Monthly Archives

Ocak 2021

Travel

MASALLAR ROTASI ALSACE

posted by gamzenika_admin 7 Ocak 2021 0 comments

 

Yeni bir yıla girdiğimiz şu günlerde, yeni yıl ruhunun tüm detaylarına varana kadar yaşandığı Alsace Şarap Yolu rotasından bahsetmek istedik. Dört bir yanı üzüm bağları ile kaplı Alsace yoluna bir köyden başlayıp, büyülenip, masalsı düşüncelerinizle öbür köyleri ziyaret edeceksiniz. Evet, tam da söylediğimiz gibi. Adeta bir masalda hissedeceğiniz kadar şirin, özellikle kış aylarında yeni yıl süslemeleri ile görülmeye değer.

Ortaçağ masallarına rengârenk bir yolculuk yapmak için Strazburg’dan başlayıp Colmar’a kadar uzanan Alsace rotasını görmeniz gerekiyor. Kış mevsiminin bu kadar yakıştığı başka bir rota yok desek yeridir.

Peki, Alsace Bölgesi Neresi?

Alsace; Fransa’nın kuzeydoğusunda yer alan ve Ren Nehri boyunca uzanan bölgesi. Ayrıca Fransa’nın Almanya sınırında, Ren Nehri ile sınırlandırılmış bölgesi. Hatta eskiden Almanya’ya ait olan bu bölgede Alman kültür yansımalarını çok fazla göreceksiniz. Yakın tarihte Alsace bölgesindeki tüm şehirler Almanya-Fransa arasında git gel yaşamış, nihayet 20. Yüzyılın 2. Yarısı itibari ile Alsace bölgesi resmi olarak Fransa toprağı olmuş. Gerek dil, mimari yapılar ve kültürel konularda Alman Fransız karışımını görmek mümkün.

Alsace Şarap Yolu

Alsace dünyanın şarapları ile nam salmış bir bölgesi. Alsace şarap yolu da 170 km’lik bir köyler rotası. Rotanın en güzel yanı ise Orta Çağ mimarisinin hakim olması. Birçok kasaba adeta bir masaldan fırlamış gibi süslenmiş evlerle, sokaklarda sizi büyülüyor. Alsace şarap yolunda ilerlerken, üzüm bağlarının arasından, her birinde saatlerce vakit geçirmek istediğiniz kasabalarda durup kaybolacaksınız. Şarap yolu boyunca uzanan üzüm bağları, şarap üretim tesisleri, şarap tadım noktaları hep yolunuz üzerinde olacak. Hem masal diyarında gezip, hem de dünyaca ünlü şarapların tadına bakabilirsiniz.

Alsace rotasında en çok dikkat etmeniz gereken erken yol almak. Her kasaba, her köy öyle muhteşem ki, her birinde uzun uzun vakit geçirmek ve şahane fotoğraflar çekilmek istiyorsanız tura erken başlamalısınız, dileğiniz kadar vakit geçirin.

Peki, Alsace Rotasına Ulaşım Nasıl?

Türkiye’den Alsace’a gitmek için en kolay ulaşım Basel Mulhouse Freiburg Havalimanı’ndan yapılıyor. Tabi bunun yanında, Zürih, Stuttgard veya Frankfurt’a uçup, buradan araç veya otobüs ile de geçmek mümkün. Biz Basel üzerinden gitmeyi tercih ettik. Basel’in en güzel yanı da indiğiniz anda 3 ülkeden birine gidebilecek sınırda olmanız. Basel havalimanından Fransa, Almanya ve İsviçre olmak üzere 3 ülkeye çıkış yapabiliyorsunuz. Eğer araç kiralayacaksanız da Alsace rotası için Fransa tarafından teslim alacağınızı belirtmenizde fayda var.

Alsace Rotası Ne zaman Yapılmalı?

Alsace rotası eminiz ki her mevsim şahanedir. Yemyeşil üzüm bağlarının arasında şahane bir yaz mevsimi gezisi, sonbahar renkleri ile masalsı bir güz gezisi ya da karlar içinde yeni yıl ruhunu yansıtan süslü bir gezi. Açıkçası sizin şartlarınız hangi mevsimde uygun oluyorsa, o mevsim Alsace muhteşem olacaktır. Tabi şunu da söylemeden duramayacağız, Alsace rotası demek, Noel pazarları demek, süslenmiş evler demek, kurabiye gibi köyler kasabalar demek J Noel zamanı Alsace rotası yaparsanız, masal diyarında geziyor gibi hisseder ve çokça mutlu olursunuz. Noel pazarları genellikle Kasım ayının ortalarında başlayıp Aralık aynın sonuna kadar sürüyor.

Alsace Rotasına Kaç Gün Ayıralım Derseniz

Alsace rotası için en az 4 gün ayırmanızı tavsiye ederiz, eğer bizim gibi Basel’den başlayıp ciddi ciddi 3 ülkeye de çıkacaksanız da işin rengi değişir 🙂 10 gün de zor yeter J Sadece Alsace rotası yapılacak ve tadına varılarak gezilecek ise de mutlaka en az 4 gününüz olmalı. Öyle şahane bir rota ki, hızlı gezmek tatmin etmeyecektir. Tadını çıkararak gezmek isteriz diyenlere ise 6 gün yeter 🙂 Tabi bu süreler bizim fikrimiz. Herkesin gezme ve keyif alma şekli farklı. Bu durum, kişilere göre, şartlara göre de değişir elbette.

Gelelim Masal Rotası Alsace’a

Rotayı kendi yaptığımız gezimize göre sıralı olarak yazdık. Alsace rotası dışında Almanya ve İsviçre de yaptığımız için sıralama bu şekilde J Ayrıca araç kiralayarak gezdiğimiz için de istediğimiz şekilde harekete debildik.

İlk durağımız görmek için çok meraklandığımız Colmar olacak.

Colmar

Alsace rotamızın en gözdesi Colmar, ilk durağımız ve hatta son durağımız olarak ikinci kez gitmeye üşenmediğimiz masal diyarı. Masal diyarı Colmar gezimiz sırasında Noel’in izlerini yansıtan pek çok mekân görüyoruz. Kimisinin balkonlarından sarkan ayıcıklar, kiminin yılbaşı süsleri derken her bir mekânın etkisinde adeta büyülenerek geziyoruz. Sokaklar arasında kaybolurken, süslenmiş Alsace evleri bizi büyülüyor.

Colmar, Alsace rotasının başkenti olarak geçiyor. Özellikle Noel zamanı inanılmaz bir kalabalık ile rotanın gözdesi. Kanalları, rengarenk Alsace evleri, envai çeşit süsleme ile sizi büyüleyen evler, sokaklar.. Hepsi Colmar’a bir daha gelmek için bir sebep olabilir.

Colmar’da gerçekten anlamlı bir gezi yapmak isterseniz hem gündüz hem de gecesini görmelisiniz. En az 1 gece konaklamalı olarak Colmar gezisi planlarsanız şahane olacaktır. Kaldığımız otel, Hotel Arc En Ciel, araç varsa şehir merkezine yakın sayılır. Link için tıklayın;

http://www.hotel-arc-en-ciel-colmar.fr/en/

 

Colmar Gezilecek Yerler

  • Fontaine Schwendi: Meydanda bulunan çeşme.
  • Petite Venice: Küçük Venedik denilen bu yer, kanal boyu gezeceğiniz rengaremk evlerin olduğu bölge.
  • Özgürlük Heykeli: Colmar girişinde bulunan ve çok tanıdık olan özgürlük heykelini, dönüş yolunda tekrar uğradığımızda görmüştük. ABD’nin simgesi olan heykel neden Colmar’da pekte anlam veremedik J Meğer heykeltıraş Colmar’lıymış J
  • Koifhus : Gotik bir Rönesans binası
  • Place de la Catedrale: Kasabanın ortasında bulunan ihtişamlı Katedral.

Colmar’dan Neler Almalı?

Birçok hediyelik eşya dükkânı arasından en sevdiğinizi seçip, kışa ve yeni yıla uygun şahane objeler alabilirsiniz. Özellikle sevdiklerimiz, kar küreleri, konuşan gingerbread oyuncaklar, gingerbread temalı anahtarlık, kapı süsü. Bizim en çok sevdiğimiz de gittiğimiz ülkelerden kartpostallar alıp tablo yapmak. Colmar’da da harika kartpostallar bulduk. Bunların yanında Bretzel ve diğer sevdiğiniz patisserie ürünleri de son gün alıp götürebilirsiniz, neden olmasın J

Colmar’da keşfettiğimiz ucuzluk pazarı gibi bir dükkân vardı. Hediyelik alınabilecek envai çeşit ürün var. Türkiye’deki Japon Pazarı gibi düşünülebilir. C’est Deux Euros, son dakika keşfettiğimiz ve bir sürü ürün aldığımız ucuz dükkân olarak not edin.

Colmar’da yeme-içme için tercih ettiğimiz mekânlar; (Alsace Lezzet Durakları Kocaeli Life Yazımız İçin Tıklayın) 

http://kocaelilife.com/alsace-lezzet-duraklari-h5173.htm

Brasserie Les Tanneurs Colmar ; Alsace’a özel Flammekueche denemek için en doğru mekanlardan biri diyebiliriz.

Poulaillon Colmar ; Sürekli bahsettiğimiz ve Fransa’da doyamadığımız  meşhur Patisserie’lerden bir tanesi Poulaillon. Colmar sokaklarında, masalların arasında kaybolurken bir kahve molası verip, yanında da güzel bir Almanya Berliner’i yemek isterim derseniz doğru yerdesiniz.

J.J. Murphy Irısh Pub Colmar; Colmar’da akşam saatlerinde keyifli bir mekâna gidip bir şeyler içmek isterim derseniz de hemen meydan da bulunan Murphy Pub oldukça keyifli bir köşe pub😊 İlginç dizaynı ile dikkatleri çekiyor.

Patisserie Gilg ; Çok sevdiğimiz patisserielerden bir tanesi de Colmar’a girişte keşfettiğimiz ve açlıktan 2 kruvasan aldığımız Gilg oluyor. Rengârenk makaronlar ve mini pastalar ile süslenmiş vitrinine vurulup içeri girmemek mümkün değil.

Gilg’de imza tatlardan bahsedecek olursak, özellikle ekler pastası ve makaronları çok konuşulanlar arasında. Bizim favorimiz de kahveli ekler ve makaronlar oldu. Ekler pastalar tazecikti. Kruvasanlardan da sade ve çikolatalı denedik, oldukça taze ve lezzetliydi. Ayrıca Alsace’ın meşhur keki Kougelhopf da burada denenebilir. Colmar’a ilk girdiğimiz anda keşfettiğimiz Gilg, Colmar’a veda ederken de makaron paketleyerek ayrıldığımız son nokta oldu 😊 Makaron almak istediğinizde uğramalısınız.

Kurabiye gibi rengârenk süslenmiş evleri ve masal kitabının en sevilen masalı olan Colmar’a veda ederken, bir daha geleceğimizi umuyoruz.

Eguisheim

Colmar’a en çok benzetilen, 2013 yılında Fransa’nın en güzel köyü seçilen Eguisheim, çiçeklerle süslenmiş renkli evleri ile diğerlerine göre daha küçük ve sevimli bir köy. Çember şeklinde tasarlanmış köyde, yürüyüp başa döndüğünüzde şaşırmayın J Alsace rotasının tescilli güzeli Eguisheim’i de adım adım gezerken, Arnavut kaldırımlı sokaklarında, her an daha iyi bir fotoğraf karesi olamaz derken, yeni bir güzel manzara ile anılarınıza şahane fotoğraflar ekleyeceksiniz.

 

Kaysersberg

Orta çağdan kalma kalesi ve Ren Nehrinin iki yakasını birbirine bağlayan tarihi köprüsü ile masallardan fırlamış gibi. Kaysersberg, İmparator’un Dağı anlamına geliyor ki adı gibi dağların arasında kalmış bir masal diyarı.

Weiss Nehri kıyısında, dağların eteğine kurulmuş Kaysersberg’e sabah çok erken saatlerde gidip şirin bir pastanede Fransız kahvaltısı ile güne başlamayı düşündük. Köye girdiğimiz anda bu köyün diğerlerine göre çok değişik bir havası olduğunu da düşündük. Hem dağların eteğinde oluşu, hem tepede eski bir kalesinin olması film karelerinden çıkmış bir hava veriyor. Köye girişimiz de maceralıydı J Sabah mahmurluğu ve çok erken saatte kimselerin de olmayışı ile ters yöne girdik biraz bilinçli J Aman Tanrım, meğer ne çok kişi varmış J Ne sinirlenmeler, ne tepkiler, Fransızlar kural insanları. Sakin sakin kuralına uygun aracımızı park edip güzel kahvaltımıza döndük.

Her gittiğimiz köyde patisserielere uğramadan dönmediğimizden burada da geleneği bozmadık. Erken saatlerde açık bulduğumuz L’Enfarine Kaysersberg’de kruvasanlar, çeşit çeşit bretzeller ve pomme ve kougelhopf Fransız kekleri, her biri özenle hazırlanmış pek çok ürün, kahvaltı için oldukça cezbedici.

Tahıllı Bretzel, kougelhopf ve kruvasan ile birlikte kahvemizi alıp, şirin fırın cafede güzel bir kahvaltı yapıp enerjimizi depoluyoruz. Böylece Kaysersberg’de keyifli bir tur yapmak için hazırız 😊

Kaysersberg için bir dip not, rotanın en çok ziyaret edilen 2. Köyü arasında yer alması. Bizim fikrimiz Kaysersberg için güzel bir zaman ayırmanız.

 

Riquewihr

Alsace köyleri arasında tarihi dokusunu en çok koruyan olarak bilinen Riquewihr, gerçekten yağlı boya tablosu gibi önünüzde durunca aşık olacaksınız. Şarapları ile ünlü Riquewihr, 2. Dünya savaşını atlatmış ve bu sebeple köy surlarla örülü. Diğer tüm Alsace rotaları gibi burası da çok popüler olduğundan özellikle öğle saatlerinde oldukça kalabalık oluyor. Yine sabah erken gitmenizi, güzel fotoğraflar yakalayabilmek ve daha sakin gezebilmek adına tavsiye ediyoruz. Köyleri gezerken, aracımızı uygun bir yere park edip, köy içinde her yeri adım adım geziyoruz. Böylece, kaçırdığımız bir nokta da olmuyor. Üşenmeden her noktasını didik didik gezip keyfini çıkarmak en güzeli. Arnavut kaldırımlı sokaklarında gezmeye doyamıyoruz.

 

Hunawihr

Rotamız üzerinde bulunan Hunawihr’e çok kısa da olsa uğradık. Özellikle Ribeauville ve Riquewihr rotasına gideceksiniz yolunuzun üzerinde bu şirin köye de uğramanızı tavsiye ederiz. Çok küçük bşir köy olan Hunawihr tepede yalnız başına duran St. Jacques le Majeur kilisesin etrafında üzüm bağları manzarası ile daha farklı bir görünüme sahip. Hunawihr köyünü 7.yy’da Hunon kurmuş ve kasabaya karısı Hune’nin adını vermiş. Şirin sokakları, renkli evleri, farklı manzarası ile geçerken de olsa bir uğramanızı öneririz. Diğer köylere göre de oldukça sakin ve sessiz bir köy.

Ribeauville

Bir yanda Vosges Dağları, bir yanda üzüm bağları ile bir tablo köy daha karşınızda. Ribeauville 15. Yüzyıldan 18. Yüzyıla uzanan tarihi dokusu, bu tarihlerden bugünlere gelen ahşap evleri ile Alsace rotasının en gözde köylerinden bir tanesi. Tarihi kuleleri, çeşmeleri, Ortaçağ döneminden kalma evleri ile her yıl bu rotada pek çok turist ağırlıyor. Ribeauville’de, Saint Ulrich Kalesi, Girsberg Kalesi ve Haut-Ribeaupierre Kalesi özellikle görmeniz gereken yerler listesinde yer alıyor. Dağ yolunda bulunan yürüyüş yolundan ilerleyip, şahane Alsace manzaralı bu kaleleri ziyaret edebilrisiniz. Hotel de Ville (Belediye Sarayı), Tours des Bouchers (Kasap Kulesi) ve 1600’lü yıllara ait Maison des Menetriers (Kemancıların Evi) görülmeye değer diğer tarihi mekânlar. Küçük bir köyde o kadar çok ziyaret noktası var ki, iyi zaman ayırmanız faydalı olacak.

Grand Rue caddesinde, pek çok hediyelik eşya dükkânı var. Mutlaka uğrayın. Ayrıca Riesling şarabı ile ünlü Ribeauville’de şarap keyfi için Wistub Zum’a uğrayabilirsiniz. Hem de yöresel tatlara bakma şansınız olacaktır.

 

Obernai

Çiçeklerle süslenmiş ahşap evleri ve her biri başka bir güzelliğe çıkan taş sokakları ile Alsace bölgesinin bir başka masal diyarı olan Obernai’deyiz.

Kasabanın en büyük kilisesi St. Peter ve Paul görülmesi gereken tarihi mekânların başında geliyor. Aynı zamanda kasabanın tek sinagogu olan Obernai Sinagogu da görülmeli.

Tour d’Enceinte kulesi kasabanın etrafını çevreliyor.

Oberkirch Kalesi kuleleri 18. Yüzyıla ait ve kulelere çıkmak için bir köprü yapılmış. Vaktiniz varsa kulelere çıkıp bir seyir yapabilirsiniz.

Etoile Meydanı’nda Obernai’nin en renkli, en süslü evlerini görmeniz mümkün. Obernai evleri de Alsace evleri gibi ahşaptan yapılmış. 1300-1700 tarihleri arasında inşa edildikleri biliniyor. Kolon ve kirişleri ahşap olan evlerin duvarları balçık ile sıvanıyor. Üzerine rengârenk boyamalar ile de oluyor size Alsace evleriJ

Etoile Meydanı’nda ihtişamlı görüntüsü ile atlıkarıncayı da görürseniz çok şanslısınız. Yeni yıl ruhunun tam olarak bu noktada yaşandığını söyleyebiliriz. Kendimizi bir masal kitabının içinde hissettiren bu görüntüde birçok fotoğraf çekiyoruz.

Beffroi Meydanında bulunan, kasabanın koruyucusu olduğuna inanılan Odile için inşa edilmiş anıtsal çeşmeyi de görmelisiniz. Aynı meydanda kasabanın saat ve çan kulesi olan Kapellturm bulunuyor. Burası aynı zamanda yöresel Pazar alanı ve Noel zamanı da Noel pazarları kuruluyor. Noel zamanı kasabanın en yoğun meydanı diyebiliriz.

Obernai’de bir kahve molası ve yine vazgeçemediğimiz patisserie ürünler ile iyice dinleneceğiz. Caddenin göbeğinde bulunan Patisserie Schaeffer Reck Obernai, tatlıları ile gündemde. Özellikle Ekler ve Tiramisu favoriler arasında. Malzemeler öyle bol kullanılmış ve kalite öyle belli ki, silip süpürüyoruz adeta 😊 Yanında kahvemizle, değmeyin keyfimize. Tam da kahvemizi yudumlarken, camdan bakınca lapa lapa yağan kar mutluluğumuzu katlıyor.

Bu mutlulukla rotamızın son durağı Strazburg için yola koyuluyoruz.

 

Strazburg

Alsace bölgesinin başkenti Strazburg Fransa’nın kuzeydoğusunda bulunan, nüfus bakımından 7. Büyük şehri. Strazburg Fransa ve Almanya sınırında bulunduğundan, Fransız-Alman kültürünü bir arada görebileceğiniz bir şehir. Ortaçağ mimarisinin hakim olduğu şehirde İll Nehri boyunca uzanan şahane köprü manzaraları, ahşaptan yapılmış ve süslenmiş evler, çiçeklerle kaplı bahçe ve parklar görmek içinizi açacak.

Gezilecek yerleri, şahane kafeteryaları, hediyelik eşya dükkânları, kafanızı dinleyeceğiniz park ve meydanları ile Strazburg görmeye değer bir şehir. Alsace rotasını gezerken de en çok şehir hissini alacağınız bir şehir burası. Diğer rotalarda daha çok köy ve kasabalar içinde kaybolacağınızdan, şehir havasının ayrı tadını da çıkarmanızı tavsiye ederiz.

Strazburg’da görmeden dönmeyin dediğimiz yerler; Notre Dome Katedrali, Petite France, Les Pount Couverts (Üstü kapalı köprüler), Gutenberg Meydanı, Rohan Sarayı, Alsas Müzesi.

Vauban Barajı üzerinde bulunan köprüye çıkarak 3 adet kulesi bulunan Ponts Couverts’i mutlaka görün. Şahane bir manzara sunuyor.

Strazburg’da nerede kalalım sorusuna güzel bir otel tavsiyesi de vermek isteriz, şehir merkezine oldukça yakın ve çok konforlu otelimiz Nemea Appart’hotel https://en.nemea-appart-hotel.com/

Kış ayında yapılan dolu dolu bir seyahatte, yorgunluk atabileceğiniz, havuz keyfi yapabileceğiniz, şahane bir tercih olacaktır.

Strazburg’da neler yenir derseniz; patisserie ürünlerinin envai çeşidini denemeden dönmeyin deriz. Strasburg gezimizin favori patisserielerinden bir tanesi pek çok şubesi olan Burgard oluyor. Aslında sabah kahvaltısı niyetiyle muhteşem sandviçler için uğradığımız Burgard’dan bretzel de almadan çıkamıyoruz. Alıp çantamıza atıp, acıkınca yeriz deyip depolama yapıyoruz. Bir de marmelatlı kurabiyelerden alıp, tatlı işini de çözmüş oluyoruz.

Burgard vitrinde özenle hazırlanmış sandviçleri görebilirsiniz. Bunun yanında, sizin başka bir sandviç tercihiniz varsa, hemen önünüzdeki sandviç malzemelerinden kendi seçiminizi oluşturmanız mümkün. GTon balıklı ve fesleğen soslu sandviç efsaneydi. Bretzellere zaten sözümüz yok. Marmelatlı Berliner ise tam bir lokmalık 😊

Bir de Strazburg’da güzel bir akşam yemeği planı yapmanızı öneririz. Biz, Notre Dame Katedralinin hemen yakınında bulunan şahane restoran Aux Armes De Strasburg’da bir akşam yemeği planı yaptık. Tercihlerimiz, özel mantı taneleri ve ekmek parçaları ile birlikte sunulan kremalı tavuk haşlama yemeği ve Viyana’da bir benzerini yediğimiz (tabi asla bir Plachutta olamayacak hiçbiri 😊) et haşlama yanında fırın patates ile geliyor. Yemeklerimizin yanında kremalı salatalık ve havuç da geldi. Ekmek servisi de olması sulu yemekleri bandıra bandıra yeme geleneğimizi de bozmadı 😊

Mekânın dizaynına bayıldık. Şehrin göbeğinde olması ise büyük bir avantaj. Kırmızı beyaz pötikarelerle süslenen masalar, Noel zamanlarından kalma süslemeler, personellerin sıcak karşılaması ile bizden tam not aldı. Gerek hizmet kalitesi gerek fiyat performansı açısından çok memnun kaldık.

Starzburg’u keyif dolu bir gezi ve şahane lezzet durakları ile hatırlayıp, bir daha gelmeyi diliyoruz 🙂

 

Yapmadan DÖN-ME-YİN!

Colmarı’ı hem gece hem gündüz görmeden,

Colmar sokaklarında kaybolmadan,

Ren Nehri’ne doğru hayaller kurmadan,

Kaysersberg’de bir gün geçirmeden,

Bretzel çeşitlerini denemeden,

Kruvasanların tadına bakmadan,

Flammenkuchen yemeden,

Kougelhopf yemeden,

Gingerbread almadan,

Makaronları tatmadan,

Alsace köylerinin hepsini gezmeden DÖN-ME-YİN!

 

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: @gamzenika