Browse Category

Genel

Genel

GALATA’DA ROMANTİK BİR AKŞAM

posted by gamzenika_admin 20 Eylül 2020 0 comments

SENSUS WİNE&CHEESE BOUTIQUE, GALATA

İstanbul’da romantik bir akşam hatta romantik birkaç saat geçirmek istiyorsanız, şehrin en gözde tarihi binası olan Galata Kulesi’nin hemen yakınında bulunan Sensus Şarap Evi’ne uğramalısınız. İsterseniz iş çıkışı kısa süreli, isterseniz romantik bir program için, bu tarihi binada yemek yemek günün tüm yorgunluğunu üzerinizden alıp, sakin ve huzurlu anlar yaşamanızı sağlayacak. Bir de piyano dinletisine denk gelirseniz, huzuru ve keyfi doruklarda yaşayacaksınız. Müziğin ruhunuzda hissettirdiği huzur, enfes Sensus lezzetleri ile birleşince, hafızanızdan silinmeyecek keyifli anlar yaşayacaksınız.

 

Covid-19 sebebiyle değişen hayatlarımızda, restoran kültürümüzde de bazı değişiklikler yaşandı. Özellikle mekânların covid-19 konusundaki bakış açıları, bilinç düzeyinde ise, pek çok önlem ile hizmet sunmaya başladılar. Sensus için bilinç düzeyinin çok yüksek seviyelerde olduğunu özellikle belirtmek isterim. Girişte ateş ölçümü, masalarda 1,5 metreden fazla mesafe, paketli çatal-kaşık servisi, tüm masalara özel el dezenfektanı, tüm çalışanların maskeli olması (bir an bile çıkarmaksızın), sosyal mesafe tuzlukları, kullanılan asansörlerin anlık olarak dezenfekte edilmesi ve sayabileceğimiz daha pek çok önlem normal seyrinde ilerliyor. Bu açıdan içiniz rahat bir şekilde tercih edebilirsiniz.

Tarihi binanın, tam bir mahzen şeklinde restore edilmesi ile şirin ve romantik bir mekân haline gelmiş Sensus. İtalyanca hissetmek kelimesinden gelen ismine uygun şekilde, keyfi en güzel haliyle hissedeceğiniz bir mekân. Tarihi dokusunu bozmadan restore edilen mekân, otantik dokusu ve dekorasyonu ile İstanbul’un tarihi dokusunu derin bir şekilde barındırıyor. Anemon Hotel binasının alt katında yer alan Sensus, butik bir şarap ve peynir mekânı olmasına rağmen, menü çeşitliliği çok fazla. Dolayısıyla atıştırmalık olarak değil, doyumluk olarak yemek tercihi yapabilirsiniz.

Gelelim romantik mekânın çok romantik menüsüne;

Tercihlerimiz;

Yöresel peynir tabağı (Gravyer / Trakya Eski Kaşar / Çerkez İsli Peyniri / Ayvalık Tulumu / Reçel / Siyah Üzüm): Özellikle şarap içecek olanların tercih edeceği yöresel peynir tabağı hem sunum açısından başarılı hem de zengin bir içeriğe sahip. Başlangıç için ise oldukça doyurucu.

Bruschetta ile meze tabağı (Çerkez tavuğu, muhammara, Girit Ezmesi, Pancar)

 

Sarımsaklı Kestane Mantarı Sote: En sevdiğimiz başlangıçlardan bir tanesi sarımsaklı kestane mantarı oldu. Taşköprü sarımsağı ile sotelenen kestane mantarı maydanoz ile süslenmiş, çok lezizdi.

Güveçte İskenderun Karidesi (Doğal Domates Sos / Taşköprü Sarımsağı): Güveçte mantar ve özel sosu ile sunulan karides, deniz ürünleri sevenler için lezzet şöleni.

Risotto Arancini: Risottonun, kıtır halde sunulmuş lezzet topları. Başlangıç için tercih edebileceğiniz yeni bir lezzet.

Enginar Yatağında Levrek Sarma (Risotto Arancini ile birlikte): Enginar üzerine sarılmış levrek tabağı adeta bir sanat eseri gibi. Levreğin enginar ile uyumu şahane. Yeni menüye dahil olacak risotta arancini eşliğinde sunum da harika.

Dana Kaburga (Patates Püre ve Demiglace Sos ile): Dana kaburga severler için, sade ve tam ayarında pişmiş bir et yemeği. Pişkinlik derecesi ile ilgili sizden de fikir alıyorlar.

Dana Bonfile(Vişne Demiglace Soslu, Biberiyeli Patates Püresi ile): Demiglace sosun vişne ile olan tatlı uyumu dana bonfilenin yumuşacık, ağızda dağılan lokumsu tadıyla birleşince enfes bir lezzet doğmuş. Biberiyeli patates püresi eşliğinde damağınızda tatlı nahoş bir tat bırakıyor.

Böğürtlenli ve Ananaslı Yaz Pizzası: Pizza için hem çok iddialı hem de çok neşeli bir çeşit. Pembe rengi ve bol meyvesiyle yaz aylarında cezbedecek bu lezzet çok yakında Sensus yeni menüde yer alacak.

Karides ve Frenk Soğanlı Pizza: Karides seviyorsanız, soft bir pizza yemek isitorsanız, minik Frenk soğanları ile süslenmiş karidesli pizzayı çok seveceksiniz. Deniz mahsulü severler için çok yakında yeni menüde yer alacak.

İstanbul’da hem otantik hem romantik bir akşam için tercih edebileceğiniz, Sensus Galata hem başarılı sunumları hem alınan covid-19 önlemleri hem de müşteri memnuniyet performansı ile bizden tam puan aldı. Sıcacık ortamı, enfes piyano dinletisi ve efsane sunumları ile tekrar ziyaret edeceğimiz lezzet durakları listemize aldık bile J

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Bereketzade Mah, Kuledibi, Büyük Hendek Cd. No:5, 34420 Beyoğlu/İstanbul

Telefon: (0212) 245 56 57

Gökçeada Kaleköy
FoodGenelKampTravel

GÖKÇEADA GEZİSİ

posted by gamzenika_admin 15 Temmuz 2020 0 comments

GÖKÇEADA SEYEHAT, KAMP VE LEZZET DURAKLARI

Mart ayından bugünlere kadar mücadele ettiğimiz Covid-19 sürecinde hepimiz çok bunaldık ve eminim hepimiz doğayı çok özledik. Kamp severler olarak en çokta, doğanın kucağında kamp yapmayı, yepyeni keşiflerle kucaklaşmayı özlemiştik. Gelgelim sokağa çıkma yasakları bitip, şehirlerarası ulaşım serbestliği de gelince düştük Gökçeada yollarına.

Çanakkale merkezden feribot ile 20 dakikada önce Kabatepe, ardından da 1,5 saat feribot yolculuğu ile adaya ulaşım sağlayabilirsiniz. Uzun bir yolculuk sonunda tüm ihtişamı ile Gökçeada karşınızda.

Türkiye’nin en büyük adası olan Gökçeada, keçileri, oğlakları, bakir koyları ve turkuaz rengi denizi ile inzivaya çekilmek için birebir. Üstelik sualtı milli parkı olan bir ada ve adeta bir akvaryumda yüzüyor olacaksınız. Güneşin en yavaş ve en güzel battığı yer olan Gökçeada çok keşfedilmemiş masum bir güzellikte doğallığını koruyor.

Seyahatimiz boyunca öyle doğal bir yaşamın içinde bulduk ki kendimizi, yaşanan karantina günleri üzerine doğal bir meditasyon etkisi yarattı. Günbatımı izlerken denizde beliren yunus sürüsü, yolda giderken yeşile atlayan sincap, en bakir koyda yüzerken tepede zıp zıp zıplayan tavşan, her an bir şeyler yemek isteyen oğlaklar, ailemizin birer üyesi olmuş keçiler, paletimizi kaçırmaya çalışan ahtapot… Sanırım Gökçeada’nın tüm doğallığını özetlemiştir.

Şimdi keşif zamanı…

GÖKÇEADA RUM KÖYLERİ

Gökçeada gezinizde, mistik havaları ve muhteşem manzaraları ile Rum Köyleri’ne mutlaka yer verin. Eski zamanlarda korsan saldırılarından korunmak için tepelere kurulan köylerin manzaraları oldukça güzel. Bununla birlikte bazı köylerde evler toprak rengi olduğundan uzaktan bakıldığında ürpertici bir manzara göze çarpıyor.

Dereköy: Cumhuriyet döneminde 2000 hanede yaşayan halkı ile Türkiye’nin en büyük köyü olarak kayıtlara geçmiş olan Dereköy’de bugünlerde 150 hane var. Dereköy’ün en dikkat çekici yanı ise, uzaktan bakıldığında içinizi ürperten toprak rengi terk edilmiş evleri. Vakti zamanında korsan istilasından korunmak için tepelere yapılan toprak rengi evler, bugünlerde ziyaretçilerin dikkatini çekiyor. Köy içinde bulunan büyük çamaşırhane mutlaka görülmeli.

Zeytinli Köyü: Aranavut kaldırımlı sokakları, tarihi taş Rum evleri, pembe beyaz zakkum çiçekleri ve mis gibi kokusu ile adını zeytinliklerden alan Zeytinliköy’de keyifli zaman geçirebilrisiniz. Rum Ortodoks Kilisesi Patriği Bartholomeos Zeytinliköy’de doğmuş. Zaman zaman köydeki evine geldiği ve burada kaldığı söylentiler arasında. Şirin kafeleri ve restoranları içinde barındıran Zeytinliköy’de meşhur dibek kahvesi içmeden ve damla sakızlı muhallebi yemeden dönmeyin

Eski Bademli Köyü (Gliki): Konumu ve etkileyici manzarası ile adanın balkonu olarak anılan ve adını çevresinde yer alan pek çok badem ağacından alan Bademli adanın en küçük köyü. Toplu taşımanın olmadığı ve çok dik bir yokuşla varabileceğiniz Bademli, korumaya alınmış bir sit alanı. Köyde az da olsa Rum vatandaşı yaşıyormuş ve hatta muhtarı da Rum vatandaşı. Köyün tek kahvesi de bir Rum tarafından işletiliyor. Yunanistan’da yaşayan eski sakinler yazın Bademli ‘ye geldiğinde köy daha canlı bir hal almaktaymış.

Kaleköy: Adını, tepede bulunan virane kaleden alan Kaleköy, denize kıyısı olan tek yerleşim yeri. Sahilde bazı mekânlar, balıkçı tekneleri ve eski küçük liman bulunuyor. Kaleköy’de muhteşem günbatımları izleyebileceğiniz manzara noktaları bulunuyor. Hem restoran hem de seyir tepelerinden en güzel gün batımlarını izleyebilirsiniz.

Tepeköy: Adından da anlaşıldığı üzere, Rum Köyleri içerisinde en tepeye kurulmuş olan Tepeköy, Arnavut kaldırımlı sokakları, çiçek kokuları ve adayı tepeden gösteren manzarası ile şirin bir Rum Köyü. 1960’lı yıllarda 1200 nüfusa sahip olan köyde şu anda yaklaşık olarak 50 hane yaşıyor. Her yıl 15 Ağustos tarihinde düzenlenen Meryem Ana Panayırına da ev sahipliği yapan Tepeköy, panayır zamanı çok hareketli oluyormuş. Meydanlarda kocaman kazanlarda pişen yemekler ve dans gösterileri ile görülmeye değer bir panayır olduğu söyleniyor.

Tepeköy’ün en önemli mekânı ise Barba Yorgo’nun şarap mahzeni ve açık hava tavernası. Taverna girişinde bulunan ve Barba Yorgo’nun dilinden düşmeyen dizeler ise bizi çok duygulandırıyor;

“İki yabancı gibi karşılıklı iki yakada,
Uzo ve rakı ile dumanlı kafaları,
Dillerinde aynı şarkı dudaklarında aynı tebessüm,
Kim inanır ki dost olmadıklarına…”

GEZİLECEK YERLER

Aya Marina Kilisesi: Mustafa’nın Gayfesi’nde keyfinizi yapıp, hemen içerisinden geçebileceğiniz kiliseyi de görebilirsiniz. Bahçede bulunan çanı, çiçekli bahçesi ile hemen yanı başınızda.

Kokina Kaya Mezarları: Koyları keşfederken daha önceki araştırmalarımıza istinaden bilip görmek istediğimiz Kokina Kaya Mezarlarına ait biz herhangi bir tabela göremedik. Adanın güneyinde bulunan ve birbirine bitişik halde, arazinin ortasında duran 2 mezar sanki uzaydan fırlatılmış gibi ilginç. Etrafında herhangi bir eski yerleşime rastlanmamış mezarlar büyük bir kayaya oyulmuş ve hangşi döneme ait oldukları da bilinmiyor. Kapakları olmayan mezarların kapakları söylentiye göre 80 metre ilerisinde bulunmuş.

Tuz Gölü: Aydıncık ve Kefaloz plajının ortasında yer alan Tuz Gölü, her iki plajdan rüzgârın yığdığı kum seddinin ortasında oluşmuş. Gölün derinliği ortalama 1 metre. , genişliği 1 km. Suya girdiğiniz sürekli diz hizasında ilerliyorsunuz ve su oldukça sıcak. Yer yer çamurdan dolayı batışlar da yaşanıyor. Tuz Gölü tamamen deniz suyu ve yağmurlarla oluşuyor.
Yazın buharlaşan gölün üstü beyaz tuz tabakasıyla kaplanıyor. Ve adanın ve kuşların tuz ihtiyacı da buradan sağlanıyor. Çok sayıda su kuşu türüne ev sahipliği yapan gölde, flamingo, angıt, suna, ördek türleri, yağmurcun türleri, kum kuşu türleri, martı türleri ve öcüler gibi 80 kuş türü tespit edilmiş.
Gölden çıkan siyah çamur  bazı hastalıklara iyi geldiği düşünülerek turistler tarafından vücuda sürülüyor.  Yapılan analizlerde, içerisinde bol miktarda kükürde rastlanmış olup çamur kürü tedavisi yapıldığında, romatizma, sedef, kireçlenme gibi hastalıklara iyi geldiği görülmüş.

 

GÖKÇEADA KOYLARI ve KAMP ALANLARI

Gökçeada’da denizin keyfini çıkarmak istiyorsanız, burada bahsettiğimiz tüm koylarda en az bir kere denize girmeniz gerekir. Aksi halde gerçekten çok şey kaçırmış olacaksınız.

Gizli Liman: Türkiye’nin en batı ucu olan Gizli Liman Avlaka Burnu, gün batımı seyir noktalarından bir tanesi. Gökçeada’da çamlık orman görebileceğiniz hemen hemen tek nokta diyebiliriz. Ada genelinde serbest hayvancılığın yaygın olması ve keçilerin serbestçe doğada dolaşması nedeni ile ağaç görmek çok mümkün değil. Gizli Liman bölgesinde, plajın arkasında bulunan ormanlık alanda piknik ve kamp imkânı bulabilirsiniz. Ateş yakmak kesinlikle yasak. Plajda bulunan işletmelerde WC ve duş imkânları mevcut. Gizli Liman rüzgârı ve dalgası ile meşhur. Doğası ve manzarası ile denize girilebilecek güzel koylardan bir tanesi.

Marmaros: Dereköy’ü geçtikten sonra sağa saparak 7 km’lik taşlık bozuk bir yoldan ilerleyerek Marmaros’a ulaşabilirsiniz. 7 km kısa gibi görünse de yolun bozuk olması sebebi ile hem tozlu hem de zorlu geçiyor. Yol bittikten sonra ise sonu adeta bir cennet. Adanın ender ağaçlık alanlarından biri olan Marmaros koyunda pek çok alanda kamp yapabilirsiniz. Ağaçlık alanlar tercih edebilir bunun yanı sıra taşlık plajda da çadır kurabilirsiniz. Gökçeada’nın en doğal plajlarından biri olan Marmaros’ta 1 saatlik bir yürüyüş ile Marmaros Şelalesini de görebilirsiniz.

Yıldız Koyu: Gökçeada Sualtı Milli parkı’nın içinde yer alan Yıldız Koyu, sanırım adını da buradan alıyor. Yıldızlı güzellikte bir koy. Şnorkelsiz yüzmenizi önermiyoruz. Sualtını rahatlıkla izleyip, balıklarla yüzeceksiniz. Milli Park olmasından dolayı avlanma yasağı var ve bu sebeple balıklar da kaçmıyor. Yıldız koyunda kamp yapmak isterseniz, bir tesis mevcut fakat plajın arkasında yer alıyor. Deniz manzarası görünmeyen bir alan. Ücretli bir tesis olan kamp alanında, ortak alanlar ve otopark mevcut.

Mavi Koy: Yıldız Koyu’ndan kayalıklara tırmanıp, epey bir yol yürüdükten sonra ulaşabileceğiniz cennet bir koy burası. Araç ile belli bir mesafeye kadar gidebiliyrosnuz. Bu sebeple tercih edilmiyor ve dolayısıyla da kalabalık olmuyor. Mavi Koya giden yolda yüzlerce kelebek görüp, çiçeklerin üzerinde dans edişlerini izlemiştik. Sanırım hayatımda doğal olarak o kadar fazla kelebeği bir arada hiç görmedim. Mavi koyda kamp yapmak isterseniz herhangi bir tesis bulunmuyor. Serbest olarak beğendiğiniz bir alana kamp atabilirsiniz. Yaşanan yangın sebebi ile alanın bir kısmına giriş kapatılmış durumda. Buna göre keşif yapılarak tercih edilmeli.

Kuzu Limanı Plajı: Feribot iniş noktasında görünen yaklaşık 2-3 km uzunluğundaki plaj içerisinde 3-4 tane tesis bulunuyor. Şezlong, şemsiye ve yeme içme ihtiyaçlarınızı tesislerde giderebilirsiniz. WC ve otopark imkânı bulunuyor.

Laz Koyu: Gökçeada’nın güney kıyısında bulunan ufak ve şirin bir koy olan Laz Koyu, kahverengi tabelasını takip edip gittiğinizde seyir tepesinden muhteşem manzarayı görmenize vesile olacak. Koyda bir tesis mevcut. Şemsiye ve şezlong kiralayabilir, yemek yiyebilirsiniz. Laz Koyu’nun en önemli özelliği ise kuzey rüzgârı ne kadar kuvvetli olursa olsun, Laz Koyu süt liman. Dalgasız sakin bir deniz istiyorsanız Laz Koyu tercihiniz olsun.

Uğurlu: Uğurlu, merkezden 25 km uzakta ve adanın en batısında bulunan köy. Uğurlu Köyü’nün bir limanı var. Güney kıyısındaki tek liman olan Uğurlu Limanı, zamanında Gökçeada-Limni (12 mil) arasında gelip gidecek feribotlar düşünülerek yapılmış. Şimdilik proje rafa kalksa da, her an gerçekleşebilecek bir proje. Şu anda limana büyük balıkçı tekneleri sığınıyor, adalılar balık tutuyor. Her iki tarafından denize giriliyor.
Adanın denize girilecek en güzel koyu Gizli Liman, Uğurlu’ya çok yakın. Cennet gibi doğal plajdan yararlanmak isteyenler, Uğurlu’daki pansiyon ve otelleri tercih ediyorlar. Köyde genelde apart pansiyonculuk yaygın olmakla birlikte 3-4 otel de bulunuyor.
Merkezden en uzak köy olduğu için, köyde 4 bakkal, 2 kahve, 2 kasap, 3-4 restoran bulunuyor. Köylü pazarları da oldukça meşhur. Köylü tezgâhlarından alışveriş yaparak en doğal ürünleri tadabilirsiniz.

Aydıncık-Kefalos: 1200 metre uzunluğundaki plajı ve altın rengi kumu ile adanın en çok tercih edilen plajlarından bir tanesi. Plajda hem konaklama hem de restoran hizmeti veren bir işletme bulunuyor. Bunun yanında sörf dersi almak isterseniz pek çok tesiste imkân bulabilirsiniz. Merkeze 10 km uzaklıkta bulunan Aydıncık plajına yaz aylarında minibüs seferleri de düzenleniyor ve ulaşım kolaylıkla sağlanıyor.

GAGO Koyu: Kuzu limanının tepesinde dağlık ve zorlu bir yolda bulunan çok gizli bir koy olan GAGO koyu, herkesin girmesi mümkün olmayan cennet bir koy. İçerisinde bulunan organik tarım arazisi ile şahsa ait bir alan ve plaja inebilmek için zorlu dik bir keçi yolunu aşmanız gerekiyor. Araç ile plaj alanına girmeniz mümkün değil. Dolayısıyla tercih edilmeyen bir koy haline geliyor. Bunun yanı sıra muhteşem günbatımları izlemek ve dalış yapmak için eşsiz bir koy. GAGO koyunu bulabilmek ve burada kamp yapmak biraz cesaret işi. Eğer inzivaya çekilmek isterseniz de ihtiyacınız olan her şeyi alıp gitmelisiniz. Merkeze yakın olmasına rağmen zorlu bir yolu olması yorucu olacaktır.

GÖKÇEADA LEZZET DURAKLARI

Barba Hristo, Zeytinliköy: Zeytinli Köyü’nde bulunan Barba Hristo’nun imza lezzeti, damla sakızlı muhallebi. Zeytinliköy ’de bir ara sokakta hizmet veren Barba Hristo Tatlıları Ada’nın en güzel damla sakızlı muhallebisini yapıyor. Barba Hristo 100’e yaklaşan yaşına rağmen küçücük ve tertemiz mutfağında eşiyle birlikte Gökçeada’ya özel bu enfes lezzet geleneğini sürdürüyor. Gelgelim biz bu lezzetten mahrum kaldık L Covid-19 sebebiyle, sınırların henüz açılmaması kaynaklı Rumlar henüz dönmemiş. Rum evlerinin pek çoğu kapı duvar. Gökçeada’ya tekrar gelmek için ne kadar iyi bir sebep J

Madam’ın Dibek Kahvesi, Zeytinliköy: Yine üzülerek, tadamadığımız ama Gökçeada için önemi büyük bir mekândan bahsetmek istiyorum. Virüs sebebi ile kapalı olan mekânın imzası Dibek kahvesi. Hikâyesi ise şöyle;

Babasından kalma kahvehaneyi 1970’i yıllardan itibaren işleten ve 2003 yılında vefat eden Madam Estratia’dan adını alan dibek kahvesi geleneği şimdilerde aileden 68 yaşındaki Urania Kutufo tarafından yaşatılıyor. Yunanistan başkenti Atina’da yaşamını sürdüren Kutufo, her sene yaz mevsiminin ilk günlerinde Gökçeada’ya gelerek adanın meşhur dibek kahvesini üretmeye başlıyor.

Bir dahaki sefere bu tarih lezzeti denemek için sabırsızlanıyoruz.

Yeşil Ev, Zeytinliköy: Zeytinli köy ziyaretimiz tek açık mekân olan Yeşil Ev’in tatlı sohbet işletmecilerini çok sevdik. Hem sakızlı muhallebiyi hem de dibek kahvesini burada denedik. İmza mekânlar ile kıyaslama yapamamakla birlikte hem mekân keyifliydi hem de tatlı ve kahve lezizdi. Zeytinliköy’de her yer kapalı olunca sığındığımız Yeşil Ev, büyük bahçesi ve üst tarafta yer alan oturma alanları ile oldukça keyifli bir manzaraya sahip. Uğramadan dönmeyin.

Mustafa’nın Gayfesi: Gökçeada’ya veda edeceksek çok güzel bir kapanış olmalı diye düşündük. Bunun için de güne muhteşem bir kahvaltı ile başlamamız gerekirdi. Her ne kadar virüs sebebi ile adanın boş olduğunu düşünüyor olsak da güne erken başlayıp saat 10:00’da Mustafa’nın Gayfesi’nde kahvaltı için hazırdık. İlerleyen dakikalarda iyi ki de erken geldik dedik. Sanki ada göründüğü kadar boş değilmiş dedirten bir kalabalık yaşandı.

Bununla birlikte, güleryüzlü personeli, hızlı ve temiz servisi ile çok memnun kaldığımız bir kahvaltı mekânı oldu. Sürekli çalan klasik Türk müzikleri, şahane manzarası ile keyifli bir kahvaltı ve sonrası kahve içme mekânı. Adaya özgü lezzetlerin buluştuğu Mustafa’nın Gayfesi’nde güzel bir kahvaltı ile güne başlayıp, manzaraya karşı mis gibi bir kahve içmeden dönmeyin.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

 

Merkezi Pastanesi: Bir Gökçeada klasiği olan Efibadem Kurabiyesi yemek için merkezde bulunan Merkezi pastanesine mutlaka uğrayın. Pek çok tatlı çeşidi, dondurma ve hediyelik eşya satışı da yapılan Merkezi Pastanesinden Efibadem Kurabiyesi almadan dönmeyin.

Peki nedir Efibadem Kurabiyesi hikayesi? Ergin Çelik şöyle anlatıyor;

Küçüklüğümde ile başlayan bir ifadeyi süsler Efibadem. Geçmişte, özel günlerde Rum evlerine yapılan o güzel ziyaretlerin en tatlı ânı, önümüze serilen çeşit çeşit ikramlar olmuştur. Zaman geçse dahi, tat ne damağımdan ne de hafızamdan siliniyordu. Yoğun lezzeti ile boğazınızı sararak, yutkunduğunuzda tatlı bir his bırakıyordu geriye. Sıcaklığı ilk günkü gibi koruyordu yerini. Aklımdan düşmeyen bu tadı, günümüz ile buluşturmayı hedefledim.

Uzun bir yola atıldık. Yıllar birbirini kovalarken çeşitli tarifler denendi lakin o sıcaklık bir türlü düşmemişti damağıma. Çokça denemeden sonra bir arkadaşım Madam Efi’nin bu kurabiyeyi güzel yapabileceğini söyledi. Aradığımı bulduğum çocuksu bir heyecan ile Madam Efi’den kurabiyeyi yapmasını rica ettim. Onca deneme bir sonuç vermediğinden inancım ve umudum kalmamıştı. O an olur da yaparsa, onun adını vereceğimi söyledim. Madam ise, karşılığında iki tane şart sundu. İlki ürünü bozmamamız üzerineyken, ikincisi sürekli kontrol halinde olacağını söylemesiydi.

Fırından çıkan kurabiyeler ile buluştuğumda çocukluğuma sürüklenmiş ve bu sefer olduğu konusunda büyük bir heyecan ve sevinç duymuştum.

Sizler de bir kez bu tatları keşfettiğinizde, tekrar gelmek isteyeceksiniz çünkü:

“Ayaklar kalbin gittiği yere gider.”

Kaybolan Lezzet Efibadem.

İmroz Poseidon: Güneşin en yavaş ve en güzel battığı Gökçeada’nın manzarası en güzel noktası İmroz Poseidon dersek abartmış olmayız. Muhteşem günbatımı manzarası ve eşsiz lezzetleri ile İmroz Poseidon’u anlatmak imkânsız. Tüm güzelliklerin yanında, misafirperverlikleri, hizmetin hızlılığı, virüs döneminde alınan önlemler ile tercih edilecek bir mekân.

Buraya kesinlikle gün batımı izleyerek akşam yemeği keyfi yapmaya gidilmeli. Eşsiz bir günbatımı ile adeta büyüleneceksiniz. Kaleköy’de bulunan İmroz Poseidon, kayalıkların üzerine oturtulmuş iskeleler üzerine kurulmuş. Konsepti ve manzarası ile Gökçeada’nın vazgeçilmez mekânlarından bir tanesi. Manzara ve hoş müzikleri eşliğinde Gökçeada’nın keyfini doruklarda yaşayacağınız bir mekan.

Poseidon Restoran sadece akşam hizmet vermiyor. Öğle saatlerinde de zengin bir Gökçeada yemek masası kurmak için yine restoranı tercih edebilirsiniz.

Adanın doğal ürünlerinden yapılmış mezelerinden salatalarına, adada üretilmiş zeytinlerden adanın doğal zeytinyağına kadar Gökçeada’yı temsil eden harika bir mekân. Yemeğinize eşlik Ege manzarası ise yapmadan dönmeyin listemizin başında yer alıyor.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

 

 

 

 

 

 

Yapmadan DÖN-ME-YİN!

İmroz Poseidon’da günbatımı izlemeden,

Marmaros koyunda trekking yapmadan,

Tuz Gölü’nde çamur banyosu yapmadan,

Efi Badem kurabiyesi yemeden,

Yıldız Koyu’nda balıklarla ve diğer deniz canlıları ile yüzmeden,

Laz Koyunu seyir tepesinden görmeden,

Yıldız Koyunu seyir tepesinden göremeden,

Mustafa’nın Gayfesi’nde kahvaltı yapmadan ve kahve içmeden,

Muhteşem koylarını gezmeden DÖN-ME-YİN!

 

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: @gamzenika

 

FoodGenelTravel

BOZCAADA YEREL TATLAR FESTİVALİ 2018

posted by gamzenika_admin 20 Temmuz 2019 0 comments

 

BOZCAADA YEREL TATLAR FESTİVALİ 2018

Bozcaada Yerel Tatlar ve Lezzet Festivali’ne bu yıl (2018) Gamzenika/Gurmex iş birliği ile biz de katılıyoruz.

Şirin Rum evleri, Arnavut kaldırımlı sokakları, turkuaz denizi, muhteşem üzüm bağları, tatlı rüzgârı ve en içten haliyle karşılıyor bizi Bozcaada.

Bozcaada’ya ulaşmak için, ister aracınızla ister otobüs ile Çanakkale’ye gidip, Geyikli’den feribota binmeniz gerekiyor. Feribot yolculuğu başladıktan sonra, hayallere dalıp, anakaradan kopuyorsunuz.

Bu yıl yerel tatlar festivali adalı kadınların el lezzetleri ile şenleniyor. Bu sebeple daha bir merakla katılıyoruz. Bunun yanında programda ünlü şeflerin workshopları da var. Sıkı bir festival programı bizi bekliyor.

Cuma akşamı İzmit’ten otobüs ile yola koyulduktan sonra Cumartesi sabahın erken saatlerinde feribota biniyoruz. Sıcacık bir Eylül güneşi ile feribot yolculuğumuz harika. Adaya ayak basar basmaz ilk işimiz otelimize yerleşmek. Elit Butik Otel, Bozcaada’nın Arnavut kaldırımlı sokaklarında yürüyerek ulaşabileceğiniz merkezi bir konumda. Bizi bekleyen otel sahibi Nilay Hanım, sıcacık bir gülümseme ile karşılıyor. Odamıza yerleştikten sonra hemen kahvaltı alanına geçiyoruz. Otelimizin bahçesi yemek ve kahvaltı alanı olarak kullanılıyor. Festivale yakışır bir kahvaltı sofrası ile karşı karşıyayız. Bunca yoldan sonra çok iyi geliyor. El yapımı çıtır kabak reçeli, el yapımı incir reçeli en çok dikkatimizi çeken kahvaltı ürünleri. Hem tatları güzel hem de sunumları. Bununla birlikte cevizli kek bir harika. Nilay Hanım’ın keyifli sohbeti eşliğinde güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra festival alanına doğru yola koyuluyoruz.

Bozcaada’yı bilenler bilir. Her yer birbirine çok yakın mesafede. Her yere yürüyerek gitmek ve şehirlerde yaşanan trafik derdinden kurtulmak ada hayatında en sevdiğimiz. Festival, Bozcaada meydanında bulunan kale içerisinde, stantlar oldukça kalabalık. Tüm kadın emekçiler yerlerini almışlar. Peki yerel tatlar festivalinde neler var bir bakalım J

Bozcaada’ya dair tüm yerel lezzetleri görmek bizi inanılmaz mutlu ediyor. Pişi, zeytinyağlı dolma, çiğ dolma, otlu bulgur pilavı, etli sarma, kabak döşeme, patlıcan döşeme, kuskuslu kuzu kapama, tavşan yahni, nohut ekmeği, asma yaprağında keçi peyniri, kulak mantı, sahan mantı, patlıcanlı börek, mangalda sardalya, baklava ve mafiş deneyeceğimiz lezzetler J Hepsine nasıl yetişeceğiz ve nasıl yapacağız diye düşünürken, beğendiklerimizden tekrar tekrar yediğimiz de olmadı değil J

Söz konusu Bozcaada olunca balıksız bir festival düşünülemezdi sanırım. İlk olarak balık standını ziyaret ediyoruz. Mangalda sardalye üretimi başlamış. Henüz erken olduğundan balık standında çok hareketlilik yok diye düşünürken, gizlenmiş balık standında uzun kuyruklar oluşmaya başlıyor. Mangalda olunca çıtır çıtır balığın tadı başka. Doymamak için ekmeksiz deniyoruz.

Festivalin en güzel yanı, stantların sıra sıra dizilip porsiyonlamanın önceden yapılmış olması. Sizler sadece sıraya girip tadım yapıyorsunuz. Dolayısıyla hızlıca ilerliyor.

En çok sevdiklerimiz ise; kulak mantı, kuskuslu kuzu kapama, patlıcanlı börek ve baklava oluyor. Diğer lezzetleri de çok seviyoruz ama en beğendiklerimiz bunlar.

Biz tadım yaparken bir yandan ünlü şeflerin workshopları da başlıyor. Hepsine yetişmeye çalışıyoruz, oldukça kalabalık olduğundan biraz zorlanmıyor değiliz.. Workshoplarda en çok dikkatimizi çeken koruk suyu oluyor J Koruk suyu; yıldız anason, şeker, lime ve fesleğen ile yapılıyor. Harika bir kokteyl. Duyan geliyor ve ciddi bir sıra oluşuyor J Bir yandan çalan müzikler eşliğinde devam eden tadım süreci keyifli bir şekilde devam ediyor. Her ürünü içimize sinerek ve doyumsayarak tadıyoruz. Hepsi birbirinden güzel yerel tatlar için Bozcaada kadınlarına bir kez daha teşekkür ediyorum J İnanılmaz güzel lezzetlerdi.

Heredot’un “Tanrı Bozcaada’yı insanlar uzun ömürlü olsun diye yaratmış” dediği, Ege’nin bu güzelim adasında muhteşem bir tatil ve lezzet şöleni sizleri bekliyor.

Çamlıbağ Şarap Evi

İlk durağımız Çamlıbağ Şarap Evi. Akşama doğru henüz acıkmamışken, yemek öncesi bir şarap tadımı oldukça keyifli olacaktır diye düşünüyoruz. Çamlıbağ’a giderseniz Kadir Bey’i bulmanızı ve özellikle de tadım yapacaklar için Kadir Bey’den tavsiyeler almalarını öneririz. Biz hiçbir fikir söylemeden, tadımı ona bıraktık ve gerçekten güler yüzlü, içten karşılaması ile bizi çok memnun etti.

Buraya geldiğinizde Çamlıbağ’a dair ne varsa denemek bilmek isterim derseniz Çamlıbağ Tadım tercih etmelisiniz. Bu tadım ile tam 9 tane şarap tatmış olacaksınız. 9 çeşit üründe neler var derseniz; Cabarnet Sauvignon, Merlot, Cabarnet Sauvignon&Kuntra, Merlot&Kuntra, Kuntra Özel Rezerv, Karalahna, Kuntra, Roze, Vasilaki. 9’lu tadım sunum 20 TL. Haricinde kadeh şarap tercih ederseniz 15 cl kader 10/20 TL değişiyor. Şişe fiyatları ise 30/80 TL. Peynir tabağı 20 TL ve Türk kahvesi 5 TL. Şarap yanında vazgeçilmez peynir tabağı mutlaka tercih etmelisiniz. Ayrıca Çamlıbağ’a özel kızarmış kraton ekmekler peynirle birlikte çok leziz.

Çamlıbağ bize göre Bozcaada’nın en samimi mekânlarından bir tanesi. Dışarı alanda, resimlerle süslenmiş alanın oturma yerleri ile sıralanıp, kütük sehpaların kullanılması mekâna mistik bir hava veriyor. O kadar çok talep var ki, yer olmadığından sırada bekleyenleri de görüyoruz. Bozcaada için uğramadan dönülmeyecek yerlerin başında gelen Çamlıbağ, hem güler yüzlü hizmeti hem enfes şarapları ile gönülleri fethediyor.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Cumhuriyet Mah. Emniyet Sok. No:3, Bozcaada, Çanakkale, Türkiye

Telefon: +90 286 697 80 55, +90 286 697 00 58

Kardinal Bağ Evi

Kardinal Bağ evi, hem konaklama hem de özellikle kahvaltısı ile tavsiye edeceğimiz muhteşem bir mekân. Bağ evi olması sebebi ile yeşillikler içerisinde huzur dolu vakit geçirmenizi sağlayacak güzel bir yer. Biz Kardinal Bağ Evi’ni kahvaltı için tercih ediyoruz. Yine otelimizden yürüme mesafesi olan bağ evi, pek çok güzelliğe şahit olduğumuz yollardan geçiyor. Mekân içerisindeki konaklama alanları ve şirin mi şirin bahçe mutfağı var. Zaten mutfağa adım attığınız anda huzur buluyorsunuz. Mutfağın ortasında bulunan tezgâhta açık büfe olarak sergilenen kahvaltılıklar cezbedici. Dilediğiniz kahvaltı tabağını keyifle hazırlayabileceğiniz sunum materyalleri de hemen yanında. Sıcak ürünler için ise güler yüzlü işletmecimiz her an yanımızda J Pişi (ama balon pişi olmalı) Bozcaada’nın vazgeçilmezi olduğundan puf pişilerimizi pişirmeye başlıyorlar. Ymaç Bey balon pişi ustası J Bir de Kardinal Tava yumurta çok meşhur J Soğan, maydanoz ve kaşar peyniri ile yapıyorlar. Biz bayıldık. Tavsiye ederiz. Yeşillik ve sebzelerin hepsi bahçeden tazecik toplanıyor. Reçeller ev yapımı, enfes. Bahçedeki ağaç altlarından birinde yerimizi alıyoruz ve doğanın içinde keyifle kahvaltımızı yapıyoruz. Kahvaltı sonrasının olmazsa olmazı Türk Kahvesi yanında da Kardinal Bozcaada’ya özel kakaolu bir kurabiye geliyor. Adını Kara Fatma koymuşlar J Oldukça leziz. Bağ evinde en çok dikkatimizi çeken, bahçe süslemede kullanılan fıçı masa konsept detayları, bisiklet, hamak gibi keyif içerikli görseller. Burada konaklamak çok keyifli olacaktır. Erken rezervasyon yaparsanız oda bulma şansınız olabilir. Aksi halde inanılmaz bir talep var, yer bulamayabilirsiniz. Ayrıca kahvaltıya gelmek isterseniz de mutlaka rezervasyon yaptırın.

Evinizde kahvaltı yapıyormuş gibi hissedip, kahvaltının eşsiz keyfini yaşamak istiyorsanız Kardinal Bağ Evi’ne mutlaka uğrayın,

Uğrarsanız bizi de hatırlayın J

Adres: Kocamis Deresi Mevkii No:28, Bozcaada, Bozcaada 17680, Türkiye

Telefon: +90 533 604 82 82, +90 286 697 04 11

Çınaraltı Bozcaada

Çınaraltı Cafe Cumhuriyet Meydanı sağınızda kalacak şekilde yukarıya doğru yürüdüğünüzde önünüze çıkan Çınar ağacının altında hizmet veriyor. Küçük dükkânın içinde 5-6 masalık bir oturma alanı var, çınar ağacının gölgesinde ise 50-60 kişilik daha oturma yerleri bulunuyor. Her daim kalabalık göreceğiniz Bozcaada klasiği Çınaraltı ister kahvaltı ister çay kahve içmelik keyifli bir mekân.

Bozcaada’ya gidip Çınaraltı’da damla sakızlı Türk kahvesi içmeden dönmeyen yoktur sanırım. Tabi sadece Türk kahvesi değil, mükellef organik kahvaltısı da bilinen Çınaraltı Cafe, adeta bir Bozcaada klasiği olmuş. Adını asırlık çınar ağacından alan Çınaraltı Cafe, yorgunluk atmak için çaya kahveye uğrayanlarla dolup taşarken, bir de organik kahvaltısı ile ünlenmiş. Organik Çınaraltı kahvaltıda çok özlediğimiz ev börekleri, gözlemeler, poğaçalar en doğal haliyle sunuluyor. Patlıcanlı börek ce dere otlu poğaça ise midemizi en çok fethedenler arasında. Peynirli gözleme de hem porsiyon hem de lezzet olarak çok başarılı.Çınaraltı’nın olmazsa olmazı ise damla sakızlı Türk kahvesi. Menü olarak istediğiniz takdirde çikolatalı sigara, acı badem likörü ve kendi yaptıkları fındıklı tarçınlı kurabiye ile servis ediyorlar. Çınaraltı Bozcaada’nın sahibi Fahri Bey’in ev sahipliği, güler yüzü ve hoş sohbeti enfes lezzetler ile buluşuyor.

Tatlı olarak damla sakızlı muhallebi de bizim özel olarak tavsiyemiz.

Adres: Çınarçarşı Cad. Bozcaada, Bozcaada, Bozcaada 17680 Türkiye

Telefon: +90 286 697 81 33

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Çiçek Pastanesi Bozcaada

Çiçek Pastanesi, Rizeli bir ailenin uzun yıllar önce ada da açtığı pastane. İçeri girince duvarlar da mısraları okurken fırından yeni çıkmış bademli kurabiye ve damak çatlatanı mutlaka deneyin. Bir yandan klasik müzik dinlerken bir yandan fırından sıcacık çıkmış kurabiye kokusunu içinize çekeceksiniz. Duvarlarında bulunan şiirler, resimler ve fotoğraflar eşliğinde, evinize götürmek üzere kurabiyelerinizi paket yaptırabilirsiniz.

Bademli kurabiye ve damak çatlatan bizim favorimiz. Kilogram fiyatı 75 TL.

Çiçek Pastanesi, Bozcaada’nın en güzel kahvaltı mekânlarından da bir tanesi.

Çiçek pastanesinde bulunan enfes ekmek çeşitleri; Somun ekmek, Francala, Tava Ekmeği, Geleneksel ekşi mayalı ekmek, Esmer köy ekmeği, Çavdar ekmeği, Kepekli ekmek, Sandviç ekmek, Tost ekmek, Tam buğday ekmeği, on tahıllı ekmek, mısır ekmeği, dere otlu mısır ekmeği.

Ekmek çeşitlerinin yanı sıra simit, poğaçalar, açmalar, börekler, pizzalar, paskalyalar, çörekler, kekler, yaş pastalar ve sütlü tatlılar olmak üzere daha birçok çeşit mevcut.

Adres: Rum Mahallesi, Atatürk Caddesi, Bozcaada, Bozcaada Türkiye

Telefon: +90 286 697 82 26

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Bo’boz Bozcaada

Bozcaada dönüşünde acıkma ihtimaline karşı atıştırmalık ararken keşfettiğimiz Bo’boz Bozcaada, efsane sandviç çeşitleri ile karşılıyor bizi. Kendi sandviçini kendin yap konsepti ile de sevdiğin malzemeleri seçip dilediğin sandviçi yapabiliyorsun. Bozcaada’da gün batımı keyfi yapacak olanlar için hem peynir tabağı şarap, hem de sandviç paketleri de yapıyorlar. Dolayısıyla atıştırmalık isteyen herkese hitap ediyor. Zengin sandviç menüsü ile ister plajda ister gezerken keyifle yiyebilirsiniz.

Bo’boz sandviçleri;

Kalbim Ege’de Kaldı; Keçi peyniri, çeçil peyniri, acuka, kuru domates, köz biber, yeşil biber, roka, kıvırcık 23 TL

Ezine Güzeli; Ezine beyaz peynir, acuka, cevizli tereyağı, domates, salatalık, yeşil biber, kıvırcık 19 TL

Ecnebi; Roast Beef, Karamelize soğan, otlu krem peynir, cheddar sos, cevizli tereyağı, domates, salatalık, roka 29 TL

Reggie&Jack; Hindi füme, tavuk jambon, acuka, Amerikan salatası, domates, salatalık, kıvırcık 22 TL

Yogi; Bacon, dana jambon, Amerikan salatası, Karamelize soğan, cheddar sos, cevizli tereyağı, domates, yeşil biber, roka 36 TL

Jambon Bob; Dana jambon, Macar salam, Amerikan salatası, otlu krem peynir, kuru domates, salatalık, kıvırcık 28 TL

Plaj Dostu; Macar salam, taze kaşar, Amerikan salatası, cevizli tereyağı, domates, salatalık, yeşil biber, kıvırcık 26 TL

Veganviç; Vegan Salam, Vegan cheddar, Acuka, köz biber, domates, kıvırcık 25 TL

Tonton; Ton balığı, kapari, kornişon, zeytin, karamelize soğan, köz biber, domates, kıvırcık 27 TL

Bo’boz Pikniklik;

Günbatımı Tabağı 2 kişilik 40 TL

Günaydın Tabağı 2 kişilik 26 TL

Günbatımı veya gün doğumu izleyecekseniz, ne yer ne içerim diye düşünmenize hiç gerek yok. Bo’boz imdadınıza yetişecek. Şirin mekânı, hem göze hem mideye hitap eden menü çeşitleri ile piknik severlerin tam aradığı mekân.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Çınar Çarşı cad.No:57\A, Bozcaada, Bozcaada 17680 Türkiye

Paket Servis telefon+ WhatsApp: 0542 6926269/0542 69BOBOZ

E La Pizza

Bozcaada’da İtalyan pizza yemek istiyorsanız, E La Pizza doğru adres olacaktır. Arnavut kaldırımlı ara sokağa kurulmuş kırmızı Pötikare masa örtüleri ile hemen dikkatinizi çekecek şirin bir mekân.

Bizim tercihimiz cevizli pizza oluyor. Cevizli Pizza içeriği; kuru domates, fesleğen sos ve Mozarella ile incecik hamurlu enfes bir pizza olmuş. Cevizli pizzayı her yerde bulamazsınız. Bu sebeple mutlaka denemenizi öneririm.

E La Pizza, pizza ve makarna çeşitleri ile İtalyan mutfağını sevenler için Bozcaada’da güler yüzlü, kaliteli bir hizmet sunuyor. Bunun yanında şarap severler için, şarap ve peynir tabağı şeklinde hafif bir ara öğün yapabilirsiniz.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Cumhuriyet Mah. Lale Sok. Bozcaada, Çanakkale, Türkiye

Telefon: +90 286 697 86 71

Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI

Instagram: GamzenikA

 

 

Genel

Roma Lezzet Durakları

posted by gamzenika_admin 27 Kasım 2018 0 comments

Roma Lezzet Durakları

 

Günlerine kahve ve kruvasanla başlayan bir halkın yeme içme kültüründen bahsederken, kahvelerine övgüler yağdırmamak mümkün değil. Bunun yanında ünü dünyanın her yerine nam salmış Roma dondurmasını denemek için pek çok şansınız varken, bunu pas geçmemek gerek.

Bunun yanında çok iyi bir pastane kültürü olan İtalyan halkı, her sokakta beliren pastaneleri ile gönüllere taht kuruyor. Pastane dediğinizde sadece pastacılık ürünleri ile sınırlı kalmaksızın envai çeşit pizzaları ile de mideleri fethediyor.

Efsane şarapları, leziz pizzaları, akşamları hoş sohbet eşliğinde ilerleyen yemek saatleri ile sizi kendisine hayran bırakacak bir şehir Roma…

Roma için lezzet durakları mekânlara tek tek gidilerek, tadım yapılıp, özel röportaj, bilgi alma, fotoğraf çekme şeklinde oluşturulmuştur. Roma turunda güvenle deneyimleyebilir ve arkadaşlarınıza da tavsiye edebilirsiniz.

 

Grom Gelateria

Roma’da dondurma yemek için aklınıza ilk gelecek mekânlardan. Burası Roma’nın en ünlü dondurmacılarından sadece bir tanesi. O kadar çok dondurmacı var ki, inanın hangisini seçeceğinizi şaşırıyorsunuz. Trevi Çeşmesi yakınlarında ara sokaklarda karşınıza çıkan Grom, önündeki uzun kuyruklardan doğru yerde olduğunuzu anlayacaksınız. İster külahta ister cupta enfes dondurmaları deneyimleyebilirsiniz. Seçmek zorlandığınız anda, istediğiniz için tadım yapıp karar verebiliyorsunuz.

Kahveli ve karamelli bizim favorilerimiz arasında. Meyveli seviyorsanız ahududu ve çilekli, meyve taneli çeşitlerden denemelisiniz.

3 boy dondurma çeşidi olup porsiyon fiyatları şu şekilde ;

Small: 2,6 Euro, Medium : 3,40 Euro, Large: 4,60 Euro. Porsiyonlar oldukça büyük olduğundan küçük boy tercih edebilirsiniz.

Adres: Via della Maddalena, 30a, 00186 Roma RM, İtalya

Çalışma saatleri: 11:00/ 23:00

Telefon: +39 06 6821 0447

Uğrarsanız bizi de hatırlayın J

 

Antico Caffe Greco

İtalya seyahatimiz boyunca en çok özlediğimiz öğün muhteşem Türk kahvaltılarımız olmuştu. Malumunuz İtalyan yemek kültüründe kahvaltı öğünü yok. Kahvaltı dedikleri sadece bir kahve ve kruvasandan ibaret J Tabi İtalyan kahvelerini de hafife almamak lazım. Güne cappuccino ve espresso ile başlayan İtalyan halkı için kahve büyük önem taşıyor. Dolayısıyla sanırım kahvenin en iyileri bu ülkede J

Hem manzara hem de taptaze bir kruvasan tercihiniz varsa Panteon meydanında Antico Caffe Greco’da İtalyan kahvaltısı yapmanızı öneririm.

Kırmızı beyaz pötikare masa örtüleri, muhteşem Panteon manzarası eşliğinde kahvenizi yudumlayıp, tazecik kruvasanınızı yiyebilirsiniz. Akabinde ise arka sokaklardan Novada Meydanına doğru kısa bir yürüyüş yapabilirsiniz.

Adres: Piazza della Rotonda 1-9, Roma

Don Nino Gelateria Pasticceria Pantheon

Roma’nın ünlü meydanlarından biri olan Pantheon Meydanı’ndaki Don Nino, içeri girmeden sizi etkileyecek dizaynda. Dışarı bakan cam vitrin rengârenk makaron ve dondurmalarla süslenmiş.

Dışarıda fotoğraf çeken pek çok turist görebilirsiniz. Don Nino’da özellikle yemeniz gereken ise ünlü İtalyan hamuru cannoli. Erken saatlerde giderseniz her çeşidini deneme fırsatınız olabilir. Fıstıklı, portakallı ve vanilyalısı çok sevilenler arasında. Cannoli dışında dondurma ve makaron çeşitleri de oldukça güzel. İster al çık ye, istersen şirin mi şirin Don Nino Cafe’de güzel tatlıların keyfini çıkar.

 

Adres: Via dei Pastini, Pantheon 134, 00186 Roma RM, İtalya

Çalışma saatleri: 08:00–02:00

Uğrarsanız bizi de hatırlayın J

 

La Locanda Romano

Roma sokaklarında keyifli bir sabah turu sonrasında çok acıktığınız vakit harika bir öğle yemeği yemek isterseniz Novana Meydanı’nda bulunan La Locanda’yı tercih edebilirsiniz. Roma Termini’den başlayan bir turda acıktığınız nokta hemen hemen buralarda olacaktır J Menüde fiyatlar diğer restoranlara göre biraz daha avantajlı. Aslında bizim için en güzeli fix menü yapıp uygun fiyatlarda sunuyor olmaları oldu. Fix Menü, Roma’da çok rastlanan bir durum değil. Bruschetta/Pizza/Makarna/İçecek şeklindeki menü 16 Euro. Tercihimiz fix menüden yana oldu. Hem çok doyurucu hem de pek çok lezzeti deneme fırsatı bulduk. Fesleğen soslu domatesli ve Mozarella ve balıklı bruschettta oldukça başarılıydı. Mantarlı sebzeli pizza ve Arabiatta soslu penne makarna hem görsel olarak hem de doyuruculuk bakımından harikaydı. Garsonların ilgisi ve turistleri bu şahane menülere yönlendirmeleri de oldukça güzel. Hiç yabancılık çekmedik J

 

Genel olarak fiyatlardan bahsedecek olursak;

Bruschetta Bianca ( Sarımsaklı Ekmek ) : 3 Euro

Bruschetta Mozzarella : 6 Euro

Minestrone Soup : 9 Euro

Pizza Çeşitleri : 7/10 Euro

Tüm Tatlılar ( Tiramisu,Panna Cotta, Creme Caramel, Cheesecake) : 6 Euro

Bira : 6 Euro

Adres: Via di Mezzocammino, 92a, 00127 Roma RM, İtalya

Çalışma saatleri: Cuma : 16:30-01:00

Cumartesi/Pazar/Pazartesi/Salı/Çarşamba/Perşembe: 10:30-00:00

Telefon: +39 06 5237 0025

Navona Meydanına giderseniz La Locanda Romano’ya mutlaka uğrayın J

 

 

Pompi, Una Storia İtaliano

Gerçek bir İtalyan Tiramisusu yemek için en ama en doğru adres burası J İster İspanyol Merdivenleri’ne giderken, isterseniz gittikten sonra orada keyif yapmak için Pompi’ye uğramalısınız. Efsane Tiramisu çeşitleri ile aklınız başınızdan gidecek. Biz İspanyol Merdivenleri’ne gittikten sonra herkesin elinde gördüğümüz, belediye dağıtmışçasına herkeste olan paketlerden ve çöp kutularına sığmayıp taşmış paketlerden anladık bir bit yeniği olduğunu J Aslında İspanyol Merdivenleri yakınlarında Pompi olduğunu ve gitmemiz gerektiğini listemize yazmıştık. Ama planlamadığımız bir anda paketlerin götürdüğü yere gittik diyelim J

Klasik, çilekli, fıstıklı, muzlu çikolatalı ve fındıklı olmak üzere pek çok çeşidi ile denemeye değer. Tüm çeşitler sadece 4 Euro J

Eğer Tiramisu sevmiyorsanız Pompi’de diğer İtalyan tatlı çeşitlerini de uygun fiyatlara deneyebilirsiniz.

Pompi’de Türk olduğumuzu anlayan çalışanların Türkçe konuşmaya başlamaları ise bizi mest etti J

Eğer siz de Bir İtalyan Hikâyesi tatmak isterseniz mutlaka uğrayın J

Neler mi var ?
Profiterol: 4 Euro ,

Sufle 4 Euro,

Mimoza Klasik 4 Euro,

Cheesecake 4 Euro,

Foresta Nera: 4 Euro,

Creme Catalana: 4 Euro

Adres: Via della Croce, 82, 00187 Roma RM, İtalya

Çalışma saatleri: 10:30/23:00

Telefon: +39 06 6994 1752

 

La Pizza

Roma’da yapmanız gerekenler listesinde, al çık pizzacılar mutlaka olmalı. Köşe başında bulunan şirin pizzacılardan gözünüze kestirdiğiniz bir tanesinde mutlaka dilim pizza deneyin.

İspanyol Merdivenleri sonrasında Roma turumuza devam ederken karşımıza çıkan köşe başı pizzacısı La Pizza’da istediğiniz pizza çeşidinden dilimletip pek çok çeşidi de bir arada deneyebilirsiniz. Kilogram bazında fiyatlandırma yapılıyor. Fırından sıcacık çıkan pizza tepsileri tezgâhtaki yerini alırken cam kenarında sokağı izleyebileceğiniz masalardan bir tanesine oturabilirsiniz.

La Pizza’da çeşitler şu şekilde;

Formaggi: 1,4 Euro/100 g

Mozzarella di Bufala: 1,5 Euro/100 g

Cipolle Mozarella Pomodorini : 1,2 Euro/100 g

Crostino al Pomodoro: 1,25 Euro/100 g

Patate Mozzarella : 1,20 Euro/100 g

Kola: 1 Euro

Su : 0,70 Euro

Hem çok keyifli hem çok doyurucu La Pizza’da tüm çeşitleri denemenizi tavsiye ediyoruz. La Pizza gibi lezizi pizzacılara rastlarsanız da kaçırmayın.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın.

Adres: Via Florida,25- 00186 Roma

Çalışma saatleri: 08:00/23:00

Telefon: +39 06 6880 3236

 

La Cantina Romana (Parione)

Roma’da keyifli bir akşam yemeği yemek isterseniz ünlü meydanların cıvıltısından çok uzaklaşmamalısınız. O havayı yaşamak için ise ara sokaklara sıralanmış, kırmızı beyaz kareleri örtüleri, sokaklarda menülerini tanıtan garsonları, şarap ve pizza kokularının birbirine karıştığı restoranlardan bir tanesini tercih etmelisiniz.

La Cantina Romana işte tam da anlattığım Roma havasını yaşatacak bir restoran. Burada harika İtalyan pizzalarını şarap veya bira ile deneyebilirsiniz.

Kalabalık sebebi ile yer olmamasına rağmen, çok sevdiğimizi ve akşam yemeğimizi burada yemek istediğimizi anlayan garsonun, içeride bir masada bekletip, az sonra kalkacağını bildiği müşterilerin gitmesini beklemesi tam bir misafirperverlik örneği J Tabi bizi içeride boş boş bekletmemesi taktire şayan J

İkram olarak sunulan şampanya ile gönlümüzde taht kurmuş bir restoran olduğunu da notlarımıza yazdık J

Kısa bir beklemede sonunda dışarıda şık bir masada yerimizi aldık. Tercihimiz büyük boy 4 peynirli pizza oldu. Roma’da mutlaka Quattro Formaggi denemelisiniz. Fiyatlar da oldukça makul. Pizzalar 8/16 Euro. Quattro Formaggi fiyatı 9,5 Euro.

Genel olarak menüdeki fiyatlar ise şu şekilde;

Margherita: 8 Euro

Napoli:9 Euro

Prosciutto: 9,5 Euro

Capricciosa: 9,5 Euro

Gorgonzola e rucola: 10 Euro

Tonno e cipolla: 10 Euro

Diavola: 9,5 Euro

Funghi: 9 Euro

Bresaola e rucola: 16 Euro

Tatlı Çeşitleri ( Panna Cotta, Tiramisu, Tartufo, Crostata) : 7 Euro

Keyifli bir akşam için listenizde olabilecek hoş bir mekân olan La Cantina Romana, klasik bir Roma akşamının da tadını çıkarabileceğiniz güzellikte.

Uğrarsanız bizi de hatırlayın J

Adres: Via di Tor Millina, 23, 00186 Roma RM, İtalya

Çalışma saatleri: 10:00/02:00

Telefon: +39 06 6889 1969

 

 

 

Giolitti Gelateria

Roma’nın bir diğer meşhur dondurmacısı olan Giolitti, uzun kuyrukları ile meşhur. Akşamın ilerleyen saatlerine kadar süren kalabalıkta, mideniz tıka basa dolu olsa dahi bu dondurmayı denemek istiyorsunuz. Bu kadar rağbet varken, kayıtsız kalmak pek mümkün olmuyor J

Enfes çeşitleri ile Giolitti’de hangisinden yiyeceğinize çok zor karar vereceğiniz harika dondurma çeşitleri var J

Kremalı, karamelli, çikolatalı olanlar her zaman favorimiz. Fıstıklı, çilekli, ahududulu, böğürtlenli, yoğurtlu çeşitleri de önerilenler arasında.

Yine küçük almanızı tavsiye ediyoruz. Çünkü gerçekten porsiyonlar oldukça büyük.

Small : 2,5 Euro, Medium : 3,5 Euro , Large : 4,5 Euro

Giolitti’de dondurma yemek için masalara oturmak isterseniz ayrıca masa ücreti ödemeniz gerekecek. Roma’da pek çok mekânda geçerli olan bu kural Giolitti’de biraz katı J Masaya bir bakış attığınız anda görevli ile göz göze gelip prosedürü dinliyor olacaksınız J Bence alın külahlarınızı, Roma’nın muhteşem sokaklarında dondurmanızın tadına varın J Ne gerek var masalara hapsolmaya J

Uğrarsanız bizi de hatırlayın J

Adres: Via degli Uffici del Vicario, 40, 00186 Roma RM, İtalya

Çalışma saatleri: 07:00/01:00

Telefon: +39 06 699 1243

 

 

Gamze Kır Sapancı (@gamzenika)

Fotoğraf: Akın Sapancı (@akinsapanci)