Üsküp’te köşe başı pizzacı, tatlıcı ve fırın tarzında pek çok minnoş mekan bulabilirsiniz. Sezam da bunlardan bir tanesi. Sokaklarda kaybolurken mutlaka denk gelirsiniz. Eğer o sırada açlık hissiyatınız varsa mutlaka uğrayın J

Biz çok keyif aldık. 2 koca dilim 70 den J Pizzalar da oldukça başarılı J

Special Record

Tam adından emin olmamakla birlikte Üsküp İskender Heykeline yakın köşe başında bulunan özel bir fırın J Burada harika pasta çeşitleri ve trileçe yiyebilirsiniz. Üsküp’teki ayaküstü atıştırmalık mekanlarda tatlı kulvarında en iyisi diyebilirim J Gecenin geç saatinde dahi harika bir hizmet sunuluyor. Biz gece otele dönerken denk geldik ve saat geç olmasına rağmen hem taze hem de leziz bir trileçe yedik.

Hem de çok uygun fiyatlara. Ayaküstü tatlı krizleri için muhteşem bir tercih olacak.

Mutlaka deneyin. Pişman olmayacaksınız.

Gostilnica Turist (National Restaurant Turist),

Üsküp Türk Çarşısı’nda bulunan şirin bir restoran. Eski çarşıda, pötikareli masaları, sıcacık görünümüyle mutlaka dikkatinizi çekecektir. Çarşı içinde hem çevreyi izleyebilir hem de keyifle yemek yiyebilirsiniz.

Eski çarşıda gezerken acıkırsanız öğle yemeğinde Gostilnica’yı tercih edebilirsiniz.

Balkan köftesi, güveçte kuru fasulyesi ve şopska salatası çok güzel. Porsiyonlar oldukça doyurucu. Balkan pidesi ile sunulan yemekler oldukça lezzetli.

Bizim tercihlerimi hepsini denemek adına 2 kişi için farklı tatlar oluyor. Hepsini de zevkle yiyoruz J Üsküp geziniz boyunca fiyat avantajından faydalanıp farklı tatlardan denemenizi tavsiye derim J

Gostilnica Turist menüde neler var?

Tavuk Şiş: 250 den

Tavuk Burger: 150 den

Şiş Kebap: 200 den

Pirzola: 300 den

Kuzu Izgara: 300 den

Köfte: 95 den

Kaşarlı Köfte: 160 den

Baklava: 50 den

Tulumbalar: 50 den

Trileçe: 100 den

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Outside Courtyard Kapan An | Carsija region, Skopje, Makedonya Cumhuriyeti

Telefon: +389 2 322 9004

 

 

 

 

 

Belvedere Restoran

Ohri Gölü’nün kenarında, Arnavutluk sınırına çok yakın Makedonya’nın en büyük sekizinci kenti Ohrid’e gitmeden Üsküp geziniz tamam sayılmaz. Ohrid’e giderseniz de akşam yemeği tercihiniz Belvedere olmalı.

Belvedere Restoran’da Ohri Gölü sebebiyle su ürünlerini de bulmak mümkün. Ohri’den çıkan bir balık çeşidi denenebilecekler arasında. Bunun yanında çeşitli deniz ürünlerini de oldukça başarılı yapıyorlar. Kalamar oldukça başarılıydı.

Üsküp’ün olmazsa olmazı Cevapcici yanında Tikves Alexandria şarabı ile akşam yemeğinize çok yakışacak. Üsküp’ün özel şarabı Tikves Alexandria denemeden dönmeyin.

Kaşarlı köfte de Belvedere’nin meşhur lezzetlerinden.

Restoran hazırlık bölümünü camlı bölmeden izleyebiliyorsunuz. Mekanın dizaynı oldukça otantik. Balkan müzikli gecelerine yakışır dizaynı ile güzel bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.

Belvedere Restoran’da turist ilgisi dikkat çekiyor. Özellikle turla gelenler, Balkan Gecelerine katılıyor. Balkan dansları ile özel bir akşam yemeği hizmeti sunuyor.

Kalabalık ve yoğun ilgiye rağmen personellerin gürler yüzü ve hizmet kalitesi oldukça iyi.

Hem canlı müzik keyfi hem de kaliteli bir akşam yemeği yemek isterseniz Ohrid’deki tercihiz Belvedere olabilir J

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Kej Marshal Tito BB, Ohrid 6000, Makedonya Cumhuriyeti

Telefon: +389 46 231 520

 

Adana2 Ohrid

Ohrid’e gelip Adana’ya uğramadan olmaz J

Ohrid Türk çarsısında geleneksel Üsküp yemeklerinin lezzet durağı. Hem de Türkiye şehri adıyla J Burada meşhur Üsküp Kuru fasulyesi ve kaşarlı Üsküp köftesi ile birlikte şopska salata deneyin J

Aile işletmesi olan Adana2, Ohrid çarşı içerisinde şirin bir işletme. Bu küçük işletme oldukça kalabalık.

Ailenin samimi ve gürler yüzlü hizmeti müşteri memnuniyetini çok etkiliyor.

Fiyatlar oldukça makul J

Uğrarsanız bizi de hatırlayın,

 

 

 

 

Matka Cafe

Üsküp’e gelip Matka Kanyonu’nu görmeden olmaz. Yaklaşık olarak 500 hektarlık bir alan kaplayan Matka, Makedonya’nın en ünlü açık hava alanlarından bir tanesi. Gezinize doğayı da dahil etmek isterseniz Matka Kanyonu’nu mutlaka rotanıza ekleyin. Burada bulunan tek kafeteryada ise en azından bir kahve molası verebilir ve uzun yürüyüş sonrası dinlenebilirsiniz.

Matka Kanyonu’nda bulunan kafeteryada trekking sonrası, kahve, salep, sıcak çikolata deneyebilirsiniz. Bizim tercihimiz sıcak çikolata ve latte olmuştu. 240 Den ödemiştik. Kanyon şehirden uzak olması sebebiyle birazcık merkeze göre pahalı J Ama Matka Kanyonu manzarasında sıcacık kahvenizi yudumlamak için fiyat farkı çok bir şey ifade etmiyor.

Kanyon manzaralı mini tabureli masalarında diğer müşterilerle yan yana konuşlanıp anın tadını çıkarın.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın J

Gamze Kır Sapancı

@gamzenika

Fotoğraflar: Akın Sapancı

 

Adrasan Koyu
Life StyleTravel

Adrasan Koyu’na Kamp Attık!

posted by gamzenika_admin 18 Temmuz 2018 0 comments

 

Bu yıl tatil rotamızda en güzel koylarda kamp atma hedefimiz vardı. Bunlardan bir tanesi de şüphesiz Adrasan Koyu idi. Bir diğer adı ile Çavuşköy. Fakat Adrasan ’da kamp atmak ile ilgili çokta içerik bulamadık aslında. Nedir, ne değildir tam bir bilgi sahibi olamayınca da bu minik Adrasan kamp rehberini yazmanın birçok soru soran takipçimiz için faydalı olacağını düşündük.

Ulaşım:

Antalya Merkez’den Kemer istikametine kadar devam edip, Tekirova ve Ulupınar’dan sonraki Olympos sapağından geçip Adrasan tabelasını takip edeceksiniz. Yaklaşık 10 km’lik bir yolculuk sonunda Adrasan Köyü’ne ulaşmış olacaksınız. Adrasan Köyü’nden 4 km sonra ise Adrasan Sahili sizi karşılıyor olacak. Eğer özel aracınız yoksa otogardan Kumluca ilçesine giden araçlara binip Olympos/Çavuşköy sapağında inip, Adrasan’a giden minibüslere binmeniz gerekecek. Veya Kumluca otogardan direkt Adrasan’a giden minibüslerle ulaşmak mümkün.

Tabi bizim kamp attığımız Adrasan Koyu için ise Adrasan sahilinin sonunda Ford Hotel’den yukarı çıkıp toprak yolu takip ederek ulaşıyorsunuz. Ormanlık alan içerisinde, denizin hemen dibinde muhteşem bir kamp alanı sizi karşılıyor olacak. Gündüz gözü ile kamp yeri seçmek her zaman daha sağlıklı ve güvenilir. Buna dikkat etmenizi öneririm. Ayrıca belirtmek isterim, biz gece gittik ve rahatlıkla ulaştık. Fakat ertesi günü bu koya giden yolun kapatıldığını öğrendik. Bazı kampçılar yürüyerek gelmişlerdi. Dönüşte yol yine açıktı. Sanırım bazen yoğunluk sebebi ile Adrasan Koyu’na giden yolu da kapatabiliyorlar.

Adrasan’da Kamp Yapmak Hakkında Bilinmesi Gerekeneler:

  • Adrasan Sahili 2 km’lik muhteşem plajı ile ünlü. Yeşil ile mavinin buluştuğu Adrasan, doğayı seven tatilciler için paha biçilmez bir tercih.
  • Adrasan Koyu’nda kamp atmak, pek çok serbest kamp alanına göre avantajlı. Ulaşımı çok kolay olması nedeni ile baş tercih sebebi.
  • Adrasan Koyu’nda ne var ne yok derseniz, WC var, duş var 🙂 Ücretsiz bir kamp alanında bunları bulmak hemen hemen imkânsızken belediyesi sağ olsun tertemiz imkânlar sunmuş. Temiz olduğunu özellikle belirtiyorum, gerçekten biz gittiğimizde çok temizdi.
  • Kamp alanına inmeden, yukarıda da çeşme var, kullanım suyu da mevcut. Hem ekipmanlarınızı temizleyebilir, hem gıda yıkamada kullanabilirsiniz.
  • Ateş yakmak yasak fakat bu kurala kimsenin uymadığını da fark edeceksiniz. Hem doğal ateş hem tüp kullanımı serbest bir şekilde sağlanabiliyordu. Temkinli kullanım ile ateş yakabiliyorsunuz.
  • Kamp alanına inen yol çok dik ve taşlı, yine uygun ayakkabınız olması gerekiyor.
  • Deniz kenarı kumsal, deniz inanılmaz temiz. Adrasan sahili manzaralı 10 milyon yıldızlı doğa oteli J Adrasan Koyu’na gittiğinizde balıklarla birlikte yüzeceğiniz berraklıkta bir deniz sizi karşılayacak. Muhteşem manzarası ve doğası ile sizi büyüleyecek. Adrasan girişte yukarıdan fotoğraf çekmeyi sakın unutmayın.
  • Su altı fotoğrafları için çok ideal bir koy. Suyunun berraklığı işinizi kolaylaştıracak. Hem deniz hem orman doğası ile muhteşem bir fotoğraf rotası 🙂
  • Çadırınızı kumsala kurmak şahane ama bunun sabahı da var tabi J Sabah güneş tepenizde uyandığınızda hiç sevimli olmuyor. Erken uyanmak için ise çok iyi taktik J Çadırınızı ağaçlık alanlara kurmanız öğlen denize girip gölgede kalmak ve yemek yerken gölge alanda olmak açısından faydalı. Bu ihtiyacınızı da karşılayacak ağaçlık alan mevcut.
  • Yabani hayvan ile ilgili hiçbir problem yaşamadık. Hatta sinek, böcek sorunu da yok denecek kadar azdı.
  • Güvenlik konusunda sorun yaşamadık. Merkeze çok yakın bir yer. Ayrıca etrafınızda da kamçılar var.
  • Çok yakın çevresinde alışveriş imkanınız olmadığından, merkezden alışveriş yapıp geçmeniz faydalı olacaktır. Soğuk ürünler için ise yakın mesafe olmasından ötürü merkeze git gel yapmak çok daha mantıklı.

Pek çok serbest kamp alanında bulunmayan imkanları ile Adrasan çok iyi bir kamp rotası. Keşfetmediyseniz haydi! Ne duruyorsunuz? Çadırınızı alın ve çıkın yola 🙂

 

Adrasan’da kamp yaparsanız bizi de hatırlayın 🙂

Sevgiler,

Twitter: @sapancigamze

Instagram: @gamzenika

Photo By: @akinsapanci

 

Life StyleTravel

CENNETTEN BİR KÖŞE ‘SÜLÜKLÜ GÖL’

posted by gamzenika_admin 10 Mayıs 2018 0 comments

CENNETTEN BİR KÖŞE ‘SÜLÜKLÜ GÖL’

Hafta sonu İzmit’e yakın bir lokasyonda cenneti yaşamaya ne dersiniz? Hadi o zaman rotamızı Sülüklü Göl’e çevirelim.

Sülüklü Göl aslında Bolu’nun Tavşansuyu Köyü’nün sınırları içerinde kalıyor. Fakat aslında Sakarya ile Bolu’nun sınırını belirliyor. Bu sebeple de iki güzel ilimiz tarafından paylaşılmış durumda. İzmit’ten gidiş sağlarken Sakarya Akyazı ilçesinden giden yol üzerinden Dokurcun Köyü’ne vardıktan sonra, 9,5 km’lik toprak yoldan Sülüklü Göl’e çıkıyorsunuz. Yol taş, toprak ve dar bir yol. Fakat yanı başınızda akan derenin sesi ve daha girişte sizi tüm misafirperverliği ile karşılayan doğa bu yolun olumsuz koşullarını görmenize engel oluyor. Yavaş yavaş çıkarken karşınıza sincap çıkabiliyor, hiç görmediğiniz renkli kuşlar görebiliyor ve mis gibi yeşilin kokusunu içinize çekebiliyorsunuz. Yolun sonunda ise sizi bekleyen cenneti gördüğünüzde geldiğinize hiçte pişman olmayacaksınız.

Sülüklü Göl konum itibari ile ormanların arasında kalan doğa harikası bir göl. Uzmanların incelemelerine göre yaklaşık 300 yıl öncesinde Tavşansuyu köyünün yolu buradan geçiyormuş. Tektonik hareketler sonucu yol kesiliyor ve Sülüklü Göl oluşuyor. Göl etrafını saran çam ve kayın ağaçları oldukça uzun olduklarından ormanın ortasında kocaman bir göl görüntüsü ile sizi büyülüyor.

Sülüklü Göl Manzarasında Kahvaltı

Sülüklü Göl Manzarasında Kahvaltı

Sülüklü Göl Hakkında Bilinmesi Gereken Önemli Detaylar;

  • Sülüklü Göl’de herhangi bir satış noktası yok. En son alışveriş yapabileceğiniz nokta Dokurcun Köyü, alacaklarınızı buradan alıp çıkmanız gerekiyor. Dokurcun köyü de yaklaşık 12 km uzaklıkta
  • Sülüklü Göl’e çıkan toprak yol 9,5 km’lik dar ve taşlı bir yol. Yağışlı zamanlarda çıkış biraz zor olsa da çıkışı engelleyen bir olumsuzluk ile karşılaşmadık.
  • Sülüklü Göl’de telefonlar çekmiyor. Bazı GSM operatörlerinin çektiği söyleniyor fakat biz denk gelmedik. Telefonların erişimsiz olması da kafa detoksu yapmanızı sağlayacak, doğanın tadını çıkarın 🙂
  • Sülüklü Göl Milli Park alanı çevresinde kamp kurulabiliyor. Serbest kamp alanı olması nedeniyle herhangi bir ücret ödenmiyor.
  • Mayıs ayında gece çadır şartları çok zorlu olmadı. Hatta hiç üşümedik. Uyku tulumu yeterli olacaktır.
  • Sülüklü Göl milli parka girişte lavabolar mevcut. Çok temiz olmasalar dahi iş görüyorlar.
  • Temiz su tedarik etmeniz için çeşmeler var.
  • Kampta ateş yakmak serbest, doğaya zarar veremeden, kontrollü bir şekilde ateş yakabilirsiniz. Maalesef orman gezimiz sırasında çok fazla ağaç kesildiğine tanık olduk, lütfen bu konuda duyarlı olalım ve doğaya zarar vermeyelim. Köyde odun satışı var ve çok ucuz fiyatlara. 1 çuval odun 12 TL. Ayrıca etrafta bolca kuru dal bulunuyor, ateş yakmak konusunda sıkıntı yaşamazsınız.
  • Sülüklü Göl çevresinde yürüyüş alanı var, fakat kışın yağış sebebiyle yürüyüş parkuru biraz daralmış, sonbaharda gittiğimizde göl çevresinde hemen hemen tam tur yapabilmiştik. Mayıs ayında mümkün olmadı.
  • Sülüklü Göl yukarında bir de yayla var, sanırım 1000 metre yukarıda. Biz henüz keşfedemedik ama gördüğümüz fotoğraflarda harika bir manzara mevcut.
  • Sülüklü Göl’de yabani hayvanlarla ile ilgili biz herhangi bir sorun yaşamadık. Fakat bu demek değil ki yabani hayvanlar yok. Dikkatli olmakta fayda var diye düşünüyorum.
  • Gece çok fazla tüfek sesi duyacaksınız, bu biraz rahatsız edici. Ama gece yarısı oldukça fazla atış sesi duyduk. Maalesef yasaktır tabelaları olmasına rağmen atışa devam ediyorlar.
  • Sülüklü Göl günübirlik piknik yapmak için de ideal bir yer. En azından doğa harikası bir yerde piknik yapmış olmanın tadını çıkarın. Tercih sizin ama tavsiyem kamp kurmaktan yana 🙂
  • Sülüklü Göl’de sülükten çok kurbağa ve balık var J Vakti zamanında göle atılan balıklar sülükleri yemiş ve sülük kalmamış diye söyleniyor.
  • Sülüklü Göl’de balık tutmak yasak.
  • Sülüklü Göl için yeme içmeden bahsedecek olursak, ister yukarı çıkarken sağdaki alabalık tesislerinde yemeğinizi yersiniz, isterseniz kendin pişir kendin ye yaparsınız 🙂 Tercih sizin. Tavsiyeniz nedir derseniz de, tabi ki kendin pişir kendin ye 🙂

Sülüklü Göl’e gerçekten doymak, doğayı doyasıya yaşamak istiyorsanız kesinlikle kamp kurmalısınız. Günübirlik keyif yaşayabilirsiniz fakat doğa ile baş başa çok vakit geçiremezsiniz.

Hadi alın çadırınızı çantanızı, gidin Sülüklü Göl’e. Giderseniz bizi de hatırlayın.

Sevgiler.

Twitter: @sapancigamze

Instagram : @gamzenika

Photo By : @akinsapanci

 

 

 

Travel

Ağva Hacıllı Şelalesi

posted by gamzenika_admin 5 Nisan 2018 0 comments

Bir Pazar günü keşfi için rotamızı İzmit’e çok yakın olan Şile, Ağva’ya çeviriyoruz. Doğanın yeni uyandığı erken saatlerde yola çıkmanın her zaman faydasını gördük. Yollar çok sakin ve doğanın sesi duyulabilir halde. Baharın gelmesi ile birlikte kuşların şarkıları adeta huzur dolduruyor içimizi.

Hacıllı’ya ulaşım İstanbul üzerinden Şile/Ağva yolu ile veya Gebze/Şekerpınar tarafından sağlanabilir. Bu yıllar için Şile yolunun daha kolay olduğunu düşünüyorum. İstanbul Hacıllı mesafe 90 km.

Kocaeli’den ulaşım sağlayacaklar ise Kandıra/Ağva yolu üzerinden kolaylıkla Hacıllı Köyü’ne ulaşabilirler, yaklaşık 40 dakikalık bir köy yolculuğu ile önce Hacıllı Köyü’ne daha sonra şelaleye giden ve nehir kenarında bulunan yeşil alana ulaşabilirsiniz.

Hacıllı’ya Ne Zaman Gidilir?

Bence ilkbahar ve sonbahar aylarında gidenler daha çok keyif alacaktır. Çünkü yaz aylarında günübirlikçi ve piknikçi akınına uğrayacak bir yer. Biz ilkbaharda gittik ve çok memnun kaldık.

Hacıllı’da Neler mi Yapılır?

Göksu Nehri Kıyısında Kısa bir Mola

Göksu Nehri Kıyısında Kısa bir Mola

Hacıllı Köyü ve Hacıllı Şelalesi kamp tutkunları için oldukça elverişli bir doğa harikası. Hemen hemen her yerde kamp kurulacak ve doğal aktiviteler yapılacak alanlar var. Köyün girişini geçtikten sonra aşağı inerken solda alabildiğince yeşillik bir alanda, salıncak kurulmuş bir alan göreceksiniz. Burası Göksu Nehri’ne yürüme mesafesi olmasına rağmen kamp kurulabilecek güzel bir alan. Fakat kamp kurmadan önce köy muhtarına bilgi verilmesi gerekiyor. Bununla ilgili özellikle bir uyarı levhası da hazırlamışlar. Kamp alanı olarak nehir kenarını tercih edenlerin sayısı ise oldukça fazla. Ateş yakmak doğayı korumak şartı ile serbest. Araçlarınızı da hemen nehir kenarına yakın alana park edebiliyorsunuz.

Göksu Nehri Trekking Parkuru

Göksu Nehri Trekking Parkuru

 

Göksu Nehri kıyısında, gerek nehir kıyısından gerek harika patikalardan yürüyüşler yapabilir, zaman zaman suyun karşısına geçmek için aksiyonlar da yaşayabilirsiniz. Bazı alanlarda suya tamamen girmeniz gerekebilir, buna uygun ayakkabı giymenizi öneririm J Ya da kütüklerden yapılmış ilkel köprüleri kullanarak maceralara yelken açabilirsiniz. Açıkçası ben su ile bu kadar temas edeceğimi düşünmediğimden spor ayakkabı ile gitmiştim. Fakat suların içinden geçme durumu çok fazla oluyor. Bir de yağmurlu bir dönemde gittiyseniz vay halinize . Tabi olumlu yönleri de yok değil, yağmur birlikte açığa çıkan toprak kokusu yağmurun hemen ardından açan güneş ile kuşların cıvıltısı, nehir şırıltısı derken doğayı doya doya yaşayacağınız ender noktalardan bir tanesi.

Hacıllı Şelalesi Trekking Parkuru

Hacıllı Şelalesi Trekking Parkuru

Günübirlik gidilip piknik yapabileceğiniz veya sadece kahve içip kitap okuyabileceğiniz bir dinlenme noktası.

Hacıllı Şelalesi

Hacıllı Şelalesi

Hacıllı için bir diğer aktivite ise trekking yaparken ve özellikle şelaleye doğru giderken bazı noktalarda ipli tırmanış yapılan alanlar. Tabi profesyonel olarak tırmanış yapılacak alanlarda olduğu söyleniyor biz denemedik.

Hacıllı şelalesine vardığınızda 2 koldan akan muhteşem şelalenin oluşturduğu gölün ortasında küçğk bir toprak adacık göreceksiniz. İşte sosyal medyada burada kamp atanların fotoğraflarına aşık olup Hacıllı’ya gidenler pek çok. Bu noktanın yukarısına çıktığınızda ise (kayalılardan iple çıkılan bir nokta ama zorlu bir nokta değil, ipsiz de çıkılabilecek bir yer) tek koldan akan diğer bir şelale ve minik mağarayı göreceksiniz. Mağarayı detaylı görebilmek için ise iple tırmanmak gerekiyor.

Bizim bir diğer dinlenme noktamızda bu bölge olmuştu ve oldukça keyifliydi.

Hacıllı Şelalesi

Hacıllı Şelalesi

Hacıllı’da bol oksijen, bol yürüyüş ve bol ıslanma ile geçen bir Pazar günü ardından cebimizde kalan doyasıya doğayı yaşamak oldu.

Hacıllı Şelalesi, Mağara

Hacıllı Şelalesi, Mağarası

Bir günübirlik aktivite sonunda daha, burada kamp kurmaya geleceğiz dedik ve geri döndük  🙂

Bir başka gezide buluşmak dileğiyle,

Sevgiler,

Twitter: @sapancigamze

Instagram : @gamzenika

Photo By : @akinsapanci

 

FoodTravel

Üsküp Gezi Rehberi

posted by gamzenika_admin 16 Şubat 2018 0 comments

BALKANLAR’IN İNCİSİ MAKEDONYA GEZİ REHBERİ

ÜSKÜP, OHRİD, BİTOLA VE MATKA KANYONU

Skopje, Üsküp

Skopje, Üsküp

Balkanlar’ın incisi ve Makedonya’nın başkenti Skopje yani Üsküp, hafta sonu gezilebilecek küçük, şirin bir şehir olduğundan Cuma gününden yola koyularak bu küçük Avrupa kentini keşfe gidiyoruz. Yaklaşık 600 yıl Osmanlı himayesinde kalmış bu şirin Avrupa şehrinde her yerde Türk kültürünün izlerine rastlamak mümkün. O zaman haydi bu şirin Avrupa kentini keşfedelim J

Üsküp Ulaşım

İstanbul Sabiha Gökçen Hava Limanı’ndan 1/1,5 saatlik bir uçuş ile Üsküp Alexander the Great Hava Limanı’ndayız. Üsküp için Pegasus indirimli günleri takip ederek oldukça ucuz biletler alabilirsiniz.

Hava Limanı’ndan merkeze ister Vardar Express ile 3 Euro’ya, ister taksi ile 20 Euro’ya geçebilirsiniz. Şayet araba kiralamak isterseniz 2018 yılı Şubat ayı için fiyatlar günlük 20 Euro, evet aslında çok uygun, fakat şunu belirtmek isterim, 500 Euro da depozito alıyorlarJ Bu durumda araç kiralamak biraz kasıyor. Ayrıca söylentilere göre alınan bu depozito, araç tesliminde en ufak bir ayrıntıda kesintiye uğruyor. Çok dikkatli olmak gerekiyor.

Vardar Express ile Merkez Holiday Inn önünde indikten sonra çok kısa mesafe yürüdüğünüzde Heykel alanında yani merkezde oluyorsunuz. Vardar Express saatleri için tıklayınız.

Üsküp Konaklama

Üsküp’te konaklamak için mutlaka merkez tercihiniz olmalı. Bizim tercihimiz hemen heykelin dibinde bulunan, hatta en gözde yeme/içme mekânlarının bulunduğu bölgede London Bed and Breakfast oldu. Kahvaltı dâhil gecelik fiyat 46 Euro, ve kahvaltı gerçekten çok iyiydi. Ayrıca odaların konforu da güzeldi. Bununla birlikte daha ucuza Hostel şansınızda var. Fakat hostellerde dikkat etmeniz gereken nokta banyoların ortak kullanım alanı olmaması. Merkez’de Booking.com ile pek çok seçenek önünüzde.

Üsküp Gezilecek Yerler

Heykeller şehri Skopje, merkez dışında şirin yolları ile gezilecek güzel noktaları olan şirin mi şirin Avrupa kenti. Şehre girdiğinizde özellikle merkezde adım başı önünüzde duran heykeller dikkatinizi çekecek J Bu da neyin nesi, ne anlamı var demeyin. Gerçekten bazıları anlamsızca dikilmiş heykeller.. Şehri güzelleştirmek için heykellere boğmuşlar ve bunun için epey de masraf yapmışlar. Halk bu konuda tepkili sanırım. Kimse çok hoşnut görünmüyor J Abartı heykel varlığı da doğal Skopje havasını bozuyor bizce de. Neyse biz gezimize bakalım J Keşfettiğimiz güzel noktalardan bahsedelim.

Üsküp’te zamanınız kısıtlıysa uzak noktalar için 1 tam gün ayırmanızda fayda var. Hem yorgunluk hissedilmesin hem de uzak noktalar garanti olsun diye.

Tüm gezilerimizde olduğu gibi Üsküp gezimizde de erken uyanma kuralını bozmuyoruz.

İlk gün Brodway Börekçisi’nde (Brodway Burek) yaptığımız geleneksel bir Üsküp kahvaltısı ile güne başlıyoruz. Burada Boşnak Böreği ve Simit Poğaça meşhur J Yeme içme kısmında tekrar bahsedeceğim.

 

 

Ohrid

Üsküp’ten yaklaşık 172 km’lik bir yolculuk yapacağımız Ohrid’e doğru yola koyuluyoruz fakat yol üzerinde uğrayacağımız bazı yerler de var.

Üsküp’ten sonra ilk durak Tetova olacak. 41 km’lik bir yolculuk ile buradaki noktalarımızı ziyaret edeceğiz.

Alaca Camii  (Paşa Camii)Kalkandelen

Paşa Camii , bir diğer adıyla Alaca Camii ilk durağımız oluyor. Camii’nin yapımıyla alakalı öykü çok hoşumuza gidiyor. Üsküp Kalkandere yani Tetova’lı 2 genç kız kardeş Urshide ve Murshide  yaptıkları el işlerinden elde ettikleri gelirler ile 1495 yılında bir camii yaptırıyorlar. Camii boyamasında 50000 yumurta, tavşan kanı ve kireç kullanılmış. 1898 yılında Tetova’da yaşanan büyük yangın sonrasında Camii de büyük hasar görüyor ve Osmanlı paşalarından Mustafa Paşa caminin restore edilmesi için talimat veriyor. Caminin iç dizaynı alacalı, el işi nakış gibi rengarenk olmasının sebebi de 2 kız kardeşin el emekleri ile bu camiyi yaptırmış olmaları. Bir caminin bu denli güzel olmasını da kadın elinin değmiş olmasına bağlıyorum J Görevli tüm misafirperverliği ile anlatıyor caminin hikayesini. İki kız kardeşin türbesi de bahçede bulunuyor.

Su Müzesi (Water Museum, Bay on Bones)

Su Müzesi (Water Museum, Bay on Bones)

Su Müzesi (Water Museum, Bay on Bones)

 

İkinci durağımız olan  Su Müzesi’ne  (Water on Museum,Bay on Bones) gidiyoruz. Müze girişi 100 Den. Su Müzesi Ohri Gölü üzerinde kurulmuş, geleneksel Üsküp evlerinden oluşuyor. Su üzerindeki eski yaşamların sergilendiği müzede Temsili Üsküp evlerini görmek mümkün. Her bir ev topraktan yapılmış, içerisinde de o günlere ait eşyalar temsil edilmiş. İnsan gezerken bu evlerde nasıl yaşanır demeden duramıyor.

Sveti Naum

Ohri’ye 30 dakikalık mesafede bulunan Sveti Naum Manastır’ı mutlaka görülmeli. Yukarıdan Ohri Gölü manzarası şahane. Manastır girişi 100 Den. Yemyeşil milli park içerisine kurulmuş Stevi Naum doğa harikası. Manastır içinde muhteşem tavus kuşları sizi bekliyor.

Sveti Naum’da sandal turu da yapabilirsiniz. Kişi başı 5 Euro ile harika manzaralar ve Ohri Gölü’nün kaynayan kaynağını görebilirsiniz. Suyun berraklığı, gölün temizliği dikkatinizi çekecek. Ayrıca suyun sodalı içilebilir bir su olduğunu da öğreniyoruz. Yüzülebilir, balık tutulabilir tertemiz bir su J

Ohri küçük ama çok şirin bir kasaba. Safranbolu’yu andıran sokaklarından yukarı doğru çıkarak yeni inşa edilen kiliseyi ziyaret ediyoruz. Kiliseye giriş kişi başı 100 Den. Buradan da manzara bir harika. Evliya Çelebi Seyahatname’sinde Ohrid’de 365  kilise olduğundan bahseder. Biz 365 kilise göremezsek de hala yapımı devam eden kiliseler mevcuttu J St. John Kaneo Kilisesi de görmeye değer. Buradan da harika bir Ohri manzarası yakalayacaksınız.

Ohri Kalesi ise yine göl manzarasını izlemek için şahane bir seçenek. Giriş için 2 Euro. Kaleye çıkış merdivenleri biraz dar ve fazlaca dik. Korku ile inenleri gördükçe acaba çıkmasak mı diye geçiriyorum içimden. Ama açıkçası bana o kadar da korkunç gelmiyor. Çünkü merdiven kenarlarında tırabzanlar var. Korkulacak bir şey yok J Manzarayı izlemeye değecek kadar güzel J

Ohrid merkezde Türk Çarşısı’nı gezebilir, meşhur Ohri İnci’sinden hediyelikler alabilirsiniz. Fiyatlar tabi ki daha ucuz. Ohri İncisi almadan dönmeyin derim.

Ohrid’de Belvedere’de muhteşem Balkan köftelerinin tadına bakıp, Tikves Alexandria şarap içebilirsiniz. Üsküp’ün ucuz bir Balkan ülkesi olduğunu anlayacaksınız. Kalite bir restoranda, kalite yemekler yiyip yine az ödeme yapmak gibisi yok.

Bir de Adana 2 diye salaş bir köftecisi var Ohrid’in. Burada da kuru fasulye ve köfte, yanında şopska salata ile muhteşem. Çalışanların güler yüzü ve herkesin Türkçe konuşması insan memlekette hissettiriyor.

Ohri şirin mi şirin, güzel mi güzel bir kasaba, ben çok doyamasam daha çok yolumuz olduğundan geri dönüyoruz. Bir Balkan turunda en azından bir gece geçirmeye değecek güzellikte.

Ohri sokaklarında dolaşıp, güzel manzaranın tadını çıkardıktan sonra Bitola’ya gitmek üzere yol koyuluyoruz.

Bitola(Manastır)

Bitola’ya giderken yol üzerinde meyve satıcıları göreceksiniz. Resen kasabası elmaları ile meşhur. Mutlaka bunlardan elma alın. Gerçekten çok tatlı, leziz elmalar.. Resen sonrası Bitola’dayız. ,

Bitola Makedonya’nın ikinci büyük şehri. Bitola bizim için de çok önemli. Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri eğitimini aldığı Manastır Askeri İdadi’si de Bitola’da. Yurt dışı seyahatlerinde Atatürk’ün izi olan yerleri ziyaret edip Atatürk’ü hissetmek bizim için ayrı bir hissiyat. Böyle bir şansımız varsa fırsatı kaçırmıyoruz.

Manastır Askeri İdadi Müzesi saat 16.00’da kapanıyor. İçeri giriş 100 Den. Biz saat 17.00’de orada olduğumuz için güvenlik ile sıkı bir konuşma yapıp sadece Atatürk Müzesi’ni ziyaret etmenin yeterli olacağını söyleyip ikna ediyoruz. Atatürk’ün okul yıllarına ait eşyaların sergilendiği müzede duygulanıp adım adım geziyoruz. Atatürk2ün başarılarla dolu okul hayatı ve notlarının yazdığı karneleri de sergileniyor.

Bitola sokaklarında turlayıp, Atatürk’ün adımladığını düşünüp hüzünleniyoruz.

Bitola turundan sonra Üsküp Merkez’e geri dönüyoruz.

Makedonya Meydanı

Üsküp’ün meşhur meydanı heykellerle dolu, ama en önemlisi Büyük İskender Heykeli. Biz her ne kadar Büyük İskender Heykeli olarak bilesek de heykel Üsküp’te Yunanistan ile yaşanan krizlerden dolayı ‘At Üzerindeki Savaşçı ‘olarak adlandırılıyor. Sanırım bu mesele epey bir kriz oluşturuyor çünkü Üsküp gezim boyunca yaptığım canlı yayın ve hikâyelere pek çok mesaj aldım J Orası Makedonya değil, Üsküp şeklinde oldukça sert mesajlardı J

Makedon Takı

Meydanın bir tarafında bulunan Porta Macedonian yani Makedonya Takı, Makedonya’nın bağımsızlığının 20. Yılında inşa edilmiş. Üsküp merkezde adım başı bulunan heykeller dikkatinizi çekecek. Açıkçası biz çok mana veremedik. Adım başı mecazi bir tabir de değil. Ciddi ciddi her yer heykel. Ve şehri boğmuş heykeller. Sadelikten yanayım, anlamı olmayan birçok heykel bir şehri ruhsuzlaştırıyor diye düşünüyorum.

Taş Köprü (Stone Bridge)

Üsküp’ü ikiye ayıran Vardar Nehri üzerinde Osmanlı tarafından inşa edilmiş Taş Köprü bulunuyor. Makedon halkı eski olmasından dolayı köprünün yıkılıp yenisinin yapılması istemiş ama, bu haliyle oldukça güzel. Hatta benzerlerini de inşa etmeye başlamışlar.

The Bridge of Art

Taş Köprü’nün karşısında bulunan bir diğer köprü. Üsküplü sanatçıların, yazarların, eğitimcilerin yaptığı bir köprüymüşJ Taş Köprü’ye benzerliği ile dikkat çekiyor.

Makedonya Milli Müzesi

Özellikle akşam saatlerinde ışıklar içindeki görüntüsü muhteşem. İçerisinde Makedon liderlerin balmumu heykelleri bulunuyormuş, biz içini ziyaret etmedik. Bu heybetli ışıklar içindeki hali fotoğraf çekmek için harikaydı.

Üsküp Türk Çarşısı (Old Bazaar)

Tarihi Türk Çarşısı öğle saatlerinde oldukça hareketli. Fakat sabah erken saatler ve akşam saatleri sanki hayat yokmuş gibi. Pazar günü ise oldukça şenlikli oluyor. Üsküp eski çarşıda hediyelik eşyalar alıp, sokaklarında turlamak çok güzel. Çay kahve içebileceğiniz küçük kafeler oldukça şirin.

Antika dükkanları da ilginizi çekebilir.

Çifte Hamam

Türk Çarsısı içinde bulunan hamam tesadüfen karşımıza çıkıyor diyebilirim J Dışarıdan çok güzel görünüyor ve nasıl fark etmedik ki diyorumJ İçerisinde yine bir müze var J

Üsküp Kalesi

Üsküp Türk Çarşısı’ndan yukarı doğru tırmanıp şehirden görünen Üsküp Kalesi’ne ulaşıyorsunuz. Buradan panoramik Üsküp görüntüsü oldukça güzel. Kaleye Pazar günü serbest giriş yaptık. Her zaman da ücretsiz olduğunu öğreniyoruz. İçerisi de oldukça viraneydi. Kale manzara noktalarında gezindikten sonra ayrıldık.

Mustafa Paşa Camii

Üsküp Kalesi’nden inerken uğrayabileceğiniz Mustafa Paşa Camii Osmanlı döneminde yapılmış Türk izlerinin olduğu bir camii.

Matka Kanyonu

Üsküp’e gidip Matka Kanyonu’nu görmeden dönülmez. Matka Kanyonu’na ulaşım için araç kiralayabilir veya Vero AVM’nin karşısındaki 0007 numaralı duraktan 60 numaralı otobüslere binebilirsiniz. Otobüsler sadece 2,5 Euro ve saat başı var. Yine de internet sitesinden saatlerine bakmanız faydalı olacaktır. Matka Kanyonu için en az yarım gün ayırmanız faydalı olacaktır. Gezi planınızı buna göre yapın. Erken gidipi, erken dönüş ile bir gün içinde pek çok noktayı görebilirsiniz.

Matka Kanyonu doğa harikası, yeşillikler içinde baraj gölünün bulunduğu bir kanyon. Trekking severler için oldukça uzun bir parkur. İsterseniz tekne turu ile 1 saat mağara gezileri de yapabilirsiniz. Kanyon içinde bulunan restaurantta mutlaka sıcak bir şeyler için. Yine güler yüzlü hizmet ve yine ucuz fiyatlar. Kanyon içerisinde bir otel ve bir de kilise bulunuyor.

Harika manzaralarda uzun bir yürüyüş sonunda kahvelerimizi içip Matka Kanyonu’ndan ayrılıyoruz.

Ezero Treska

Üsküp yeşil ve büyük parkları ile ünlü. Yazın halk bu parklardan çıkmıyormuş. Kış aylarında bomboş olsa da yürüyüş yapanları görmek mümkün. Ezero Treska Matka Kanyonu yolu üzerinde küçük bir gölü olan park. Yazın bu gölde yüzülüyormuş. Çok temiz olduğunu söyleyemem. Sadece geçerken merak edip uğradık.

Makedonsko Selo (Makedon Köyü)

Meşhur Milenyum Haç’a doğru çıkarken, sağa girip km aşağı indiğinizde bu Makedon Köyü’ne ulaşıyorsunuz. İçerisi küçük bir köy gibi evlerin bulunduğu Arnavut kaldırımlı yolları ile oldukça güzel.  Geleneksel mimarisi ile otel ve kafeterya olarak hizmet veriyor. Akşam ışıklar içinde ve manzarası da şahane. Burada bulunan kafeteryada sahlep içip manzaranın tadını çıkarmanızı öneririm.

Milenyum Tacı

Şehrin her noktasından görünebilen, tam bir manzara noktasında yapılmış büyük haç. Akşam saatlerinde ışıklı görüntüsü ile oldukça dikkat çekici. Belli bir noktadan sonra teleferik ile çıkılıyor.

Üsküp’te Yeme İçme

Destan Köfte’de Balkan Köftesi yemeden dönülmez. Yanında biberi, soğan salatası ile parmak köfteler (cevapci) oldukça leziz.

Pelister üsküp’te muhteşem bir İtalyan Mutfağı J Tercihimiz makarna ve steak oluyor. Sunumlar harika. Fiyatlar da çok pahalı değil kalitesine göre. Sadece biraz fazla rağbet olduğundan kalabalık ve beklemeli oluyor. Burada özel Üsküp şaraplarından denemeyi atlamayın. Keyifli bir akşam yemeği için mutlaka denenmeli.

London Bistro,  kahvaltıları muhteşem. Bizim tercihimiz Makedon Kahvaltısı ve İngiliz Kahvaltısı oldu. Makedon kahvaltısının vazgeçilmesi Ajvar sos çok lezizdi . Hem otel hem restoran olarak hizmet veriyor. Kahvaltı çeşitlerine Bayıldık J Ayrıca burada otelde kalıp kahvaltının dâhil olması büyük avantaj. London Bistro hizmeti ile dikkat çekici, aşırı güler yüzlü ve ilgililer.

Mado Prom diye bilinen ama aslında Türkiye’deki Mado’nın isim hakkı nedeniyle rest çektiği Necho J Burada efsane tatlılar var. Trileçe ve Kaymaçi bir harika J Kaymaçi süt, karamel ve yumurtadan oluşuyor. Ayrıca tulumba ve baklava çeşitleri de mevcut. Türk Çarşısı’nda bulunan mekan ilk bakışta görünmeyebilir. Tatlılara oldukça büyük bir rağbet var. Sabah saatlerinde henüz tatlılar gelmemiş oluyor. Fakat müşteriler sıraya dizilmiş durumdalar. Tatlılar tezgaha geldikten sonra ise müthiş bir kalabalık. Hem ayak üstü yiyenler, hem de paket alıp gidenler var.

Laçi, Necho’nun karşısında bulunan şirin mi şirin bir kahve evi diyelim.  Karşıdan Trileçe söyleyip çayınızı kahvenizi buradan alabilirsiniz. Ortak dostane bir çalışmaları var. Hepsi çok tatlı insanlar.

Brodway Burek , Balkan topraklarına gelip Boşnak böreklerini yemeden dönülmez. Salaş bir börekçide bunu da deniyoruz. Burada Simit Poğaça olarak adlandırılan bir ürün var ki, bildiğiniz ekmek arası börek J Ama tadı gzüel oluyor. Mutlaka deneyin. Yanında genellikle ayran ta da limonata tercih ediliyor. Boşnak böreklerinde ise kıymalı,  ıspanaklı, peynirli ve patatesli çeşitler mevcut. Börekler 45 den, Simit Poğaça 25 den, Ayran ve Yoğurt 20 den.

Sezam Pizza , Üsküp merkezde ayaküstü atıştırabileceğiniz köşe başı pizzacı J Biz çok keyif aldık. 2 koca dilim 70 den J

Special Record, Tam adından emin olmamakla birlikte köşe başında bulunan özel bir fırın J Burada harika pastalar, trileçe yiyebilirsiniz. Hem de çok uygun fiyatlara.

Gostilnica Turist (National Restaurant Turist), Üsküp Türk Çarşısı’nda bulunan şirin bir restoran, köftesi, kuru fasulyesi ve salatası çok güzel. Porsiyonlar oldukça doyurucu.

Belvedere, Ohrid’de güzel bir Üsküp yemeğni ucuza yemek isterim derseniz tercihiniz Belvedere olmalı. Cevapcici yanında Tikves Alexandria  şarap ile bir harika.

Adana2, Ohrid Türk çarsısında geleneksel Üsküp yemeklerinin lezzet durağı. Hem de Türkiye şehri adıyla J Burada meşhur Üsküp Kuru fasulyesi, ve kaşarlı Üsküp köftesi ile birlikte şopska salata deneyin J

Matka Cafe, Matka Kanyonu’nda bulunan kafeteryada trekking sonrası, kahve, sahlep, sıcak çikolata deneyebilirsiniz. Bizim tercihimiz sıcak çikolata ve latte olmuştu. 240 Den ödemiştik. Kanyon şehirden uzak olması sebebiyle birazcık merkeze göre pahalı J

Bir gezinin daha sonuna geldik J Hafta sonu küçük bir kaçamak yapılacak kadar şirin, sokaklarını arşınlamaktan zevk alacağınız bir Balkan şehri.. Keşfinizde bol adım, bol tadım ve bol kahkaha olsun J

Daha çok ve  uzun yollarımız olması dileğiyle,

Sevgiler

Beni ve daha birçok fotoğrafımı Instagram ve Facebook adreslerimden takip edebilirsiniz.

Twitter: @sapancigamze

Instagram : @gamzenika

Photo By : @akinsapanci

 

 

 

 

 

 

Travel

Salda Gölü

posted by gamzenika_admin 15 Temmuz 2017 0 comments
Salda Gölü

Salda Gölü

Salda Gölü Mini Gezisi

Fethiye/Kaş tatilimiz sonrası dönüş rotamızı Burdur yolu üzerinden yapmaya karar veriyoruz. Burada keşfetmek istediğimiz Salda Gölü, Türkiye’nin Maldivleri olarak biliniyor. Açıkçası uzun zamandır bu güzelliği bilmiyor olmanın derin hüznünü yaşıyoruz J Bunca zaman nasıl keşfetmemişiz, nasıl hep teğet geçmişiz inanılır gibi değil. Salda Gölü fotoğraflarını görüp de aşık olmamak elde değil. Kısacık zamanımızda, yurt dışına gidecek olmamıza rağmen hızlıca gezeriz, hemen yola koyuluruz diyerek kendimizi gaza getiriyoruz J  Ve keşif için yola koyuluyoruz.

Kaş Salda Gölü mesafe yaklaşık 242 km.

Burdur’un Yeşilova ilçesine bağlı Salda Gölü’nün ilçeye uzaklığı 4 km, Ege’nin güzel yollarından keyifli bir yolculuk ile hedefe ulaşıyoruz. Göle girişte heybetli görüntüsü, bembeyaz kumları, turkuaz mavi suları ile adeta Maldivlere gelmiş gibi hissediyoruz. Fotoğraflarda gördükleriniz hiç abartı değil, hatta gözle gördüğünüz çok daha büyüleyici olacak eminim.

44 km çevresi ile Salda Gölü çevresi birinci derece sit alanı olarak ilan edilmiş. 184 metreye varan derinliği ile de Türkiye’nin en derin göllerinden.

Arabamızı park ettikten sonra göl çevresini keşfe çıkıyoruz. Burada dikkatinizi çekmek istediğim önemli bir konu var. Sakın ola heyecanla kumsala doğru aracınızla gitmeye kalkışmayın, ileride arabalar görseniz dahi bunu yapmayın J Biz bu güzelliğe hemen kavuşmak uğruna, kumsalda da birkaç araba görerek bu hatayı yaptık ki az kalsın kuma batıyorduk, hatta hafif bir batış olmasına rağmen ucuz atlattık diyebilirim J Sonra tabana kuvvet koşarak göl çevresine indik.

Salda Gölü’nün çevresi oldukça büyük olması sebebiyle keşif yapmak için en iyiyi seçmek konusunda kararsızlık yaşanabiliyor. En turkuaz mavisi sular ve en beyaz kumlar olsun istiyorsunuz J Biz birbirinden bağımsız 2 kıyıda keşif yapmaya çalıştık, tabi zamanımız kısıtlı olduğu için her yeri görmek mümkün değil. Bu sebeple gözümüze en güzel gelenler tercihimiz oldu ve bu iki kıyıda durduk.

Bu güzellikler karşısında adeta kendimizi kaybediyoruz. Sayısız fotoğraf çekiyoruz, kendimizi doğanın kollarına bırakıyoruz.  Terliklerimizi çıkarıp ayaklarımızı suya soktuğumuz esnada arkamızı döndüğümüzde sayısını bilemediğimiz onlarca ineğin bize doğru geldiğini gördüğümüzde ise gülsek mi ağlasak mı bilemiyoruz J İnekler sadece gölden su içseler de korkudan terliklerimi almaya gidemiyorum J Biz bu güzel hayvanları da kadrajımıza alıp bu anı da ölümsüzleştiriyoruz J  Neyse ki tatlı küçük çobanımız hemen imdadımıza yetişiyor da terlikleri kurtarıyorum J

Ormanla kaplı tepeleri, yemyeşil doğası, masmavi suları ile büyülendiğimiz Salda Gölü’nde kamp kurulabiliyor, yüzmek için uygun plajları var. Ayrıca Salda Gölü Türkiye’nin en temiz beşinci gölü olma özelliğine de sahipmiş. İşte bu yüzden de görür görmez vurulup aşık oluyorsunuz.  Yüzmek için tavsiye edilen plajlar dışında suya girilmesi pek önerilmiyor. Neticede bir göl ve bazı alanlar bataklık halinde. Hatta kıyıda bazı yerlere basıldığında da hissedilen bir batma olabiliyor. Plajlarda da yüzme sınırını aşmamak, kuralları dikkate almak gerekir.

Çam ağaçları ile süslenmiş harika doğası, muhteşem manzarası, mavinin en turkuazı, kumun en beyazı ile Salda Gölü maceramız kısa süre ile son buluyor.

Kamp kurma hayalleri ile, daha uzun süreli keşfetmek üzere, tekrar geleceğimize söz vererek epey buruk bir şekilde ayrılıyoruz.

Instagram : @gamzenika

Twitter: @sapancigamze

Travel

Kıbrıs Gezi Rehberi

posted by gamzenika_admin 30 Mayıs 2017 0 comments

Kıbrıs Gezi Rehberi, Yavru Vatan Keşfi

Gazimagusa/Lefkoşa Yolu

Gazimagusa/Lefkoşa Yolu

 

Kıbrıs tatili diye bahsedildiğinde aklınızdaki otele kapanıp kalmalı tatili bir yana  bırakıp Kıbrıs’taki neleri keşfederim diye düşündünüz mü hiç? Açıkçası Pegasus Havayolları Kıbrıs için bilet kampanyası yapmamış olsaydı, Kıbrıs için  bir gezi planı yapacağımı sanmıyorum. Fırsat ayağımıza geldi ve biz de değerlendirdik,  işte o vakit araştırmalar başladı 🙂 Açıkçası her şey son dakika gerçekleşti. Uçak  bileti hariç, diğer planlamalar son gün yapıldı desem inanın  bana, şanslıyım her şey yolunda gitti. Öncelikli olarak Kıbrıs için bilmeniz gereken bazı önemli noktalardan bahsetmek istiyorum.

 

  • Kıbrıs’a her Türk vatandaşı TC kimliği ile giriş yapabiliyor, sadece havaalanında tekrar kimlik kontrolü yapılıyor ve Dış Hatlar Terminalinden pasaport kontrol kısmından 2. Kimlik kontrolü (Pegasus için B15/16 Kontuarları)  ile Kıbrıs  giriş  belgesi alıyorsunuz. Belgeyi kaybetmeyin, tekrar sorgulanıyor ve kontrol edilerek giriş  çıkış  sağlanıyor.
  • Eğer Kıbrıs  için kısa süreli bir gezi planı yapıyorsanız mutlaka araba kiralayıp gezin. Benzin oldukça ucuz olduğundan çok rahat edeceksiniz. Araç kiralama için  mail ile rezervasyon yapmamıza rağmen, orada ilgili kişilerin karşılama yapmaması sebebiyle başka bir firmadan araç kiraladık, zaten çıkışta pek çok firma sizi bekliyor olacak, istediğinizden güvenli bir şekilde kiralayabilirsiniz. Ortalama bir araç fiyatı da günlük 100 TL. Sadece şu var ki en az 3 günlük kiralama oluyor, bu sebeple direkt havaalanında kiralamak mantıklı. Kıbrıs’ta trafik sağ şeritten akıyor, yani direksiyon sağda J Başlangıçta alışmak zor olsa da alışılıyor, ayrıca yollar tek şerit ve yol boyu radar var, çok yadırgadım bunu, hız limiti 65/75, çok çok yavaş bir gezi sizi bekliyor J
  • Amaç adım adım gezmek ise kaldığımız yerin pekte önemi yok diyenlerdenseniz, makul fiyatlarda ve denize sıfır pek çok otel bulmanız mümkün, biz 3 gün 2 gece Jasmin Court Hotel ve Casino’ da 498 TL’ ye konakladık, dağ manzaralı oda tercih ederseniz fiyat düşüyor (418 TL). Ama deniz manzarası da aradaki küçük farka değiyor, acımayın JSabah uyandığınızda masmavi bir denizi karşınızda görmek bile yetecek.
  • Para olarak Türk  Lirası geçerli,  alkol ve sigara çok çok ucuz, özellikle Duty Free yerine Off Licence yazan büfelerden alım yaparsanız epey kardasınız.
    KKTC olarak resmi dil Türkçe, sadece K’ler G olarak söyleniyor  ki oldukça tatlı bir konuşmaları var.
    Hava koşulları ise Nisan ayı itibariyle Türkiye ‘ye göre oldukça sıcak, ki bu sene (2017) memlekete yaz gelmediğini düşünürsek, Mayıs ayı için denize girme imkanı rahatlıkla bulduk, denize girecekmiş gibi plan yapılmasını öneririm.
    Gelelim Yavru Vatan’ı nasıl keşfettiğimize 🙂
    Gezmek istiyorsanız otel tercihinizi Girne’de yapın derim, ulaşım bu şekilde çok daha rahat sağlanıyor ve Girne iyi bir destinasyon, bizim otelimiz Girne merkeze 5 dk. mesafedeydi ve rahatlıkla her yeri gezebildik.
    Cuma akşamı yol yorgunluğu ve miskinlik ile geçti,  otelimiz içinde bulunan Babaçakka Restaurant‘ ta güzel bir akşam yemeği ile sakin geçirdik. Babaçakka’da 12 meze ve ana yemek ile birlikte sunulan fix menü fiyatı 65 TL. Çupra, Levrek gayet lezizdi, mezeler de doyurucu güzel, sıcacık köy ekmeği ile oldukça güzel oluyor.
    1. Gün  gezimize Gazimağusa  yani Lagamusta ile başlamaya karar verdik, en uzak noktaları bitirerek günü iyi değerlendirmek amacımızdı. Yol boyu kuruyan saman balyaları dikkatimizi çekti,hatta durup harika fotoğraflar bile çekildik J

İlk durağımız Barnabas Kilisesi oldu, Barnabas ( Sümela’yı rüyasında gören havari) isimli Kıbrıslı havarinin evinin de olduğu tarihi mekan. İçeride kazılar sonucu bulunan döneme ait pek çok eşyanın sergilendiği bir de müze bulunuyor. Müze ve kiliseye giriş 7 TL.

 

Barnabas Kilisesi

Kıbrıs Barnabas Kilisesi

Kıbrıs Barnabas Kilisesi

  1. Rotamız olan Salamis Antik Kenti‘ ne doğru yol aldık, Salamis Harabeleri olarak da bilinen antik kente giriş ücreti 7 TL, daha girişte bir güzellikler diyarına adım attığınız hissediliyor, orada tanıştığım bir rehberden aldığım bilgiye göre, kentin zirve noktasından denize bakıldığında, yaklaşık 500 metrelik alan sonrasında denizin içinde de bu kentin devamının olduğunu öğreniyorum ve adeta büyüleniyorum,  bazen deniz çekildiğinde görünebilir hale geldiği de rivayetler arasında,

Salamis Antik Kenti

Salamis Antik Tiyatro

Salamis Antik Tiyatro

Salamis Antik Kenti küçük bir Efes gibi, denizcilik hakim ve çeşitli noktalarda kaya tırmanışı yaparak güzel manzaralar yakalayabiliyoruz.  Antik tiyatrosu, kafasız heykelleri, günümüze kadar gelen harika sütunları ile tam bir tarihi şölen yaşatıyor.

Salamis Antik Kenti

Salamis Antik Kenti

Salamis Antik Tiyatrosu

Burada kendinizi tarihin içinde görebiliyor ve adım attığınız her yerde bir iz olduğunu anlıyorsunuz.

Salamis Antik Kenti

Salamis Antik Kenti

Salamis Antik Kenti

Salamis Antik Kenti‘nde uzun zaman geçirdikten sonra rotamızı yakındaki Lala Mustafa Paşa Camii‘ ne çeviriyoruz. Asıl adı St.Nicolas Katedrali. Osmanlı döneminde minare eklenerek camiye dönüştürülmüş bir yapı.

 

 

 

St.George Grek Kilisesi

St.George Grek Kilisesi

 

Lala Mustafa Paşa Camii dış görünümü oldukça heybetli, hemen yanında bulunan kafeteryalar buraya gelen turistlerin dinlenme mekanı haline gelmiş, camiden çıkıp sola doğru yürüdüğünüz zaman St. George Grek Kilisesi diye yine heybetli fakat kaderine terk edilmiş bir yapı karşınıza çıkıyor olacak, mutlaka görün, oldukça güzel bir yapı. Hemen yanında da Simeon Kilisesi bulunuyor.  Buraya gelirken yolda görünen fakat şu anda otopark olarak kullanılan bazı tarihi alanlar da var, Venedik Sarayı kalıntıları bunlardan bir tanesi.
Gazimağusa oldukça tarihi bir ilçe,  buradan dönerken İskele Karpaz yolunda denize girme imkânınız da var. Hatta vaktiniz varsa Bafra’yı mutlaka ziyaret edin, burada Altın Kum Plajı çok methediliyor. Bizim zamanımız kısıtlı olduğundan gidemedik.
Dönüşte Lefkoşa’ya yani Nicosia’ya uğruyoruz. Burada da Cumhuriyet Parkı ve ilerisinde hala yapım aşamasında olan Rauf Denktaş kabir anıtını ziyaret ediyoruz. Görevli  polis yıllardır Rauf Denktaş‘a hizmet ettiğini ve kabir anıtı bitene kadar devam edeceğini anlatıyor ve Cumhuriyet Parkı’nda bulunan Kıbrıs Savaşı anıtı ve sancaklardan da bahsediyor, bilgileri aldıktan sonra rotamızı otelimize gitmek üzere  Girne‘ye yani Kyrenia’a çeviriyoruz.
Girne akşam başka güzel,  oldukça hareketli. Eski Liman‘da pek çok  restoran ziyaretçilerini bekliyor, biz  Canlı  Balık  Restoran’ı tercih ediyoruz.
Girne Kordon’da yürüyüş  yapabilir, belediye binasının hemen önünde bulunan Publarda biranızı yudumlayıp Girne akşamının tadını çıkarabilirsiniz, teknede canlı müzik yapan kafeleri de oldukça güzel.
Kıbrıs’taki son günümüzü ise sabahın en erken saatlerinde başlatarak dolu dolu geçirmek istiyoruz, sabah deniz bir harika, mutlaka kimseler uyanmadan denize girin ve tadını çıkarın.

Bellapis Manastırı

Bellapis Manastırı

 

Kahvaltımızı yapıp otelimizden erkenden ayrıldıktan sonra hedef Bellapais Manastırı. Bellapais Manastırı tam bir seyir noktası, Beşparmak Dağları’nın eteklerine kurulmuş, Fransızca  ‘Abbasi de la Paix ‘ yani Barış  Manastırı anlamında.

Bellapis Manastırı

Bellapis Manastırı

Bellapis Manastırı

Hala uluslararası konserlerin verildiği oldukça kültürel bir tarihi yapı, çiçekli bahçesi, muhteşem Girne manzarası ile ziyaretçi akınına uğruyor. Öyle ki kuzey sahiplerinin tümüne hükmeden görüşü ve harika dağ manzarası büyüleyici. Gotik sanatın şaheseri ve Yakın Doğu ‘daki en güzel örneği olarak tanımlanıyor.

Hilarion Kalesi

Kıbrıs Hilarion Kalesi

Kıbrıs Hilarion Kalesi

İkinci durağımız ise Hilarion Kalesi, Lefkoşa Girne yolu üzerinde Hilarion köyüne doğru tepeye çıkıyorsunuz,  araç  ile çıktıktan sonra 7 TL ile giriş yapıp yaklaşık 312 metrelik bir tırmanışa hazır olun. Tabi bu tırmanış esnasında harika manzaralar ve tarih sizin yanınızda olacak, yukarı gelmeden Limonata Kafede taze sıkım limonatanızı balkon manzarasında içmenizi tavsiye ederim. Zirveye çıkana kadar size epey enerji vermiş olacak 🙂 Yukarı doğru çıkarken malzeme odaları, gözetleme kuleleri dikkatinizi çekecek, ve Kraliyet Sarayı,  ayrıca  su sarnıçlarını da görmek mümkün. Sindire sindire gezmekte fayda var, zirveye ulaştığınızda dilek ağacı ve muhteşem Girne manzarasında derin bir nefes alın, bu yolun inişi  de var, çıkış kadar zor olmasa da koştur koştur inerek Hilarion Kalesi maceramızın sonuna geliyoruz.

Kıbrıs Hilarion Kalesi

Kıbrıs Hilarion Kalesi

Hilarion Kalesi Zirve

 

  1. Durağımız Lefkoşa’da bulunan Barbarlık Müzesi’ni ziyaret edeceğiz. Bir gün önce uğradığımız zaman kapalı olduğu ve yaz sezonunda sabah 8/14 çalıştıklarını öğreniyoruz ve bu sebeple kapanmadan gidiyoruz.  Barbarlık Müzesini anlatırken kelimelerin yetersiz kalacağını, gezerken ürpereceğinizi belirtmek isterim. Burası Kıbrıs /Rum olaylarının   en derin izlerini taşıyan bir ev. Subay Doktor Nihat İlhan’ın evi. Doktor Nihat  İlhan görevde olduğu gece Rum çetelerinin evi basıp eşi ve 3 çocuğunu taradıkları ev burası. Şimdi müze.. O akşama dair tüm gerçeklerin sergilendiği korkunç bir müze. Olayın yaşandığı aksam banyo küvetine saklanan Mürüvvet İlhan ve 3 çocuğunun banyoda öldürülmesi sonunda olay tarihe ‘Banyo Katliamı’ olarak geçmiş.

 

Odalarda kurşun izleri ve banyo tuvalette kan izlerini görmek hala mümkün, o gecenin izlerinin yanı sıra o dönemlere ait pek çok fotoğraf diğer odalarda sergileniyor. Kurşun izleri siyah çerçeve ile belirtilmiş,  burada Doktor Nihat’ın ailesi ile birlikte o akşam öldürülen misafirler de var. Hepsi için bahçede bir anıt yapılmış,  mutlaka ziyaret etmenizi öneriyorum.

 

Dönüşe az bir zaman kala Girne’ye geri dönüp son ziyaret noktalarını da tamamlamak istiyoruz. Girne Kalesi hemen sahilde alt tarafta bir girişi bulunuyor, dışarıdan bakıldığında sanki hiçbir şey yok gibi görünen kalenin içi tam bir tarih müzesi. Giriş ücreti yine 7 TL J Ayrıca Kıbrıs’ta mzüekart geçerli değil merak edenler için J

 

Kalenin denize bakan açık alanında denizi ve yat limanını seyredalabilir,ardından yukarıda bulunan kilise ve diğer yapıları gezebilirsiniz. Lüziyan İşkence Odaları oldukça ilgimi çekmişti, o zamanlar yapılan işkence yöntemlerinin canlandırmasının da yapıldığı çocuklar için uygun olmayan bir müze burası.

 

Kalenin tepesinde ise Batık Gemi Müzesi, yani Shipwreck bulunuyor. Burası da oldukça ilginç bir müze. Yaklaşık 50 yıl önce Girne’den batık geminin kalıntıları çıkarılmış ve kalede sergilenmeye başlamış. Geminin gövdesinin de sergilendiği üst kısma çıkmayı unutmayın.

 

Peki Kıbrıs’ta Neler Yemeli ?

 

Meşhur Şeftali Kebabı mutlaka denenmeli, içinde şeftali yok merak etmeyin J Şef Ali’nin Kebabı olduğundan adı böyle, bol soğan,maydanozlu hazırlanan köfteler zara sarılarak hazırlanıyor. Oldukça lezzetli. Fiyatlar 26/28 TL olarak değişebiliyor.

 

The George isimli mekanda sunulan 2 çeşit bol malzemeli tabaklar var J Biri deniz ürünleri, diğeri ise tavuk, nugget ürünleirni kapsıyor. Oldukça doyurucu ve Fiyatlar da makul. 1 tabak fiyatı 35 TL. Ama bu atabk ile rahatlıkla 2 kişi doyacaktır.

 

Hellim Peyniri yemeden zaten dönmeniz mümkün değil, her otelin sabah kahvaltısında vardır sanırım Hellim kızarmış peyniri J Ayrıca akşam yemeklerinde de meze olarak getiriyorlar genelde.

 

Babaçakka’da deniz manzarasında sakin ve huzurlu bir akşam yemeği yemenizi de tavsiye ediyorum. Burada da 2 kişi yaklaşık 120 TL ile bol mezeli, güzel bir akşam yemeği yemeniz mümkün.

Beni ve daha bir çok fotoğrafımı takip edebileceğiniz adresler 🙂

Instagram: @gamzenika

Twitter: @sapancigamze

Facebook: Gamze Kır Sapancı

 

FoodLife Style

Pazar Mutlulukları

posted by gamzenika_admin 4 Nisan 2017 0 comments

Muhteşem bir pazar gününün sonundan merhaba 🙂 Pazar günü günlerin en tatlısı. Bir gün öncesinde planları tasarlamak gerekiyor diye düşünüyorum. Aksi halde haftanın yorgunluğu ile uykuda kalmak olası . İzmit için sabah kahvaltısı yapılacak pek çok kafeterya olmasına rağmen ev tipi hazırlık ile kahvaltı yapılacak oldukça nezih mekanlarımız da var. 60 Evler Harikalar Diyarı, Seka Park İzmit, Gölcük Yolu Sahili gibi deniz gören mekanlar mevcut.

Bizim bugün tercihimiz Seka Park İzmit’ti. Bol güneş olmasına rağmen rüzgar çok fazlaydı. Bu sebeple deniz kenarını tercih etmedik, içeride çalıkların olduğu bölgeye yerleştik. Harika bir atmosfer vardı. Sakin ve huzurlu bir hava vardı. Pazar klasiği olmasından dolayı oldukça da kalabalıktı.

Pazar günlerinde kahvaltıların özel olması konusunda ısrarcıyım. Yorucu bir haftayı geride bırakmış olmanın mutlu zaferi ile herkes kendini ödüllendirsin. Şehir dışında güzel mekanlar tercih edilebileceği gibi evde hazırlanan şık bir kahvaltı sofrası veya piknik tipi kahvaltı da enerjiyi atmak için uygun olacaktır. Biraz mutluluk biraz huzur tüm haftanın stresini atmamı için destek olacaktır.

Pazar günleri özeldir lütfen değerlendirelim 🙂 Atalım kendimizi temiz havaya.. Toprağa basıp tüm negatif elektriğimizi yollayalım. Biz bugün böyle yaptık. Ve tavsiye ederiz efendim 🙂

Yanımızda neler mi vardı 🙂 Çavdarlı ekmeğimiz, klasik kahvaltılıklar, simit , çay ve çeşitli meyveler. Kitabıma da yeni başladım bu arada . Sunay Akın okuyorum. İstanbul’un Nazım Planı. Daha önce okuduğum Bir Çift Kundura’yı şiddetle tavsiye ederim, pek çok şey öğrendim.

Ve tabi ki fotoğraf makinem de yanımdaydı. Güzel bir kahvaltı sonrası güzel fotoğraflar da çekmek keyifliydi.

Herkese böyle güzel pazar günleri dilerim. Pazar günlerini boş harcamak yerine bol keyifle geçirmek güzel olacaktır. Tabi dinlenmeli bir keyif olması ertesi gün Pazartesi olduğu da unutulmamalı benden söylemesi 🙂